logo
21 ŞUBAT 2024

Sahte hesaplar dijital nefreti körüklüyor

Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Ayçiçek Dinçer, gençlerin yüzde 18'inin son 3 ay içerisinde en az bir kez 'dijital nefret' söylemine maruz kaldığını ve bunun genelde sahte hesaplar üzerinden yapıldığını belirterek, 13 yaşından önce çocukların sosyal medya hesabının olmaması gerektiğini söyledi
13.09.2023 11:58:00
İhlas Haber Ajansı
Sahte hesaplar dijital nefreti körüklüyor
Sahte hesaplar dijital nefreti körüklüyor
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Ayçiçek Dinçer, gençlerin yüzde 18'inin son 3 ay içerisinde en az bir kez dijital nefret söylemine maruz kaldığını söyledi. Dijital mecranın avantajlar sunması kadar birçok risk ve tehlikeyi de barındırdığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ayçiçek Dinçer, 'Avrupa'da yapılan bir çalışma gençlerin yüzde 18'inin son 3 ay içerisinde en az bir kez dijital nefret söylemine maruz kaldığını gösterdi. Dijital ortam fikirlerimizi, duygularımızı ve ön yargılarımızı yayabileceğimiz hatta bambaşka profillerle gerçek hayatta olmak istediğimiz ama olamadığımız, başarmak isteyip başaramadığımız hemen her şeyi yapmamıza imkan sağlıyor. Gençler kendilerini akran grubuna kabul ettirmek ya da sosyal statü elde etmek için dijital nefret söylemine başvurabilir. Genelde bu davranışları sahte hesaplar üzerinden yapıyorlar. Dijital dünya sonsuzluk ve güç sunuyor' dedi.

'Bir kartopu etkisiyle sanal ortamda yayılıyor'

Nefret söyleminin temelindeki sebepleri anlatan Dr. Öğr. Üyesi Ayçiçek Dinçer, 'Sosyokültürel ve sosyoekonomik nedenler, arkadaş ilişkileri, aile içi problemler ve gelişimsel dönemin beraberinde getirdiği duygusal değişimler bir kişiye ya da gruba yönlendirebiliyor. Saniyeler içerisinde hakaret, aşağılama ve ayrımcılıkla özdeşleşen söylemler bir kartopu etkisiyle sanal ortamda yayılıyor. Kendisiyle benzer görüşlere sahip olan bireylerin varlığı, kişiyi yalnızlık hissinden kurtarıyor. Ne yazık ki dijital ortamın kontrolsüz olması, gençlerin bu söylemlere devam etmesini destekliyor' diye konuştu.

Çocukların erişkinliğe geçerken rol model alacağı bir kahramana ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Dinçer, 'Yapılan bir çalışma, dijital nefret söylemine maruz kalan kişilerin yüzde 62'sinin bu olayla tesadüfen karşılaştığını gösteriyor. Kahraman rolünü ebeveyn üstlenmediğinde, dijital dünyanın popüler ve zorba kişileri gençlerin rol modeli olmakta' şeklinde konuştu.

'13 yaşından önce çocukların sosyal medya hesabı olmasını önermiyoruz'

13 yaşından önce çocukların sosyal medya hesabı olmaması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ayçiçek Dinçer, şöyle devam etti:
'Çocuklar, karşılaştıkları bu sonsuzluk ve güç dünyasında ebeveynlerinin rehberliğine ihtiyaç duyacaktır. Yaşımız, işimiz ve eğitimimiz ne olursa olsun dijital okuryazarlığımızı arttırmamız gerekiyor. Sosyal medya ve dijital ortamın kullanımıyla ilgili olarak küçük yaşlarda ekran süresini belirlemek gerekiyor. Kurallarımızı koyalım ve bizler de ebeveynleri olarak o kurallara uyalım. Çocuğunuza güvenli internet kullanımını öğretin. 'Bu siteye girme, şunu yazma' gibi emir cümleleri kurmak yerine, çocuklarımıza bunları yapmaları sonucunda karşılaşabilecekleri riskleri anlatın. Öncesinde yapılan planlama çocuğunuzun size olan güvenini artıracaktır. Yargılanmayacağını bildiğinde sizinle daha kolay iletişime geçecektir. Bu şekilde çocuğunuzun mağdur olma olasılığını azaltmış olursunuz. Çocuğunuz böyle bir durumda fail olsa bile iletişiminizi açık tutun. Aşırı tepki verme, aşağılama, hakaret etme ve yargılama yoluna gitmeyin. Davranışını onaylamadığınızı mutlaka uygun bir dille belirtin ve neden böyle bir şeye başvurduğunu anlamaya çalışın. Olayı değerlendirip web sitesine hatta kolluk kuvvetlerinin ilgili birimlerine bildirim yapabilirsiniz.'

Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Ayçiçek Dinçer, çok sık kullanılan sosyal ağların, nefret söylemi içerikli paylaşımlara yönelik yaptırımlarına dair şu bilgiyi paylaştı:
'Ocak ve Mart 2021 arasında YouTube, nefret söylemi politikasını ihlal eden 85 bin 247 videoyu kaldırdı. O yılın aynı çeyreğinde Facebook toplam 25,2 milyon içerik; Instagram ise 6.3 milyon içerik hakkında işlem yapıldığını bildirdi. Twitter'ın son şeffaflık raporuna göre şirket Temmuz ve Aralık 2020 tarihleri arasında nefret söylemi politikasını ihlal ettiği düşünülen 1 milyon 628 bin 281 adet içeriği kaldırdı.'İHA
Kırmızı değil bordo çizgi
BTP İzmir Adayından çarpıcı açıklama
DEM Parti'den açıklama geldi
İstanbul için başvuru yapılmadı mı?
Sorumluluk sahibi mi değişti, Bahçeli'nin durduğu yer mi?
Soma'da başka, İliç'te başka!
İşte kesin aday listelerinin açıklanacağı tarih
Aday listeleri artık YSK'de
Lütfü Savaş kararını böyle savundu
Örgütümüzün talebi
1 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı
4 mürettebatı arama çalışmaları sürüyor
Erdoğan'dan 'yargı krizi' mesajı
'Bize düşen taraf olmak değil'
Yolcuların arasındaki polis canını kurtardı
Otobüste yer istedi hastanelik edildi
CHP yeniden aday göstermemişti
Bağımsız aday olduğunu açıkladı
Heyet Erzincan'daki kazada firmayı kusurlu bulmuştu
'Bilirkişi heyeti değişmeli'
Maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri
'Çatlakları ABD'deki merkeze bildirdik'
"KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır"
Aliyev'den Tatar'a TDT daveti
Kura çekiminde ilginç anlar
Aynı isim iki kez çıktı
FETÖ'nün sınav çetesi soruşturması
20 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Biri protesto edilirken diğeri alkışlanmıştı
Savaş varsa Zan da var
Kırmızı değil bordo çizgi
BTP İzmir Adayından çarpıcı açıklama
DEM Parti'den açıklama geldi
İstanbul için başvuru yapılmadı mı?
Sorumluluk sahibi mi değişti, Bahçeli'nin durduğu yer mi?
Soma'da başka, İliç'te başka!
İşte kesin aday listelerinin açıklanacağı tarih
Aday listeleri artık YSK'de
Lütfü Savaş kararını böyle savundu
Örgütümüzün talebi
1 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı
4 mürettebatı arama çalışmaları sürüyor
Erdoğan'dan 'yargı krizi' mesajı
'Bize düşen taraf olmak değil'
Yolcuların arasındaki polis canını kurtardı
Otobüste yer istedi hastanelik edildi
CHP yeniden aday göstermemişti
Bağımsız aday olduğunu açıkladı
Heyet Erzincan'daki kazada firmayı kusurlu bulmuştu
'Bilirkişi heyeti değişmeli'
Maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri
'Çatlakları ABD'deki merkeze bildirdik'
"KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır"
Aliyev'den Tatar'a TDT daveti
Kura çekiminde ilginç anlar
Aynı isim iki kez çıktı
FETÖ'nün sınav çetesi soruşturması
20 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Biri protesto edilirken diğeri alkışlanmıştı
Savaş varsa Zan da var

Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim

Erzincan'ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasından saatler önce alanda çatlaklar görüldüğü bilgisi, zanlılardan bazılarının ifadelerinde yer aldı.
20.02.2024 12:18:00 / Güncelleme: 20.02.2024 12:25:11
Anadolu Ajansı
Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim
Erzincan'daki maden kazasında tutuklanan zanlıların ifadeleri: Çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim
Çöpler köyündeki maden ocağında toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 6 zanlı ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 3 şüpheliden 2'sinin İliç Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadelerine ulaşıldı.

