Savaş seferberliği ve Hz. Hasan’ın Kûfe’den çıkışı
İmam Hasan, karargâha çıkmadan önce Kûfe’de yerine amcasının oğlu Muğiyre b. Nevfel b. Haris b. Abdulmuttalib’i bıraktı
Haber Merkezi





"Muğiyre, tam bir şevk ve heyecanla halkı Nuhayle'deki karargâha gitmeye teşvik etmekteydi.
Hz. Hasan'a biat haftasının göz alıcı sevinci ve oldukça kalabalık tezahüratı herkeste hissedilirken, yaşanan coşku ve tezahürat düşünüldüğünde kimsenin Hz. Hasan'ın bu cihad çağrısını reddetmeyeceği, istisnasız herkesin ordugâha gideceği beklentisini oluşturuyordu.
Ancak beklentiler boşa çıktı. Hatta Emirü'l-Mü'minin Ali'nin şehadetinden kısa bir süre önce, Şam'da hamle için hazırlamış olduğu ve sayıları kırk bin kişiyi bulduğu söylenen teçhizatlı birlikler bile vahdet ve bütünlüklerini kaybetmiş, çoğu emre itaatsizlik etmiş, ve Kûfe'deki silahlı kişilerin çoğu da itaatsizlik ve gevşeklikte onlara eşlik etmişti."
Haris Hamedanî, Kûfe'deki durumu şöyle anlatıyor:
"Ordugâha gitmek isteyenler, Hasan b. Ali'yle beraber hareket ettiler, şehirde kalan kalabalık halk kitlesi sözlerine sadakat göstermedi. Onu da babası gibi aldattılar...
Nuhayle'de 4 gün beklediler. Bu süre içinde etrafında sadece 4 bin kişi toplanmıştı. Bu nedenle halkı tekrar savaşa seferber etmek için Kûfe'ye döndü ve orada "benden önceki halifeyi aldattığınız gibi beni de aldattınız" şeklinde başlayan hutbesini okudu."
Hz. Hasan'ın bu konuşmasının ardından safında yer alanların sayısı tam olarak bilinmemektedir. Ancak "Şerh-u Nehcü'l Belaga"da ifade edildiğine göre Kûfe'den büyük bir ordu hareket etmiştir.
İmam Hasan'ın Deyr-i Abdurrahman'a gelişi
İmam Hasan ordusuyla Nuhayle'ye vardı. Orada bir süre kala-rak ordusunu savaş düzenine soktu. Sonra oradan ayrılarak Deyr-i Abdurrahman'a doğru hareket etti. Deyr-i Abdurrahman, Medain ve Meskin'deki iki ordugâh arasında bulunan bir yerdi.
Medain, Irak'ı Fars ve ondan sonraki şehirlere bağlayan yolun başında bulunuyordu. Coğrafik konum bakımından Kûfe, Basra ve İran yollarının birleştiği bir noktada idi.
Askerî bakımdan savaş durumunda stratejik öneme sahip bir yerdi. İran ise tehlikeli patlamalara gebeydi. Hz. Hasan, Ziyad b. Ebih'i oraya vali olarak atamıştı. Ziyad henüz bozuk ahlakını sergilememişti.
Meskin ise, Hz. Hasan'ın cihad tarihinde önemli bir bölgeydi. Çünkü İmam, düşmanın karşısına burada çıkmıştı. O dönemde burası Haşimoğullarının emri altındaki bölgelerin en son noktasıydı.
Meskin bölgesi bayındır ve kalabalık pek çok köyü barındırıyordu. Meskin bugünkü Samarra yakınlarında bir yerdir. Burası Hz. Hasan ile Muaviye arasında ilk cereyan eden savaşın geçtiği yerdir.
Hz. Hasan'ın iki ordugâhının (Medain ve Meskin'in) arası yaklaşık doksan kilometreydi. Bu o günün şartlarında bir örneği daha olmayan ilginç bir savaş taktiği idi.
Hz. Hasan, geride kalan askerlerin kendisine katılmaları için orada (Deyr-i Abdurrahman'da) üç gün kaldı. Bu sırada düşmanın durumunu öğrenmek ve onu bulunduğu yerde durdurmak için ordusunun öncü birliğini yola çıkardı.
Bu öncü birliği en samimi dostlarından ve ordusunun en seçkin unsurlarından oluşuyordu. Bu birliğin mevcudu on iki bin kişi idi. Birliğin komutanlığına Ubeydullah b. Abbas getirildi. Hareketinden önce onu şu değerli tavsiyelerle donattı:
"Ey amcamın oğlu! Ben, seninle birlikte Arap süvarilerinden ve mısırlı âbidlerden oluşan on iki bin kişilik bir ordu gönderiyorum.
Bunların bir kişisi, bir birlikten daha etkilidir. Onlarla sefere çık. Onlara yumuşak davran, karşılarında güler yüzlü ol, onlar için kanatlarını yere ser. Meclislerinde onları kendine yakın tut.
Çünkü onlar Emirü'l-Mü'mininin güvendiği kişilerin kalıntılarıdırlar. Onlarla Fırat kenarına var. Sonra Muaviye ile karşılaşıncaya kadar yürümeye devam et, eğer onunla karşılaşırsan ben gelinceye kadar onu tut (oyala).
Ben, senin arkandan çok yakında geleceğim. Fakat her gün haberinizi izleyeceğim. Kays b. Sa'd ve Said b. Kays ile istişare et. Muaviye ile karşılaştığında o sana saldırmadıkça sen ona saldırma.
Eğer sana saldırırsa sen de ona saldır. Eğer sana bir şey olursa, askerlerin başına Kays b. Sa'd geçsin. Eğer ona da bir şey olursa ordunun komutasını Said b. Kays üstlensin." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hasan eserinden)
















































































