logo
04 EYLÜL 2026

SSK'nın provizyon sisteminde sorun çözüldü

13.07.2006 00:00:00
 
Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Başkan Vekili Dr. Özkan Dalbay, dün sabah itibariyle eczane provizyon sisteminin sorunsuz olarak tam kapasite ile çalışmaya başladığını bildirdi.

SSK bilgi işlem altyapısındaki yenileme çalışmaları sürecinde son günlerde sistemde yaşanan yavaşlamaya ilişkin açıklama yapan Dalbay, sorunun dün itibariyle tamamen aşılmış durumda olduğunu belirtti. Dalbay, ''Sistemde sorun yaşandığı anlarda, vatandaşlarımızı mağdur etmemek için elimizden gelen tüm çabayı gösterdik ve bu çabalar sonucunda bu sabah itibariyle eczane provizyon sistemi sorunsuz olarak tam kapasite ile çalışmaya başlamıştır'' dedi.

Özkan Dalbay, açıklamasında şunları kaydetti: ''Kurumumuz eczane provizyon sistemini kullanan sözleşmeli eczaneler, 3 Temmuz 2006 tarihinden itibaren sistemdeki yavaşlıklara bağlı olarak Kurum sistemine erişim sorunu yaşamışlardır. Sistemde meydana gelen sorunun giderilmesi için Bilgi İşlem Daire Başkanlığının tüm imkanları kullanılmış ve sistem 11 Temmuz 2006 tarihi akşamında kapatılarak veri tabanı yeniden yapılandırılmış, gerekli diğer çalışmalar da tamamlanmıştır. Eczane provizyon sisteminde bugün itibariyle herhangi bir sorun bulunmamakta ve bugün saat 14.00 itibariyle eczane provizyon sisteminden 454 bin reçeteye ait ilaçlar karşılanmış durumdadır.''

BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sivas Kongresi'nin 107. yıldönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından anlamlı bir paylaşımda bulundu. Baş, mesajında Millî Mücadele'nin kırılma noktalarından biri olan kongrede alınan kararların, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesindeki yerine dikkat çekti

04.09.2026 14:27:00 / Güncelleme: 04.09.2026 14:31:31
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"
"Manda ve himaye kabul edilemez"

Sivas Kongresi'nde tarihe geçen ilkeleri hatırlatan BTP lideri, "Manda ve himaye kabul edilemez" ve "Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz" kararlarının altını çizdi.

Hüseyin Baş, 4 Eylül 1919'da ilan edilen bu duruşun, Türk milletinin hiçbir koşulda vesayeti kabul etmeyeceğinin ve tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturduğunun vurgusunu yaptı.

Millî Mücadele kahramanlarına minnet

Mesajının son bölümünde Sivas Kongresi'nin tarihsel mirasına sahip çıkan Baş, "Sivas Kongresi'nin yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullanarak kurtuluş mücadelesinin kahramanlarını andı.

BTP lideri Hüseyin Baş'ın mesajı şöyle:

"Manda ve himaye kabul edilemez."

"Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz."

4 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'nde alınan bu tarihî kararlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturmuştur.

Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

04.09.2026 12:32:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
Kişisel bilgileri hukuka aykırı yollarla ele geçirerek oluşturulan 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerini kullandığı tespit edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sistemi kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır" açıklamasında bulundu

Borcunuz yasal takibe düştü diyen avukatların izi sürüldü
Adalet Bakanı Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
"Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır! Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.

31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır."

KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan gemiye yönelik çalışmalarda 2 kadının naaşına ulaşıldığını, faciada toplam can kaybının 12'ye yükseldiğini, kayıp 16 kişiye ulaşılması için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Üstel, kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'ne araştırma önergesi sunduklarını bildirdi

04.09.2026 12:19:00
İHA
 
KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"
KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geçtiğimiz pazar günü Girne Limanı'ndan Mersin Taşucu'na gitmek üzere hareket ettikten sonra alabora olan gemiye ilişkin yürütülen arama çalışmalarına dair açıklamalarda bulundu. Başbakan Üstel, pazar gününden bu yana büyük bir acı yaşandığını belirterek gemide bulunan vatandaşlara ulaşılması amacıyla KKTC ve Türkiye'nin tüm ilgili kurumlarının arama-kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Kazada yaşamını yitirenlerin ve kayıp kişilerin bulunduğunu ifade eden Üstel, Türkiye'ye ait arama-kurtarma gemisi TCG Işın'ın KKTC'ye ulaşmasının ardından çalışmalara başladığını kaydetti. Üstel, TCG Işın'ın ardından TCG Alemdar'ın da bölgeye geldiğini belirterek geminin arama çalışmalarını 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

"Çalışmalar robotik sistemlerle yürütülüyor"

Arama çalışmalarının çok zorlu şartlar altında gerçekleştirildiğine dikkati çeken Üstel, geminin 554 metre derinlikte bulunduğunu ve bu derinliğe insanların inemediğini söyledi. Çalışmaların tamamen robotik sistemler aracılığıyla yürütüldüğünü aktaran Başbakan Üstel, aramaların başlamasının ardından önce 1 naaşa, dün ise 2'nci naaşa ulaşıldığını belirtti.

