logo
26 NİSAN 2026

Ruh sağlığında vahim tablo

OECD ruh sağlığı raporu, teşkilata üye ülkelerin çoğunda toplum ve bireylerin ruh sağlıklarının korunması ve tedavi edilmesi konusunda yetersiz kaynak ayrıldığını ortaya çıkardı. Türkiye'de ise durum vahim

10.07.2014 00:00:00
OECD birçok ülkede ruh hastalığı ya da rahatsızlıklarının ekonomilere, GSYH'larının yüzde 4'ünü aşan oranda maliyet getirdiğini bildirdi. Teşkilata üye ülkelerde ruh sağlığını koruma alanında yapılan çalışmaları inceleyen OECD'ye göre Türkiye, psikiyatr, bu branşa özgü yatak, sağlık kurumu ve hemşire açısından son sıralarda yer alıyor. OECD'nin konuya ilişkin şoke edici raporundaki ilginç saptamalardan biri de İsrail'in 100 bin kişiye düşen 132 "psikolog" ile bu alandaki sıralamada teşkilat birincisi olması. İkinci Avusturya'da 100 bin kişiye 80 psikolog düşüyor. Şiddetli ruh hastalığına yakalanan insanlar diğer insanlara göre 20 yıl az yaşıyor, iş bulmaları ise 6-7 kat daha zor. Her iki insandan biri... OECD'nin üye ülkelerdeki ruh sağlığı politika ve uygulamalarını incelediği "Ruh Sağlığını Önemsenir Kılma" başlıklı raporunda, ruh sağlığını dikkate almamanın doğurduğu ekonomik sonuçlar incelendi. Buna göre her iki insandan birinin hayat boyunca kimi noktalarda, iş olanakları, ücret ve verimliliklerini etkileyecek şekilde, bazı ruh sağlığı-bozukluğu deneyimi yaşadığı tahmin ediliyor. Birçok OECD ülkesinde ruh sağlığı-hastalıklarının doğrudan ve dolaylı maliyeti GSYH'ların yüzde 4'ünü aşabiliyor. Türkiye'nin durumu Rapora göre Türkiye OECD ülkeleri arasında psikiyatrik tedavide 100 bin kişiye düşen 6 yatak ile Meksika'nın ardından sondan ikinci oldu. İlk sıradaki Japonya'da 100 bin kişiye 269, ikinci sıradaki Belçika'da 175 yatak düşüyor. OECD ortalaması 68 yatak. Bazı OECD ülkelerinde 100 bin kişiye düşen devlete ait ruh sağlığı tedavi kuruluşu sayısı açısından ise Türkiye ele alınan 20 ülke arasında 0.01 hastane ile sonuncu oldu. İlk sıradaki İrlanda'da 100 bin kişiye 1.25, ikinci İsviçre'de 0.46 sağlık kuruluşu düşüyor. OECD ortalaması ise 100 bin kişiye 0.17 sağlık kuruluşu. Psikiyatr sayısında OECD'de sondan ikinciyizRaporda 2000 ve 2011 yıllarında 100 bin kişiye düşen psikiyatr sıralaması da yer aldı. Türkiye 4 psikiyatr ile OECD'de sondan ikinci oldu. Sonuncu Meksika'da ise 100 bin kişiye 1 ruh hekimi düşüyor. Türkiye ve bu alandaki diğer geri ülkelerde 2000-2011 farkı konusunda veri yer almadı. Sıralamanın uzak ara birincisi İsviçre'de 2000 yılında 100 bin kişiye 26 psikiyatr düşüyordu, rakam 2011'de 45 oldu. İsviçre'deki sayı OECD ortalamasının üç, izleyen ülkeler İzlanda Fransa ve İsveç'in ise iki katı. Bu yüksek rakamların "arz" ya da "talep" fazlasından kaynaklandığı konusunda net veri olmadığı bildirildi. Teşkilat ortalaması 100 bin kişiye 16 psikiyatr olarak ölçüldü. Türkiye'de psikiyatrların birinci basamak kapsamında "part time" çalıştığı da kaydedildi. Psikiyatrların tüm doktorların yüzde 2.3'ünü oluşturduğu Türkiye, bu sıralamada da sondan ikinci oldu. İsviçre'de psikiyatrlar tüm doktorların yüzde 11.8'ini oluştururken bu ülkeyi yüzde 7'li rakamlarla Lüksemburg, Hollanda, İngiltere izliyor. OECD ortalaması ise yüzde 4.8. Hemşirede sonuncuyuz Ruh sağlığı branşındaki hemşire sayısı açısından ise Türkiye bu kez Meksika'ya da geçilerek OECD sonuncusu oldu. Bu branşta Meksika'da 100 bin kişiye 3, Türkiye'de 2 hemşire düşüyor. OECD ortalaması 50 hemşire olurken, ilk sıradaki Hollanda'da sayı 132 oldu. ANKA

KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs konusunda sergilediği yaklaşımı "adaletten uzak" olarak tanımladı

26.04.2026 18:34:00
AA
KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi
KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi

Türk Ajansı Kıbrıs'a (TAK) göre Üstel, 24 Nisan'da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) düzenlenen gayriresmi nitelikli AB Liderler Zirvesi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu.

Zirveyi yakından takip ettiklerini belirten Üstel, ortaya çıkan tablonun, AB'nin Kıbrıs meselesinde yıllardır sürdürdüğü taraflı ve adaletten uzak yaklaşımının değişmediğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

Üstel, 2004'teki Annan Planı referandumunda çözüme "evet" oyu veren Kıbrıs Türk halkının cezalandırıldığını, "hayır" diyen Rum tarafının ise adanın tamamını temsil edermişçesine AB üyeliğiyle ödüllendirildiğini aktardı.

AB'nin o dönemde Kıbrıs Türk halkına verdiği izolasyonların kaldırılması ve açılımların sağlanmasına yönelik sözlerinin hayata geçirilmediğini kaydeden Üstel, bugün de durumun değişmediğini vurguladı.

Üstel, "Rum yönetimi, Doğu Akdeniz'deki maksimalist politikalarına Avrupa'yı dahil etmek, askeri koruma arayışını kurumsallaştırmak ve Türkiye ile KKTC karşısında siyasi bir blok oluşturma niyetindedir. Rum yönetimi, ısrarla tüm dünyaya Türkiye'yi ve KKTC'yi tehdit olarak algılatma ve hedef gösterme piyesini sergilemeye devam etmektedir." görüşünü paylaştı.

Bölgedeki gerilimi artıran tarafın ne Türkiye ne de Kıbrıs Türk halkı olduğunu söyleyen Üstel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Aksine, son yıllarda hızla silahlanan, çeşitli ülkelerle askeri anlaşmalar yapan, adayı yabancı askeri varlıkların merkezi haline getiren, savaşların ortasına atan ve hem Türkiye'ye hem de KKTC'ye tehdit dili kullanan taraf Rum yönetiminin kendisidir. AB artık bu gerçekleri idrak etmelidir."

Kıbrıs Türk halkı haklarından vazgeçmeyecek

Üstel, adada Kıbrıslı Türklere saldıran, evlerini yakan, çadırlarda yaşamaya mahkum eden, katleden, toplu mezarlara gömen, ortaklık cumhuriyetinden atan ve tüm çözüm planlarını reddederek adada kalıcı uzlaşıya varılmasının önünü tıkayanın Rum yönetimleri olduğunu vurguladı.

Yaşanan bu vahşete garantörlük hakkını kullanarak "dur" diyen ve adada 50 yılı aşkın süredir barışın hüküm sürmesini sağlayan tarafın Türkiye olduğuna dikkati çeken Üstel, Kıbrıs Türk halkının haklarından, egemen eşitliğinden ve güvenliğinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Üstel, KKTC hükümeti olarak Türkiye'nin güçlü desteğiyle şekillenen egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunmayı sürdürdüklerini belirtti.

