logo
24 TEMMUZ 2026

Şimdi iyi dinle ve denileni tut

Şimdi iyi dinle, denileni tut ve unutma. Unutur, ihmal edersen başladığın yerden tekrar edersin

24.07.2026 00:32:00
Haber Merkezi
 
Şimdi iyi dinle ve denileni tut
Şimdi iyi dinle ve denileni tut
"Şimdi iyi dinle, denileni tut ve unutma. Unutur, ihmal edersen başladığın yerden tekrar edersin.

Hâlbuki sen yolcusun, yürümen gerek. Bu yolda çeşitli mânialar olur. Onlara gözün takılmasın. Boş sözlerden kulağını sakındır. Aksi halde öyle bir zaman gelir ki, artık geriye dönüş olmaz.

Sonra? Evet, sonra hoş sesler duyarsın, güzel işaretler alırsın. "Ben, sizin rabbiniz değimliyim?" (Araf Suresi 172) Bu ses ile bu ayetteki tecelliye erer, ötelere geçer, onları seyredersin.

Aradığım bu. Evet, bu dersin. Ve Rabbinin hitabına karşılık, "Sen, bizin rabbimizsin" diye verdiğin cevabı tarifsiz bir zevk ile yaşamaya başlarsın. Sonra bir hasrettir başlar…







Geldiğin âlem güzeldi, güzellerin, güzeli bütün saltanatı ile sana göründü. Şimdi ise çuvaldasın veya bir et veya kemik kalıbındasın. Çamur kalıbı da diyebilirsin.

Geldiğin âleme hasretinden dolayı diye-bilirsin ki çuval yırtılsın, hakikat yaşansın. Doğru ama hakikat ülkesine geçmek istersen bu zorluk, bu çile zaruridir. Can tende iken kalıbına ait olanları terk et ki, gizlenen zahir olsun." (Makalat sh:11)







Sen terk etmezsen o seni terk eder

"Eğer o kalıbı terk etmezsen o, seni mutlaka terk edecek. "Her nefis ölümü tadacaktır." (Enbiya Suresi 35) buyurdu Sübhan.

O halde bu terk (yani beden kalıbının terki) sünnetullahtır. O, seni terk etmeden onu, sen terk edersen, sen karlı çıkarsın. Yani 'hazreti insan' olursun…" (Makalat sh:80)







Onun gözleri hep yaşlıdır

"Takva sahibinin hali Allah'tan korkma halidir. Gözleri yaşlıdır. Her an nefsini muhasebe eder. Bazen korkusundan, bazen hayâsından, bazen Allah'ın (c.c) kalbine olan heybet tecellisinden, bazen taptığı hata yüzünden, bazen de aşkından ağlar.

Kısacası ağlar, hep ağlar… Bazen gözü ile bazen kalbi ile bazen sırrı ile ağlar… Hülasa-i kelam, o hangi sebeple ve hangi âlemde ağlarsa ağlasın, gözyaşları Allah (c.c) içindir. Onun için Allah (c.c) onun ağlamasını sevmiştir; "Onlar ağlar ve çeneleri üzerine kapanırlar…"(İsra Suresi 109) (Makalat sh:228)







Seni eleştirmeleri normaldir

"Sen, onların konusu olursun. Seni eleştirirler. Bu normaldir. Her ne kadar bastığınız arz aynı ise de, gönül ülkeleriniz farklıdır.

Dün seni sevenler, sana itimat edenler şimdi seni tenkit ederler. Bu işin kanunu budur. Hak, seni gizlemek için bunları araya bahane koymuştur. Dikkat et, sen ameli bozuk biri olsaydın, onların gündeminde olmayacaktın. Senin şimdi hatan aranıyor. Hatalı olanın, hatası aranmaz, 'hatalıdır' denir, geçilir.

Hatırına tuhaf şeyler gelir, "Peki ama bu dedikoduya ne gerek var." dersin. Şimdi düşün, idrak et.

Her işin bir sermayesi vardır, külfet olmadan, nimet olmaz. "Ama ben ibadetle belli bir külfete katlandım, dahasına ne gerek var" diye düşünebilirsin.

Evet, doğru. Ama bu külfet seni sadece cennete ulaştırır. Hâlbuki sen, Cemalullah'ı istedin. O'nun sermayesi de nefistir, onu harcayacaksın…" (Makalat sh:13)







Bela sana üç yönden gelir

"Bela sana üç yönden gelir. Mal ile hastalık ile dedikodu ile. Bu üçünden biri ile gelir. Bazen üçü birden gelir. Bu zordur.

