logo
04 MART 2026


Şer ittifakının hedefi

06.04.2002 00:00:00
İsrail işgali genişliyor. Şaron, insanları, insanlığı, çocukları, BM kararlarını çiğneye çiğneye ilerliyor.

ABD'nin İsrail'e cesaret veren sessizliği, Türkiye'ye yönelik soykırım iddiaları ile tarihte olan bitenin hesabını soran AB'nin İsrail'in naklen yayın soykırımı karşısında sus-pus olması, İsrail'e doping etkisi yapıyor olmalı.

Hele İsrail'in kan ve barut kokuları ile Filistin'i ateşe verdiği bir anda Türkiye'nin tank ihalesini iptal etmemesi İsrail'i büsbütün pervasızlaştırdı.

ABD ve Avrupa'nın sessizliği, 11 Eylül sonrası küresel konseptin müslümanlara karşı judeo-critien ittifak şeklinde oluşturulduğu tespitini haklı çıkarıyor.

Kimi analistlere göre 11 Eylül hadisesinin de Şaron mezaliminin de arkasında bu tehlikeli inanç ittifakı yatıyor.

ABD Hıristiyan Sağı ile İsrail arasındaki tuhaf birlikteliğin dünyayı felakete sürüklemesi ile karşı karşıyayız.

ABD'nin üçte birini etkisi altına alan fundemantalist Hıristiyan evangelistleri ile, İsrail aşırı sağı arasındaki tehlikeli ittifaktır bu.

Her ikisi de barış sürecinin sona ermesini istemekte, her ikisi de İncil'in emri olarak nitelendirdikleri bir Armagedon (kıyamet savaşı) istemektedir.

İki inanç akımı da birbirini sevmiyor. Fakat birbirlerini kullanıyorlar. Yani mesele din değil, dini inançları kullanarak, dünyayı ateşe vererek egemen olma savaşı.

Aşırı Hıristiyan inancının siyasetteki uzantıları Reagan, Bush çizgisindeki Cumhuriyetçiler.

Aşırı Yahudi inancının siyaset ve bürokrasideki uzantıları Dick Cheney gibi şahin kanadı temsil eden başkan yardımcıları.

Bu ittifakın dünyayı ateşe vereceği mekân da Arz-ı Mev'ud coğrafyası yani tarihi Mezopotamya.

Geniş bilgi almak isteyenler ABD'li gazeteci Grace Hallsell'in "Armagedon, Hıristiyan kıyametçiliği ve İsrail" kitabına bakabilirler.

İnsanlığın vicdanını kanatan Şaron zulmüne ABD'nin pişkin yaklaşımı ve 11 Eylül saldırısının sis perdesinin aralanmamış olması ancak bu inanç ittifakı ile açıklanabilir.

11 Eylül saldırısında hiçbir Yahudinin burnunun kanamamış olması ve akabinde ABD'nin İslam ülkelerini hedef alması ve Şaron'un etnik temizliğe başlaması bu kıyamet savaşının taşlarının ABD derin devletince önceden döşendiğini gösteriyor.

Ecevit ABD müdahale etmezse radikal İslam güçlenecek diyor.

Ne hikmetse Ecevit gibiler radikal Yahudiliğin, radikal Hıristiyanlığın yükselişinden endişe etmiyor.

Bir de dün bu Yahudi lobileri ile kırıştıranların bugün Filistin olayına karşı milli duruştan bahsetmesi yok mu?

Güler misin ağlar mısın. Bu toz duman arasında yükselen soylu sese kulak verin:

"Türkiye batarsa kainat batar. Ortadoğu'da yaşanan manzarayı görmüyor musunuz?

Türk'ün olduğu yerde adalet vardı, merhamet vardı, insanlık vardı, medeniyet vardı. İnsanlığın bütün bu değerleri doya doya yaşayabilmesi için hür, bağımsız, lider bir Türkiye için çalışmaya var mısınız?"

Bu sözlerin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş. Türkiye'nin değil insanlığın da umudu.
 
İbrahim Berk / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.