logo
25 MART 2026

Siyasi hayatları bitti

Cumhuriyet tarihi şunu gösteriyor ki, Yüce Divan'da aklananların siyasi hayatı devam ediyor. Önceki gece olduğu gibi Yüce Divan'dan kaçanların siyasi hatta iş ve toplumsal hayatı ya bitiyor, ya ciddi darbe yiyor. Milletvekilleri, ne kadar Aklasalar da, ya

22.01.2015 00:00:00
RECEP BAHAR-BAYRAM COŞKUN / HABER ANALİZ17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında görevlerini bırakmak zorunda kalan 4 eski bakan Yüce Divan'dan kurtarıldı. Genel Kurul'da 4 isim için teker teker gizli oylama yapıldı. Oylama sonucunda bu isimler Yüce Divan'dan kurtarıldı. 4 oylamadan 3'ün de salt çoğunluk olan 276 rakamının altında kalması dikkat çekti. İşte isim isim oylama sonuçları: 1- Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan: 242 kabul, 264 ret2- İçişleri eski Bakanı Muammer Güler: 241 kabul, 258 ret3- AB Bakanı eski Egemen Bağış: 245 kabul, 255 ret4- Çevre eski Bakanı Erdoğan Bayraktar: 219 kabul, 288 retAKP'den sürpriz fireler!4 eski bakan için Yüce Divan izni vermeyen AKP kanadı beklenmedik düzeyde fire de verdi. AKP'de Çağlayan oylamasında 38, Güler oylamasında ise 43 firenin olduğu belirtildi. Bağış için yapılan oylamada ise fire sayısı 48 oldu. Bayraktar'ın oylamasında AKP 14 fire verdi. Oylamalara yurt dışında bulunan Başbakan Davutoğlu ve beraberindeki bakan ve milletvekilleri de katılmadı."Parlamentonun üzerinde gölge var"Meclis'te zaman zaman tartışmalar eşliğinde yapılan oylamadan çıkan sonuca muhalefet liderlerinden tepki geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bütün dünyanın bildiği bir yolsuzluk olayının Yüce Divan'a gönderilmediğini söyledi. "Parlamentonun üzerinde ciddi bir gölge var. Biz bundan rahatsızlık duyuyoruz. Parlamento, bu şaibeyi ortadan kaldırabilirdi" ifadesini kullanan CHP lideri, şunları söyledi: "Daha da önemlisi dört Bakanın Parlamento kürsüsüne çıkıp aklanmak için Yüce Divan talebinde bulunmaları gerekirdi. Bu da olmadı ama AKP'nin içinde 40'a yakın parlamenter, bizim duyduğumuz rahatsızlığı duyuyor. Bu da AKP içinde bu olayın bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bir yolsuzluk olmadığının tam tersini, ciddi bir yolsuzluk olayı olduğunu da açıkça gösteriyor" dedi."Hükümet güvenoyunu kaybetti!"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de "Hükümet güvenoyunu kaybetmiştir, 276'nın altına düşmüştür. Güvenoyunun üzerinde kalan sadece toplu konuttan sorumlu bakandır" dedi. AKP'den üç Bakan ile ilgili oylamada 40 civarında fire olduğunun anımsatılması üzerine Bahçeli, "O AKP'nin sorunudur, bizim değil" karşılığını verdi.Aklananlar yeniden dönüyor Yeni Mesaj'ın tespitlerine göre bugüne kadar Yüce Divan'da eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın yanı sıra 17 eski bakan yargılandı. Bu isimlerden bazıları siyasete yeniden dönüş yaptı. İşte çarpıcı örnekler:Eski Başbakan Mesut Yılmaz: 13 Temmuz 2004 tarihinde TBMM tarafından, Güneş Taner ile birlikte "Türkbank ihalesi sürecinde malın satımında ve değerinde fesat oluşturacak ilişki ve görüşmelere girdikleri ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 205. maddesine uyduğu iddiasıyla" hakkında Yüce Divan'a sevk kararı alındı. Yüce Divan sıfatıyla görev yapan Anayasa Mahkemesi, her iki kişinin suçlama kararlarının ayrı ayrı ele alınması gereği nedeniyle kararı iade etti. Karar 27 Ekim 2004'te tekrarlandı ve onaylandı. Böylece Yılmaz, Cumhuriyet tarihinde Yüce Divan'da yargılanan ilk başbakan olmuş oldu. Yüce Divan, 23 Haziran 2006 tarihinde davanın kesin hükme bağlanmasını 4616 sayılı Şartla Salıverilme Yasası uyarınca erteledi. 2007'de bağımsız milletvekili seçildi. Eski Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Önal: "Türkiye Halk Bankası A.Ş. yöneticilerini korumak ve sorumluların yargılanmalarını önlemek kastıyla, yasalara aykırı uygulamalarda bulunarak bankanın zarara uğramasına sebep oldukları" iddiasıyla 15 Haziran 2004 tarihinde Yüce Divan'a sevk kararı TBMM tarafından alındı. Yüce Divan, 31 Mart 2007 tarihinde 5'e karşı 6 oyla "suç oluşmadığından" beraat ettirdi.Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın: Bakanlığı sırasında yaptığı işlemler nedeniyle Yüce Divan'da yargılanmıştır. 5 Ekim 2007 tarihli karar duruşmasında hakkındaki tüm suçlamaların yersiz olduğu tespit edilerek beraatına karar verildi. Halen MHP'den milletvekili. Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Cengiz Altınkaya: Yüce Divan'daki yargılama 13 Nisan 1995'de sonuçlandı; suçsuz bulundu. Siyasete devam etmedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer: Kamuyu zarara uğrattığı ve görevini kötüye kullandığı iddiasıyla 13 Temmuz 2004 tarihinde TBMM tarafından Yüce Divan'a sevkedildi. Yüce Divan, kendisini 27 Temmuz 2007 tarihinde 1 yıl 8 ay hapse mahkûm edip cezasını erteledi. Siyasete devam etmedi. Eski Bayındırlık Bakanı Şerafettin Elçi: 1980 öncesinde Ecevit döneminde bakandı. Bakan bulunduğu dönemde "Türkiye'de Kürtler var, ben de Kürdüm" şeklindeki açıklamalarından dolayı, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesince 2 yıl 3 ay cezaya çarptırıldı. Yine Bakanlığı döneminde, "bazı Kürtleri işe aldı" diye Yüce Divan'da yargılandı ve 2 yıl 4 aya mahkûm oldu. Bu cezalardan dolayı, 30 ayı aşkın bir süre cezaevinde kaldı. Bu cezaların bir sonucu olarak, 10 yıl kadar siyasi haklardan mahrum bırakıldı ve avukatlık mesleğini yapmaktan alıkonuldu. 12 Haziran 2011 seçimlerinde Diyarbakır ilinden bağımsız milletvekili seçildi, 2012'de hayata veda etti. Devlet Bakanı İsmail Özdağlar: 'Rüşvet almak' ve 'görevini kötüye kullanmak' iddiasıyla partisi ANAP tarafından TBMM tarafından 15 Mayıs 1985 tarihinde Yüce Divan'a sevkedildi. 1 Temmuz 1985'de başlayan yargılama, 14 Şubat 1986'da sona erdi. Davada, dönemin Başbakanı Turgut Özal da tanık olarak dinlendi. Yüce Divan, tanık ifadeleri ve dava kanıtlarını 'rüşvet' suçlaması için yeterli görmeyip, 'görevini kötüye kullanmak'tan 2 yıl hapis ve 30 bin lira ağır para cezasına çarptırdı. Anayasanın 84. maddesi gereğince 5 Mart 1986 tarihinde Milletvekilliği düşürüldü. Aklanamadığı için siyasi hayatı bitti.  

