logo
18 TEMMUZ 2026

Şiir Köşesi

08.04.2002 00:00:00
 
Hz. Hûd (as)Hak Teala o güneşe hiç durmadan yan, dediSıcağında ılıman ol yanmasın insan, dedi

Yağmurlar esen rüzgar onu tesbih ediyorSadece O görüyor sadece O biliyor

Gördüğünüz o yıldızlar O'nun emriyle gezerKudreti sonsuz olandır ne yorulur, ne bezer

Zatıyla her yerde vardır, Arş'ın üstünde dururYalnız O'nun şanındadır, hem azamet hem gurur

Pis putları terk ediniz Rabb'ime kul olunuzGelin Beni dinleyin felâkettir sonunuz

Hûd'un pervasız halini hayretle izledilerYarımız kadar olan Hûd ne cesurmuş, dediler

Yalnış mı duyduk acaba, gerçekleri mi diyorBize meydan mı okuyor, neyine güveniyor

Bir kenara çekilerek istişare ettilerOy birliği halinde şu kararı verdiler

Dediler ki Ey Hûd, sana inanmıyoruzDediğin Tanrı olmaz saçmadır sanıyoruz

Gerçi yalan söylemezsin Seni tam tanıyoruzFakat, dediklerin olmaz buna kanamıyoruz

Kral Halcan dedi ki sözlerin doğru iseO Rabb'inin kudretinden bir azap getir bize

Hûd (as) dedi emin misin gitsem mi Rabb'imizeYiğitlik çare değildir, olacak halinize.

Arslan A?AN

Malatya'da deprem


 
 Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

18.07.2026 06:36:00 / Güncelleme: 18.07.2026 07:14:58
Haber Merkezi
 
Malatya'da deprem
Malatya'da deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20'de, merkez üssü Malatya merkezde bulunan ve ilin en kalabalık ikinci ilçesi olan Battalgazi'de 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin yerin 15.59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.
 
Saha taramaları başladı
 
Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi.
Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Olumsuz bir durum yok
 
Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen deprem sonrası olumsuz bir tespitin olmadığını, tüm ihbarları değerlendirdiklerini bildirdi. Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Güzel Malatya'mıza geçmiş olsun. Battalgazi'de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz."

Çevre illerde de hissedildi
 
AFAD, Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi.
AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor


 
Tuz, yaşam için vazgeçilmez olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde başta böbrekler olmak üzere kalp, damar sistemi ve birçok organ üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

18.07.2026 02:28:00
MURAT ÇORBACI
 
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor

Prof. Dr. Murathan Uyar, özellikle Türkiye'de önerilen miktarın oldukça üzerinde tuz tüketildiğine dikkat çekerek, küçük alışkanlık değişikliklerinin uzun vadede büyük sağlık kazanımları sağlayabileceğini vurguladı. Uyar, şunları söyledi: "Sabaha zeytin ve peynirle başlıyoruz, öğlen bir dilim ekmekle yemeğimizi tamamlıyor, akşam da çoğu zaman farkında bile olmadan tuz tüketmeye devam ediyoruz. Üstelik yemek daha ağzımıza gitmeden elimiz tuzluğa uzanıyor. Oysa bu küçük beyaz kristaller, yaşam için vazgeçilmez olduğu kadar, fazla tüketildiğinde sağlığımızı sessizce tehdit eden en önemli etkenlerden biridir.