Her platformda bu siyaseti anlatmaya ve somut adımlarla güçlendirmeye devam edeceklerinin altını çizen Üstel, "Hiç kimse Kıbrıs Türk halkının baskılar karşısında geri adım atacağını düşünmemelidir. Bu mücadele, egemenliğin, güvenliğin ve onurlu bir geleceğin mücadelesidir." ifadesini kullandı.

Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret

Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48’e ziyarette bulundu

26.04.2026 15:31:00
Haber Merkezi
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48'e ziyarette bulundu. Ziyarete, Meltem TV ve Köy TV Yöneticisi Adem Birinci, Genel Müdür Mustafa Uğurlu ve yorumcu Hasan Hüseyin Tekin katıldı.

Heyet, ziyaret kapsamında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan Hoş Geldin Atatürk adlı kitabı TV48 ekibine hediye etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, medya alanında yapılabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

İlerleyen süreçte ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler dile getirilirken, ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafların ardından sona erdi.

Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem

Bingöl'ün Yedisu ilçesinde saat 08.01'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

26.04.2026 09:22:00
AA
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Yedisu ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Bingöl Valiliğinin sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, depremin ardından ilgili kurumlar tarafından yapılan ilk incelemelerde herhangi bir can ve mal kaybının tespit edilmediği belirtildi.

Açıklamada, "Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerine yer verildi. 

Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor


 
 
Son yıllarda vize başvurusu yapmak isteyen vatandaşların karşılaştığı randevu krizi, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 'Randevuları önceden kapatan' vize şirketleri, ülkeye göre 300-1000 Euro para talep ediyor.
 

25.04.2026 00:34:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor

Schengen vize randevuları resmen erişilemez hale geldi. Özellikle Türklerin rağbet gösterdiği İtalya, Almanya, Fransa ve İspanya için vize randevusu almak 'deveye hendek atlatmak'tan daha zor... Vize randevuları karaborsaya düşmüş durumda. Pek çok kişi, haftalar hatta aylar boyunca randevu sistemi üzerinden boşluk yakalayamadığını ifade ederken, aynı tarihler için sosyal medya ve çeşitli aracı kanallar üzerinden ücret karşılığında randevu temin edilebildiği belirtiliyor.


1000 Euro'ya kadar çıkabiliyor

Vize randevuları 300 ila 1000 Euro arasında değişiyor. Bu süreçte Telegram ve WhatsApp grupları, bireysel aracılar ve 'danışmanlık hizmeti' adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların öne çıktığı belirtiliyor. Bir diğer dikkat çeken iddia ise, randevu sistemine otomatik yazılımlar (botlar) aracılığıyla erişim sağlanarak açılan kontenjanların saniyeler içinde kapatıldığı yönünde. Kullanıcılar, manuel olarak sisteme giriş yapan bireylerin bu hız karşısında şansının olmadığını savunuyor.

Öğrenci, turist ve iş dünyası mağdur

Yaşanan aksaklıklar özellikle öğrenciler, iş insanları ve turistik seyahat planı yapan vatandaşlar üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Eğitim başlangıç tarihlerinin kaçırılması, iptal edilen uçuş ve konaklama rezervasyonları ile iş görüşmelerinin ertelenmesi en sık karşılaşılan sonuçlar arasında yer alıyor.

Kullanıcılar nelere dikkat etmeli?

• Başvurularınızı mümkün olduğunca konsolosluk ve yetkili resmi platformlar üzerinden yapın.
• Sosyal medya üzerinden gelen yönlendirmelere temkinli yaklaşın.
• 'Garantili vize', 'kesin sonuç' gibi gerçek dışı vaatlere itibar etmeyin.
• Hizmet almayı düşündüğünüz firmaları mutlaka araştırın. Vergi kaydı, fiziksel adresi ve kullanıcı yorumlarını kontrol edin.
• Ödeme yaparken kişisel IBAN'lar yerine kurumsal ve faturalı işlemleri tercih edin.
• Ayrıca iletişim kurduğunuz hesapların doğruluğunu teyit edin ve güvenilirliği kanıtlanmamış kişi ya da kurumlarla işlem yapmaktan kaçının. 

