Yoğun gündemin kargaşası, karmaşası ve dağdağasından zaman zaman uzaklaşıp, kırlara, yaylalara çıkar gibi şiirin serinletici iklimine sığınmak gerekiyor. Elimizde, evimizde kaç şiir kitabı var, bilgisayarı olanlar kaç şiir sitesini ziyaret ediyor? Bütün bunlar bilinmeyenler, ama bilinen bir şev var ki; ülkemizde şiir kitapları çok çok az satıyor. Şiir-edebiyat merkezli programlar, sıradan bir tv dizisi kadar bile ilgi görmüyor.
İki yıl evvel Meltem Koleji'nde öğretmenlik yapıyorum. Emekli olduktan sonra aynı okulda edebiyat öğretmenliği yapan bir hocamız var. Tecrübesi, bilgisi ve vakarı ile tam bir Osmanlı hanımefendisi. Bir gün ağlamaklı bir vaziyette öğretmenler odasına girdi, hayırdır ne oldu türünden sorularımızı gözlerini silerek cevapladı:
- Her halimiz ağlanacak oldu. Falan şubede Yunus'tan bir dörtlük okudum, bu dörtlük çok bilinen, ilahi olarak okunan bir dörtlüktü. Bu şiirin şairini sordum, çocuğun biri kalktı gayet rahat ve emin bir şekilde Mozart dedi.
Kendi dedesini tanımayan torunlarla karşı karşıyayız, nasıl ağlamayayım?
Avrupa'nın bilmem hangi ülkesinin hangi takımını yedekleri ile beraber sayan gençlerimize; Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Arif Nihat Asya hatta Mehmet Akif Ersoy dediğiniz zaman dönüp aval aval bakıyorlar.
Bu köşede sık sık şiire yer vermemiz biraz da bu endişeden kaynaklanıyor.
Şimdi, Arif Nihat Asya'nın Lafza-i Celal Zikri adlı şiirini okumanın tam sırası...
Gider felaket, gelir saadet
Seninle izzet seninle nusret
Nasir'im Allah, Nasir'im Allah;
Şehikım Allah, zefirim Allah!
Bugün içim dar, şikayetlerim var
Duyar makamın, sağırsa kulaklar
Habir'im Allah, Habir'im Allah;
Şehikım Allah, zefirim Allah!
Kalem, kudüm, ney... elimde herşey
Düşünce acze, derim meded ey
Kadir'im Allah, Kadir'im Allah
Şehikım Allah, Şehikım Allah
Teveccühündür ümidim, arzum
Teveccühünden kalınca mahrum
Hakirim Allah, hakirim Allah
Şehikım Allah, şehikım Allah!
Yapım hevesten, bu dar kafesten
Halas uzaksa, demekte beden;
"Esirim Allah, esirim Allah"
Şehikım Allah, zefirim Allah
Ne burda servet, ne şurda kıymet
Yeter bu -şayet- olursa rahmet
Seririm Allah, seririm Allah;
Şehikım Allah, zefirim Allah?
Lafza-i celal: "Allah" ismi. İzzet: Değer, yücelik. Nusret: Allah'ın yardımı. Nasir: Yardımcı. Şehik: Nefes alma. Zefir: Nefes verme. Habir: Haber alan, herşeyden haberi olan. Serir: Taht.
İki yıl evvel Meltem Koleji'nde öğretmenlik yapıyorum. Emekli olduktan sonra aynı okulda edebiyat öğretmenliği yapan bir hocamız var. Tecrübesi, bilgisi ve vakarı ile tam bir Osmanlı hanımefendisi. Bir gün ağlamaklı bir vaziyette öğretmenler odasına girdi, hayırdır ne oldu türünden sorularımızı gözlerini silerek cevapladı:
- Her halimiz ağlanacak oldu. Falan şubede Yunus'tan bir dörtlük okudum, bu dörtlük çok bilinen, ilahi olarak okunan bir dörtlüktü. Bu şiirin şairini sordum, çocuğun biri kalktı gayet rahat ve emin bir şekilde Mozart dedi.
Kendi dedesini tanımayan torunlarla karşı karşıyayız, nasıl ağlamayayım?
Avrupa'nın bilmem hangi ülkesinin hangi takımını yedekleri ile beraber sayan gençlerimize; Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Arif Nihat Asya hatta Mehmet Akif Ersoy dediğiniz zaman dönüp aval aval bakıyorlar.
Bu köşede sık sık şiire yer vermemiz biraz da bu endişeden kaynaklanıyor.
Şimdi, Arif Nihat Asya'nın Lafza-i Celal Zikri adlı şiirini okumanın tam sırası...
Gider felaket, gelir saadet
Seninle izzet seninle nusret
Nasir'im Allah, Nasir'im Allah;
Şehikım Allah, zefirim Allah!
Bugün içim dar, şikayetlerim var
Duyar makamın, sağırsa kulaklar
Habir'im Allah, Habir'im Allah;
Şehikım Allah, zefirim Allah!
Kalem, kudüm, ney... elimde herşey
Düşünce acze, derim meded ey
Kadir'im Allah, Kadir'im Allah
Şehikım Allah, Şehikım Allah
Teveccühündür ümidim, arzum
Teveccühünden kalınca mahrum
Hakirim Allah, hakirim Allah
Şehikım Allah, şehikım Allah!
Yapım hevesten, bu dar kafesten
Halas uzaksa, demekte beden;
"Esirim Allah, esirim Allah"
Şehikım Allah, zefirim Allah
Ne burda servet, ne şurda kıymet
Yeter bu -şayet- olursa rahmet
Seririm Allah, seririm Allah;
Şehikım Allah, zefirim Allah?
Lafza-i celal: "Allah" ismi. İzzet: Değer, yücelik. Nusret: Allah'ın yardımı. Nasir: Yardımcı. Şehik: Nefes alma. Zefir: Nefes verme. Habir: Haber alan, herşeyden haberi olan. Serir: Taht.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026






























































