Üzerinde yaşadığımız toprakların, uğruna sayısız şehit verdiğimiz coğrafyanın yer altındaki hazinelerine ulaşmanın, madenlerini çıkarıp istifade etmenin şifresini bir türlü çözemedik.Bu şifreyi kim kime ve niye, neyin karşılığında verdi bilmiyoruz.Toprağının altı ile üstü ile gayet zengin olan bu coğrafyanın zenginliklerini, kaynaklarını, bu vatanın vatandaşları olan bizler sadece konuşuyoruz, tartışıyoruz, hatta bazılarımız hala böyle kaynaklara sahip olduğumuzu dahi kabul etmiyor.Bu ülkenin çilekeş insanlarının şu kadar milyonu açlık sınırının altında yaşarken, şu kadar milyonu yoksulluk sınırında dolaşırken, şu kadar milyon genci asgari ücrete çalışmaya akşamdan razı olmuşken, bu ülkenin kaynakları, madenleri el altından götürülüyor.Kırk haramilerin şifresinde olduğu gibi ecnebi şirketler ne yapıyor, nasıl ediyorlarsa "açıl susam açıl" diyerek Anadolu coğrafyasının hazinelerine ellerini kollarını sallayarak dalıp çuvallarını, heybelerini dolduruyorlar da sıra bize gelince kapılar kapanıyor ve bir daha da açılmıyor.Bu şifreyi bunlara veren eller, veren kafalar, veren zihniyetler bu toprakların asıl sahibi olan bu çilekeş milletten neden saklarlar, neden şifreyi bunlara da vermezler?Kaynaklarımızın planlı ve programlı bir şekilde küresel tefeci şirketlere aktarılmasına ve bu milletin bir çoğunun açlık sınırının altında yaşamaya çalışmasına birileri "istikrar" diyor ve ne yazık ki millet de buna inanıyor.Bir ses; "istikrar sürsün mü?" diye bağırıyor, ayarlanmış, ezberletilmiş kitleler de koro halinde "sürsün" diye karşılık veriyorlar.İstikrarın sürmesini isteyenler, anlarsınız ya, istikrara oy versinler!Bunların dedikleri türden istikrar sürdükçe sürünenlerin sayıları üçe-beşe katlanıyor.Millet dönüp demiyor ki her defasında istikrar için oy dediniz verdik, siz de bir kez olsun şu kaynaklarımıza ulaşmanın şifresini bize verin ne olur.Millet dönüp demiyor ki, neden her defasında dağlarımızın hem de yanmayan kömürlerinden üç-beş torba bize düşüyor da, dağlarımızın altınları, gümüşleri, borları, toryumları hep ecnebi şirketlere, küresel tefecilere düşüyor.Millet dönüp demiyor ki, istikrar sürüyor biz sürünüyoruz, istikrar sürüyor şifreyi çözen tefeciler malımızı, madenimizi, servetimizi götürüyor, neden?Galiba iş şifrede düğümleniyor.Şifreyi bu millete değil de küresel tefeci şirketlere ve devletlere verenlerin şifrelerini bir kere ve öncelikle çözmek gerekiyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026





























