Yılmaz'ın taziye ziyareti

Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın dün KKTC'yi ziyaret ettiğini hatırlatarak Yılmaz'ın hem geçmiş olsun dileklerini ilettiğini hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın süreci yakından takip ettiğini ve taziye mesajlarını ilettiğini söyledi. Yılmaz'ın acılı ailelerle bir araya geldiğini belirten Üstel, ailelere arama-kurtarma çalışmaları hakkında bilgi verildiğini kaydetti.

Faciada can kaybı 12'ye yükseldi

Her sabah hem ailelere hem de basına açıklamalarda bulunduklarını ifade eden Üstel, gece yürütülen çalışmaların sonucunda 2 kadının naaşına daha ulaşıldığını belirterek, "Böylece 554 metre derinlikten çıkarılan naaş sayısı 4'e yükseldi. Yani vefat edenlerin sayısı 12 oldu" ifadelerini kullandı. Arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirten Üstel, kayıp 16 kişiye daha ulaşılması için TCG Alemdar'ın çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'na, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı'na, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı'na, TCG Alemdar'da görev yapan askerlere ve çalışmalara katkı koyan herkese teşekkür etti. Denizin 554 metre derinliğinde yürütülen çalışmaların zorluğuna dikkati çeken Üstel, çalışmalarda zamana ihtiyaç duyulduğunu ailelerle de paylaştığını söyledi.

"Sorumlular hukuk önünde hesap verecek"

Arama çalışmalarının kayıp kişilere ulaşılana kadar devam edeceğini vurgulayan Üstel, kazanın meydana gelmesinde ihmal veya başka bir unsurun bulunup bulunmadığının araştırılacağını kaydetti. Üstel, kazanın yaşanmasında sorumluluğu bulunan kişilerin, görev ve konumlarına bakılmaksızın hukuk karşısında hesap vereceğini belirtti. Kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'nde de çalışma başlatılacağını açıklayan Üstel, hükümet olarak Meclis'e araştırma önergesi sunduklarını bildirdi. Üstel, "Bu konuda Cumhuriyet Meclisimizde bir araştırma komitesi kurulması ve çalışmaların Cumhuriyet Meclisinde başlaması için dünden itibaren müracaatımızı yapmış bulunmaktayız" ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, gelişmelere ilişkin akşam saatlerinde yeniden halka ve ailelere bilgi vereceğini kaydederek bütün naaşlara tek tek ulaşmayı ümit ettiklerini söyledi.

"Kesin süre veremiyoruz"
Basın mensuplarının arama çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına ilişkin sorusunu yanıtlayan Üstel, umudun hiçbir zaman tükenmeyeceğini söyledi. Deniz Kuvvetleri personelinin umutların gerçeğe dönüşmesi için 7 gün 24 saat çalıştığını belirten Üstel, çalışmaların ne zaman sonuçlanacağına ilişkin kesin bir süre verilemeyeceğini ifade etti. Konunun tamamen teknik olduğunu dile getiren Üstel, 554 metre derinlikte çok zor şartlarda yürütülen bir çalışmadan söz edildiğini vurguladı.

Ulaşılan 2 naaşın kimlik tespiti çalışmaları sürüyor

Üstel, ulaşılan 2 naaşın kimlik tespitine ilişkin bir gelişme olup olmadığı yönündeki soru üzerine naaşların Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü açıkladı. Kimlik tespitinin ardından ailelere bilgi verileceğini belirten Üstel, "Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelerimize duyuracağız" dedi.

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi. İmamoğlu, “Her milimi yayınlansın, millet izlesin” dedi

04.09.2026 12:17:00
Haber Merkezi
 
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin X hesabından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri paylaşıldı. İmamoğlu, davanın canlı yayınlanmasını istediğini belirterek geçmiş duruşmaların da kamuoyuna açılmasını talep etti.

İmamoğlu, "Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum" diyerek, davanın başladığı ilk günden bugüne kadar yapılan duruşmaların da yayımlanması çağrısında bulundu.

Duruşmaların SEGBİS sistemi üzerinden kayıt altına alındığına dikkat çeken İmamoğlu, teknolojik imkanların bulunduğunu belirterek, "Her milimi yayınlansın, millet izlesin" dedi.

İmamoğlu, kamuoyundan saklayacağı bir sözü olmadığını savunarak vatandaşların davayı doğrudan izlemesi gerektiğini söyledi. "Millet dinlesin, millet görsün. Millet kendi kararını versin" ifadelerini kullanan İmamoğlu, kendisine yönelik iddialara karşı hesabını kamuoyu önünde vermeye hazır olduğunu belirtti.