Şimdi sana biri geldi. Sabret, isyan etme. Sonu hayırlıdır. Bilmez misin ki, doğum için sancı gerek. Karanlık, güneşi getirir. Birde bakarsın güneş doğdu, etraf göründü. Karanlığın örtüsü kalktı. Her şey ortadadır…" (Makalat sh:14)                                        

Antalya'da termometreler 44 dereceyi gördü

Antalya'da termometreler 44 dereceyi gösterdi. Deniz suyu sıcaklığının 30 dereceye ulaştığı kentte vatandaşlar serinlemek için Konyaaltı Sahili'ne akın etti

22.07.2026 15:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
Antalya'da termometreler 44 dereceyi gördü
Antalya'da termometreler 44 dereceyi gördü
Meteoroloji'nin günler öncesinden yaptığı yüksek sıcaklık uyarılarının ardından Antalya'da termometreler 44 dereceyi gösterdi. Deniz suyu sıcaklığının 30 dereceye ulaştığı kentte yerli ve yabancı turistler ile vatandaşlar serinlemek için Konyaaltı Sahili'ne akın etti.






Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre Antalya şehir merkezinde hava sıcaklığı 41 derece olarak ölçülürken, termometreler 44 dereceyi gösterdi. Deniz suyu sıcaklığı 30 dereceye ulaşırken, nem oranı ise yüzde 18 olarak kaydedildi.








Sıcaktan bunalanlar sahillere koştu

Yüksek sıcaklığı fırsata çeviren yerli ve yabancı turistler ile kent sakinleri, serinlemek için Konyaaltı Sahili'nde yoğunluk oluşturdu. Bazıları Akdeniz'in serin sularına girerek sıcak havadan korunmaya çalışırken, bazıları da şemsiye gölgelerinde vakit geçirdi. Sahilde bulunan bazı vatandaşlar ise falezlerden denize atlayarak serinlemeyi tercih etti. Öğle saatlerinde sahildeki hareketlilik dikkat çekerken, uzmanlar özellikle güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini hatırlattı.







"Sıcak olsa da Antalya buna değer"

Hatay'ın İskenderun ilçesinden tatil için Antalya'ya gelen Fatma Çürük, sıcak havaya rağmen kentin güzelliğine dikkat çekerek, "Antalya çok güzel. Sıcak olsa da buna değer. Biz de Hatay'dan geliyoruz, orası da çok sıcak. Bugün biraz yürüyelim dedik ama sıcak gerçekten etkiledi" dedi. Eşi Adem Çürük ise, "Antalya vazgeçilmezimiz. İki gündür sıcaklık oldukça yüksek ama her şeye rağmen görülmeye değer bir şehir" ifadelerini kullandı.







Konyaaltı Belediyesi'nden sıcak hava tedbiri

Yoğun sıcaklık uyarılarının yapıldığı günde Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan da sosyal medya hesabından aldığı tedbiri paylaştı. Kotan, aşırı sıcaklar nedeniyle sahada görev yapan belediye çalışanlarının 11.00 ile 15.00 saatleri arasında dinlendirileceğini duyurdu.

Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik


 
Artvin'in ve Türkiye'nin en görkemli turizm merkezlerinden Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.

18.07.2026 12:21:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik

Borçka ilçe merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Borçka Karagöl Tabiat Parkı, yaz döneminde yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.







Günde binlerce turistin ziyaret ettiği 368 hektar alana sahip tabiat parkı, Karagöl'ü, bozulmamış doğası, yaşlı ormanları, zengin bitki örtüsü ve yürüyüş yollarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.







Bahar ve yaz aylarında yeşilin, sonbaharda ise sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin onlarca tonunu sergileyen tabiat parkı, göl çevresindeki ağaçların gölgelerinin suya yansımasıyla ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.







Göl üzerinde yapılan kayık gezintisi de ziyaretçilerden yoğun talep görüyor.







Bütün güzellikler burada

Çanakkale'den bölgeye gelen ve Karagöl'ü gezen Şükrü Ataç, Karadeniz'in doğal güzelliklerini görmek amacıyla kente geldiklerini ve en çok etkilendikleri yerlerden birinin Karagöl olduğunu söyledi. Bölgenin temiz havası ve eşsiz doğasını çok beğendiklerini dile getiren Ataç, "Karadeniz'in güzelliklerini görmek için geldik. Gerçekten çok mutlu olduk. Cenab-ı Allah tabiatın bütün güzelliklerini buralara vermiş. Çok güzel günler geçiriyoruz" dedi. Ataç, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğine işaret ederek, "Buraları çok iyi korumalıyız. Dünyanın su sıkıntısı yaşayacağı bir dönemde böyle bir coğrafyaya sahip olmak büyük bir nimet. Karagöl dünyanın cenneti. İnşallah bu güzellikleri korumayı başarırız" ifadelerini kullandı.






