Safranbolu Lütfiye Camii: Tarihi ve mimari bir miras
Safranbolu'nun tarihi Lütfiye Camii, 1880 yılında inşa edilmiş ve halk arasında "Kaçak Camii" olarak bilinir. Akçasu Deresi üzerine kurulan benzersiz mimarisiyle, su sesleri eşliğinde ibadet imkanı sunan nadir Osmanlı eserlerinden biridir
02.01.2026 16:20:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Safranbolu, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini barındıran bir UNESCO Dünya Mirası şehri olarak bilinir. Bu şehrin tarihi dokusu içinde yer alan Lütfiye Camii, halk arasında "Kaçak Camii" olarak da anılan benzersiz bir yapıdır.
19. yüzyıl Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan cami, hem tarihi önemi hem de doğal entegrasyonuyla ziyaretçileri büyülemektedir.
Tarihçesi
Lütfiye Camii, 1880 yılında Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi tarafından yaptırılmıştır. Caminin girişindeki yazılı kitabe, bu tarihi doğrulamaktadır.
Osmanlı Dönemi'nde inşa edilen cami, Safranbolu'nun çarşı bölgesinde yer alır ve yaklaşık 146 yıldır ibadete açıktır. Halk arasında "Kaçak" olarak adlandırılmasının nedeni, şehrin sınırlı uygun arazileri nedeniyle Akçasu Deresi üzerine kaçak bir şekilde inşa edildiği rivayetidir.
Bu dönemde, dere üzerine kemerler kurularak yapılan cami, dönemin inşaat zorluklarını yansıtan bir örnektir. Caminin yapımı, Safranbolu'nun tarihi ibadet mekanları arasında önemli bir yere sahip olmasını sağlamıştır.
Mimari özellikleri
Cami, dikdörtgen planlı bir yapıya sahiptir ve moloz taşlardan inşa edilmiştir. Üzeri ahşap örtüyle kaplı olan cami, iç mekanında ahşap tavan, ahşap korkuluklu mahfil ve ahşap minare gibi özgün unsurları barındırır.
Bu özellikler, Osmanlı ahşap mimarisinin tipik örneklerindendir ve caminin büyük ölçüde orijinal halini koruduğunu gösterir. Minare, ahşap malzemeden yapılmış olmasıyla dikkat çeker ve dönemin yerel inşaat tekniklerini yansıtır.
İç dekorasyonunda sadelik ön planda olup, ahşap işçiliği camiye sıcak bir atmosfer katmaktadır. Caminin genel mimarisi, Safranbolu'nun diğer tarihi camileriyle benzerlik gösterse de, doğal unsurlarla bütünleşmesi onu benzersiz kılar.
Konumu ve benzersizliği
Lütfiye Camii, Safranbolu'nun Akçasu Mahallesi'nde, Kaçak semtinde yer alır. En dikkat çekici yanı, Akçasu Deresi üzerine kemerler kurularak inşa edilmiş olmasıdır. Bu konum, ibadet sırasında altından akan derenin su seslerinin camiye eşlik etmesini sağlar, ki bu da Türk mimari kültüründe nadir görülen bir özelliktir.
Dere üstü yapısı, camiye hem estetik hem de akustik bir değer katar. Şehrin çarşı bölgesinde bulunması, ziyaretçilerin kolayca ulaşmasını sağlar ve Safranbolu'nun tarihi dokusuna entegre bir şekilde durur.
Kültürel önemi
Lütfiye Camii, Safranbolu'nun UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki yerini pekiştiren yapılar arasındadır. Yerli ve yabancı turistler tarafından sıkça ziyaret edilen cami, şehrin tarihi ve kültürel mirasının bir simgesidir.
Su sesleriyle bütünleşen mimarisi, ziyaretçilere huzurlu bir deneyim sunar. Ayrıca, Osmanlı Dönemi'nin son yıllarındaki ibadet mekanlarını temsil etmesiyle tarih araştırmacıları için değerli bir kaynaktır. Cami, Safranbolu'nun genel turizm potansiyelini artıran unsurlardan biri olarak korunmakta ve gelecek nesillere aktarılmaktadır.
19. yüzyıl Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan cami, hem tarihi önemi hem de doğal entegrasyonuyla ziyaretçileri büyülemektedir.
Tarihçesi
Lütfiye Camii, 1880 yılında Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi tarafından yaptırılmıştır. Caminin girişindeki yazılı kitabe, bu tarihi doğrulamaktadır.
Osmanlı Dönemi'nde inşa edilen cami, Safranbolu'nun çarşı bölgesinde yer alır ve yaklaşık 146 yıldır ibadete açıktır. Halk arasında "Kaçak" olarak adlandırılmasının nedeni, şehrin sınırlı uygun arazileri nedeniyle Akçasu Deresi üzerine kaçak bir şekilde inşa edildiği rivayetidir.
Bu dönemde, dere üzerine kemerler kurularak yapılan cami, dönemin inşaat zorluklarını yansıtan bir örnektir. Caminin yapımı, Safranbolu'nun tarihi ibadet mekanları arasında önemli bir yere sahip olmasını sağlamıştır.
Mimari özellikleri
Cami, dikdörtgen planlı bir yapıya sahiptir ve moloz taşlardan inşa edilmiştir. Üzeri ahşap örtüyle kaplı olan cami, iç mekanında ahşap tavan, ahşap korkuluklu mahfil ve ahşap minare gibi özgün unsurları barındırır.
Bu özellikler, Osmanlı ahşap mimarisinin tipik örneklerindendir ve caminin büyük ölçüde orijinal halini koruduğunu gösterir. Minare, ahşap malzemeden yapılmış olmasıyla dikkat çeker ve dönemin yerel inşaat tekniklerini yansıtır.
İç dekorasyonunda sadelik ön planda olup, ahşap işçiliği camiye sıcak bir atmosfer katmaktadır. Caminin genel mimarisi, Safranbolu'nun diğer tarihi camileriyle benzerlik gösterse de, doğal unsurlarla bütünleşmesi onu benzersiz kılar.
Konumu ve benzersizliği
Lütfiye Camii, Safranbolu'nun Akçasu Mahallesi'nde, Kaçak semtinde yer alır. En dikkat çekici yanı, Akçasu Deresi üzerine kemerler kurularak inşa edilmiş olmasıdır. Bu konum, ibadet sırasında altından akan derenin su seslerinin camiye eşlik etmesini sağlar, ki bu da Türk mimari kültüründe nadir görülen bir özelliktir.
Dere üstü yapısı, camiye hem estetik hem de akustik bir değer katar. Şehrin çarşı bölgesinde bulunması, ziyaretçilerin kolayca ulaşmasını sağlar ve Safranbolu'nun tarihi dokusuna entegre bir şekilde durur.
Kültürel önemi
Lütfiye Camii, Safranbolu'nun UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki yerini pekiştiren yapılar arasındadır. Yerli ve yabancı turistler tarafından sıkça ziyaret edilen cami, şehrin tarihi ve kültürel mirasının bir simgesidir.
Su sesleriyle bütünleşen mimarisi, ziyaretçilere huzurlu bir deneyim sunar. Ayrıca, Osmanlı Dönemi'nin son yıllarındaki ibadet mekanlarını temsil etmesiyle tarih araştırmacıları için değerli bir kaynaktır. Cami, Safranbolu'nun genel turizm potansiyelini artıran unsurlardan biri olarak korunmakta ve gelecek nesillere aktarılmaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