Tutuklu zanlılardan oksit bölümü başmühendisi M.B, maden ocağında 2023 yılından itibaren liç bölgesinde görev yaptığını söyledi.

M.B, 2020 yılından itibaren bir şirketle danışmanlık konusunda anlaşıldığını ve nereye ne dökeceklerini bu şirketin çizdiğini anlatarak, "Proje birimi bu şirketle birlikte yığın liç işinde bizi yönlendiriyordu. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda nereye ne kadar dökeceğimizi dizayna uygun belirliyorduk." dedi.

"O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı"

Liç bölgesinde mebran işini ve inşaat işlerini iki farklı firmanın yaptığını belirten M.B, kamyonla malzeme taşınması, delme, patlatma işlerini bir firmanın yaptığını dile getirerek, "O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı." ifadesini kullandı.

Başka bir firmanın da inşaat ve kaba hafriyat işlerini liç bölgesinde yaptığını anlatan M.B, "Ancak projeye uygun yönlendirmeyi Anagold şirketi proje birimi yapmaktadır. Her basamak 8 metreden oluşturulmakta, projeye göre 36. basamağa kadar çıkma yetkimiz vardı. Biz 33. basamaktayken bu olay meydana geldi." şeklinde ifade verdi.

M.B, olayın meydana geldiği sabah saat 08.30'da iş güvenliğiyle ilgili rutin toplantı yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

"Yığın için kıdemli süpervizörümüz K.Ö. bize çatlaklar olduğunu söyledi, toplantıyı bırakarak sahaya çıktım. Çıkmadan önce de A.C'ye konu hakkında bilgi verdim. Alanda önce çatlakların olduğu yeri gezdik, çatlaklar çizgi hat boyu şeklindeydi. Güneybatıdan kuzeydoğuya doğru süreklilik arz ediyordu. Jeoteknik B.M. ile görüşme yaptık, kendisi 70 milim kayma olduğunu söyledi. Bu kayma miktarı tehlikeli bir miktardır, bütün çalışanların alanı terk etmesi için süratli bir şekilde bağırarak uyarıda bulundum. Ellerinde ne malzeme varsa bırakıp çıkmalarını söyledim. Onlar alanı terk edene kadar ben alanı terk etmedim. Biz alanı tamamen boşalttık, saat 10.00'da toplantıya katılmak için oradan ayrıldım. Daha sonra 10.30'da liç bölgesine gittik, yolların hepsini kapattırdım. J.R.G, B,A. ve C.S.H. ile liç bölgesine gittik, biz gidene kadar solüsyon devam ediyordu. Gider gitmez tüm yolları kapattık, çalışmayı bitirdik ve alanı tamamen boşalttık."

"Hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu, olaya sebep olabileceğini düşünüyorum"

Şirket bünyesinde çalışan üst düzey yönetici olduğunu düşündüğü 3 yabancı şahsın liç alanını görmek isteğini söyleyen M.B, şunları anlattı:

"Bizim dubalarla yolu kapattığımızı görünce S. bey engel olmaya çalışıyor, K.M.A'yı arıyor. Müsaade verince 3 arabayla liç bölgesine giriyorlar. Kesinlikle bu kişilerin alana girmesinde bilgim olmamıştır. Üç yabancı şahıs ve E. hanım ile K.M.A. liç bölgesinin üst kısmına çıkıyorlar ancak Adnan Keklik alt orta kısımdan geri dönüyor, 14.28'de tam dönerken olay meydana geliyor. Kenan Öz ve Ramazan Çimen de ayrı arabayla yine onlarla bölgeye girmişler, benim bunlardan haberim yoktu. Bu alanın yıkılmasına sebep olarak ilk aklıma gelen sebep, dizaynında bir sorun olmuş olabilir. Projelendirmede sıkıntı olduğunu düşünüyorum ayrıca patlatmanın da bu olayı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum çünkü hiblic alanının genişletilmesi için de hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu. Bunun da olaya sebep olabileceğini düşünüyorum."