Gezi hayatındaki eksik parça tamamlandı

İzmir'den gelen Birol Kutkan da doğal güzelliğine hayran kaldığı Karagöl'ün herkesin rotasında yer alması gerektiğini belirtti. Karagöl'ün beklentilerinin üzerinde bir doğaya sahip olduğunu ifade eden Kutkan, "Buraya gelince sanki gezi hayatımdaki eksik bir parça yerine oturdu. Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik var. Gölün kıyısındaki doğal koylar, balıklarla dolu alanlar insanı adeta büyülüyor" dedi.







Kutkan, uzun yıllar dağcılık ve doğa yürüyüşleri yaptığını, buna rağmen Karagöl'ü daha önce keşfedememiş olmasına şaşırdığını dile getirerek, "Eminim benim gibi burayı henüz bilmeyen çok kişi vardır. Kesinlikle herkesin rotasında olması gereken bir yer" diye konuştu.

Batının ‘insan hakları’ istismarı

İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır

18.07.2026 00:38:00
Haber Merkezi
 
Batının ‘insan hakları’ istismarı
Batının ‘insan hakları’ istismarı
İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Bu husus dünya ülkelerinin insan hakları ihlalleri konusunda hazırladıkları raporlarda da görüldüğü gibi tamamen siyasi bir boyut kazanmıştır.

Mesela, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin insan hakları konusunda birbirlerini eleştirdikleri örneğine hemen hemen hiç rastlanmamaktadır.







Oysa bu ülkelerdeki bazı insan hakları ihlalleri hakkında Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların pek çok raporu var. AB üyesi ülkelerin birçoğu hakkında Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda, İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiği gerekçesiyle açılmış pek çok dava ve verilmiş karar mevcuttur. 

Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda İtalya aleyhindeki başvurular Türkiye'nin yedi misli, Fransa aleyhindekiler Türkiye'nin üç misli, İngiltere aleyhindekiler de Türkiye'den çok fazla olmasına rağmen, AB üyeliği konusunda Türkiye'nin önüne getirilen ilk mesele insan hakları ihlalleridir.

Bu bağlamda, Lozan'da azınlık olarak sayılmayanlara azınlık statüsünde haklar verilmesi ve böylece Türkiye'nin parçalanmasının önünü açacak düzenlemelerin insan haklarıdır denilerek yerine getirilmesinin istenmesi düşündürücüdür.







Türkiye'yi ziyaret eden AB üyesi ülkelerinin Dışişleri bakanları resmi programlarında olmamasına rağmen, özellikle bazı dernek yetkilileri ile görüşmeler talep etmekte, hapishaneleri ziyaret talebinde bulunmaktadır. Bu talepler, özellikle AB kapısında yarım asırdır bekletilen Türkiye'ye karşı, Avrupa'nın elindeki "insan hakları" kozunun bir yansımasıdır.

Şurası bir gerçek ki, uluslararası arenada özellikle Türkiye için insan hakları denilince; hakların temini ve her türlü yaşam koşullarının iyileştirilmesinden değil, siyasi taleplerin yerine getirilmesinden bahsedilmektedir.

Geçmişi sömürgeciliğe dayanan devlet anlayışlarında insan, bu kurumun devamında vazifeli bir araçtan öteye gidememiş, devletin devamına katkısı oranında hak sahibi olabilmiştir.







Bugün, Afganistan veya Irak'ta yaşanan katliamlar, ırza geçmeler, çocuk ölümleri dikkate alındığında; kapitalist sistemlerde insanın bu sistemin devamını sağlama dışında bir değerinin olmadığı açıkça görülmektedir.

Devletlerarası hukukta yüzlerle ifade edilebilecek konunun ele alındığı insan hakları sözleşmeleri yürürlüktedir. Ekonomik, sosyal, kültürel haklar, soykırımın önlenmesi, köleliğe karşı sözleşmeler, işkencenin önlenmesi konusunun ele alındığı metinler, kadınların ve çocukların haklarının ayrıntılı olarak yazıldığı sözleşmeler, işçi hakları vs. konuların yazılı hale getirildiği bu çalışmaların hepsi yalnızca kağıt üstünde kalmaktadır.

Emperyalizmin etkisindeki devletlerin halkları için hak sahibi olmak söz konusu değildir. Küreselleşen günümüz sisteminde ise, hak sadece belli devletlerin elinde devletlerin çıkarları için kullanılan birer araçtır. Güçlü olanların her zaman haklı olduğu bir dünyada yaşamaktayız." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.