logo
05 AĞUSTOS 2026

‘Sen, sende olmayasın ki, O sende olsun’

"Sen sende olmayasın ki, O sende olsun." İşte ölçü bu. Hz. Musa Kelimullah Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a; "Bana cemalini göster" diyor. "Beni göremezsin" cevabı geliyor

05.08.2026 00:56:00
Haber Merkezi
 
‘Sen, sende olmayasın ki, O sende olsun’
‘Sen, sende olmayasın ki, O sende olsun’
"Sen sende olmayasın ki, O sende olsun." İşte ölçü bu. Hz. Musa Kelimullah Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a; "Bana cemalini göster" diyor. "Beni göremezsin" cevabı geliyor. 

Arifler diyor ki, "Yani sen, sende iken ya Musa, Beni göremezsin. Sen o, 'ene'ni/benliğini bir dağıt bakalım. Yık, at! Bak o zaman nasıl görürsün."  O Tur denilen dağ, senin nefsindir. Onu dağıtıyor, atıyor. Bir de bakıyor, Allah oraya tecelli edince mahvolup gidiyor.

Allah! Allah! Bu ne sevda. İki varlık, iki aslan bir postta oturmaz. Bir ben, bir de O olunca, gelir mi Allah, senin olduğun yere. Onun için Kur'an'ın buradaki nüktesi çok büyük, yüce bir ifadedir. Allah anlayanlardan eylesin!

Muhammed (sav) kendi benliğini kaybedip, Hakk'ı benliğinde hakim kılmış. Yani O'na kul olmuş. Benliği olsaydı, O Muhammed kul olmayacaktı. "Abd" olmayacaktı. Ne olacaktı? Beşer olacaktı.

Bir nükte ile "Ben, sizin gibi bir beşerim" de diyor. "O yönüm de var" diyor. Ama kulluk o kadar üstün ki, O'na çıkmak/miraç etmek için illa da kul olmak lazım. Burası çok mühimdir.

"Beni zikret Ben de, seni zikredeyim"

O halde, "Arif- i billah/Allah ' ı bilmek" kadar kullukta büyük bir gaye yoktur. Allah ' ı bilmek. " Ben insanları ve cinleri ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat 56 ).

Ariflerin birçoğu, ayette geçen, "liya'budun/ibadet etmek için" kelimesini, " Allah' ı tanımak, bilmek" olarak anlarlar. Ben de şimdi ikisini birleştiriyorum. Yani ariflerin dediği ile alimlerin dediğini. Nasıl?

Şöyle ki, itaatle, ibadetle Allah, kulunun kalbine tecelli eder. İbadet ediyorsun. Namaz kılıyorsun. Bilesin ki Allah, kalbine tecelli ediyor. Başka; "Beni zikret ben de, seni zikredeyim." (Bakara suresi 152) buyuruyor.

Peki, ibadetle arif olmak nasıl bir arada oluyor?

Sen, Allah'a, itaatle, ibadetle yaklaştıkça, O'nun ismini andıkça, O'na yöneldikçe kalp kapıların açılıyor. Kalbin O'na doğru yöneliyor.

Allah da, O'na yöneldiğin için sana nurani tecellilerle tecelli ediyor. Ve o tecellilerden O'nu tanıyorsun. " Beni zikret Ben de seni zikredeyim." Allah'ı görmek istiyor musun? " Evet istiyorum!" . Öyleyse Allah' ı bu şekilde severek zikretmeye çalış, vallahi ve billahi O' nu mutlaka tanır ve bilirsin.

Allah'ın, seni zikretmesi, O ' nu tanımandır. Onun için kullukta ki, "arif-i billah " olma, yani Allah ' ı tanıma ne ile mümkün oluyor? İbadetle. Daha ne ile oluyor? Nehiy ,yasak, haram, mekruh vs. diye çizdiği bir sınır var Allah'ın.

Mademki sen imtihan için varsın, kulluktaki nükte de imtihan sırrıdır. İmtihan için varsın. Her şey helal oldu mu, o zaman ne anlaşıldı kulluğundan? Bir sınırın olması lazım. Bir çizgiyi koruman lazım. İradene, nefsine hakim olman lazım.

