logo
09 EYLÜL 2026

"Soykırımı hukuk tanımlar"

25.06.2006 00:00:00
 
Emekli Büyükelçi ve Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Başkanı Gündüz Aktan, soykırımın hukuk tarafından tanımlanabileceğini söyledi. Aktan, Berlin Türk Evi'nde Almanya'da yayın yapan TD1 Televizyonu tarafından düzenlenen "Ermeni Soykırım İddialarına Hukuki Bir Bakış"konulu konferansta, "Soykırım bir suç kategorisidir. Soykırımı hukuk tanımlar. Bu konuda tarihçiler, siyasetiler veya gazeteciler hüküm veremezler" dedi.Büyükelçi Aktan, Türkiye'nin 1915 yılında yaşanan olayları bir trajedi olarak gördüğünü, ancak bu olayların bir soykırım olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Aktan, 1948 yılında yapılan ve 1950'de yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Sözleşmesine göre soykırımın olması için yok etme kastıyla etnik bir gurubu öldürmek, yaralamak, hayat şartlarının yok olmasına sebebiyet verecek şekilde kötüleştirmek, kadınlarını kısırlaştırmak veçocuklarını elinden almak gerektiğini kaydetti. Bu sözleşmeyi hazırlayanların, müzakereler esansında siyasi mücadelede ölenleri bu tanıma sokmadıklarını belirten Aktan, şunları söyledi:  "Ermeniler tehcire tabi tutulmuştur. Yok edilmeleri kastıyla kendilerine karşı bir cebir işlenmemiştir. Bu konuda incelediğimiz bir milyona yakın belgenin içinde yok edilmelerine dair hiçbir yazıyla karşılaşmadık. Bilakis tehcir işlemi sırasında Osmanlı bürokratlarının Ermenilerin güvenliği ve beslenmesiyle ilgili aşırı hassasiyetleri görünüyor." Tehcirin Osmanlı devletinin sadece bazı bölgelerinde olduğunu kaydeden Aktan, şöyle dedi:  "Katolik ve Protestan Ermeniler tehcire tabi olmadı. Türkiye'nin batı bölgelerinde yaşayan ya da devlet görevinde bulunan Ermeniler de tehcire tabi olmadı. Bu nasıl soykırımdır ki bir ulusun sadece bir kısmı buna tabi oluyor." Osmanlı arşivleri açık Ermenilerin arşivleri kapalıOsmanlı Arşivlerinin herkese açık olduğunu vurgulayan Aktan, "Boston'daki Taşnak arşivleri, Kudüs'teki Ermeni Patrikhanesi arşivleri ve Ermenistan Arşivleri açık değil. Gerçekler, belki de bu arşivlerde" diye konuştu. Sözde Ermeni soykırımıyla ilgili rakamların da gerçekleri yansıtmadığını belirten Aktan, şunları vurguladı: "1915'ten önce Anadolu'daki Ermeni nüfusuyla ilgili rakamlar var.1919 Paris Konferansında bu rakama 2 milyon 250 bin deniliyor. Fransa'daki sarı kitapta 1 milyon 550 deniliyor. Osmanlı rakamlarıysa 1 milyon 350 bin. İyimser bir bakışla 1915 öncesinde Osmanlı topraklarında 1.5 milyon Ermin var denilebilir."  İstanbul'da işgalci güç olarak bulunan İngiliz Yüksek Komiserliği'nin ABD dışişlerine verdiği raporda, 1920 yılında 1 milyon250 bin Ermeni'nin varlığından söz edildiğini söyleyen Aktan, "Bu durumda nüfusun 100 bin ile 300 bin arasında değiştiği görülüyor" dedi.  Tehcir dolayısıyla en fazla 80 bin Ermeni'nin hayatını kaybettiğini belirten Aktan, "Bunlardan sadece 6 bini eşkıya saldırılarıyla hayatını kaybetti. Tehcir edilenlerin tehcir esnasında sadece dörtte biri hayatını kaybetti" diye konuştu. Bu konuda Alman Genelkurmayının arşivlerinde de önemli bilgiler olabileceğini kaydeden Aktan, "Ancak Almanlar, arşivlerin İkinci Dünya Savaşı sırasında bombalanarak yok edildiğini söylüyorlar" ifadesini kullandı. Soykırımla suçlananlar aklandıTehcir esnasında soykırım yaptığı iddia edilen insanların İngilizler tarafından Malta'da yargılandığının altını çizen Aktan, bu yargılamada zanlıların suçsuz olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin aralarında şirket ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı

09.09.2026 00:10:00
AA
 
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşma, dosyaya gelen belgeler ile görevli ve eski belediye çalışanı 5'i tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin okunmasıyla başladı.

