Seni hangi şey gaflete itti?
Seni hangi şey gaflete itti? Tam bir gafil olmanın delili, bir sürü gafille oturup kalkmandır
Haber Merkezi





Ey ahmak, mademki üzerinde bir gerçek işareti bulunmuyor, o hâlde onunla neden arkadaş olursun?
Temeli, bir hiç üzerine atılanla sohbet etme; hem onunla sohbet ne lâzım. Dışına baksan, mühürlü; içine dalsan ayıpların yerleştiğini görürsün. Ve daima, Hakk'a karşı geldiğini anlarsın.
Gelmesi arzu edilen iyi hâller, omuz büküp oturmakla olmaz. Gözlere ayıklık sürmesini çekmeden bir sürü süs sürmek mâna taşımaz.
Halk çevreni sararsa aldanma; o hâlde bir hikmet bekleme. Zor işleri yapmakla da bir şey ele geleceğini umma...
Ey aklı kıt, bizim işaret ettiğimizi temenni edersin; şu tarafa da döner dilencilik yaparsın. Halkın, çevreni sarmasını istersin. Topladığın şeylerin daha da artmasını umarsın. Bu hâlinle nasıl senin için felah ümidi olur?
Nedir bu hâlin? Şaha bir kapıcı olsaydın, onu arayanlara, yerinde olduğunu haber vermek şerefini kazansaydın, olmaz mıydı? Ve soranlara onun hikâyesini nakletseydin, olmaz mıydı?
Onun vahdet âlemini bulsaydın, olmaz mıydı? Halkı bir aile ocağın sayıp onlardan ayrı bir yerde yaşasaydın; kapına geldikleri zaman kendilerine yarar eşyayı bulup alsalardı, olmaz mıydı?
Senin için ev, halkın gözünden uzak olan âlemdir. Senin için yuva, kalbindir. Senin için yer, iç âlemdir. Senin için yurt, Rabbinle sohbet, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçmaktır. Ve O'nun kader icabına, ettiğine uymaktır.
Yaptığın duada ve sarf edeceğin gayrette halkın nasibi vardır. Olur ki, bir göz için bin göze ikram edilir.
Gizli olarak büyük, kerîm zâtlara iyilik edersen, Rabbine tâat etmiş olursun. Allah yolcularına ikram eder, nefsini ortaya atmazsan, sana kerîm sıfatı verilir. Sen kerîm olursan, hürmetine bin göz kurtulur. Aile efradına belâ inmez. Hattâ, senin hürmetine komşuların, bulunduğun ülke halkı bile kurtulur.
Artık nasibin, olmayacak işler peşinde koşmak oldu; durmadan zahmet çekici oldun. Ömrünün sonuna kadar kapı kapı dolaşacaksın. Senin nasibin bu. Hâlin böyle...
Ya senin için ne zaman zahmet çekilecek? Halk, ne zaman sana koşacak ve manevî gıdasını taleb edecek? Halk, senden manevî bir fayda almak için ne zaman kapını aşındırmaya başlayacak?
Senin için ne zaman ağyara veda edilecek? Ne zaman çevrende çadırlar kurulacak? Ne zaman şahın katına bezenip varacaksın?
Temizliğin, ehliyetin, liyakatin ne zaman açığa çıkacak? Şahın huzuruna alınmaya ne zaman lâyık olacaksın?
İlâhî hazineden ne zaman lâkabın çıkacak? Hakk'ın seninle iftihar ettiği ne zaman belli olacak? Ne zaman peygamberin temiz sülâlesine tertemiz olarak katılacak ve onun bereketini almaya lâyık olacaksın?
İlim sahipleri, sözde, işte, hâlde, Peygamberin (s.a.a.v) vârisleridir. İsim ve şöhretle ona vâris olmak olmaz; yalnız isimle, ondan sırf maddî bir lâkab kapmakla işler yürümez. Nübüvvet bir isim olup, risalet ise, İlâhî bir lâkabtır.
Ey cahil, sen nübüvvet ve risalet hâlini bulamazsın. Bedel olmaya, gayb erlerinden olmaya bak.
Bir Âyet-i Kerimede şöyle buyurulur: "Siz âhiretten geçip, dünya hayatına razı mı oldunuz?" (Tevbe/38)
Dünya hayatı, nefsin, tabiî hâlin ve kötü arzularındır.
Bu dünya hayatı yok denecek kadar geçicidir. Şehvet ve kederlerle doludur. Ve senin de onda bir kısmetin vardır.
Dünya odur ki, bütün duygularınla sarılır, alırsın; ama hiçbir şey ebedî senin olmaz. Hiçbir mülke sahip olman kabil olmaz.
Dünyada mutlak ve katiyetle gerekli hemen hiçbir şey yok gibidir. Bütün şehvet alanı senin olsa ne önemi var? Sahip olmak istediğin şeylerin çoğu da bunlar gibi.
Dünyada senin olacak bir yuva olmaz. Her bakımdan seni örtecek bir libası, doyuracak ekmeği bulamaz, sükûneti verebilecek bir zevceye eremezsin.
Dünya hayatı denince, Hakk'ı bir yana atıp halka yüzünü çevirmek akla gelir.
Heva adı ile anılan boş arzu ve aslı olmayan şeylere bağlanmak, imanın, ibâdetin tam tersidir.
Sebeple, onu Yaratan arasında tam bir tezat vardır. Dış âlem, iç âlemin zıddıdır." (Abdülkadir Geylani Hazretleri Fethu'r Rabbani eserinden)



















































