Burada işte o nehiy/yasak sınırı başlıyor. Kendini, o yasaklardan kolladın mı, korudun mu, hiç merak etme, Allah'ın sevip, seçtiği, nebileri, velileri, şühedası, uleması ile haşrettiği bir kul namzetisin. Allah, bize o makamı nasip etsin! (Prof. Dr. Haydar Baş, Hikmetin Sırları Birinci sohbetten)

Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı

Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi

04.08.2026 14:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının Etimesgut Belediyesine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan tutuklu Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu hakkında yapılan ihbarlar üzerine uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik kan, idrar ve saç örnekleri alındı. Yapılan incelemeler sonucunda Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Öte yandan, Beşikçioğlu'nun 2014 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede esrar kullandığını kabul ettiği ve "esrar içtiğim için pişmanım, bir daha kullanmayacağım" şeklinde beyanda bulunduğu öğrenildi.

Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza


 
 
MHP lideri Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan kanun teklifini imzaladı. Yasanın içeriği ise resmi kanallar yoluyla henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. 
 

04.08.2026 14:26:00 / Güncelleme: 04.08.2026 14:44:30
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılacak "çerçeve yasa" teklifine imza verdi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Grup Başkanlığına gelerek, MHP Genel Başkanı Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ve kendisinin imzalarını teslim etti.

Gün içerisinde, diğer MHP milletvekillerinin de kanun teklifine imza atması bekleniyor.

Yeni Parti'nin kuşkuları var

Öte yandan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, dün Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "AK Parti'nin veya Cumhur İttifakı'nın bu çerçeve yasayı nasıl getireceğini bilmiyoruz. Ama olması gereken eğer ana muhalefetin veya diğer partilerin de katkısı alınmak isteniyorsa, onun Meclis usullerine uygun bir şekilde uygun yöntemlerle yapılması gerekir. Ama şu ana kadar o ciddiyeti ve nezaketi görmüş değiliz" dedi.
Emir, süreçlerin daha katılımcı, şeffaf ve açık olması gerektiğini her defasında vurguladıklarını belirtti.

Taslak muhalefete gösterilmedi

Taslağın üzerinde çalışacak, konuşacak, katkı verecek bir sürecin kendilerine tanınmadığını dile getiren Emir, şunları söylemişti: "Görmediğimiz bir yasa taslağına açıktan, bırakın altına imza atmayı, destek olup olmamayı söylememiz akla aykırıdır. Böyle bir şeyi elbette ki yapamayız. Sadece çerçeve terör yasasını getirelim ama diğer yanıyla demokratikleşme, adalet bir kenarda kalsın, kayyum uygulamaları aynen devam etsin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamaya devam etsinler, onlar birilerini bir şekilde siyasete sokmaya çalışırken veya affetmeye çalışırken aynı zamanda seçilmiş belediye başkanları tutukluluk adı altında fiilen cezaevinde tutulmaya devam edilsin. Elbette ki bu bütün vicdanları kanatacaktır."

AK Parti'den görüşme talebi gelmedi

Emir, bir gazetecinin "AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in çerçeve yasa teklifiyle görüşme talebini net olarak geri çevirdiniz yani?" ifadeleri üzerine, "Biz görüşme talebini geri çevirmedik. Böyle bir görüşme talebi olması gerektiği gibi gelmediği için olması gerektiği gibi isteğin oluşmasını bekleriz" cevabını verdi.

AK Parti yarın toplanıyor
 
Öte yandan AK Parti, yarın TBMM'de yapacağı kapalı grup toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak. Bilgilendirmeyi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala yapacak.

Dirençli yumurtalık kanseri için ilk akıllı ilaç onaylandı

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kemoterapiye karşı direnç geliştirmiş agresif yumurtalık kanseri türleri için geliştirilen hedefe yönelik yeni bir ilacı onayladı. Yapılan klinik testlerde ölüm riskini yüzde 35 oranında azalttığı kanıtlanan bu tedavi yöntemi, geleneksel kemoterapinin aksine sadece kanserli hücreleri hedef alarak yan etkileri en aza indiriyor

04.08.2026 14:20:00
Eyüp Kabil
 
Dirençli yumurtalık kanseri için ilk akıllı ilaç onaylandı
Dirençli yumurtalık kanseri için ilk akıllı ilaç onaylandı
Kadın kanserleri arasında en ölümcül türlerden biri olarak bilinen ve genellikle ileri aşamalarda teşhis edilen platin dirençli epitelyal yumurtalık kanseri için tıp dünyasında devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. Geliştirilen ve seçici bir glukokortikoid reseptör antagonisti (SGRA) olan "Relacorilant" etken maddeli yeni akıllı ilaç, standart tedavilere yanıt vermeyen hastalar için resmi olarak onaylanarak klinik kullanıma sunuldu.