Şehide gözü yaşlı veda

Ağrı'da yaşanan askeri araç kazası sonucu şehit olan 25 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay, memleketi Hatay'da kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazında ve askeri törende ise şehidin annesi ve kız kardeşleri gözyaşlarına hakim olamadılar

25.03.2026 16:13:00 / Güncelleme: 25.03.2026 16:16:08
İhlas Haber Ajansı
Şehide gözü yaşlı veda
Şehide gözü yaşlı veda
Geçtiğimiz gün Ağrı'da görev esnasında meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Yusuf Açay'ın şehadet haberi, askeri yetkililer tarafından sağlık ekipleri eşliğinde Kırıkhan ilçesine bağlı Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştırılmıştı.

Acı haberin ardından şehidin baba ocağına Türk bayrağı asılırken, mahallede büyük üzüntü yaşandı. Şehidin yakınları ve komşuları eve akın ederken, baba evine Türk bayrağı asıldı. Şehit için öğle namazını müteakip Kırıkhan Şehitlik Kompleksi Camii'nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Şehit Açay, Kırıkhan Şehitliği'nde düzenlenen askeri törenle defnedildi.

Şehidin son yolculuğuna uğurlandığı cenaze namazında annesi Emine Açay ve kız kardeşleri duygusal anlar yaşandı. Bekar olan 25 yaşındaki Açay'ın babasının 2003 yılında vefat ettiği ve yetim olduğu öğrenildi.

Bakan Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulayan tapu müdürü tutuklandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in tapu kayıtlarını sorguladığı ortaya çıkan Afyonkarahisar Çobanlar İlçe Tapu Müdürü M.D, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı

25.03.2026 15:38:00
İHA
Bakan Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulayan tapu müdürü tutuklandı
Bakan Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulayan tapu müdürü tutuklandı
Afyonkarahisar Çobanlar İlçe Tapu Müdürü M.D.'nin 12 Şubat 2026 günü saat 15.38'de Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kayıtlarını sorguladığı belirlendi. Yapılan tespitin ardından M.D, savcılık talimatıyla Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından gözaltına alındı.

M.D.'nin, A.S. isimli şahıs üzerinden eski CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Faruk Duha Erhan ile irtibatlı olduğu ve tapu sorgulaması sonrasında defalarca bir araya geldikleri iddia edildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sabah erken saatlerde adliyeye sevk edilen M.D., savcılıktaki sorgusunun ardından 'kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla çıkarıldığı sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

M.D.'nin ifadesinde tapu sorgulamasını "merakından" yaptığını söylediği öğrenildi. M.D., adliye çıkışında gazetecilerin 'neden sorgulama yaptınız' sorusunu cevapsız bıraktı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli paylaşımlar yapan şüpheli tutuklandı

25.03.2026 15:35:00
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi'ye tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen şahıs hakkında Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'ne müracaatta bulunulmuştu.

Yasemin Akıncılar Minguzzi'nin ihbarı sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelinin, acılı anneye yönelik sosyal medya üzerinden tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı belirlenmişti.

Şüpheli tutuklandı

Başsavcılıkça verilen talimatla harekete geçen emniyet güçlerince kimlik bilgileri tespit edilen M.E.U., Yalova'da gözaltına alınmıştı. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi ve 'suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunma' suçundan çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ağrı Dağı'nda kaybolan dağcı 3'üncü gününde aranıyor

Ağrı Dağı'nda zirve tırmanışı sırasında olumsuz hava şartları nedeniyle 4 bin 700 metreden geri dönen 58 yaşındaki dağcı Sevim Hasanova'dan haber alınamıyor. Bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları üçüncü gününde de sürüyor

25.03.2026 15:32:00 / Güncelleme: 25.03.2026 15:34:46
İHA
Ağrı Dağı'nda kaybolan dağcı 3'üncü gününde aranıyor
Ağrı Dağı'nda kaybolan dağcı 3'üncü gününde aranıyor
Ağrı Dağı'na tırmanış gerçekleştiren 5 kişilik grupta yer alan 58 yaşındaki Sevim Hasanova, 4 bin 700 metre rakımda olumsuz hava şartları ve yoğun tipi nedeniyle zirve tırmanışını yarıda bırakarak geri dönme kararı aldı. Hasanova'nın "çıkamıyorum" diyerek ekipten ayrıldığı öğrenildi.