Söz verilen tutuklu sanık eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden sonra göreve geldiğini, söz konusu işletmeye eski belediye başkanı döneminde ruhsat verildiğini, kendisinin, işletmenin adres değişikliği nedeniyle yenilenen ruhsatı imzaladığını söyledi.

Temiz, imza için getirilen dosyanın içeriğini incelemek gibi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, işletme sahiplerini tanımadığını, daha önce hiç aynı ortamda bulunmadığını belirtti.

Ruhsatı imzalarken yangının meydana geldiği bina hakkında yıkım kararı olduğunu bilmediğini öne süren Temiz, tahliyesini talep etti.

Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü ve Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Hüseyin Öztürk, görev yaptığı dönemde 264 kaçak bina için yıkım kararı verdiklerini, Dilovası'nda 40 yılı aşkın süredir biriken kaçak yapı dosyaları nedeniyle mevcut belediye yönetiminin ve sanık olarak yargılanan memurların gerçekleştirilemeyen yıkımlardan sorumlu tutulmasını doğru bulmadığını savundu.

Belediyenin yıkımları karşılayabilecek ekonomik ve sosyal güce sahip olmadığını ve mevcut kaçak yapıların 10 yılı aşkın sürede dahi yıkılamayacağını iddia eden Öztürk, yangının çıktığı işletmeye ruhsat verildiği dönemde kaçak yapıyı tespit edip yıkım kararı alarak Fen İşleri Müdürlüğüne yönlendirdiklerini ancak yıkımın gerçekleştirilmediğini kaydetti.

Öztürk, gerçekleşmeyen yıkımdan dolayı mülkiye müfettişlerinin kendisini sorumlu tuttuğunu ancak 2016'da belediye meclisinde kaçak yapılara yönelik alınan karardaki görevlerini yerine getirdiğini belirterek, yıkım kararını verdikten sonraki süreçten sorumlu olmadığını savundu, tahliyesini istedi.

Eski Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Cihan Sorgucu ise bilirkişi raporunun teknik açıdan problemli olduğunu savundu.

Davaya konu yapının yapıldığı ve yangının meydana geldiği tarihte görevde olmadığına değinen Sorgucu, bütçe eksikliği nedeniyle görev süresi içerisinde yıkım ihalesi düzenlemeye vaktinin olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde tüm kaçak yapıları ilgili yerlere bildirdiğini, yaptığı iş ve işlemlerde görevi kötüye kullanma veya ihmal olmadığını iddia etti.

Dilovası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Muammer Telli de yanan binanın inşaatının başladığı tarihte belediyede çalışmadığını, yıkım kararının çıktığı tarihlerde yapı kontrol müdürü olmadığını söyledi.

Göreve 2024'ün nisan ayında başladığını belirten Telli, ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkım ihalesini gerçekleştirebilmek için müdürlüğün 2024'te 3,5 milyon lira olan bütçesini 2025'te yaklaşık 85 milyon liraya çıkardığını ifade etti.

Telli, 2025'in nisan ayında ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkımı için ihale dosyası hazırladığını, aynı yılın temmuz ayında 250 milyon lira bedelle yapılan ihalenin katılımcı olmaması nedeniyle iptal edildiğini aktararak, kaçak yapıları belediyenin kendi imkanlarıyla yıkmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili tutuklu sanık Selim San ise 5,5 aylık kısa bir süre görevde kaldığını, bu süreçte yangının çıktığı işletmeyle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ifade etti.

Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö.A. ve Ö.Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Ayrıca, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevli ve eski belediye çalışanı 7 kişi hakkında hazırlanan ve mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor. 

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı

Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece’de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı

08.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece'de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu büyütüyor: Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya girebilen miktar ne kadar?

Asıl tablo!

İstanbul'da narkotik ekiplerinin Esenyurt ve Küçükçekmece'de düzenlediği operasyon, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelesindeki çarpıcı tabloyu bir kez daha gündeme taşıdı.

İki adres ve bir araca düzenlenen baskınlarda 26 kilo 200 gram metamfetamin ele geçirildi. 3 şüpheli gözaltına alındı. Ele geçirilen maddenin 4 kilo 950 gramı kristal, 4 kilo 600 gramı kristalleşmeye başlamış sıvı ve 16 kilo 650 gramı sıvı halde bulundu.

Ancak İstanbul'daki bu operasyonu asıl çarpıcı hale getiren, Türkiye genelindeki rakamlar.