Tutuklu zanlılardan şirketin oksitproses müdürü H.Ü ise liç bölgesindeki projelendirmenin yurt dışı kaynaklı bir firmaya ait olduğunu ifade etti.

Bu şirketin projelendirmeyi yaptığı bilgisini veren H.Ü, "Şirket bünyesindeki projeye göre 36 kata kadar yükleme yapılmasında bir sıkıntı yoktu, biz daha 33. kattaydık. Liç bölgesinde kırılmış malzemenin serilmesi ve sulama işlemlerini yapıyorum." diye konuştu.

"Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti"

Olayın meydana geldiği liçin 2010 yılından itibaren yapıldığını belirten H.Ü, savunmasına şöyle devam etti:

"Bu bölgedeki ana yönlendirmeyi Anagold'un mühendisleri yapmaktadır ancak bölgede çalışanlar taşeron firmanın işçileri olabilmektedir. Radar işletme kısmı her pazartesi raporlarını bizle paylaşırdı. Liç projesine gerek kaplanılan alan gerekse de yükseklik olarak uyulmuştur ve fazla yükleme yapılmamıştır. Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti. Bunun için açık işletme birimi bütçesinden yer ayrıldı ancak olay olduğu tarihte bu bölgede henüz cihazlar alınmamıştı. Serme işleminde serilen toprak içerisine çimento ve kireç eklenmektedir. Bunun azaltılması yahut çoğaltılması analize gönderdiğimiz şirket içerisindeki teknik birim ve dışarıda analizi yapan firmaya aitti. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda miktara azaltma veya çoğaltma yapabiliyorduk. Kendi bünyemizde bunun kararını veren kişi değildik."

Liç zeminin altında yer alan kısımdaki su miktarının sürekli takip edildiğini kaydeden H.Ü, şunları anlattı:

"Toprağa verilen solüsyon da aynı şekilde takip edilmektedir, bu işlemlerle bizim birimimiz ilgilenmektedir. Solüsyon verdiğimiz kısımlarda göllenme olduğunda biz burayı zaten kesebiliyoruz ve denetliyoruz. Liç bölgesinde 3 gün önce olan kaymayla ilgili bana herhangi bir raporlama yapılmamıştı. Göreve başladığım ilk dönemde liç bölgesinde bir açılma olmuştu ancak bu radarla tespit edilemeyecek kadar az bir alandı. Burayı çakılla jeoteknik biriminin verdiği bilgi doğrultusunda kapattık, herhangi bir sıkıntı olmadı. Zaten 20 ve 50 milimetre arasındaki açıklarda sıkıntılı bir durum olabileceği değerlendirilerek jeoteknik birimden destek aldık ve buraya müdahale edildi. Jeoteknik birim aynı zamanda radarla liç bölgesini denetleyen birimdir. Olay günü izindeydim, bir hatam olmadığını söylemek istiyorum."

"Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm"

Adli kontrol şartıyla serbest kalan kıdemli jeoteknik mühendisi A.R.K. ise liç bölgesindeki radar sistemini kontrol edip kritik seviyeye ulaştığında uyarıları veren kişi olduğunu belirtti.

A.R.K. 10 yıldır aynı birimde görev yaptığına işaret ederek, "1-12 Şubat'ta izinliydim, 13 Şubat'ta saat 10.30'da işbaşı yaptım ve sahaya gittim. Birimimizdeki personel B.M. 09.30 gibi beni aradı, bilgi verdi. Zaten 09.30'da bütün birimlere mail gönderilmişti." dedi.

