Sınav stresiyle nasıl başa çıkılır?
Unutmamak gerekir ki sınav, hayatın tamamı değildir. Belki bir kapıdır; ama o kapıdan geçmek için kendimizi hırpalamak zorunda değiliz. Bilgi birikimi kadar iç huzuru da başarıyı belirler.
04.06.2025 10:42:00
Bayram ÇOŞGUN
Bayram ÇOŞGUN





Sınav... Kimi zaman bir dönüm noktası, kimi zaman ise bir aynadır bize tutulan. İçimize sinmeyen çalışma planları, eksik kalmış konular, bir türlü ezberlenemeyen formüller ve bir de üstüne gelen "ya yapamazsam?" düşüncesi... Hepsi birleşir ve adına "sınav stresi" deriz.
Oysa sınav stresi, sandığımız kadar düşman değildir. Doğru yönetildiğinde, bizi motive eden güçlü bir itici kuvvet haline gelebilir. Stresin tamamen yok olması gerekmiyor; aslında onunla nasıl geçineceğimizi öğrenmemiz gerekiyor.
İlk adım: kendi sınırlarımızı tanımak. Herkesin öğrenme biçimi farklıdır. Kimimiz görsel, kimimiz işitsel öğrenir. Kimimiz kısa sürelerde yoğun çalışırken, kimimiz uzun ama düzenli tekrarlarla başarıya ulaşır. Önemli olan, başkasının yöntemini değil, kendi sistemimizi keşfetmektir.
İkinci adım: mükemmeliyetçilikten uzak durmak. Her soruyu yapamayabiliriz. Herkesten yüksek puan alamayabiliriz. Bu gerçekleri kabul etmek, stresin büyük bir kısmını bertaraf eder. Çünkü çoğu zaman stresin kaynağı, başkalarının bizden ne beklediği değil, bizim kendimizden ne kadar fazlasını beklediğimizdir.
Üçüncü ve belki de en önemlisi: bedenimize ve ruhumuza iyi bakmak. Uykusuz geçen geceler, düzensiz beslenme, saatlerce masa başında kıpırdamadan oturmak... Bunlar yalnızca zihnimizi değil, moralimizi de tüketir. Gün içinde birkaç dakikalık nefes egzersizi, biraz temiz hava, belki kısa bir yürüyüş bile sınav stresinin şiddetini önemli ölçüde azaltabilir.
Unutmamak gerekir ki sınav, hayatın tamamı değildir. Belki bir kapıdır; ama o kapıdan geçmek için kendimizi hırpalamak zorunda değiliz. Bilgi birikimi kadar iç huzuru da başarıyı belirler.
Kendimize nazik olmayı, bazen durup derin bir nefes almayı ve yolculuğun da varış kadar kıymetli olduğunu hatırlamayı unutmamalıyız.
Oysa sınav stresi, sandığımız kadar düşman değildir. Doğru yönetildiğinde, bizi motive eden güçlü bir itici kuvvet haline gelebilir. Stresin tamamen yok olması gerekmiyor; aslında onunla nasıl geçineceğimizi öğrenmemiz gerekiyor.
İlk adım: kendi sınırlarımızı tanımak. Herkesin öğrenme biçimi farklıdır. Kimimiz görsel, kimimiz işitsel öğrenir. Kimimiz kısa sürelerde yoğun çalışırken, kimimiz uzun ama düzenli tekrarlarla başarıya ulaşır. Önemli olan, başkasının yöntemini değil, kendi sistemimizi keşfetmektir.
İkinci adım: mükemmeliyetçilikten uzak durmak. Her soruyu yapamayabiliriz. Herkesten yüksek puan alamayabiliriz. Bu gerçekleri kabul etmek, stresin büyük bir kısmını bertaraf eder. Çünkü çoğu zaman stresin kaynağı, başkalarının bizden ne beklediği değil, bizim kendimizden ne kadar fazlasını beklediğimizdir.
Üçüncü ve belki de en önemlisi: bedenimize ve ruhumuza iyi bakmak. Uykusuz geçen geceler, düzensiz beslenme, saatlerce masa başında kıpırdamadan oturmak... Bunlar yalnızca zihnimizi değil, moralimizi de tüketir. Gün içinde birkaç dakikalık nefes egzersizi, biraz temiz hava, belki kısa bir yürüyüş bile sınav stresinin şiddetini önemli ölçüde azaltabilir.
Unutmamak gerekir ki sınav, hayatın tamamı değildir. Belki bir kapıdır; ama o kapıdan geçmek için kendimizi hırpalamak zorunda değiliz. Bilgi birikimi kadar iç huzuru da başarıyı belirler.
Kendimize nazik olmayı, bazen durup derin bir nefes almayı ve yolculuğun da varış kadar kıymetli olduğunu hatırlamayı unutmamalıyız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.