Son kürkçüler teknolojiye direniyor
Şanlıurfa'da geçmişte erkeklerin kışın soğuktan korunmak için tercih ettiği, yöreye özgü olan kürklerin son ustaları, gelişen teknolojinin gölgesinde mesleğini sürdürmeye çalışıyor





Bir kürk bir ayda yapılıyor
Çıraklıktan yetişerek mesleğini sürdüren kürk ustası İbrahim Halil Küçük, 'Teknolojinin gölgesinde kaybolduk. Tamamen el işi yaptığımız için teknolojiye ayak uyduramıyoruz. Kesinlikle makine ve kimyasal kullanmıyoruz. Bir kuzu annesinin karnından çıkar ölür, öldükten sonra postu bize gelir. Post bize geldikten sonra biz de işlemesine başlarız. İşlemesi çok uzun ve aşırı derecede zordur. El emeği olduğu için artık çırakta yetişmiyor. O yüzden teknolojiye yenik düştük. Şu an pek yapacak bir şeyimiz yok. Biz teknolojinin gölgesinde direnmeye devam ediyoruz. İlkbahar aylarında kuzu derisi çıktığında bize gelince ilk olarak yıkamasını gerçekleştiriyoruz. Deterjanla güzel bir şekilde 4 yıkamasını yaparız. Şeb ve tuzda işledikten sonra kurutuyoruz. Bir veya 2 gün süreyle kuruturuz. Bu işlemden sonra tekrar deri tarafını ıslatırız. Ondan sonra kazı işlemine başlarız. Daha sonra yumuşatma işlemine geçeriz. Tüm işlemleri bitikten sonra kadınlara göndeririz onlar dikimini yapar. Daha sonra bize gelir kırpma işlemlerini yaptıktan sonra dikimini yapıp kürk haline getiririz. Bir kürkün yapımı yaklaşık bir ay sürer. Türkiye'de kuzu derisi bulunmadığından yurt dışından ithal ediyoruz. Kürk fiyatları ise bin ile 5 bin lira arasında alıcı buluyor' ifadelerini kullandı.İHA














































