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu!

İçişleri Bakanlığı'nın 7 Eylül'de açıkladığı bilançoya göre, son 10 günde 71 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda:

2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu madde 4 milyon 34 bin 459 uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda 894 şüpheli yakalandı.

Bu 10 günlük tablo bile Türkiye'deki uyuşturucu piyasasının boyutunu tartışmaya açmaya yetiyor.

Üstelik bundan birkaç ay önce açıklanan başka bir haftalık bilançoda, 69 ilde sadece 7 günde 1 ton 916 kilo uyuşturucu ve 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirilmiş; 974 şüpheli yakalanmış ve 381 kişi tutuklanmıştı.

Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya ulaşabilen miktar ne kadar?

Bu sorunun cevabı ortaya konulmadan Türkiye'nin uyuşturucu sorununu gerçekten çözdüğümüzü söylemek mümkün değil.

26 kilo metamfetaminin yakalanması haberin sonu değil; Türkiye'nin uyuşturucu ekonomisinin büyüklüğünü sorgulamak için başlangıç noktasıdır.

Çünkü mesele artık sadece uyuşturucu yakalamak değil; Türkiye'nin neden uyuşturucu tacirleri için bu kadar büyük bir pazar haline gelebildiğini açıklamaktır.

Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!


 
 
Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1.7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

08.09.2026 15:55:00
Haber Merkezi/AA
 
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!

Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1,7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.
Ünlü tıp dergisi 'The Lancet'te yayımlanan araştırmada, 204 ülke ve bölgedeki pasif içicilik yaygınlığı ile buna bağlı hastalık yükü incelendi.

Dünyadaki her 3 kişiden biri etkileniyor

Araştırmada, 2023'te dünya genelinde yaklaşık 767 milyonu çocuk olmak üzere 2.7 milyardan fazla kişinin pasif içiciliğe maruz kaldığı ve bu durumun yaklaşık 1.7 milyon kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi. Yetişkin ölümlerinin en başta "iskemik kalp hastalığından", çocuk ölümlerinin ise "alt solunum yolu enfeksiyonundan" kaynaklandığı aktarıldı.

Kapalı mekanlarda ısrarla sigara içenler katilden farksız!

Araştırmada, pasif içiciliğin küresel ölçekte önemli bir sağlık riski olmaya devam ettiği belirtilerek özellikle kadın ve çocukların korunması için daha güçlü tütün kontrol önlemleri alınması çağrısında bulunuldu. Pasif içicilik, tütün ürünü kullanan kişilerin çevresindekilerin dumana istemeden maruz kalması olarak tanımlanıyor ve kalp hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ile kanser başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?


 
Güne başlarken ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimiz de sağlık açısından önemli. Günlük yaşam temposu, geç saatlere kadar süren uyku, vardiyalı çalışma veya yoğun iş programı nedeniyle günün ilk öğünü kimi zaman öğle saatlerine kadar ertelenebiliyor. Son yıllarda beslenme alanında yapılan çalışmalar ise öğün saatlerinin vücudun biyolojik ritmi ve metabolik süreçlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
 

08.09.2026 15:48:00
Murat Çorbacı
 
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, beslenmenin yalnızca günlük alınan enerji ve besin içeriği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Vücudumuz gün boyunca aynı metabolik koşullarda çalışmıyor. Uyku, uyanıklık, hormonların salınımı ve metabolik süreçler belirli bir günlük ritim içerisinde ilerliyor. Bu nedenle öğünlerin zamanlaması da beslenme düzeninin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardan biri" dedi.

İlk öğünün saati neden önemli?

Yakın zamanda 40 yaş ve üzerindeki 31 binden fazla yetişkinin verileri kullanılarak gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir çalışmada, günün ilk ve son öğün saatleri ile uzun dönemli sağlık sonuçları arasındaki ilişki incelendi. Bulgular, ilk öğününü daha geç saatlerde tüketen kişilerde tüm nedenlere ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin daha yüksek seyrettiğini gösterdi. Ancak bu sonuçların "geç kahvaltı erken ölüme neden oluyor" şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Bu tür çalışmalar bize önemli ilişkiler gösterir ancak tek başına neden-sonuç ilişkisi kurmamızı sağlamaz. Geç saatte ilk öğün tüketen bir kişinin uyku düzeni, fiziksel aktivitesi, çalışma koşulları, mevcut hastalıkları ve genel beslenme alışkanlıkları da sonuçlar üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle tek bir öğün saatinden hareketle kişinin sağlık riski hakkında kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

En uygun zaman ne zaman?

