Sezar'dan Mevlana'ya, Kaleden Sofraya: Tokat
"900 Adımda 900 Yıl" sloganıyla tanınan, Anadolu'nun köklü kültür mirasına sahip Tokat, her köşesinden tarih fışkıran sokakları ve dillere destan mutfağıyla bir açık hava müzesini andırıyor
08.02.2026 23:50:00 / Güncelleme: 08.02.2026 23:55:11
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





"900 Adımda 900 Yıl" sloganıyla tanınan, Anadolu'nun köklü kültür mirasına sahip Tokat, her köşesinden tarih fışkıran sokakları ve dillere destan mutfağıyla bir açık hava müzesini andırıyor.
İşte Hititlerden Osmanlı'ya, doğasından kebabına kadar Tokat:
Tarihin Tanığı: Kuruluş ve Tarihi Eserler
Tokat, M.Ö. 3000'li yıllara uzanan tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Hititler, Frigler, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılar şehrin dokusunda silinmez izler bırakmıştır.

Tokat Kalesi ve Drakula: Şehrin merkezinde sarp kayalıklara kurulu kale, dünyaca ünlü "Kazıklı Voyvoda" (Kont Dracula) olarak bilinen III. Vlad'ın tutsak edildiği yer olarak gizemini koruyor.
Veni Vidi Vici (Zile Kalesi): Roma İmparatoru Jül Sezar'ın meşhur "Geldim, gördüm, yendim" sözünü söylediği yer burasıdır.

Yağıbasan Medresesi: Anadolu'daki ilk tıp eğitimi verilen medreselerden biri olarak bilim tarihine ışık tutar.
Sulusokak ve Taşhan: Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerinden biri olan Taşhan, bugün hâlâ el sanatları ve bakırcılığın kalbinin attığı yerdir.

Doğa Harikası: Ballıca'dan Kaz Gölü'ne
Tokat, sadece taş yapılarıyla değil, nefes kesen doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerini büyülüyor.
Ballıca Mağarası: UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan mağara, "soğan sarkıtları" ve kristal oluşumlarıyla dünyanın sayılı mağaraları arasındadır. Havasının astım ve KOAH hastalarına iyi geldiği söylenir.

Kaz Gölü: Göçmen kuşların uğrak noktası olan bu göl, huzur arayanlar ve kuş gözlemcileri için tam bir cennet.
Almus Baraj Gölü: Masmavi suları ve çevresindeki yemyeşil ormanlarla bölgenin en popüler mesire ve su sporları alanıdır.

Gastronomi Şehri: Tokat Kebabı ve Ötesi
Tokat mutfağı, tarladan sofraya en taze ürünlerin buluştuğu zengin bir sofradır.
Tokat Kebabı: Özel fırınlarda, kuzu eti, patlıcan, domates ve biberin dikey şişlerde pişirilmesiyle yapılır. Bu kebabın sırrı, sebzelerin etin yağıyla lezzetlenmesidir.
Tokat Batı: Mercimek, bulgur, ceviz ve ince kıyılmış dereotu ile yapılan, asma yaprağıyla tüketilen soğuk ve ferahlatıcı bir yöresel yemektir.

Zile Pekmezi ve Niksar Cevizi: Beyaz rengiyle ünlü meşhur Zile pekmezi ile dünyanın en kaliteli cevizleri arasında gösterilen Niksar cevizi, şehrin tescilli lezzetleridir.
Tokat Yağlısı: Kahvaltıların vazgeçilmezi olan bu özel çörek, kat kat hamuru ve çıtırlığıyla ünlüdür.

Biliyor muydunuz?
Mevlana Celaleddin Rumi, Tokat için; "Tokat'a gitmek gerek, çünkü Tokat'ta insan ve iklim mutedil (ılıman/dengeli)dir." diyerek şehre olan hayranlığını dile getirmiştir.
İşte Hititlerden Osmanlı'ya, doğasından kebabına kadar Tokat:
Tarihin Tanığı: Kuruluş ve Tarihi Eserler
Tokat, M.Ö. 3000'li yıllara uzanan tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Hititler, Frigler, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılar şehrin dokusunda silinmez izler bırakmıştır.

Tokat Kalesi ve Drakula: Şehrin merkezinde sarp kayalıklara kurulu kale, dünyaca ünlü "Kazıklı Voyvoda" (Kont Dracula) olarak bilinen III. Vlad'ın tutsak edildiği yer olarak gizemini koruyor.
Veni Vidi Vici (Zile Kalesi): Roma İmparatoru Jül Sezar'ın meşhur "Geldim, gördüm, yendim" sözünü söylediği yer burasıdır.

Yağıbasan Medresesi: Anadolu'daki ilk tıp eğitimi verilen medreselerden biri olarak bilim tarihine ışık tutar.
Sulusokak ve Taşhan: Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerinden biri olan Taşhan, bugün hâlâ el sanatları ve bakırcılığın kalbinin attığı yerdir.

Doğa Harikası: Ballıca'dan Kaz Gölü'ne
Tokat, sadece taş yapılarıyla değil, nefes kesen doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerini büyülüyor.
Ballıca Mağarası: UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan mağara, "soğan sarkıtları" ve kristal oluşumlarıyla dünyanın sayılı mağaraları arasındadır. Havasının astım ve KOAH hastalarına iyi geldiği söylenir.

Kaz Gölü: Göçmen kuşların uğrak noktası olan bu göl, huzur arayanlar ve kuş gözlemcileri için tam bir cennet.
Almus Baraj Gölü: Masmavi suları ve çevresindeki yemyeşil ormanlarla bölgenin en popüler mesire ve su sporları alanıdır.

Gastronomi Şehri: Tokat Kebabı ve Ötesi
Tokat mutfağı, tarladan sofraya en taze ürünlerin buluştuğu zengin bir sofradır.
Tokat Kebabı: Özel fırınlarda, kuzu eti, patlıcan, domates ve biberin dikey şişlerde pişirilmesiyle yapılır. Bu kebabın sırrı, sebzelerin etin yağıyla lezzetlenmesidir.
Tokat Batı: Mercimek, bulgur, ceviz ve ince kıyılmış dereotu ile yapılan, asma yaprağıyla tüketilen soğuk ve ferahlatıcı bir yöresel yemektir.

Zile Pekmezi ve Niksar Cevizi: Beyaz rengiyle ünlü meşhur Zile pekmezi ile dünyanın en kaliteli cevizleri arasında gösterilen Niksar cevizi, şehrin tescilli lezzetleridir.
Tokat Yağlısı: Kahvaltıların vazgeçilmezi olan bu özel çörek, kat kat hamuru ve çıtırlığıyla ünlüdür.

Biliyor muydunuz?
Mevlana Celaleddin Rumi, Tokat için; "Tokat'a gitmek gerek, çünkü Tokat'ta insan ve iklim mutedil (ılıman/dengeli)dir." diyerek şehre olan hayranlığını dile getirmiştir.























