Ofise gittikten sonra sahaya geri döndüğünü, döndüğünde dubalarla kapatma işlemi yapıldığını aktaran A.R.K, ifadesine şöyle devam etti:

"2018'de liç bölgesinde faz 4 kısmında bir heyelan meydana gelmişti, böyle bir olay doğrudur. Sahaya gittiğimde çatlak olan kısımları görmek için kontrol yaptım. Güney duvarındaki çalışmalar henüz tamamlanmadığı, arada boşluk olduğu için kuzeye doğru bir hareket gördüm. Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm. Artık boşluğunun doldurularak çatlakların giderilemeyeceğini ve bölgede çalışma yapmanın tehlikeli olduğunu belirledim. Sonrasında bir mail yazdım, hareketin kritik seviyede olduğunu, bölgede çalışma yapılmaması gerektiğini ve siyanürün kesilmesi gerektiğini söyledim. M.B ile J.R.G'nin odasına gittim ve tespitlerimi aktardım. Tespitlerim onaylandı ve gerekenler yapıldı. Yemek yedik ve saat 13.30 gibi tekrar sahaya gittik, sahada son kez tansiyon çatlaklarını kontrol etmek istedim. Gözle görülür açılma var mı diye bakmak istedim. Araçla gittiğimiz burun kısmında 50 santimlik çökme fark ettim. Alanın çok tehlikeli olduğunu anladım, alanın tahliye edilmesi gerektiğini söyleyerek ofise geri döndüm ve bu sırada olay oldu. Ben ve altımdaki personelle birlikte olay anından 15 dakika önce olay yerinden ayrıldık."

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan maden mühendisi M.T. de 12 Şubat'ta göreve başladığını kaydetti.

M.T, "Olayın olduğu tarihte henüz oryantasyon eğitimim tamamlanmamıştı, maillerim açılmamıştı. Açık işletme maden müdürü olarak görev yapacaktım. Ertesi gün bu olay oldu. Başlamış olsaydım asıl görevim maden çukurundan alınan cevherin kırıcıya götürülmesine kadardır. Liç bölgesi ile ilgili herhangi bir görevim ve bilgim yoktur." ifadesinde bulundu.

Firmanın Kanadalı yöneticisi: Maden sahasında yapılan işlemlerin gözlemlenmesi ve raporlanmasından sorumluyum

Tutuklanan 6 zanlıdan firmanın Kanadalı yöneticisi J.R.G, İliç Sulh Ceza Hakimliğinde tercüman aracılığıyla verdiği ifadesinde, maden sahasında yapılan işlemlerin gözlemlenmesi ve raporlanmasından sorumlu olduğunu anlattı.

Madenden asıl sorumlu kişinin operasyon direktörü olarak görev yapan K.Ö. olduğunu, bu kişinin yerine A.C'nin görev yaptığını belirten J.R.G, "Görevim maden sahasını gözlemleyerek şirket merkezindeki ülke müdürüne raporlama yapmaktır. M.B'den aldığım bilgiyi şirket merkezindeki ülke sorumlusuna aktarmaktayım." dedi.

"Olay günü çatlakları gördük, Amerika'daki merkeze bu durumu bildirdim"

Liç bölgesinde herhangi bir görevi olmadığını ifade eden J.R.G, şunları anlattı:

"Olay günü liç bölgesine gittik, çatlakları gördük. Amerika'daki merkeze bu durumu saat 11.00'de bildirdim. Saat farkından dolayı 02.00 olması nedeniyle herhangi bir dönüş yapılmadı. Bana 2022 Ağustos ayında 8 metre olması gereken yüksekliğin geçildiği bildirildi. Ben başlamadan önce söz konusu raporlama yapılmıştı hatta gereken seviyeye indirilmesi için rapor düzenlenmişti. Projeye uygun hale gelmesini raporladım. Zaten liç bölgesinde firmalar düzenli olarak denetim yapıyordu. Olay günü sahaya çıktığımda küçük çatlaklar gördük, en büyük çatlak 6 santimetre büyüklüğündeydi. Daha iyi görebilmek için yüksek bir noktaya çıktık, solüsyon verilmeye devam ediyordu. Tehlike anlaşıldığından solüsyonun farklı noktalara aktarılmasını söyledim."

Tutuklu zanlı, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ve kalp rahatsızlığı olduğunu belirtti.

