logo
23 HAZİRAN 2026

Sınıflardan topluma uzanan köprü:

Dünyada ve bölgede tırmanan kutuplaşma, sosyal uyumsuzluklar ve dijital platformlarda hızla yayılan nefret söylemleri, eğitim sistemlerinin geleneksel rollerini yeniden masaya yatırıyor

14.06.2026 10:20:00
Abdülkadir Gündoğdu
Sınıflardan topluma uzanan köprü:
Sınıflardan topluma uzanan köprü:
Dünyada ve bölgede tırmanan kutuplaşma, sosyal uyumsuzluklar ve dijital platformlarda hızla yayılan nefret söylemleri, eğitim sistemlerinin geleneksel rollerini yeniden masaya yatırıyor.

Sadece akademik başarıya, formüllere ve ezbere dayalı bir müfredatın toplumsal huzuru sağlamada yetersiz kaldığını gören uzmanlar, uzun süredir göz ardı edilen bir kavramı yeniden yüksek sesle tartışıyor: Barış Eğitimi.

Peki, okul sıralarından başlayarak toplumsal barışı inşa etmeyi hedefleyen Barış Eğitimi tam olarak nedir, okullarda nasıl uygulanır ve yapısal engelleri nelerdir? İşte eğitim dünyasının geleceğini şekillendiren o yaklaşım:







Barış eğitimi nedir?

Toplumsal algıda barış eğitimi, genellikle okullarda akran zorbalığını önlemek ya da çocukların fiziksel kavgalarını durdurmak gibi dar bir çerçeveye sıkıştırılıyor. Oysa modern eğitim biliminde bu kavram, çok daha geniş ve köklü bir dönüşümü ifade ediyor.

Barış eğitimi; bireylerin çatışmaları şiddete başvurmadan, diyalog ve uzlaşı yoluyla çözme becerilerini geliştirmeyi amaçlayan; adalet, insan hakları, empati ve farklılıklara saygı gibi değerleri merkeze alan bütüncül bir pedagoji modelidir.

Eğitimciler bu noktada Norveçli sosyolog Johan Galtung'un iki farklı barış tanımına atıfta bulunuyor:

Negatif Barış: Sadece sıcak çatışmanın, savaşın veya fiziksel şiddetin olmaması durumudur. Okullarda disiplin cezalarıyla sağlanan "sessizlik" buna örnektir.

Pozitif Barış: Şiddetin temelini oluşturan sosyal adaletsizliğin, ayrımcılığın, önyargıların ve yapısal eşitsizliklerin ortadan kalkmasıdır. Barış eğitimi, işte bu pozitif barış ortamını kalıcı kılmayı hedefler.







Sınıfta barış nasıl inşa edilir? Müfredat ve yöntemler

Barış eğitimi, ders kitaplarına eklenen bir iki kuru metinden ibaret kaldığında amacına ulaşamıyor. Uzmanlara göre bu eğitimin başarıya ulaşması için sistemin kılcal damarlarına sızması gerekiyor:

Eleştirel Düşünce ve Söylem Analizi: Öğrencilere medya, sosyal medya veya tarih kitaplarındaki kutuplaştırıcı dil ile "ötekileştirici" söylemleri fark etme becerisi kazandırılır. "Biz ve Onlar" ayrımının nasıl inşa edildiği sorgulatılır.







Şiddetsiz İletişim ve Akran Arabuluculuğu: Okullarda öğrenciler arasında çıkan tartışmalarda öğretmenlerin gardiyan rolü oynaması yerine, öğrencilerin "akran arabulucu" olarak eğitilmesi sağlanır. Çocuklar, sorunları empati kurarak ve aktif dinleme yöntemleriyle çözmeyi bizzat deneyimler.

Tarih Eğitiminin Yeniden Yapılandırılması: Tarih derslerinin sadece zaferler, savaşlar ve düşmanlıklar üzerinden değil; kültürlerin etkileşimi, ortak yaşam pratikleri ve barış antlaşmalarının toplumsal faydaları üzerinden de anlatılması teşvik edilir.







Barış eğitiminin önündeki bariyerler

Teoride kusursuz görünen bu modelin küresel ölçekte hayata geçirilmesinin önünde ciddi sistemik engeller bulunuyor. Bunların başında, sınav odaklı eğitim sistemleri geliyor. Akademik rekabetin, test skorlarının ve "başkalarını geçme" felsefesinin kutsandığı bir iklimde; iş birliği, empati ve dayanışma gibi değerler lüks veya zaman kaybı olarak görülebiliyor.

Diğer bir engel ise siyasi iklim. Dönemsel olarak yükselen milliyetçi dalgalar, iç politikadaki kutuplaşma dinamikleri ve devletlerin güvenlik bürokrasileri, eğitimde "sorgulayıcı ve barışçıl" bir dilden ziyade, homojen ve savunmacı bir müfredatı dayatabiliyor. Bu da barış eğitiminin okul duvarları arasında sıkışıp kalmasına yol açıyor.







"Okul, Toplumun Laboratuvarıdır"

Eğitim sosyologları, okulların toplumsal barış açısından kritik bir laboratuvar olduğunu hatırlatıyor. Farklı sosyo-ekonomik arka planlardan, inançlardan veya etnik kökenlerden gelen çocukların hayatta eşit şartlarda bir arada bulunduğu yegane alan okullardır.

Eğer eğitim sistemi bu heterojen (çeşitli) yapıyı bir tehdit değil de zenginlik olarak yönetebilecek "barış dilini" çocuklara aşılayabilirse, bu çocuklar yetişkin olduklarında sokakta, iş yerinde ve siyasette de barışın taşıyıcısı oluyorlar. Aksi takdirde, toplumsal kırılganlıkları ve önyargıları besleyen bir eğitim sistemi, farkında olmadan geleceğin çatışma zeminini kendi elleriyle hazırlamış oluyor.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.