Aslında ihtiyaç duyulan sodyum

Tuz, yaklaşık yüzde 40 sodyum ve yüzde 60 klorürden oluşur. Vücudumuz için gerekli olan aslında sodyumdur. Sinir hücreleri onun sayesinde haberleşir, kaslarımız onun sayesinde kasılır, kalbimiz düzenli çalışır ve hücrelerimizdeki su dengesi korunur. Kısacası sodyum olmadan yaşam mümkün değildir. Ancak doğa bize ihtiyaç duyduğumuz sodyumu zaten sunuyor. Sebzelerde, süt ürünlerinde, etlerde ve birçok doğal besinde yeterli miktarda bulunuyor. Sorun, ihtiyacımızdan çok daha fazlasını tüketmeye başlamamızla ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihinin büyük bölümünde insanlar günde bir gramdan bile az tuz tüketiyordu. Besinler doğal hâlleriyle yeniyor, hazır gıdalar ise henüz hayatımıza girmemişti. Günümüzde ise işlenmiş gıdalar, fast-food ürünleri, hazır soslar, atıştırmalıklar ve ekmek sayesinde çoğu kişi farkında olmadan önerilen miktarın birkaç katı tuz alıyor. Dünya Sağlık Örgütü, günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini öneriyor. Ne yazık ki Türkiye'de yapılan çalışmalar ortalama tüketimin bunun yaklaşık üç katına ulaştığını gösteriyor.

Peki fazla tuz vücudumuza ne yapıyor?

İlk hedef damarlarımız oluyor. Kandaki sodyum arttıkça vücut daha fazla su tutuyor. Damarların içindeki sıvı miktarı yükseliyor ve bunun sonucu olarak tansiyon artıyor. Yüksek tansiyon ise yıllarca hiçbir belirti vermeden kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları yıpratıyor. Bu nedenle hipertansiyona boşuna 'sessiz katil' denmiyor."

Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı

Yunan yönetimi, 2026-2027 eğitim yılı öncesi Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 8 Türk azınlık ilkokulunun kapısına kilit vurdu. Bölgedeki Türk okullarının sayısı 76’ya gerilerken, Türk azınlık temsilcileri Lozan Antlaşması’na aykırı uygulamalara tepki gösteriyor

17.07.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim haklarını sistematik olarak kısıtlamaya devam ediyor. TRT Avaz'ın aktardığına göre, Yunan Eğitim Bakanlığı'nın kararıyla Rodop, İskeçe ve Meriç illerinde faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulu kapatıldı.

Karar, Yunan Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte bölgedeki Türk azınlık ilkokullarının toplam sayısı 76'ya düştü. Yunanistan makamları, okulların "öğrenci yetersizliği" nedeniyle kapatıldığını savunurken, azınlık temsilcileri bu gerekçeyi kabul etmiyor.

Uzun yıllardır devam eden politika

Batı Trakya Türk azınlığı, Lozan Antlaşması ile eğitim ve kültürel hakları uluslararası güvence altına alınmış bir topluluk. Ancak son 20 yılda Türk okullarının sayısı dramatik biçimde azaldı. 2000'li yılların başında 200'ün üzerinde olan azınlık ilkokulu sayısı, ardışık kapatma kararlarıyla hızla eridi.

Önceki yıllarda da benzer gerekçelerle okullar kapatılmıştı. Azınlık dernekleri ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği, kararların azınlıkla istişare edilmeden alındığını ve asimilasyon politikası taşıdığını belirtiyor. Düşük öğrenci sayısının gerekçe gösterilmesi, ebeveynlerin çocuklarını Yunan okullarına yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak değerlendiriliyor.

Azınlığın tepkisi ve uluslararası boyut

Federation of Western Thrace Turks in Europe (ABTTF) gibi kuruluşlar, kararın Lozan Antlaşması'na aykırı olduğunu vurgulayarak Yunanistan'ı eleştirdi. Azınlık temsilcileri, okulların kapatılmasının Türk dilinde eğitimin ve kültürel kimliğin korunmasını tehdit ettiğini ifade ediyor.

Türkiye tarafı ise konuyu yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, geçmişteki benzer gelişmelerde Yunanistan'a çağrıda bulunmuştu. Konunun Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları platformlarında da gündeme getirilmesi bekleniyor.

Bu son kapatma kararının, Batı Trakya'daki yaklaşık 150 bin kişilik Türk azınlığın geleceğini olumsuz etkileyeceği endişesi hakim. Türk okulların yeniden açılması ve yeni okulların kurulması için mücadelelerini sürdüreceğini belirtiyor.

Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Güvenpark’ta eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve gazileri ziyaretinde, "Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete, devlet denmez" dedi

17.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemi sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eylemin beşinci gününde şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu'na İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat ile Kevser Ofluoğlu ve partililer eşlik etti.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "3 bin 800 er gazimiz var. 85 milyonluk ülke 5 bin tane vatan evladına bakamıyorsa, eğer bu duruma düşürüyorsa herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi gerek" ifadesini kullandı.

"BU SORUNUN PEŞİNDEYİZ"

Dervişoğlu da er şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini belirterek, ilk günden itibaren milletvekilleri ve parti yöneticilerinin eylem alanında bulunduğunu söyledi. Sorunun çözümü için TBMM'de çalışma yürüttüklerini ve kanun teklifi hazırlandığını aktaran Dervişoğlu, "Genel Merkezimizle, Ankara milletvekillerimiz ve diğer milletvekillerimizle birlikte bu sorunun peşindeyiz" dedi.

Hak arama mücadelesinin doğru yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Haklıyken haksız duruma düşmemek lazım. Önce problemin çözülmesine yönelik adımları doğru bir biçimde atmaya muvaffak olabilmeliyiz" diye konuştu.

"ERE GÖRE AYRI GAZİLİK, ŞEHİTLİK OLMAZ"

Gazilik ve şehitliğin rütbeye göre ayrıştırılamayacağını dile getiren Dervişoğlu, "Gazilik önemli bir rütbe zaten. Şehitlik de en yüce mertebe. Bunun rütbelerle birbirinden ayrılması acı olan. Ere göre ayrı gazilik, ere göre ayrı şehitlik, subaya göre ayrı şehitlik olmaz. Erin ailesiyle subayın ailesi memlekete verilmiş can bakımından birbirinden ayrı değerlendirilemez. Kurşun nasıl adres sormuyorsa gazilik de şehitlik de rütbe olarak ayrılamaz ve farklı muameleye tabi tutulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZ O SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ"

Dervişoğlu, ziyaretlerinin sembolik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ziyaretimizi anlık bir ziyaret olarak değerlendirmeyin. Bu bizim yerine getirdiğimiz bir sorumluluktur. Milletimiz sizin yanınızdadır. Bundan emin olmanızı istiyorum. Milletimiz size müteşekkirdir. Hem milletimizin yüreğindesiniz hem de dualarındasınız. Biz isteriz ki devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirsin. Görev ve sorumluluğunu yerine getiremeyenler varsa, sizlerin huzurunda ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum; biz o sorumluluğu yerine getireceğiz ve ne gerekirse yapacağız."

Konuşmasında ziyareti siyasallaştırmak istemediğini belirten Dervişoğlu, "Burada bulunmam sadece farkındalığı artırmak içindir. Asıl yerine getirdiğim insani sorumluluğumdur. Buradaki insanların durumundan dolayı herkese insani bir sorumluluk düşüyor. Ankara halkını da bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz yalnız değildir. Türk milleti onların yanındadır. Ankara onların yanındadır. Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete devlet denmez" şeklinde konuştu.

Konuşmasını dinleyen bir gaziye seslenen Dervişoğlu, "Senin ayağına sağlık. Senin ayağına kurban olayım ben. Hepiniz müsterih olun. Ne zaman ne emriniz olursa sonuna kadar amadeyim" ifadelerini kullandı.

Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı


 
Kuralsız araç kullanmaları nedeniyle sürücülerin korkulu rüyasına dönüşen hafriyat kamyonları bu kez Ankara'da dehşet saçtı. Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.
 

17.07.2026 19:33:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.

Ankara Büyükşehir Belediyesince İvedikköy Mahallesi 3832. Cadde'de yürütülen yol açma çalışmaları sırasında, freni patlayan Ömer Sütçü (36) yönetimindeki 06 DY 4311 plakalı hafriyat kamyonu, Emre Çelik'in (40) kullandığı 06 COS 880 ve Mustafa Sandıklı idaresindeki 06 DU 7291 plakalı kamyonlara çarptı.