Araştırmada ilk öğününü 07.00–08.00 arasında tüketenlerle karşılaştırıldığında, ilk öğün saati ilerledikçe bazı sağlık risklerinin de kademeli olarak yükseldiği görüldü. Bununla birlikte bu sonuç, herkesin belirli bir saatte kahvaltı yapması gerektiği anlamına gelmiyor. Uyku ve uyanma saati, kişinin çalışma düzeni, günlük enerji gereksinimi, yaş, fiziksel aktivite düzeyi ve mevcut sağlık durumu uygun öğün zamanlamasını değiştirebilir. Gece vardiyasında çalışan bir bireyin beslenme düzeni ile sabah erken saatlerde güne başlayan bir kişinin öğün planının aynı olması beklenmez. Beslenmede tek bir doğru saatten söz etmek yerine kişinin uyku-uyanıklık düzeniyle uyumlu bir plan oluşturmak daha doğru bir yaklaşım olur.

Akşam yemeği için de net bir saat yok

Gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının uyku düzeni, toplam enerji alımı ve kişinin günlük yaşam biçimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Akşam yemeği konusunda da herkese uygulanabilecek kesin bir saat vermek yerine kişinin yatış saati ve günlük düzeni dikkate alınmalıdır. Özellikle gün boyunca yeterince beslenmeyip enerji alımının büyük bölümünü gece saatlerine bırakmak, sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninin kurulmasını zorlaştırabilir" dedi.
Son yıllarda belirli saat aralıklarında beslenmeye dayanan yaklaşımların yaygınlaşmasıyla birlikte "yeme penceresi" kavramı da daha sık gündeme geliyor. Ancak gün içinde kaç saat yemek yenildiği, beslenme düzeninin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Öğünlerin hangi saatlerde tüketildiği kadar bu öğünlerin içeriği, günlük enerji ve besin ögesi gereksiniminin karşılanması, sebze ve meyve tüketimi, yeterli protein ve lif alımı, uyku düzeni ve fiziksel aktivite de genel sağlık açısından önem taşıyor.

7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor

Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor

08.09.2026 10:13:00
İhlas Haber Ajansı
 
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor. Bölgede 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi.

Yangın, Kozan ilçesine bağlı Doğanalanı Mahallesi'ndeki ormanda çıktı. Ormanda alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye çok sayıda Orman Genel Müdürlüğü ekipleri ve itfaiye ekipleri sevk edildi.



Yangın rüzgarın etkisiyle büyürken bölgedeki bazı yerleşim yerleri tedbir alınarak tahliye edildi. 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi. Ekiplerin 5 helikopter, 2 uçakla yangına müdahalesi sürüyor.



Doğanalanı Mahallesi Muhtarı Yunus Bekçi ise yangın haberini alıp bölgeye geldiklerini söyleyerek, "Mahallenin kuzey kısmında tepenin alt eteğinden ateş yükseldi. Zaten poyrazında çok fazla olması nedeniyle bir anda sağa sola savruldu. Her tarafa yayıldı bu hale geldi. Birkaç tane evde hasar olduğu söyleniyor" dedi.

Enizçakırı Mahallesi Muhtarı Ahmet Avcı da "Rüzgarın etkili olması nedeniyle yangın büyüdü. Öncelikle insanları, hayvanları tahliye ettik. Yangının olduğu alanda 15 kadar ev vardı. Yangının içinde kaldılar diye konuştu.

Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Antalya'nın Serik ilçesinde ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor

08.09.2026 02:00:00
AA
 
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Deniztepesi ve Sarıabalı mahallelerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.

Bölgedeki evler tahliye edilirken, 5 ev ve bazı seralar yangında kullanılamaz hale geldi.

Yanan bir evde bulunan engelli 3 kişi dumandan etkilendi.

Engelliler İbrahim, Hatice ve Kiraz Karaca, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi.

Kazada yaralanan sürücü, hastaneye götürüldü.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması devam ediyor.


 

Mersin'de uyuşturucu operasyonu: 6 milyon boş kapsül ve 1 ton 250 kilo ham madde ele geçirildi

Mersin'de uyuşturucu madde ticareti ve üretimi yaptığı değerlendirilen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, bir depoda yaklaşık 6 milyon boş kapsül ile 1 ton 250 kilogram sentetik uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi

08.09.2026 00:10:00
İHA
 
Mersin'de uyuşturucu operasyonu: 6 milyon boş kapsül ve 1 ton 250 kilo ham madde ele geçirildi
Mersin'de uyuşturucu operasyonu: 6 milyon boş kapsül ve 1 ton 250 kilo ham madde ele geçirildi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kentte yüklü miktarda uyuşturucu madde ticareti ve üretimi yaparak dağıtımını gerçekleştiren şüphelilerin deşifre edilmesine yönelik çalışma başlatıldı.