Zirveye ulaşan ekip arkadaşları iniş sırasında yaklaşık 4 bin 600 metre seviyesine geldiklerinde Hasanova'yı bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, jandarma ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Zorlu hava şartları ve yer yer etkili olan fırtına nedeniyle arama çalışmaları güçlükle yürütülüyor.



Gece saatlerinde havanın kararmasıyla ara verilen çalışmaların, sabahın ilk ışıklarıyla yeniden başlatıldığı öğrenildi.

Nevruz etkinliğinde PKK propagandası yapan 9 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da nevruz etkinliği sırasında PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandasını yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 9 şüpheli çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı

25.03.2026 15:01:00
İHA
Nevruz etkinliğinde PKK propagandası yapan 9 şüpheli tutuklandı
Nevruz etkinliğinde PKK propagandası yapan 9 şüpheli tutuklandı
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile istihbarat Şube Müdürlüğü birimleri tarafından, PKK/KCK-PYD/YPG silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi, örgüt mensuplarının yakalanmasına yönelik operasyon yapılmış, terör örgütüne yardım eden şüphelilerin katılımıyla düzenlenen "Nevruz" etkinliklerinde bazı kişilerin örgüt propagandası yaptıkları belirlenmişti.

Ardından İstanbul ve Kocaeli düzenlenen baskınlarda 38 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı. Bu kişilerin kaldığı adreslerde yapılan aramalarda, biri kurusıkıdan bozma 3 tabanca, 2 şarjör, bu silahlara ait 307 mermi, örgütsel flamalar, yasaklı yayınlar ile şahıslara ait dijital materyaller ele geçirilmiş, gözaltına alınan 38 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul Terörle Mücadele Şubesine götürülmüştü.

Emniyete götürülen şüpheliler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. 38 şüpheliden 9'u çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanırken, 29 şüpheli ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı hakkında tahliye kararı

Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı, bahis ve şike iddiasıyla 13 yıla kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Baltacı'nın ilk duruşmada tahliyesine karar verdi. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk kararın ardından yaptığı açıklamada, "Tahliye oldu, hepimiz çok mutluyuz" dedi

25.03.2026 14:35:00
İHA
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı hakkında tahliye kararı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı hakkında tahliye kararı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı'nın, bahis ve şike iddialarıyla 13 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına başlandı. İstanbul 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Metehan Baltacı ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmaya Baltacı'ya destek için Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, futbolcular Kazım Karataş, Doğan Alemdar ve Bertuğ Yıldırım da izleyici olarak katıldı.

Sanık avukatları müvekkilinin mahkemeden tahliyesini ve beraatını istedi

Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dosyanın esasa ilişkin mütalaa hazırlanması için tarafına gönderilmesine ve sanık Baltacı'nın tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak tahliyesine karar vermesini talep etti.

İlk duruşmada tahliye kararı

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Metehan Baltacı'nın tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Mahkeme, dosyanın mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısı'na gönderilmesine de hükmederek duruşmayı 12 Haziran tarihine erteledi. Duruşmanın ardından Okan Buruk, "Tahliye oldu, hepimiz çok mutluyuz" dedi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Metehan Baltacı'nın 'bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs' ve 'şike ve teşvik primi' suçlarından 4 yıldan 13 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin yargılanan sanıklardan, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal'ın oğlu Altay Ali Oransal da, fabrikanın asıl yöneticisinin ölen babası Kurtuluş Oransal olduğunu, şirketin sadece kağıt üzerinde kendilerine ait olduğunu öne sürdü. Avukatların, fabrikadaki iş güvenliği eksikliklerini hatırlatarak, "Makine mühendisisiniz, çıplak gözle görülebilecek bu eksiklikleri görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Makine mühendisiyim ancak o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi. Yine avukatların 7 işçinin acı ölümünü hatırlatıp vicdan azabı çekip çekmediğini sorduğu sanık Altay Ali Oransal, kendisinin de acılı olduğunu söyleyerek, "Ben de babamı kaybettim, tabii ki kalbim ağrıyor" ifadelerini kullandı