İhbar üzerine, kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çarpışmanın etkisiyle alev alan Çelik'in içinde bulunduğu kamyon, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu söndürüldü.

Kazada Ömer Sütçü ve Emre Çelik, hayatını kaybetti. Sütçü ve Çelik'in cenazeleri Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada iki yıl sonra çok önemli gelişmeler yaşandı. Dosyaya dahil olan yeni avukatların talebi doğrultusunda, genç kızın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için "diatom" testi başvurusu yapıldı; o gece sahilde bulunan tüm telefonları tespit edecek özel bir sinyal takip cihazı Van'a gönderildi

17.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve 18 gün süren aramaların ardından Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu.

O günden bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği şüpheli ölüm dosyasında, ailenin Konya Barosu'na kayıtlı yeni avukatı Abdurrahman Karabulut'un devreye girmesiyle birlikte iki yıldır yapılmayan kritik adımlar atılmaya başlandı. Resmi raporlarda yer alan şüpheli bulgulara ve ailenin cinayet iddialarına rağmen netleşmeyen olay için Adalet Bakanlığı tarafından bölgeye özel bir sinyal tespit cihazı gönderildi.

Boğulma mı cinayet mi? 'Diatom' testi çözecek

Bugüne kadar adli mütalaalarda genç kızın ölüm nedeni "suda boğulma" olarak geçse de, Adli Tıp Kurumu'nun resmi raporlarında Rojin'in akciğerlerinde su bulunmadığı ve vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği kaydedilmişti. Olay gecesi cenazeye nakil sürecinde temas etmiş olabilecek güvenlik görevlileri dahil 413 kişiden DNA örneği alınmasına rağmen somut bir sonuca ulaşılamamıştı.

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının öldürüldükten sonra suya atılıp atılmadığını kesin olarak ortaya çıkaracak "diatom" testi için savcılığa resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı. Bu test, şüpheli ölümlerde kişinin canlıyken mi boğulduğunu yoksa öldürüldükten sonra mı suya bırakıldığını hücre yapısındaki mikroorganizmalar (diatomlar) aracılığıyla kanıtlıyor.

Son çare 'fethi kabir'

Baba Nizamettin Kabaiş, Adli Tıp Kurumu'nun elinde bulunan mevcut doku ve sıvı örneklerinin diatom testi için yetersiz kalması durumunda kızının Diyarbakır'daki mezarının açılacağını (fethi kabir) duyurdu. Kızının acısıyla iki yıldır can çekiştiğini belirten acılı baba, şu ifadeleri kullandı:

"Kızımın akciğerinde su yok, vücudunda iki erkek DNA'sı var. Bu açık bir cinayettir, neresi intihar? Kabrinin yeniden açılması ailemiz için çok zor ve ağır bir karar olacak ama ölüm sebebinin karanlıkta kalması, bu belirsizlik çok daha zor. Son noktaya gelinirse adaletin yerini bulması için o mezarı açtıracağız."

Sinyal tespit cihazı ve karanlıkta kalan 15 dakika

Soruşturmanın seyrini değiştirecek bir diğer önemli hamle ise teknik inceleme kanadından geldi. Adalet Bakanlığı'nın bizzat devreye girmesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen özel bir teknik takip cihazı, Rojin'in kaybolduğu gece Van Gölü kıyısında ve yurt çevresinde sinyal veren tüm cep telefonlarını tek tek geriye dönük olarak tarayacak. Bu sayede o gece bölgede bulunan ve şüpheli hareket sergileyen herkesin kimliği tespit edilerek ifadelerine başvurulacak.

Ayrıca avukatlar, Rojin'in bir güvenlik kamerasının görüş açısından çıkıp diğerine girdiği an arasında saptanan "15 dakikalık karanlık zaman farkı" ve olay yerini gören 360 derecelik kameranın o esnada arızalı olduğu iddiaları üzerine yoğunlaştı. Savcılıktan teslim alınan son 3 güne ait tüm ham kamera kayıtları, beyaz bir araç iddiasıyla birlikte teknik ekiplerce yeniden mercek altına alındı.