"Çatlak görüldükten sonra yol kapatılmasıyla ilgili mail attı"

Tutuklu şüphelilerden, firmanın liç bölgesindeki borulamadan sorumlu süpervizörü S.D. ise liç bölgesinin 2010 yılından itibaren oluşturulmaya başladığını belirterek, "Görevim solüsyonların geçtiği boruları düzenlemekten ibarettir. Liç bölgesinde fazla yüklemeye ilişkin herhangi bir şeyle karşılaşmadım. Liç bölgesinde 2018'de borularda patlak olması nedeniyle yarıklar olmuş ancak bunlar kaymadan kaynaklı değildir. Bu kısımlar çimentolu malzemeyle kapatılmaktadır." ifadelerini kullandı.

Olay günü sabahı toplantıda olduğunu anlatan S.D, "Toplantıdan ayrıldıktan sonra K.Ö. beni aradı, arabayla gelip aldı. İki noktada çatlak olduğunu gördük. Amirim K.M.A. yolun kapatılması emrini verdi. Ş.D. de yol kapatılmasıyla ilgili mail attı. Saat 13.30 civarında solüsyonun kapanması talimatını aldık ve ADR bölümü solüsyonu kapattı. Görevim sadece boru döşenen yerlere solüsyonun verilmesiydi." şeklinde ifade verdi.

"Olay sabahı liç bölgesinde çatlak olduğunu gösteren fotoğraflar gruptan gönderildi"

Tutuklanan şüphelilerden, firmanın oksit kırıcı mühendisi Ş.D. de liç kısmına gidecek malzemenin kırma işinde görev yaptığından bahsetti.

Bölgede her gün aglomerasyon (cevherin iri kütleler haline getirilmesi, topaklaştırma) testleri yapıldığını ifade eden Ş.D, "Bu testlerde liçe gönderilen toprakta ne kadar çimento, kireç ve su katıldığı denetlenmektedir. Olay sabahı liç bölgesinde çatlak olduğunu gösteren fotoğraflar gruptan gönderildi. Olaydan dolayı çalıştığım bölümde herhangi bir zarar olmadı." dedi.

Ş.D, ifadesinde şunları anlattı:

"Çatlamalardan dolayı kırma tesisi çalışmıyordu. Bu çatlamaları öğrendiğimde aşağıdaki kısımda ana ofisimdeydim. Liç bölgesinin arka kısmında genişletme sırasında patlatmalar yapılıyordu ancak olay günü bir patlatma yapılmadı diye hatırlıyorum. Olay günü 08.30'da yığın bölgesinde online toplantıya katıldım, iş güvenliği konusunda görüşme başladı. Süpervizör K.Ö. çatlakları bize bildirdi, buna istinaden M.B. sahaya geldi. Jeofizik ve İSG uzmanlarına bilgi verildi, sonra sahada inceleme başlatıldı. Liç alanı mühendisi K.M.A, liç bölgesinin kapatıldığına dair mail atmamı istedi. Ofis kısmına indiğimde bu maili attım. Maili hatırladığım kadarıyla iş güvenliği, bakım, maden, oksit operasyon, sülfit operasyon ve İliç beyaz yaka birimine attım."

Ş.D. toprak altında kalan kişilerin neden orada olduklarına ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti.

"J.R.G'ye yardımcı olma maksadıyla K.Ö'nün yerine bakıyordum"

Tutuklu şüphelilerden bakım müdürü A.C. ise oksit ve tesis ekipmanlarının bulunduğu alanda görev yaptığını söyledi.

Liç bölgesinde herhangi bir görevinin bulunmadığını belirten A.C, maden ocağında "ADR ve sart kısımları ile sülfit tesisi"nin bakımlarını yaptığını dile getirdi.

Olay günü sabahı liçten sorumlu M.B'nin kendisine çatlaklar konusunda bilgi verdiğini ifade eden A.C, "M.B'ye bunun saat 10.00 toplantısında aktarılmasını söyledim. Toplantıya J.R.G. de katılıyordu ve ona aktarmasını söyledim. Bütün operasyonlar ve iş güvenliği birimleri J.R.G'ye bağlıydı. Olay günü liç bölgesine gitmedim." şeklinde savunma yaptı.

Teknik olarak da liç bölgesinin herhangi bir bölümünden ve aktivitesinden sorumlu olmadığını savunan A.C, bu konularda teknik bilgisinin de olmadığını anlattı.