Geleneksel kemoterapiler vücuttaki tüm hızlı bölünen hücrelere saldırarak saç dökülmesi, bağışıklık çöküşü ve şiddetli bulantı gibi ağır yan etkilere yol açarken; bu yeni ajan moleküler düzeyde bir "kilit" görevi görüyor. Kanser hücrelerinin hayatta kalmasını ve kemoterapiye direnç göstermesini sağlayan özel hormon reseptörlerini bloke ederek tümörün savunma mekanizmasını tamamen çökertiyor.

Ölüm Riski yüzde 35 azaldı, yaşam süresi uzadı

Uluslararası düzeyde yürütülen ve çok sayıda hastanın katıldığı kapsamlı faz-3 klinik araştırmasının sonuçları, yeni tedavinin başarısını gözler önüne serdi. Standart kemoterapi ilacı ile kombine edilerek uygulanan bu yeni tedavi protokolü, tek başına kemoterapi alan hastalara kıyasla hastalığın ilerleme riskini yüzde 30, ölüm riskini ise %35 oranında azalttı.

Araştırma verilerine göre, geleneksel tedavilerle ortalama 11,9 ay olan genel sağkalım süresi, bu yeni molekül sayesinde 16 aya kadar yükseldi. Uzmanlar, ileri evre ve dirençli yumurtalık kanseri hastalarında sağlanan bu 4 ayı aşkın net artışın, onkoloji tarihi için çok büyük bir başarı istatistiği olduğunu vurguluyor.

Genetik sınırları ortadan kaldıran tedavi

Yeni ilacın en dikkat çekici özelliklerinden biri de biyobelirteç (genetik mutasyon) sınırlaması olmaksızın kullanılabilmesi oldu. Mevcut pek çok yeni nesil kanser ilacı sadece belirli genetik mutasyonları (BRCA gibi) taşıyan hastalarda işe yararken, bu ilaç herhangi bir genetik tarama şartı aranmaksızın tüm platin dirençli yumurtalık kanseri hastalarında yüksek başarı gösterdi. Hastaların ilacı son derece rahat tolere edebildiği, saç dökülmesi ve ağır organ toksisitesi gibi kemoterapi komplikasyonlarının bu kombinasyonda önemli ölçüde azaldığı rapor edildi.

Onkoloji uzmanları, bu onayın ardından kadın üreme sistemi kanserlerinde tedavi kılavuzlarının tamamen değişeceğini ve bu yöntemin yakın gelecekte erken evre kanser tedavilerinde de ilk seçenek olarak deneneceğini belirtiyor.

Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı


 
Katıldığı bir programdaki açıklamaları nedeniyle hakkında "müstehcenlik" suçundan soruşturma başlatılan Bennu Gerede gözaltına alındı.
 

04.08.2026 12:03:00
Haber Merkezi/AA
 
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, katıldığı programda kullandığı ifadeler nedeniyle Bennu Gerede hakkında müstehcenlik suçundan resen soruşturma başlattı. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, Gerede'yi gözaltına aldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, fotoğrafçı Bennu Gerede hakkında, sosyal medya üzerinden yayın yapan bir programda boynunda taşıdığı ve "vibratör" olarak tanımladığı kolyeyi teşhir etmesi ve yaptığı müstehcen açıklamalar sebebiyle 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatıldı. Gerede, hakkında gözaltı talimatı verildi.

Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde

Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi

03.08.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle resen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki, 17 Temmuz günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.

Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı

İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.

4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahruki'nin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Kabaiş rektörü işaret etti

Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin yürütülmediğini öne sürerek, üniversitedeki güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarına ilişkin sürecin hızlandırılmasını talep etti

03.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kabaiş rektörü işaret etti
Kabaiş rektörü işaret etti
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. ANKA'nın haberine göre olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.

Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.

Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" diye sordu.

"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"

Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.

Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" şeklinde konuştu.

"SORUMLU ÜNİVERSİTE YÖNETİMİDİR"

Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:

"Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin."

"REKTÖRLE İLGİLİ İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.

Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

GÜLİSTAN DOKU ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Kabaiş, Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, "Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?" dedi.

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA'sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.

Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."

Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı

15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunan ekipte yer alan ve Afyonkarahisar'da yakalanan ihraç yüzbaşı terörist Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık yaptığı iddiasıyla tutuklanan Ö.A., ifadesinde, Karatepe'yi inşaatlarda amelelik yapan gariban birisi olarak tanıdığını söyleyerek, "Kendisini Salih Usta olarak biliyordum, gariban biriydi ve Ramazan aylarında ona erzak yardımı yapıyordum" dedi

03.08.2026 15:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı.

Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile polis tarafından gözaltına alınan ve geçtiğimiz hafta sonu sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan Ö.A., ifadesinde olaya dair her şeyi anlattı.

"Aramızda bir samimiyet oluştu, birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur"

Karatepe'yi teyzesinin oğlu S.G., vasıtasıyla inşaatlarda amelelik yaparken tanıdığını söyleyen Ö.A., "Bu kişiyi Salih usta olarak tanıdım. Zaman içerisinde Salih Usta'yı yani günlük ücret karşılığı amelelik yapması için iş yerimde ve inşaatlarda çalıştırdım. Salih Usta diye tanıdığım Burkay'ın yalnız yaşadığını ve gariban biri olduğunu kendi anlatımlarından ve tavırlarından anladım. Ramazan ayında kendisine erzak yardımında bulunuyordum, Kurban Bayramında da kendisine et yardımında bulunuyordum. Bunları Yarenler Mahallesinde bulunan evine götürüyordum. Bu nedenle aramızda bir samimiyet oluştu. Birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur" dedi.

"Kendisine iş yerinde kullanılmayan telefonu ve hattı verdim"

Ö.A., Karatepe ile yakalandığı hücre evine kendisinin akşam saatlerinde götürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

"Salih usta olarak tanıdığım Burkay beni kayıtlı numarasından farklı bir yabancı numaradan arayarak ev sahibi ile aralarında anlaşmazlık olduğunu, bu nedenle yeni bir ev aradığını söyledi. Ben Salih Usta'yı İmaret Caminin önünden aldım, sonra bir yemek yedik. Yemek yediğimiz sırada İnaz Deprem Konutlarından ev bulduğunu bana söyledi ve kendisine oraya bırakmamı istedi. Ben de kendisini İnaz Deprem evlerine bıraktım. İnaz Deprem Konutlarına geldiğimizde oranın boş olduğunu, kimselerin oturmadığını, hatta pencerelerin kırık olduğunu gördüm. Sadece bir tane çekyat vardı. Ben Salih Usta'ya 'elektrik, su olmadan nasıl yaşayacaksın'' diye sorduğumda 'Ben burada 3-4 gün geçici olarak kalacağım, buradan manzara izleyeceğim' dedi. Bende telefon olup olmadığını sordu. Ben de iş yerinde kullanılmayan cep telefonunu ve içerisinde takılı olan GSM hattını kendisine verdim. Orada bulunduğum esnada beraber viski içtik. Ardından onun yanından ayrılıp evime geçtim."

"İnternette gezinirken fotoğrafını gördüm ama kendisi 'bu ben değilim' diyerek inkar etti"

Ö.A., şahsın fotoğrafını internette gezinirken gördüğünü ve bunun üzeri ile kendisiyle irtibata geçtiğini belirterek, "Evimde oturduğum sırada cep telefonumda internette geziniyordum. Bir internet sitesinde Salih Usta olarak tanıdığım kişinin fotoğrafını gördüm, emin olamadım. Hemen Salih ustayı arayarak fotoğraftaki kişinin o olup olmadığını sorduğumda 'yok öyle bir şey, 3-4 gün önce dönerci bir çocuk da arayarak o da öyle bir şey söyledi ancak resimdeki kişi ben değilim' dedi. Kısa bir süre sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları evime geldi, bana Burkay Karatepe'yi tanıyıp tanımadığımı sordular. Bana fotoğraf gösterebileceklerini söyleyince ben de 'gösterin' dedim. Fotoğraf gösterdiklerinde ben 'bu Salih Usta' dedim. Bana bu kişinin Cumhurbaşkanına suikasttan arandığını söylediler. Ben de Salih Usta olarak tanıdığım ancak ismini sonradan Burkay Karatepe olarak öğrendiğim şahsın kaldığı ikameti polislere söyledim. Polislerde bu şahsı yakaladılar" diye konuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi

03.08.2026 14:40:00
AA
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi.

Akın Gürlek'in açıklamasının tamamı şöyle: "Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın büyük çoğunluğu görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirmektedir. Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır.

Hâkimler ve Savcılar Kurulumuz denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin biçimde işletmektedir. Bu çerçevede HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır. Adalet sistemimizin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.