Yürütülen çalışmalar kapsamında, Ömür T. K.'nin kullanımında olduğu değerlendirilen Mezitli ilçesi Eski Mezitli Mahallesi'ndeki bir adreste bulunan depoya operasyon düzenlendi.

Depoda yapılan aramada, 120 koli içerisinde yaklaşık 6 milyon boş kapsül ile 50 varil içerisinde toplam 1 ton 250 kilogram toz halinde sentetik uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi.

Şüphelinin, hırsızlık, kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet gibi suçlardan toplam 11 suç kaydının bulunduğu belirtildi.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul'da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi

07.09.2026 16:04:00 / Güncelleme: 07.09.2026 16:08:04
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul'da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın yeğeni, BTP MYK Üyesi Mustafa Hayri Baş'ın kızı Banu Sultan ile BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi'nin oğlu Emirhan Terzi, düzenlenen törenle dünya evine girdi.

Avcılar'daki düğüne ailelerin ve yakınlarının yanı sıra BTP teşkilatından çok sayıda isim de katıldı.

Düğün öncesinde gerçekleştirilen nikâh merasiminde genç çiftin nikâh şahitlerinden biri de BTP Lideri Hüseyin Baş oldu.
Hüseyin Baş, nikâhın ardından genç çifti tebrik ederek bir ömür boyu mutluluk ve aile saadeti diledi.

Hüseyin Baş düğünde renkli görüntülere eşlik etti

Düğün töreni, nikâhın ardından renkli görüntülere sahne oldu.
Hüseyin Baş, düğünde seslendirilen şarkılara eşlik ederken, davetlilerle birlikte horon ve halay çekti.


Yoğun katılımın olduğu düğünde BTP teşkilat mensupları da genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.

İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi

07.09.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi. Gözaltına alınan 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 31 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında meydana gelen iş yeri, araç ve ev kurşunlanması, tehdit, yaralama, mala zarar verme gibi olayların aydınlatılması amacıyla inceleme başlattı.

17 farklı olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerini izleyen Asayiş Şube ekipleri, zanlıların kimliklerini tespit etti. Suç örgütüne yönelik operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve kullandıkları araçlarda yapılan aramalarda 5 tabanca, 1 otomatik tabanca, 1 uzun namlulu silah, 293 mermi, 1 motosiklet ve kurşungeçirmez yelek ele geçirildi. Şüphelilerin iş yeri, araç ve ev kurşunlama, tehdit, yaralama ve mala zarar verme olaylarına karıştıkları tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 15 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu

Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı

07.09.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenildi.

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Manisa Valiliği Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı çerçevesinde, uyuşturucu madde ticaretine yönelik çok yönlü istihbarat ve risk analiz çalışmaları gerçekleştirildi.



Elde edilen bulgular doğrultusunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının adli kararlarıyla Manisa Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde ticareti yapan ve uyuşturucu maddeleri Manisa ile Ege Bölgesi'ndeki illere sevk eden şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin faaliyetleri teknik ve fiziki takip altına alınırken, bağlantılı adresler de belirlendi.

Çalışmaların ardından Manisa merkezli olarak Manisa ve Mersin'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Mersin'de operasyon düzenlenen adreslerden birinde uyuşturucu imalatında kullanıldığı belirlenen bir tesis ortaya çıkarıldı. Tesiste sentetik hap basımında kullanılan makinelerin yanı sıra uyuşturucu imalatında kullanılmak üzere hazırlanan çok sayıda malzeme ele geçirildi.



Yapılan aramalarda 2 adet sentetik hap basma makinesi, 1 milyon 983 bin 540 adet sentetik ecza hapı, 1 ton 917 kilogram yeşil reçeteli ilaç ham maddesi, basıma hazır 2 milyon 486 bin adet boş kapsül ve 27 bin 290 adet boş blister ele geçirildi.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Y.G., E.P., A.G., M.F. ve M.V. isimli şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenilirken, operasyonun Manisa tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu olduğu belirtildi.
Manisa İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel öncülüğünde bugün, operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve imalatta kullanılan malzemeler görüntülendi. Milyonlarca hapın yanı sıra tonlarca ham madde, boş kapsül ve blisterler ile hap basımında kullanılan makineler operasyonun boyutunu gözler önüne serdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.