25.03.2026 14:14:00 / Güncelleme: 25.03.2026 14:20:28
İHA
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yapılan duruşmanın ikinci gün oturumunda savunması alınan tutuklu sanıklardan Ravive Kozmetik'in resmi yetkilisi Altay Ali Oransal (35), hayatını kaybedenlerin yakınlarına Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek savunmasına başladı. Babası Kurtuluş Oransal'ın tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini hatırlatan Oransal, "Ben de sorumluların cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Makine mühendisliği bölümü mezunu olduğunu söyleyen Oransal, "Annem ve babam boşandıktan sonra kardeşimle annemle kalmaya başladık. Web sitesi üzerinden e-ticarete atıldık. Babam borçları olduğunu söyledi. Kendine ufak bir yer açmak istedi ve borç para istedi. Borcu sebebiyle adına şirket kuramıyordu. Pandemide yaşanan kolonyaya olan ihtiyaç sebebiyle kârlı olacağını düşündük ve borç para verdik. Adımıza şirketi açtı" dedi.



"Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim"

Patlamanın yaşandığı Ravive isimli fabrikayı çok az ziyaret ettiğini ve söz konusu işletmeden para almadığını iddia eden eden Altay Ali Oransal, "Geçimimizi krem markamızdan sağlıyorduk. Kadınlar tarafından çok tercih edilen markamızdır. Shauran da Fransa'da üretilen markamızdır. Biz gelirimizi bu iki markadan sağlıyorduk. Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim. Yöneticilik veya başka bir ilişkim yoktur. Fabrikaya son 6 ayda 1veya 2 kez gitmişimdir. Buranın denetlenmesini veya üretimini yapmış değilim" diye konuştu.

"Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim"

Sanık Oransal, savunmasına şöyle devam etti:
"Tuncay Yıldız'ı (fabrikanın vefat eden çalışanı) hayatımda birkaç kez aradım. Babamdan sonra fabrikada en etkili kişidir. Gülhan Bendi'yi (çalışan) simaen bilirim. Kendisine hiç talimat vermedim. Talimat verdiğim iddiası yalandır. Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim' Gülhan Bendi, WhatsApp gruplarında talimat veriyormuş, fabrikadaki sorumlu kişilerden biridir. İfadesi ile sorumluluğu üzerinden atmaktadır."

"Yanımda pasaportum varken kaçmadım"

Olay günü yaşananları da anlatan Oransal, "Olay günü kardeşim beni aradı ve patlama olduğunu söyledi. İkinci arayışında can güvenliğimizin olmadığını, avukatın da il dışına çıkmamız gerektiğini söylediğini aktardı. Ravive'de hiçbir yetkim yoktur. Fiili yöneticisi Kurtuluş Oransal'dır. 5 aydır tutukluyum, hiçbir kusurum ve kastım yoktur. O gün kaçabilecek şansım varken, sınıra 1,5 kilometre uzaklıktayken ve yanımda pasaportum varken kaçmadım. Çünkü olayda sorumluluğum olmadığını düşünüyorum. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Olay günü kardeşim beni aldı ve dayımın fabrikasına gittik. Oradan da eve geçtik. Güvenli bir eve gittik. Tekirdağ'a gitmeden önce Gökberk kardeşimin dizüstü bilgisayarını ofisten alıp kendisine getirmiş."

"Biz hammaddeyi veriyorduk"

Markalarına ait jel kremin Ravive'de üretildiğini söyleyen Oransal, "Markamız, Ravive dışında başka yerde de üretiliyordu. Sadece markamıza ait jel krem Ravive'de üretiliyordu. Ravive'de üretilen markamızın denetimini kim yapıyordu bilmiyorum. Biz hammaddeyi veriyorduk" şeklinde konuştu.

"Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok"

Sanık Altay Ali Oransal, Ravive'deki tüm işleyişin babasına ait olduğunu öne sürerek, "Ravive'deki tüm gelir ve giderler babama aitti. Ravive'nin hem eski hem de yeni yeriyle ilgili bilgim yok. Taşınma olayıyla ilgili bilgim yok. Üretim kısmıyla ilgili de söz sahibi ve müdahale hakkına sahip değilim. Ravive'deki depoda kardeşimle olan markamıza ait patlama anında stoklanmış olan ürün olup olmadığını bilmiyorum. Bir yazılım şirketim vardı. Yazılım bilgimden dolayı açtık ancak beceremedik. Sonra Gökberk'e ve Aleyna'ya devrettik. Başakşehir'deki ofisimizde Gökberk göstermelik kiraladı. Gökberk'in ürünleri nereden temin ettiğini bilmiyorum ancak Ravive'de fason üretim yapıyordu. Ravive'ye müşteri bulma gibi bir durumum ve çabam olmadı. Hayatımın büyük bir kısmını markam olan Shauran'a adadım. Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok. Ravive'de denetim, üretim veya yönetici pozisyonum yoktur. Fabrika ve üretimde olan her şey babama aitti, o ilgileniyordu. Benim veya kardeşimin ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı.

"İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır"

Yakalandıkları sırada üzerlerinde ele geçirilen 530 avro, 4 bin 350 dolar, 20 bin lira ve 2 pasaporta ilişkin mahkeme heyetinin sorusunu yanıtlayan sanık Oransal, söz konusu meblağın kardeşiyle kendisine ait toplam para olduğunu ifade etti. İşleri gereği sık sık yurt dışına çıktıkları için yanlarında sürekli döviz taşıdıklarını ve güvenlik sebebiyle banka kartlarının kapatıldığını öne süren Oransal, "Kaçma eylemi firari olan, kaçma ihtimali olan kişidir. Beni polis de aramadı. İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır" şeklinde savunma yaptı.

"Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi"

Ayrıca, şirketin uzun yıllar neden kendi adlarına kayıtlı kaldığına yeniden açıklık getiren Oransal, babasının borç batağında olduğunu savunarak, "Babam borç batağındaydı. Ona yardımcı olmak sebebiyle şirketin kurulumunu kabul ettik. Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi. Babamın borçlarının bitmemesi sebebiyle uzun yıllar firmayı devredemedik. Ravive'den gelecek gelire ihtiyacım yok. Zaten iki markamızdan da gelirim vardı" dedi.

"Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum"

Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusuna geçilen sanık Altay Ali Oransal'a, babası Kurtuluş Oransal'ın soruşturma aşamasında verdiği "Şirket oğullarımın yönetimindeydi" şeklindeki ifadesi hatırlatıldı. Bu beyana karşı çıkan sanık, "Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum. Sadece kağıt üzerinde yönetim kurulunda göründüğüm için yargılanıyorum ancak olayda hiçbir sorumluluğum yoktur" diye konuştu.

"Kör müydünüz'" tepkisi

Müşteki avukatlarının fabrikadaki iş güvenliği ihlallerini hatırlatarak, "Bu risklerden haberdarsınız. Hem şirkette yetkilisiniz hem de kendi markanız Ravive firmasında üretiliyor. Neden denetlemediniz'" sorusunu yöneltmesi üzerine Oransal, "Benim üretim tecrübem yoktu. 25 yıldır bu sektörde olan babam orayı işletiyordu" savunmasını yaptı.

Bir avukatın, "Makine mühendisi olarak oradaki eksiklikleri çıplak gözle görebilecekken bunları görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sert tepkisine ise sanık, "Ben sadece makine mühendisliği bölümünden mezunum, o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi.

