Seçilmiş Aile
Hz. Zeyneb’in kardeşleri Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e değinmeden önce; onların yetiştiği mübarek aileye tekrar temas etmekte fayda var
Haber Merkezi





Hz. Zeyneb'in mübarek babası İmam Ali, Peygamberimizin amcasının oğlu ve damadıdır.
Mü'minlerin Emiri, vasilerin lideri İmam Ali'nin soyu şöyledir:
Ali b. Ebu Tâlib b. Abdulmuttalib b. Haşim b. Abdumenaf b. Kusay, b. Kılab b. Murre b. Luey b. Galib b. Fihr b. Malik b. Nadir b. Kinane b. Huzeyme b. Mudrike b. Iyas b. Mudar b. Nizarb. Mead b. Adnan'dır.
Dedesi Şeybet'ul-Hamd olarak bilinen Abdulmuttalib'dir. Ali ile Hz. Peygamber'in soyu Abdulmuttalib'de birleşir.
Hz. Ali'nin babası Ebu Talib b. Abdulmuttalib'dir. Asıl adı Abdumenaf, bir görüşe göre İmran, bir diğer görüşe göre Şeybe'dir.
Mekke'ye gelen heyetlerin su dağıtma görevini o yürütürdü. Puta tapmayı reddetmiş, Allah'ın birliğini kabul etmişti. Mahremlerin evlenmesini, kız çocukların diri diri gömülmesini, zinayı, şarap içmeyi ve Allah'ın evini çıplak olarak tavaf etmeyi yasaklamıştı.
Hz. Ali'nin annesi Fâtıma binti Esed b. Hâşim'dir. Fâtıma, Hz.Peygambere ilk iman eden hanımlardandır. Bi'set'ten önce Hz. İbrahim'in dinine tâbi idi. O, öyle iffetli bir kadındı ki, doğum sancıları geldiğinde o haliyle, Mescid'ül-Haram'a gitti ve Kâbe'ninduvarına yaslanarak şöyle dedi:
"Allah'ım, Sana ve Senin Peygamberine ve Senin tarafından gönderilen tüm kitaplara ve Kâbe'yi inşa eden ceddim İbrahim'e sağlam bir imanım var. Allah'ım, Kâbe'yi inşa eden ceddimin ve karnımda taşıdığım çocuğumun hatırına benim doğumumu kolaylaştır."
Fâtıma, ardından bir mucize ile Kâbe'ye girdi ve orada doğum yaptı.
Hakim Nişaburî şöyle demektedir: "Ali'nin Kâbe'deki doğumu bize sahih rivâyetlerle ulaşmıştır."
Alusî Bağdadî şöyle yazıyor: "Ali'nin Kâbe'deki doğumu tüm dünyada meşhur ve maruftur. Ve şimdiye kadar hiç kimse bu fazilete nail olamamıştır."
İbn-i Ga'neb bu olayı şöyle anlatıyor: "Abdulmuttalib'in oğlu Abbas ve diğer birkaç kişiyle Kâbe'nin tam karşısında oturmuş sohbet ediyorduk. Esed kızı Fâtıma'nın Kâbe'ye doğru geldiğini gördük. Kâbe'nin karşısında durup şöyle dedi:
'Ya Rabbi! Sana, peygamberlerine ve onların kitaplarına inanıyorum. Ceddim İbrahim'in hak ve söylediklerinin de dosdoğru olduğuna şehadet ederim. Bu evi Senin emrinle inşa etti. Onun ve karnımda taşıdığım şu bebeğin aşkına, şu doğumu bana kolaylaştır.'
Bu sırada hepimizi hayretler içinde bırakan bir şey oldu… Hepimizin gözleri önünde Kâbe'nin duvarı yıkıldı. Ve o değerli kadın adımını atıp içeri girdi. Sonra da duvar bitişip eski haline geldi.
Gözlerimize inanamıyorduk. İlk şaşkınlığımızı atlatınca, hepimiz telaşla yerimizden fırlayıp Kâbe'nin kapısına koştuk ama kapı bir türlü açılmıyordu. İşin içinde Kâbe'nin Rabbinin bir hikmeti olduğunu anladık.
Dört gün sonra o yüce hanım, kucağında gururla tuttuğu nur topu gibi bir bebekle Kâbe'den çıktı…
'Gaipten gelen bir ses bu bebeğin adını Ali koymamı istedi' dedi."
"Fil yılının 30'u, Receb ayının 13'ü ve günlerden Cuma'ydı o gün Hicret'ten tam 23 yıl önce…"
İmam Ali, kardeşleri Tâlib, Akil ve Ca'fer'den küçüktür. Ebu Tâlib'in bu dört oğlunun her biri öbüründen on yaş büyüktür. Hepsinin annesi Esed kızı Fâtıma'dır." (Prof. Dr. Haydar Baş Hz. Zeynep ve Hz. Masume eserinden)













































































