logo
11 EKİM 2026

Selde kurtarma rezaleti

09.09.2009 00:00:00
 
Çatalca'da sele kapılıp kaybolan işadamı Faruk Donat'ın cesedine aramaya katılan kimse olmayınca aile kendi çabalarıyla önce aracına sonra Donat'ın cesedine ulaştı.

 

Sabah saatlerinde Silivri'de sahip olduğu cam fabrikasına gitmekiçin evinden çıkan Faruk Donat, yolda önce yağmura yakalandı, sonra sel sularıyla boğuşmaya başladı. Cep telefonuyla ailesinden birini arayan Donat "çok kötü durumdayım" diye konuştu.  İşadamından alınan son haberde bu oldu...

Hemen bölgede arama çalışmalarına başlayan ailesi Donat'ın arabasına ulaştı ancak içinde kimse yoktu.  Devam eden aramalar sonucunda cesedi oğlu tarafından bulundu.

BELEDİYE BAŞKANI KAYBOLDU?UNU BİLDİRMİŞTİ

Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara, bölgede yaşanan yoğun yağış nedeniyle Kovukdere mevkinde Faruk Donat'ın kaybolduğunu bildirdi.

Gökçeali Köyü'nde gazetecilere açıklama yapan Kara, dün akşam saatlerinde başlayan yağışın, sabah saatlerinde şiddetini arttırdığını ifade ederek, "Yıllardan beri Çatalca'da böyle bir yağış söz konusu olmamıştı. Birçok noktada, Gökçeali, Subaşı, Kestanelik, İzzettin Mahallesi, Bayır Mahallesi, Çatalca'nın merkezi hemen hemen her noktada ciddi sel baskınlarıyla karşı karşıya kaldık" dedi.

Şu ana kadar bir can kaybının olmadığını ve bunun sevindirici olduğunu belirten Kara, su baskını altında olan yerlerden kurtarılan ve iş makineleriyle getirilen insanları göstererek, "Burada gördüğümüz insanlarımız, en son kurtarılan insanlarımız. Bunun dışında ulaşılmayan bir nokta yok. Yalnız Kovukdere mevkinde bir vatandaşımız kayıp. Sabah saatlerinde otomobille sele kapıldığı haberini aldık. İstanbul'dan AKUT ekipleri bekleniyor" diye konuştu.

Kayıp kişinin yerinin tespit edilip edilmediği şeklindeki soruya da Kara, "Tespit edildi. Boğaziçi İplik Fabrikası'nın karşısındaki bölgede. Orada ciddi anlamda bir sel baskını var. Bir tane yaralımız vardı. Onu aldık hastaneye sevk ettik. Durumu iyi" dedi.

 

İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi

11.10.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparak İpsala Gümrük Sahası'na gelen bir minibüste Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede 65 kilo 112 gram skunk esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'un dört ilçesinde uyuşturucu ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli yakalandı

10.10.2026 12:29:00
İHA
 
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 9 Ekim'de Büyükçekmece, Başakşehir, Fatih ve Beylikdüzü ilçelerinde belirlenen 2 ikamet ve 2 araca operasyon düzenledi.

Adreslerde yapılan aramalarda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirilirken, 4 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?


 
Son yıllarda omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor.
 

10.10.2026 00:20:00
Murat Çorbacı
 
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?

Ceket giymekte zorlanmak, yüksek bir rafa uzanamamak, gece ağrıdan uyanmak ya da saç tararken omuzda güçsüzlük hissetmek ise çoğu zaman günlük yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Ancak çoğu zaman önemsenmeyen bu yakınmalar, omuzdaki tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan çeşitli sorunların ilk habercisi olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz programları, aktivite düzenlemeleri ve gerekli durumlarda uygulanan enjeksiyon tedavileri gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirterek, "Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor" dedi. Dr. İnce, omuzlarımızda ihmale gelmez 6 kritik sinyali anlattı.

1. Gece ağrıyla uyanmak

Omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri gece ağrısıdır. Özellikle ağrıyan omzun üzerine yatamamak veya ağrı nedeniyle sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı bulunan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu göstermektedir. Gece uykusunu bozacak düzeye ulaşan ağrıların ihmal edilmemesi gerekir.

2. Saçı tararken ya da eli sırta götürürüken zorlanmak

Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak veya dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar çoğu zaman bu durumu yaşlanmanın doğal sonucu sanırken, erken dönemde müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.

3. Yüksek raflara uzanamamak

Kolun baş seviyesinin üzerine kaldırılması sırasında oluşan ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biridir. Özellikle mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.

4. Kolda güç kaybı yaşamak

Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken veya kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla "Kolumda kuvvet kalmadı" veya "Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum" şeklinde yakınırlar.

5. Omuzdan tıklama ve takılma seslerinin gelmesi

Her ses hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrı ile birlikte hissedilen takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Özellikle eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri veya omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikayetlere yol açabilir. Seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirilmesi önemlidir.

6. Aylardır geçmeyen ağrınız varsa

İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre devam eden omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemelidir. 

Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı


 
AK Parti iktidarında Türkiye'nin nüfusu yüzde 23 artarak 70 milyondan 86.3 milyona çıktı. Cezaevlerindekilerin sayısı ise 59 bin 512'den 434 bin 337'ye tırmandı. Artış oranı yüzde 722...

10.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 10.10.2026 00:18:30
Ömer Nezir
 
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı

Türkiye'nin cezaevi nüfusu son yıllarda dikkat çekici biçimde büyüdü. Adalet Bakanlığının resmi istatistiklerine göre ceza infaz kurumlarında 31 Aralık 2024 itibarıyla 383 bin 663 kişi bulunuyordu. 2025 sonunda ise sayı 401 bin 519'a ulaştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 434 bin 337... Bunların 362 bin 538'i hükümlü, 71 bin 799'u tutuklu... Toplam cezaevi kapasitesi ise 304 bin 278...
Doluluk oranı da yaklaşık yüzde 143...

2002'de rakam neydi?

2002 yılında Türkiye'de toplam cezaevi nüfusu 59 bin 512 kişiydi. Ülke nüfusu 70 milyondu, aradan geçen 23 yılda nüfus yalnızca yüzde 23 artarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Lakin cezaevinde bulunanların sayısı 434 bini aşarak 7.2 katına yükseldi.

Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi

Mersin'de yaşadığı apartmanın 14. katından düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın 34 yaşındaki kızı Sezen Taş, düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi

09.10.2026 17:33:00
AA
 
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşmesi sonucu hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın kızının cenazesi toprağa verildi.

Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundaki işlemleri tamamlanan 34 yaşındaki Sezen Taş'ın naaşı, cenaze nakil aracıyla Mezitli Mezarlığı'na getirildi.

Taş'ın naaşı, öğle namazına müteakip kılınan namazın ardından mezarlıkta defnedildi.

Cenaze törenine Taş'ın babası Atilla Taş, annesi İlkay Sarıköse ve aile yakınlar ile vatandaşlar katıldı.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki sitede yaşayan 2 çocuk annesi Sezen Taş, dün ikamet ettiği apartmanın 14. katındaki daireden düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı

Kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut'un 6. kattan şüpheli düşüşüne ilişkin görülen davada mahkeme nihai kararını verdi. Annesini tasarlayarak pencereden aşağı attığı suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki Tuğyan Ülkem Gülter, hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

09.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye gündemine oturan olayda, sanatçı Gül Tut ("Güllü"), evinin penceresinden beton zemine düşerek trajik şekilde hayatını kaybetmişti. Yürütülen titiz soruşturmanın ardından açılan davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan kızı Tuğyan Ülkem Gülter'i "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" ve "Kadına karşı kasten öldürme" suçlarından en ağır cezaya mahkûm etti.

Kan donduran deliller ve "Hadi Görüşürüz" ses kaydı

Davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlar, teknik incelemeler ve sanığın geçmiş mesajlaşmaları oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından incelenen olay gecesine ait kamera ve ses kayıtlarında, Güllü'nün düşmesinden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşürüüüz" dediği belirlenmiş, bilirkişi raporuyla bu sesin sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanıtlanmıştı. İddianamede, sanığın bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından kavrayarak pencereden aşağı ittiği ileri sürülmüştü.

Ayrıca dosyaya giren mesaj dökümlerinde sanık Gülter'in eski sevgilisi ve yakınlarına annesi hakkında, "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün, ne zaman ölecek?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler gönderdiği ortaya çıkmıştı.

"Malkata" şarkısı kasıtlı mı açıldı?

Karar celsesinde maktulün kardeşi Kader Tut'un avukatları mahkemeye çarpıcı bir kamera ses analizi raporu daha sundu. Raporda, Güllü'nün lavaboya girdiği sırada kızı Tuğyan'ın evdeki arkadaşı Sultan'a, "Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın" dediği, Güllü'nün lavabodan çıkınca Roman havası olan bu parçaya eşlik ettiği duyuldu.

Müşteki avukatları, Güllü'yü odaya çekip planı uygulamak için bu şarkının kasıtlı olarak açıldığını belirterek, evde bulunan ve "yalan tanıklık" ile yargılanan Sultan Nur Ulu'nun da cinayete iştirakten sanık olması gerektiğini talep etti.

Sanık avukatları: "Olay kaza, DNA izi yok"

Sanık müdafileri ise savunmalarında olayın bir kaza olduğunu öne sürdü. Avukatlar, Güllü'nün olay anında 3.53 promil alkollü olduğunu, gözlüklerini takmadığını ve evdeki zeminin kaygan olduğunu belirtti.

Savunmada, "Müvekkilim annesini tutup aşağı atmış olsaydı maktulün üzerinde mutlaka müvekkilimin DNA'sı veya tırnaklarında swap izi olurdu. Ancak dosyada böyle bir somut delil yok" denilerek beraat talebinde bulunuldu.