BTP'den madencilere destek

BTP, Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi. BTP Sözcüsü Lütfullah Önder burada yaptığı açıklamada, "Madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Bu konu partimizin en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi" dedi 

24.04.2026 17:47:00 / Güncelleme: 24.04.2026 17:50:50
Haber Merkezi
BTP'den madencilere destek
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.

Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.

BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi:

"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.

"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"

Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.



"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"

3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.

"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."

Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.

"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"

Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"

57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı

Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı.

24.04.2026 14:26:00
İhlas Haber Ajansı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı. Şebekenin 17 ilde 32 kişiyi yaklaşık 57 milyon TL dolandırdığı tespit edildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile ilgili şube müdürlükleri tarafından müşterek yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya üzerinden reklam vererek yatırım yapma ve para kazanma vaadiyle vatandaşları dolandıran şebekeye yönelik 11 aylık planlı çalışma gerçekleştirildi.



Karabük'te dolandırılan vatandaşların ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin elde ettikleri suç gelirlerini paravan şirketler üzerinden şahıs hesaplarına aktardıkları, ardından kripto para borsalarında kaybettirme yöntemiyle aklamaya çalıştıkları belirlendi.

Yürütülen operasyonel faaliyetlerde 27 şüphelinin, Karabük ile birlikte toplam 17 ilde 32 müştekiden yaklaşık 57 milyon TL haksız kazanç sağladığı tespit edildi.



Şüphelilerin yakalanmasına yönelik Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Gümüşhane, Kocaeli ve Kütahya'da Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 4'ü ifadelerinin ardından cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla salıverildi. Mahkemeye çıkarılan 18 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Firari 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, halkın huzuru ile can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Madencilere biber gazlı müdahale

Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda günlerden beri eylem yapan açlık grevindeki madenciler, polis ablukasına alındı. Maden işçilerinin yürüyüşüne polis engel oldu. Madenciler, protesto için üstlerini çıkardı. Üç işçi fenalaştı. Polis tarafından işçilere biber gazı sıkıldı

24.04.2026 11:24:00 / Güncelleme: 24.04.2026 12:36:23
Haber Merkezi
Madencilere biber gazlı müdahale
Madencilere biber gazlı müdahale
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, aylardır ödenmeyen ücretleri, kıdem tazminatları ve gasp edilen diğer hakları için başlattıkları mücadeleyi Ankara'ya taşıdı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yaklaşık 190 kilometrelik yolu yürüyerek başkente ulaşan madenciler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde polis engeliyle karşılaştı.

Doruk Madencilik işçileri, uzun süredir maaş alamama, tazminat haklarının ödenmemesi, rızaları dışında ücretsiz izne çıkarılma ve sendikalaşma nedeniyle işten atılma gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi yaklaşık 130 işçi, bu taleplerle Eskişehir-Ankara sınırından yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Alın terimizi istiyoruz!", "Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz" sloganlarıyla ilerleyen madenciler, 9 günde başkente vardı.

Pazartesi sabahı Ümitköy civarında bakanlık önüne yürümek isteyen işçilerin yolu polis tarafından kesildi. müdahale sırasında Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ve çok sayıda işçi gözaltına alındı. İşçiler biber gazı ve fiziksel müdahaleye maruz kaldıklarını belirtti. Ablukayı kısmen kıran grup, bakanlık önüne ulaşarak oturma eylemi ve açlık grevine başladı. Üstlerini çıkaran işçiler, "Açız, yoksuluz, çıplağız" diyerek taleplerini haykırdı.

