logo
16 ŞUBAT 2026


Şia-Sünni kardeştir, ayırım yapan

02.10.2014 00:00:00
Her devirde boyacı ve fırçacılar olduğu gibi bu devirde de var, hem de mebzul miktarda.Elinde bir kutu boya, bir de fırça, kulakları da gelecek seste; Hz. Ali'den bahseden, Hz. Fatma validemizi anlatan, Hz. Hasan ve Hüseyin'den söz eden, Kerbela faciasını yâd edip ağlayan, Kerbela'nın katillerine ve canilerine lanet okuyan bir ses mi duydu hemen yaftayı yapıştırıyor: "Şia olmuş.""Şia olmuş" yaftasını da öyle yapıştırıyor ki, yaptığı vurgudan, sergilediği jest ve mimiklerden, cühela takımı rahatlıkla "dinden çıkmış" anlamını çıkarabiliyor.Ayıp değil mi, günah değil mi, yazık değil mi bu millete?Bilgiye, bilginin kaynağına ulaşmanın bu kadar kolaylaştığı bir çağda; "Şia'daki 12 İmam inancı herhalde Zerdüştlükten geçmiştir" diyen ilahiyat profesörlerine rastlamak ne kadar acı.Yıllardan beri Kerbela faciasının, katliamının yıldönümünde Şii Müslümanların sergilediği yas görüntülerini, döktükleri gözyaşlarını aşırılıkla eleştirenler, bir kere de başlarını ellerinin arasına alıp düşünmediler ki, acaba biz niye ağlamıyoruz, ağlayamıyoruz.Âlemlerin Efendisinin vefatının üzerinden daha yarım asır geçmişken, sünnetin en yakın ve canlı şahitleri olan evlad-ı Resûl'ü kılıçtan geçirenleri, mübarek başlarını bedenlerinden ayıranları, aklamak için kılı kırk yarmak, kırk dereden su getirmek nasıl bir imanın tezahürüdür, nasıl bir anlayışın sonucudur?Böyle bir iman, böyle bir anlayış, sahiplerini yarın Allah'ın Resûlü ile, ciğerpareleri dilim dilim doğranan Hz. Fâtıma ile ve İmam Ali ile karşı karşıya getirmeyecek mi?Bu nasıl bir sünnete bağlılık iddiasıdır ki, Peygamberin evinde ve elinde büyüyen, eğitiminden geçmiş olan mübarek torunlarını kılıçtan geçirenlerden, dolayısıyla sünneti kökünden kurutmak kastinde bulunanlardan yana tavır alıyorsunuz, onları aklamak için kırk dereden su getiriyorsunuz?"Şüphesiz ki Allah'a ve Resûlü'ne eziyet verenlere Allah hem dünyada, hem ahirette lânet etmiştir. Onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır." (Ahzab, 57).Kerbela'da torunlarına yapılan muameleden Hz. Peygamber Efendimizin, çocuklarına karşı işlenen cinayetten Hz. Ali (r.a.)'ın, dolayısıyla Cenab-ı Hakk'ın incinmediğini söyleyebilecek bir vicdan sahibi olabilir mi?Böyle bir faciaya ağlayan Müslümanları aşırı gözyaşı dökmekle suçlayanların dönüp kendi vicdanlarına, kendi katılaşmış kalplerine bakmaları lazım.Elinde boya kutusu ve fırça ile dolaşıp, Ehl-i Beyt'ten söz eden herkese "Şia olmuş" yaftası yapıştıran âlim görünümlü şarlatanların yüzünden Ümmet-i Muhammed, "ilim şehrinin" kapısından dolayısıyla bizzat "ilim şehrinden" uzak tutulmuş ve o kaynaktan mahrum bırakılmıştır."Beni kaybetmeden önce sorun benden. Allah'ın Kitabı'nı sorun benden. Çünkü ben bir ayet nazil olduğu zaman, gece mi yoksa gündüz mü, düzlükte mi yoksa tepede mi nazil olduğunu biliyorum. Allah'a and olsun nazil olan ayetlerin hepsinin nüzul sebeplerini, nerde nazil olduklarını ve kime nazil olduklarını biliyorum. Çünkü Rabbim bana fasih bir dil ve algılayıcı bir kalp bağışlamıştır." (Hz. Ali).
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.