HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu

25.02.2015 00:00:00
Üç dört yıl öncesini hatırlayın. Ne esip gürlemelerdi öyle. ABD'nin Suriye lideri Esad'ın ipini çekeceklerini zannettikleri yıllardı.Atlantik ötesinden aldıkları gazla bir devrin Başbakanı Tayip Erdoğan esiyordu. Bir devrin Dışişleri Bakanı Davutoğlu gürlüyordu.Haçlı dopingi ile kendinden geçen AKP iktidarı, Suriye'ye savaş ilan etmişti.Hazretler ateş lavları saçıyordu. Kendilerini iyice bu coğrafyanın şahı diye bellemişlerdi.Artık bu coğrafyada Türkiye'den habersiz değil sınırların çizilmesi, kuş dahi uçmayacak, yaprak dahi kımıldamayacaktı. Böyle buyurmuştu 'TürkKissinger' iltifatlarıyla sermest olan Davutoğlu. Ve bir de tarih vermişti üç ay içinde Esad gidecek, Şahımız Şam Emeviyye Camii'nde Cuma selamlığına duracak, İslam dünyası yeni halifeyi ruyi zemininin eteğini öpecekti.Ne zaman ki ABD senaryosunu değiştiriverdi bizimkilerin şah olmak şöyle dursun zavallı sahipsiz piyonlar olarak savrulduğunu cümle alem gördü.O kadar ki Esad'ı yok etmek için efendilerinin ürettiği ve türettiği IŞİD vahşi filleri, Ortadoğu satranç tahtasını kana bulamakla kalmamış sınırlarımızın içine kadar dalmışlardı.Musul elçiliğimizin rehin alınması, vatan toprağımızın sembolik parçası Süleyman Şah'ın zaman zaman kuşatılması Türkiye'yi yönetenlerin ABD fillerinin ayakları altında piyon gibi savrulduklarını göstermişti.Ama yine illüzyonist yandaş medya gözbağcılığı sayesinde durumun vahametini kamuoyundan gizlemeyi başarmışlardı.Musul elçiliğinin rehin alınması değil seçim öncesi elçiliğin IŞİD rehinelerinden kurtarılması öne çıkarılmış, Süleyman Şah Türbesi'nin kuşatıldığı haberleri, Erdoğan ve Davutoğlu'nun 'Süleyman Şah Türbesi vatan toprağımızdır, kırmızı çizgimizdir dokunanı yakarız' gürültüsü ile gerçekler örtbas edilmişti.Bu yalanlarla yetineceklerini sananlar fena halde aldandıklarını son operasyon sayesinde bir kez daha görmüş oldu.Aman Allah'ım, Pazar gecesi yine ülkemiz iktidar ve yandaş medyası sayesinde topyekün yalan saldırısına uğradı. Hem de koskoca Türk Ordusu'nu yalan şovuna alet ederek.Medyaya servis edilen Amerikanvari operasyon fotoğrafları, uçaklar, zırhlı araçlar, haritalar ve nokta hedefler?Sanki Türk ordusu Suriye'ye girmiş, IŞİD çetelerini temizlemiş, PKK kantonlarını dağıtmış ve Suriye devleti teslim olmuş.  Gerçekse onurlu bir milletin kafasını taşlara vurduracak kadar onur kırıcı.Ne o acı gerçek? Koskoca bir Türk devleti PKK silahlı güçlerini bilgilendirerek, onların eskortluğunda Süleyman Şah Türbesi'ne gidiyor, Türk bayrağını indiriyor, naaşı kaldırıyor, türbeyi havaya uçuruyor ve vatan toprağını IŞİD çetelerine bırakıp, işlediği suçu örtmek için Türkiye sınırında Suriye Eşmesinde eştiği yeri vatan toprağı ilan ederek milleti avutuyor.Hani vatan toprağıydı, hani kırmızı çizginizdi? Aslında AKP bu operasyonla Türk milletinin ve Türk devletinin kırmızı çizgilerini çiğneyerek hem millete hem devlete karşı suç işlemiştir.Nasıl mı? Buyurun anlatalım: AKP iktidarı 928 yıllık vatan toprağını terk ederek ihaneti vataniye suçu işlemiştir. Başbakan'ın 'vatan toprağımızı intikal ettirdik' ifadesi bir suç itirafıdır. Vatan toprağı gezici, portatif toprak değildir, sınırda bir yer eşerek, orayı o devletin ve uluslararası hukukun izni olmadan vatan toprağı ilan ederek suçunuzu örtbas edemezsiniz. Bu algı operasyonunu ikna olmak için bahane arayan fanatik tabanınıza yutturabilirsiniz.Süleyman Şah türbesini havaya uçurarak tarihe, millete ihanetinizi tescillemiş oldunuz. Havaya uçurulan Türbe değil, Türkiye'nin dış politikasıdır, itibarıdır ve onurudur. Anadolu'yu vatan yapan Süleyman Şah milletin kalbinde diridir. Suriye Eşmesine gömülen Süleyman Şah değil, çakma padişahtır. Havaya uçan türbe değil, sahte Osmanlıcılık taslayan kifayetsiz muhterislerdir. Gemileri karadan yüzdüren bir nesilden Türbeleri karadan yürüten bir nesile dönüşmenin trajik fotoğrafıdır bu. Bin bir askeri cihazla süslü şovundan tarihe kalacak olan şu itiraf cümleleriniz olacak Sayın Başbakan: "Türk toprağı Süleyman Şah'ı boşalttık. Türbe ve karakolları yıkıp geri çekildik. Vatan toprağını intikal ettirdik. Operasyon çok başarılı geçti."Bu tarihin ve hukukun önünde suç itirafıdır, not düşüle.Cumhuriyet döneminde ilk kez vatan toprağını AKP terk etti.Eskiden türbeleri Taliban, IŞİD çeteleri yıkardı, şimdi AKP yıktı. Neymiş efendim askerlerimizin güvenliği için başka yol yokmuş. ÖSO çetelerini, Nusra teröristlerini donatacağınıza vatan toprağını koruyan Mehmetçiği donatsaydınız da bu millete bu zilleti yaşatmasaydınız. Zamanlama manidar. AKP, ABD ile ÖSO teröristlerini eğitip donatıp takviye ederken vatan toprağından Mehmetçiği tasfiye ediyor. Bence bu eşzamanlı iki operasyon milletimize uyan borusu çalıyor. Bağımsız Türkiye diye haykırmak için daha hangi musibetleri bekleyeceksin Eyyy Türk Milleti.2002 yılından beri Anadolu semalarında yankılanan bir kutlu sese kulak vermenin vakti geçiyor: ''Türk milleti ayağa kalkıyor. Türk milleti ayağa kalk. Ayağa kalk Türk milleti.''Aradığın ses bu sestir. Aradığın nefes bu nefestir. Bu nefes Ehli Beyt nefesidir. Bu ses Ehli Beyt nefesi soluyan Prof. Dr. Haydar Baş'ın sesidir. Kurtuluş, seçimlerde milletimizin Bağımsız Türkiye'yi Meclis'e taşıma operasyonudur. O kadar.
 
İbrahim Berk / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.