Hayli zamandan beri bu böyle.
Günlere, gecelere, zamanlara ve mekanlara uğursuzluk addedenlerden değiliz ama salı günleri, kin ve nefretin dalga dalga memleket sathına yayıldığı günler haline geldi.
Parlamentoda gurubu bulunan partilerin gurup toplantılarında yaptıkları konuşmalarda çoğu zaman edep ve adap sınırları zorlanıyor ve topluma nefret pompalanıyor.
Gündem saptırmak için , asıl sorunlardan kaçmak için, acil çözüm bekleyen problemleri sumen altına sürüklemek için gurup toplantıları bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Sayın başbakanın başını çektiği bu uygulama, bu tavır, bu üslup milletin sabrını zorlamaya başladı.
Millet aç, millet açık, millet bir yandan doğal afetlerle perişan, diğer yandan sizin oluşturduğunuz afetlerle boğuşuyor ama siz her Salı gününü bir birinize sallama, salvo günü olarak kullanıyorsunuz.
On seneden beri iktidar partisi ve meclisteki muhalefet partileri olarak bir birinize laf atma yarışına girdiniz, “kimin sesi daha çok çıkacak” yarışına girdiniz, “kimin dili daha sivri” yarışına girdiniz, kamuoyunu can alıcı gündemlerden uzaklaştırmada yarıştınız, ne oldu dertler bitti mi, problemler çözüldü mü?
İktidarıyla muhalefetiyle 2012 Türkiye’si sizin eseriniz değil mi?
Övünebilir misiniz eserinizle?
Dünyanın en pahalı akar yakıtını kullanan ülkenin meclisteki partileri siz değil misiniz?
Can ve mal güvenliği neredeyse sıfırlanmış bir ülkenin laf dalaşında bulunan partileri siz değil misiniz?
Dış politika açısından karaya oturmuş, etrafını ateş çemberi sarmış, 75 milyonluk nüfusuna rağmen dünya devletleri arasında hiçbir itibarı ve ağırlığı kalmamış bir ülkenin salı’dan salı’ya bir birine laf sokuşturan partileri değil misiniz?
Asıl gündeme ne zaman geleceksiniz?
Salılardan birini de, milletin derdine, yetimin yoksulun, dulun emeklinin, şehit ailelerinin, gazilerin dertlerine ayırmayı düşünüyor musunuz?
“Eyvah yine salı geldi, salvolar, sataşmalar, atışmalar, gündemi saptırmalar başladı” demeden her gün gibi Salıyı da karşılayacağımız günleri iple çeker olduk.
Günlere, gecelere, zamanlara ve mekanlara uğursuzluk addedenlerden değiliz ama salı günleri, kin ve nefretin dalga dalga memleket sathına yayıldığı günler haline geldi.
Parlamentoda gurubu bulunan partilerin gurup toplantılarında yaptıkları konuşmalarda çoğu zaman edep ve adap sınırları zorlanıyor ve topluma nefret pompalanıyor.
Gündem saptırmak için , asıl sorunlardan kaçmak için, acil çözüm bekleyen problemleri sumen altına sürüklemek için gurup toplantıları bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Sayın başbakanın başını çektiği bu uygulama, bu tavır, bu üslup milletin sabrını zorlamaya başladı.
Millet aç, millet açık, millet bir yandan doğal afetlerle perişan, diğer yandan sizin oluşturduğunuz afetlerle boğuşuyor ama siz her Salı gününü bir birinize sallama, salvo günü olarak kullanıyorsunuz.
On seneden beri iktidar partisi ve meclisteki muhalefet partileri olarak bir birinize laf atma yarışına girdiniz, “kimin sesi daha çok çıkacak” yarışına girdiniz, “kimin dili daha sivri” yarışına girdiniz, kamuoyunu can alıcı gündemlerden uzaklaştırmada yarıştınız, ne oldu dertler bitti mi, problemler çözüldü mü?
İktidarıyla muhalefetiyle 2012 Türkiye’si sizin eseriniz değil mi?
Övünebilir misiniz eserinizle?
Dünyanın en pahalı akar yakıtını kullanan ülkenin meclisteki partileri siz değil misiniz?
Can ve mal güvenliği neredeyse sıfırlanmış bir ülkenin laf dalaşında bulunan partileri siz değil misiniz?
Dış politika açısından karaya oturmuş, etrafını ateş çemberi sarmış, 75 milyonluk nüfusuna rağmen dünya devletleri arasında hiçbir itibarı ve ağırlığı kalmamış bir ülkenin salı’dan salı’ya bir birine laf sokuşturan partileri değil misiniz?
Asıl gündeme ne zaman geleceksiniz?
Salılardan birini de, milletin derdine, yetimin yoksulun, dulun emeklinin, şehit ailelerinin, gazilerin dertlerine ayırmayı düşünüyor musunuz?
“Eyvah yine salı geldi, salvolar, sataşmalar, atışmalar, gündemi saptırmalar başladı” demeden her gün gibi Salıyı da karşılayacağımız günleri iple çeker olduk.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026




























