Gözyaşları içinde son savunma: "İlahi adalete inanıyorum"

Karar açıklanmadan önce son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, mahkeme salonunda gözyaşlarına boğuldu. Suçlamaları reddeden sanık, "Arkam dönüktü, annemin düştüğünü görseydim tutardım. Ben iftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete güveniyorum, öbür dünyada annemle el ele hesap soracağız" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti verilen kısa bir aranın ardından kararını ilan ederek sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e, hiçbir ceza indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kararın okunmasıyla birlikte sanık kürsüsünde hıçkırıklara boğulan Gülter, cezaevine geri gönderildi.

Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış

İstanbul Maltepe'de 5 kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporu tamamlandı. Raporda, yapının ruhsata aykırı inşa edilen son 4 katı için geçmişte iki kez yıkım kararı alındığı ancak bu kararların hiçbir zaman uygulanmadığı ortaya çıktı. Enkazdan alınan beton örneklerinde deniz kabuklarına rastlanırken, gözaltına alınan mimar ve şantiye şefi asli kusurlu bulundu

09.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı binanın alt 3 katı, dün sabah saat 05.40 sıralarında büyük bir gürültüyle çöktü. 5 vatandaşın hayatını kaybettiği, 10 kişinin ise yaralı olarak kurtarıldığı facianın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı. Ortaya çıkan bilirkişi ön raporu, ihmaller zincirini gözler önüne serdi.

Kaçak katlar için alınan yıkım kararları sümen altı edilmiş

Bilirkişi ön raporunda yer alan en çarpıcı tespit, binanın kaçak katlarına yönelik geçmişte alınan ancak uygulanmayan encümen kararları oldu. 1987 yılında inşa edilen yapının ruhsat harici olarak sonradan eklenen 3, 4, 5 ve 6'ncı katlarının tamamen ruhsata aykırı olduğu belirlendi.

Rapordaki detaylara göre, binadaki ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendi.

Bu tutanakların ardından belediye encümeni tarafından 14 Ağustos 1989 ve 11 Haziran 1990 tarihlerinde kaçak katların yıkılması yönünde iki ayrı karar alındı.

Ancak alınan bu yıkım kararları aradan geçen onlarca yıla rağmen uygulanmadı ve kaçak bölümler çökmenin meydana geldiği güne kadar varlığını sürdürerek binaya ekstra yük bindirdi.

Mimar ve şantiye şefi kusurlu bulundu, adliyeye sevk edildi

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları ve bilirkişi heyeti, yapım sürecinde ve sonrasındaki sorumluları da netleştirdi. Hazırlanan ön raporda; binanın mimarı ve yapı ruhsatında fenni mesul olarak görünen Hasan Balcı ile dönemin şantiye şefi/sürveyanı Mevlüt Okumuş, bina sahipleri ve müteahhitler kusurlu bulundu.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan mimar Hasan Balcı ile şantiye şefi Mevlüt Okumuş, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. Binanın resmi mal sahibi D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği öğrenildi.

Betondan deniz kabuğu çıktı

Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte enkaz alanında iş makineleriyle hafriyat alımı ve teknik incelemeler başladı. Uzman ekiplerin incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan aldığı beton örneklerinde, malzemenin kalitesizliğini ortaya koyan deniz kabuklarına rastlandı. Betonun mukavemetini doğrudan düşüren bu malzemenin kullanılması, facianın yapısal nedenlerinden biri olarak rapora eklendi.

Kamu görevlileri için müfettiş devrede

Hadisenin idari boyutu için de düğmeye basıldı. İçişleri Bakanlığı, binanın planlaması, inşası, tadilatı ve yıkım kararlarının uygulanmaması süreçlerinde kamu görevlilerinin ihmali olup olmadığının araştırılması amacıyla 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Müfettişlerin, dönemin belediye yetkilileri ve imar müdürlüğü görevlileri hakkında inceleme yapacağı bildirildi.

Çevredeki 3 bina tahliye edildi

Binanın zemin katının çökmesi ve üst katlarının yana yatması sebebiyle çevre güvenliği en üst seviyeye çıkarıldı. Çökme riski taşıyan yapının etrafındaki 3 bina tedbir amacıyla tahliye edilerek 55 vatandaş güvenli alanlara taşındı. Tahliye edilen vatandaşlardan 44'ü kaymakamlık koordinasyonunda otellere yerleştirilirken, bölgedeki enkaz kaldırma ve kontrollü yıkım çalışmaları devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

09.10.2026 13:11:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz." dedi.

ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi." diye konuştu.

"Türkiye kendisine umut bağlayan insanlara sırtını dönmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki soykırımına ilişkin, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, şöyle devam etti: 
"Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Sadece 2026'nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik."

Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış

İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi

09.10.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, şebeke üyelerinin dolandırıcılık faaliyetlerini organize etmek amacıyla Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde iki ayrı çağrı merkezi kurduğu belirlendi.

Eş zamanlı baskında 95 gözaltı



Suç faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve delillerin eksiksiz toplanması amacıyla düğmeye basan siber polisi, tespit edilen her iki adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, şebeke üyesi olduğu değerlendirilen 95 şüpheli şahıs kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler adliyeye sevk edildi



Gözaltına alınan şüphelilerden 62'si, sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirildi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.