Sanığa, savunmasında sıkça dile getirdiği "babasının borç batağında olduğu" yönündeki ifadeleri üzerinden borcun miktarı ve neden kendi markalarından elde ettikleri gelirle bu borcu kapatmadıkları da soruldu. Babasının ne kadar borcu olduğunu tam olarak bilmediğini ancak ortada ciddi bir rakam olduğunu öne süren sanık, babasının gelir-gider dengesinin sürekli inişli çıkışlı olduğunu belirtti.

Müşteki avukatlarının, vergi denetimi raporlarına yansıyan ve "kişisel borç" açıklamasıyla şahsına gönderilen 1 milyon 800 bin liralık para transferini sorması üzerine ise Oransal, "Bu gelen para ile ilgili hiçbir bilgim yok. Muhasebecinin yaptığı bir işlemdir" dedi.

"Ben de babamı kaybettim, kalbim ağrıyor"

Fabrikadaki yangın merdiveni eksikliği ve yangın denetimlerine ilişkin sorular üzerine de bilgisi olmadığını savunan sanık, "Babamın fason kolonya dolumu yaptığından haberim vardı ancak babam kolonya üretimi yapmadı. Sadece fason dolum hizmeti veriyordu" ifadelerini kullandı.

Son olarak müşteki avukatlarının, "Olayda 7 kişi hayatını kaybetti. Hiç vicdan azabı duymuyor musunuz'" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Ben de babamı kaybettim. Tabii ki kalbim ağrıyor" şeklinde karşılık verdi.

Altay Ali Oransal'ın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

Ne olmuştu?

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki Ravive Kozmetik'te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.

Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti. Ayrıca, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

İstenen cezalar

İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.'nin ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi istenmişti.

İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi

İstanbul'da kaçak silah operasyonu: 2 av tüfeği ve 122 tabanca ele geçirildi

25.03.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi
İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi
İstanbul'un Sancaktepe ilçesinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve eve yapılan operasyonda, 2 av tüfeği, 122 kurusıkıdan çevirme tabanca ve bu silahlara ait 350 mermi ile çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Silah ve mühimmatlar ile bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü birimleri, araçlarla Sancaktepe ve Kartal ilçelerine kaçak silah sevkiyatının yapılacağı bilgisi üzerine harekete geçti.



Savcılık tarafından alınan izinle bir kapalı kasa bir minibüsü Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi civarında yakın takibe alan Organize Polisi, silah sevkiyatı olacağı yönünde elde edilen istihbari bilgiler neticesinde bir süre sonra aracın önünü keserek durdurdu.

Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi'nde sokak içerisinde durdurulan araçtaki 2 kişi gözaltına alındı. ve sonrasında bir ikamette yapılan aramalarda toplamda, kurusıkıdan çevirme 122 tabanca, 2 av tüfeği, bu silahlara ait 350 mermi, 12 sürgü, 44 gövde, 100 namlu ve muhtelif sayıda silah parçası ele eğitildi.

Olayla bağlantılı oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli, sorgulanmak üzere Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlılar ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Ağrı'dan acı haber

Ağrı'da askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay şehit oldu

24.03.2026 14:38:00
Anadolu Ajansı
Ağrı'dan acı haber
Ağrı'dan acı haber

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehadet haberi, Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki ailesine ulaştırıldı.

Askeri yetkililer, 25 yaşındaki Açay'ın, Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan annesi Emine Açay'a sağlık ekipleri eşliğinde şehadet haberini verdi.

Haberin ardından eve ve çevresine Türk bayrakları asıldı.

İkamete giden aile yakınları ve vatandaşlar, başsağlığı dileklerini iletti.

Babasını 2003'te kaybettiği ve bekar olduğu öğrenilen Açay'ın cenazesi, yarın Kırıkhan Şehitliği'nde toprağa verilecek.

Milli Savunma Bakanlığı, Doğubayazıt'ta meydana gelen askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehit olduğunu bildirmişti. 

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde başladı

24.03.2026 10:34:00 / Güncelleme: 24.03.2026 19:15:33
İHA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti.



Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi.



Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Aktan ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.



7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin ilk duruşma bugün başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.