Gözaltılar

Salı günü bakanlık önünde oturma eylemi yapan 110 işçi sabaha karşı gözaltına alındı. Sendika, fiili abluka ve gözaltı uygulandığını savundu. İşçiler yaklaşık 14 saat gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest kalan işçiler, eylemlerine Kurtuluş Parkı'nda devam etti. Açlık grevinin üçüncü gününde de nöbet devam etti, şu an yaklaşık 81 işçi ve 4 sendika yetkilisi açlık grevinde.

Açlık grevi 4. gününde

Açlık grevi bugün 4. güne girdi. İşçiler Yıldızlar SSS Holding önünde de açıklama yaptı. Polis, holding bahçesinde basın açıklamasına "özel mülk" gerekçesiyle izin vermedi. Yaklaşık 30 madencinin etrafı 200 kolluk kuvvetiyle çevrildi. İşçiler, "İş, ekmek, barış", "Vur vur inlesin, Yıldızlar Holding dinlesin", "Direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar attı.

Bu arada CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer, DİSK Sosyal-İş ve diğer sendikalar, öğrenciler ve çeşitli sivil toplum örgütleri işçileri ziyaret etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Kurtuluş Parkı'ndaki eylemcileri dinledi.

İşçiler ödenmeyen ücretlerin ve tazminatların bir an önce ödenmesini, ücretsiz izin ve işten atmaların iptal edilmesini ve sendikal hakların tanınmasını istiyor ayrıcı "Hakkımızı almadan Ankara'dan ayrılmayacağız" diyorlar.

Sendika yetkilileri, 2023 seçimleri öncesi dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in işletmeye gelip "takip edeceğiz" sözü verdiğini, ancak hiçbir adım atılmadığını belirtiyor.

Doruk Maden direnişi, Türkiye'nin çeşitli illerinden destek alıyor. Sendikalar ve muhalefet partileri, işçilerin yalnız olmadığını vurguluyor. Eylem, maden işçilerinin kronik hak ihlallerini bir kez daha gündeme getirdi. Gelişmeler yakından takip ediliyor; işçiler talepleri karşılanana kadar açlık grevini sürdürme kararlılığında.

Taksilerde yeni dönem

1 Eylül 2026’dan itibaren Türkiye’deki tüm ticari taksilerde yeni dönem başlıyor. Taksimetreyle entegre mali cihaz zorunlu hale geliyor, her yolculuk sonunda yüzde 20 KDV dahil fiş otomatik olarak kesilecek 

23.04.2026 18:01:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem
Taksilerde yeni dönem
İstanbul, Ankara, İzmir ve Türkiye genelindeki ticari taksilerde köklü bir değişim kapıda. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) 13 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile taksi işletmecilerine "Taksi Mali Cihazı" zorunluluğu getirildi. 1 Eylül 2026 itibarıyla mevcut tüm taksilerde taksimetreyle entegre çalışan bu cihaz devreye girecek ve her yolculuk sonunda otomatik olarak yüzde 20 KDV içeren fiş veya e-belge düzenlenecek.

Gerçek usulde vergilendirme ve KDV yükümlülüğü 

1 Ocak 2026'dan itibaren taksi plakası sahipleri basit usulden gerçek usule geçti. Bu geçişle birlikte taksi ücretleri artık yüzde 20 oranında Katma Değer Vergisi'ne (KDV) tabi hale geldi. Günlük ortalama 10 bin TL ciro yapan bir takside yaklaşık 2 bin TL KDV ödemesi gündeme geliyor. Plaka sahipleri ayrıca gelir vergisi, geçici vergi ve stopaj gibi yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. Sektör temsilcileri, vergi yükünün %45'e varabileceğini belirterek yeni sistemin maliyetlerini tartışıyor.

Taksi mali cihazı nedir, nasıl çalışacak? 

Taksimetre ile senkronize çalışan, Bakanlık onaylı cihaz yolculuk bitiminde taksimetre kapanınca otomatik fiş/fatura kesecek. 

Fişte yüzde 20 KDV dahil olacak, belirli tutarların üzerinde veya yolcu talep ederse "fatura yerine geçen belge" verilecek. 