İmamoğlu'nun açıklamasından öne çıkan bölüm şöyle:

"Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Her milimi yayınlansın, millet izlesin."

Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı

Mersin'in Tarsus ilçesinde 2 ayrı inşaatta yaşanan kazalarda 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı

04.09.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.09.2026 12:17:48
İHA
 
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Atatürk Mahallesi Atatürk Caddesi üzerindeki inşaatta çalışan T.B. (48) ile M.B. (38) iskeleden düştü. Mesai arkadaşlarının ihbarıyla olay yerine sevk edilen ambulanslarla 2 işçi ilçe devlet hastanesine kaldırıldı.

Kırklarsırtı Mahallesi 2673 Sokak'ta yaşanan kazada da iddiaya göre, inşaatta çalışan Abdülkadir Polat (43), dengesini kaybederek aşağı düştü.



Haber verilmesi üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırılan Polat, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Her iki olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"

Mersin Uluslararası Limanı'nda içinde kimyasal madde bulunan bir konteynere iş makinesi devrilmesi sonucu sızıntı yaşandığı, tedbir amaçlı 35 kişinin hastaneye sevk edildiği bildirildi. Mersin Valiliği tarafından yapılan açıklamada: "AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır" denildi

04.09.2026 12:11:00
İHA
 
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Alınan bilgiye göre, Mersin Limanı'nda bir iş makinesinin konteynerin üzerine devrilerek delmesi sonucu gaz sızıntısı meydana geldi. İddiaya göre, yaşanan sızıntı nedeniyle limandaki operasyonlar geçici olarak durduruldu, çalışanlar tedbir amacıyla liman sahasının dışına çıkarıldı. Bölgeye AFAD, sağlık, itfaiye ve ilgili kurumlara bağlı ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından 35 kişi, tedbir amaçlı belirli hastanelere götürüldü.

Öte yandan maddenin boya gibi ürünlerde kullanılan Etil akrilat olduğu, kimyasal güvenlik literatüründe ise 'orta derecede toksik' olarak sınıflandırıldığı, yoğun temasın sağlık açısından zararlı olabildiği öğrenildi.

"Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir"

Konuyla ilgili Mersin Valiliği'nden açıklama geldi. Açıklamada:" 04 Eylül 2026 tarihinde saat 02.20 sıralarında, Mersin Uluslararası Limanı'nda bir iş kazası meydana gelmiştir. Olay yerine sevk edilen AFAD ekiplerince yapılan incelemede, iş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği ve etil akrilat olarak değerlendirilen maddenin çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu tespit edilmiştir. AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır. Tedbir amacıyla bölgede güvenlik alanı oluşturulmuş ve kısa sürede konteyner izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşınmıştır. Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin genel sağlık durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir. Durumdan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz .Olaya ilişkin çalışmalar, Valiliğimiz koordinasyonunda ilgili kurumlarımızca titizlikle yürütülmektedir" denildi.

Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında çıplak bedeni kafatasından ayrılmış halde bulunan Abdurrahman Aysu'nun failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüphelilerin tespit edilerek gözaltına alındığı bildirildi

04.09.2026 11:39:00
İHA
 
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Manisa'nın Akhisar ilçesinde marangozluk yapan evli 2 çocuk babası Abdurrahman Aysu kaybolduktan 13 gün sonra 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında başı koparılmış ve çıplak halde cesedi bulunmuştu.

Olayın üzerinden geçen 10 yılın ardından Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda cinayetin aydınlatıldığı açıklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Manisa Akhisar'da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu'nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı" ifadelerini kullandı.

İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada

İzmir'de belediyeye ait bir kafeye gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlendi

04.09.2026 10:28:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada
İzmir'de belediyeye ait kafeye silahlı saldırı kamerada
İzmir'de belediyeye ait bir kafeye gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlendi. O anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Olay, gece saatlerinde Çiğli ilçesinde bulunan ve Çiğli Belediyesi'ne ait Akvaryum Kafe'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kafenin kapalı olduğu saatlerde bölgeye motosiklet ile kimliği belirsiz iki şahıs geldi.



Motosikletten inen şüphelilerden biri, kafeye doğru birkaç el ateş açtı. Saldırganlar, olayın ardından geldikleri motosikletle bölgeden hızla uzaklaştı. Saldırıda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadı. Kurşunlama anı ise güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.

Polis ekipleri, kaçan silahlı saldırganın kimliğini tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı.

Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı

Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin gözaltına alınan Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanları tutuklandı. 4 mürettebat ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.09.2026 23:33:00
İHA
 
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
İstanbul Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında ALSU isimli gemiden bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9 kişiden, 6'sı ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Savcılık ifadelerinin ardından şüphelilerden, geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklama talebiyle, 4 kişi ise adli kontrol istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Mahkeme, şüphelilerden geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman hakkında tutuklama kararı verdi. Mahkeme, 4 kişiyi ise adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasında, aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 2 sanığın tahliyesine karar verildi

03.09.2026 22:05:00
AA
 
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, bir kısım tutuklu sanıklara ve avukatlarına aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye talepleri için söz verildi.

Söz verilen tutuklu sanıklardan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe, sadece görevini yaptığını, kamu görevlisi olduğunu ve görevi gereği imzalar attığını savundu.

Sanık Gökçe, eylemlerde adının geçmediğini, ihaleyi alacak kişileri tanımadığını ve bilmediğini öne sürdü.

Boğazından haram lokma geçmediğini, hiçbir suç işlemediğini, örnek bir yaşam sürdüğünü savunan Gökçe, tahliyesini talep etti.

Bir diğer tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün de bilirkişi raporlarını eleştirerek, bu raporların maddi hatalar ve hukuki çarpıtmalar içererek hazırlandığını ileri sürdü.

Akgün, ihalelerin yapılış yöntemlerini anlatarak, üzerine atılı eylemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirtti.

Yaptığı görev boyunca kamu yararına çalıştığını ifade eden Akgün, "Kişisel menfaat peşinden koşmadım. Sözde örgütün çıkarları için bir eylemde bulunmadım, bulunmam." dedi. Sanık Akgün, tahliyesini istedi.

İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 18 aydır tutuklu olduğunu belirterek, iddianameye göre cezalandırıldığını öne sürdü.

Sanık Ongun, atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmaması gerektiğini savunarak, "Ben burada haklı olarak yatıyorum demem lazım ama ben şu an haksız olarak yatıyorum." beyanında bulundu. Mahkemenin adil olmasını isteyen Ongun, tahliyesini talep etti.

Bazı tutuklu sanıklar ile avukatları da tahliye talebinde bulundu.

En son söz verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da Türkiye'nin hatta Avrupa'nın en büyük duruşma salonunda olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Asıl soru şu, böylesine büyük bir salon acaba ne kadar büyük bir adalete ev sahipliği yapıyor ya da yapabilecek' Yanıtını elbette ki kıymetli milletimiz verir. Eninde sonunda milletimiz bunun yanıtını verir ve elbette gereğini de yapar. Bu salona baktığımızda, esasında 'örgüt' diye bir kavramın konuşulduğu bir ortamda, arkamda bulunan, başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere burada tutsak bulunan kıymetli kader arkadaşlarıma baktığımda, buradan bir örgütün çıkmayacağını herkes görüyor. Kim bakmak isterse görebilir. Bakmaz ise, görmek istemezse, zaten ona biz zorla gösterecek bir halimiz de yoktur. Buradan bir örgüt çıkmaz, bunu millet de görüyor. Burada bir suç örgütü yok. Gerçekten büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var."

Duruşmaların canlı yayınlanmasını istediğini ifade eden İmamoğlu, duruşmaların başladığı ilk günden, bugüne geçmiş duruşmaların da yayınlanmasını istediğini söyledi.

Özgürlüğü, itibarını ve emeğini savunduğunu aktaran İmamoğlu, "Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Hani 'Delillere göre savunma yapılsın.' deniyor, 6 ay bitti, bir tek delili şu mahkemede huzurda kimse görmedi, ben de görmedim. Gören varsa şimdi yansıtsınlar, ben özür dileyeceğim." beyanında bulundu.

Savunma hakkına ilk müdahalenin avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklandığında başladığını ve sonrasında Silivri'de savunma hakkının elinden alındığını savunan İmamoğlu, savunmasını 7-8 saatte bitirmesinin istendiğini, süre sınırlaması getirildiğini ve savunmasına engel olunduğunu öne sürdü.

Hak yemediğini ve hakkını da yedirmeyeceğini belirten İmamoğlu, "Mahkeme salonundan çıkarıldım. Duruşmaya getirilmeme kararı usulsüzce uygulandı." beyanında bulundu.

Sanık İmamoğlu, tüm arkadaşlarının özgürlüğüne kavuşmasını isteyerek, "Bu davanın şahidi millettir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları burada yargılamaya devam edeceğim." dedi.

Aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tutuklu sanıkların taleplerinin alınması tamamlandıktan sonra mahkeme, cumhuriyet savcısına görüşünü sordu.

Cumhuriyet savcısı, tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını istedi.

Mahkeme, inceleme için duruşmaya ara verdi.

51 sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi

Mahkeme heyeti, aranın ardından, tutuklu sanıklar Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz ile reklamcı Serkan Öztürk'ün tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve Medya''''''' AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 51 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 7 Eylül Pazartesi gününe ertelendi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.