Aileye gelen tehdit mesajları incelemede

Öte yandan, hukuki süreci sabote etmek amacıyla aileye yönelik psikolojik baskıların sürdüğü ortaya çıktı. Baba Nizamettin Kabaiş, davadan vazgeçmeleri yönünde sürekli hakaret içerikli ve korkutma amaçlı tehdit mesajları aldıklarını, son olarak askere giden oğluna dahi bu tip mesajlar atıldığını söyledi. Mesajları atan kişilerin cinayet şüphelileriyle bir bağlantısı olup olmadığının tespiti için siber suçlarla mücadele ekipleri geniş çaplı bir inceleme başlattı.

Dosyayı yakından takip eden Adalet Bakanlığı, Van ve Diyarbakır Baroları ile sivil toplum kuruluşları, iki yıldır süren sis perdesinin bu yeni teknolojik aramalar ve adli tıp testleriyle tamamen aralanacağını öngörüyor.

Ahbap soruşturmasında CHP PM Üyesi Emre Kartaloğlu da gözaltına alındı

Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 7 kişiden birinin CHP Parti Meclisi Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Ticaret ve Politika Kurulu Başkanı Emre Kartaloğlu olduğu ortaya çıktı

17.07.2026 13:14:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturmasında CHP PM Üyesi Emre Kartaloğlu da gözaltına alındı
Ahbap soruşturmasında CHP PM Üyesi Emre Kartaloğlu da gözaltına alındı
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 7 kişiden birinin CHP Parti Meclisi Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Ticaret ve Politika Kurulu Başkanı Emre Kartaloğlu olduğu ortaya çıktı. Kartaloğlu'nun emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Karar doğrultusunda, CHP Parti Meclisi Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Ticaret ve Politika Kurulu Başkanı Emre Kartaloğlu, Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke gözaltına alındı.

Gözaltına alınan Emre Kartaloğlu'nun aynı zamanda eski Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkanı olduğu öğrenildi.

Haklarında gözaltı kararı bulunan 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Öte yandan AHBAP'ın 6-28 Şubat 2023 dönemindeki hesaplarında usulsüzlük olmadığı yönünde rapor verdiği öğrenildi.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı

17.07.2026 11:00:00
AA
 
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesindeki Türkiye'ye yönelik atıfların stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun olduğunu belirterek, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" dedi

17.07.2026 10:21:00 / Güncelleme: 17.07.2026 10:26:26
İhlas Haber Ajansı
 
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Belgedeki Türkiye'ye yönelik ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur. Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanmasına dikkati çekerek, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"AB, ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamamıştır"

Belgede Doğu Akdeniz'e ilişkin yer alan ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir" dedi.

"Kıbrıs meselesinde çözüm Rum tarafınca engellenmiştir"

Kıbrıs meselesinde yaşanan süreçleri hatırlatan Keçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız. AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz."

Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı

Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı

17.07.2026 08:23:00
Haber Merkezi
 
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında, emniyet güçlerinin Uğur'un evinde de arama gerçekleştirdiği öğrenildi.

Sağlık kontrolünden geçirilen Oğuzhan Uğur, ifadesi alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine sevk edildi.

Soruşturmanın gerekçesi ve genişleyen operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremleri döneminde Ahbap Derneği adına toplanan milyarlarca liralık bağışların şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı ve amaç dışı kullanıldığı iddiaları üzerine kapsamlı bir inceleme başlatmıştı.

Soruşturmanın ilk dalgasında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 14 kişi "usulsüzlük" ve "kamu kaynaklarını suistimal" suçlamalarıyla tutuklanmış, derneğin mal varlıklarına el konulmuştu.

Jandarma ve emniyet birimlerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından operasyon genişletildi. Deprem döneminde Babala TV ekibiyle sahada aktif olan ve topladığı yardımları Ahbap Derneği üzerinden koordine ettiğini açıklayan Oğuzhan Uğur, bu para transferleri ve ortak faaliyetlerin incelenmesi amacıyla gözaltına alındı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.