Kartlı ödeme (POS) özelliği zorunlu olacak, harici bağımsız POS cihazı kullanılamayacak. 

Sistem GPS ve zaman verilerini kaydederek tüm işlemleri anlık olarak GİB'e iletecek. 

Fiş kesilmeden yeni yolculuk başlatılamayacak, bu sayede kayıt dışı ekonomi büyük ölçüde önlenecek.

Geçiş takvimi 

Mevcut plaka sahipleri en geç 1 Eylül 2026'ya kadar cihazı alıp kullanmaya başlamak zorunda. 

Yeni plaka alanlar veya taksimetre değiştirenler işe başlama veya değişiklikten itibaren 30 gün içinde cihazı devreye almak zorunda. Tebliğe uymayan taksiciler, cihaz üreticileri ve servisler Vergi Usul Kanunu cezalarıyla karşı karşıya kalacak.

Yolcuları da ilgilendiriyor

Diğer tüm işletmelerde olduğu gibi taksilerde de fiş/fatura almak artık zorunlu. Denetimlerde fiş almadan indiği tespit edilen yolculara da idari para cezası uygulanabilecek. Yolcuların seyahat sonunda fişi talep etmesi ve saklaması önem taşıyor.

Taksiciler, artan vergi yükü nedeniyle maliyetlerin yükseleceğini ve plaka fiyatlarının düştüğünü belirtiyor. Öte yandan düzenleme, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, kartlı ödemeyi yaygınlaştırmayı ve Maliye'ye anlık veri akışı sağlamayı hedefliyor.

Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi

Kadınların doğum izni ve 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi

23.04.2026 00:10:00 / Güncelleme: 23.04.2026 04:15:38
İHA
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşüldü. Görüşmelerin sonunda teklif kabul edilerek, yasalaştı.

Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek. Ayrıca düzenlemeyle babalık izni 10 güne çıkartıldı.

Düzenlemeyle, kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta çalıştırılmaması esas alınıyor. Analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tamamlamamış olan personele talepleri halinde sekiz hafta ilave analık izni verilmesi öngörülüyor.

Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

Ayrıca, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutan, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak.

Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakım yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak, ihtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözümlenmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken, reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yükseköğrenim programlarına devam eden gençler ise sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşın tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.

Kanuna göre, 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz, kimsesiz Türk vatandaşlarının aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığının tespiti halinde ödenen aylıklar, her ay belirlenen kanuni faiz esas alınarak geri alınacak.

Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğin arttırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanacak.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Hizmetler Kanunu ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ve bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.

Kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararma göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.

Çocuk Koruma Kanununa; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu iş yerleri işletemeyecek, görev alamayacaklar, iş yeri açmaları veya işletilmesi için izin verilmeyecek. Darülacezeye verilen yardımlar Kurumlar Vergisi'nden indirime tabi olacak.

Kanuna göre, sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Oyun sağlayıcı oyunları yaş kriterlerine göre derecelendirmekle yükümlü olacak. Oyun dağıtıcı usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak. Ancak, oyun sağlayıcı tarafından derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek.

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul'da Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkili olacağının tahmin edildiğini belirterek, beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı

22.04.2026 13:40:00
İHA
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
AKOM'dan İstanbul ve Marmara Bölgesi için yağış uyarısı geldi. İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girmesinin beklendiği belirtilerek, cuma gününe kadar aralıklı yağış geçişlerinin görüleceği, sıcaklıkların 12-16 derece aralığında mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak yer yer kuvvetli şekilde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi. AKOM, beklenen kuvvetli yağış nedeni ile yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı.

Hafta sonu itibari ile çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olacağının, sıcaklıkların 20 dereceler civarına yükseleceğinin öngörüldüğünü belirtildi.

Öte yandan İstanbul'daki barajlarda doluluk oranının ise yüzde 70,39 seviyesinde bulunduğu, barajlardaki su miktarının 611 milyon metreküp olarak ölçüldüğü kaydedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.