İngilizcesinin iyi olması ve firmanın Kanadalı yöneticisi J.R.G. ile daha iyi iletişim kurabilmesi için kendisine K.Ö'nün yerine vekaleten bakmasının söylendiğini belirten A.C, "Aslında benim K.Ö'nün çalıştığı birimle ilgili çok bilgim yok. J.R.G'ye yardımcı olma maksadıyla K.Ö'nün yerine bakıyordum. Asıl işi yapacak olan J.R.G'dir, zaten K.Ö'nün alanıyla ilgili teknik bilgim yoktur. Liç bölgesinin fizibilitesinde asıl görevli birim proje birimidir. Benim uzmanlık alanım elektrik mühendisliğidir, bu alanla ilgili herhangi bir görevim yoktur." ifadelerini kullandı.

İliç'e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat'ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı.

Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, şirketin Türkiye'deki müdürü C.D'nin de olduğu 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Ordu'da cezaevinde yangın

Ordu'nun Ünye ilçesinde M Tipi Cezaevinde dün gece çıkan koğuş yangınında 22 mahkum ve 7 gardiyan dumandan etkilendi
20.02.2024 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
Ordu'da cezaevinde yangın
Ordu'da cezaevinde yangın
Ordu'nun Ünye ilçesinde M Tipi Cezaevinde dün gece çıkan koğuş yangınında 22 mahkum ve 7 gardiyan dumandan etkilendi.

Edinilen bilgiye göre, dün gece Ünye M Tipi kapalı cezaevinde S.E. isimli mahkum yorganı yaktı. Bunun üzerine koğuşta yangın çıktı. Yangın nedeniyle koğuşta bulunan 22 mahkum ile 7 gardiyan dumandan etkilendi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri yönlendirildi.

Dumandan etkilenen mahkum ve gardiyanlar ise tedbir amaçlı Ünye ve Fatsa Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastaneye kaldırılanların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı.

Şanlıurfa'da 29 kaçak göçmen yakalandı

Şanlıurfa'da kaçak yollarla sınırı geçmeye çalışan 29 göçmen ile onları geçirmeye çalışan 1 organizatör yakalandı
20.02.2024 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da 29 kaçak göçmen yakalandı
Şanlıurfa'da 29 kaçak göçmen yakalandı
Şanlıurfa'da kaçak yollarla sınırı geçmeye çalışan 29 göçmen ile onları geçirmeye çalışan 1 organizatör yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı ile Ceylanpınar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, sisli ve yağışlı havayı fırsat bilip Suriye'den Türkiye'ye kaçak yollarla geçmeye çalışan şahıslara yönelik devriye görevi gerçekleştirdi.

Yapılan devriye sırasında 29 kaçak göçmen ile onları Türkiye'ye geçirmeye çalışan 1 organizatör yakalandı.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen organizatör tutuklanarak cezaevine gönderilirken 29 kaçak göçmen ise sınır dışı edilmek üzere geçici barınma merkezine teslim edildi.

Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...

Sosyal medya terör örgütü propagandası yapan şahıslar Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alındı
20.02.2024 10:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...
Sosyal medyadan terör örgütü propagandası yapıyorlardı...
Sosyal medya terör örgütü propagandası yapan şahıslar Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alındı. Aramalarda ayrıca çok sayıda yasaklı yayın, gazete ve terörist başı Abdullah Öcalan fotoğraf ve posterleri ile şahıslara ait dijital materyal de ele geçirildi.

İstanbul Valiliği, 'İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü faaliyetleri kapsamında, sosyal medya mecralarında terör örgütü propagandası yaptıkları tespit edilen iki şahsın yakalanması için çalışma başlatılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı soruşturma dosyası ve Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararına istinaden Esenyurt'ta 3 adreste arama yapılmıştır. Şahıslar, Dem Parti Esenyurt ilçe merkezinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Aramalarda ayrıca çok sayıda yasaklı yayın, gazete ve terörist başı Abdullah Öcalan fotoğraf ve posterleri ile şahıslara ait dijital materyal de ele geçirilmiştir' denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.