logo
20 EYLÜL 2026

Su kaynaklarını korumak için zaman daralıyor

Dünya genelinde ve Türkiye’de yaşamın ana damarı olan nehirler; kontrolsüz sanayileşme, aşırı kimyasal gübre kullanımı ve doğaya rastgele bırakılan plastik atıklar nedeniyle tarihinin en ağır kirlilik krizlerinden birini yaşıyor

20.09.2026 00:35:00
Yaşar Cebesoy
 
Su kaynaklarını korumak için zaman daralıyor
Su kaynaklarını korumak için zaman daralıyor
Dünya genelinde ve Türkiye'de yaşamın ana damarı olan nehirler; kontrolsüz sanayileşme, aşırı kimyasal gübre kullanımı ve doğaya rastgele bırakılan plastik atıklar nedeniyle tarihinin en ağır kirlilik krizlerinden birini yaşıyor.

Su kaynaklarının hızla tükenmesi ve kirlenmesi, yalnızca su altı ekosistemini değil, doğrudan insan sağlığını, gıda güvenliğini ve tarımsal üretimi de tehdit ediyor.







Nehirleri Tehdit Eden 3 Temel Unsur

Arıtılmayan Sanayi ve Evsel Atıklar: Fabrikalardan ve şehir kanalizasyonlarından arıtılmadan akarsulara deşarj edilen ağır metaller ile kimyasal maddeler, sudaki çözünmüş oksijen seviyesini kritik eşiğin altına düşürerek toplu balık ölümlerine ve canlı türlerinin yok olmasına yol açıyor.







Tarımsal Gübre ve İlaç Sızıntıları: Tarımda aşırı ve niteliksiz gübre kullanımı, yağmur sularıyla birlikte nehir yataklarına taşınıyor. Nitrat ve fosfat birikimi sonucu oluşan ötrofıkasyon (aşırı alg çoğalması), su yüzeyini kaplayarak güneş ışığının ve oksijenin dip canlılarına ulaşmasını engelliyor.

Mikroplastik İşgali: Akarsulara karışan tonlarca plastik atık, zamanla güneş ışığı ve mekanik aşınmayla mikroplastik parçacıklarına dönüşüyor. Bu parçacıklar sucul canlılar tarafından bünyeye alınıyor ve besin zinciri vasıtasıyla doğrudan insan sofrasına kadar ulaşıyor.







Hayati Öneme Sahip Koruma Tedbirleri

Uzmanlar, su kaynaklarının tamamen kullanılmaz hale gelmesini önlemek amacıyla acil eylem planlarının hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor:

İleri Biyolojik Arıtma: Tüm sanayi bölgeleri ile belediyelerde ileri biyolojik arıtma sistemlerinin kurulması ve mevcut tesislerin sıkı denetimlerle 24 saat izlenmesi.







Sürdürülebilir Tarım: Kimyasal pestisit ve gübre kullanımının sınırlandırılması; damla sulama ve organik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması.

Sıkı Yasal Yaptırımlar: Dere yataklarını ve akarsuları kirleten sanayi kuruluşlarına caydırıcı cezai işlemlerin ve kapatma müeyyidelerinin uygulanması.







Toplumsal Bilinç: Evsel atıkların (özellikle atık yağların ve plastiklerin) kanalizasyona veya doğaya dökülmesini engelleyecek sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılması.

Gelecekte yaşanabilecek küresel su krizinin önüne geçebilmek için nehirlerin ve tatlı su havzalarının birer doğal miras olarak korunması, sürdürülebilir bir yaşam için ertelenemez bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.

Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası

Bursa'da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı

19.09.2026 12:09:00
İHA
 
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.






Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı.








H.Ç.'nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.








İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu.








1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde dün akşam saatlerinden itibaren başlayan şiddetli yağış Rize'nin sahil kesimindeki ilçelerinden etkili oldu. İyidere ilçesi gibi Pazar ilçesi de yağışlardan en fazla nasibini alan yerlerden biri oldu

19.09.2026 11:40:00
İHA
 
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Dün akşam saatlerinde bölgede başlayan şiddetli yağış Trabzon'un ardından Rize'yi de vurdu. Rize'nin İyidere ve Pazar ilçeleri yağışlardan olumsuz etkilendi.






Her iki ilçede de derelerden gelen sel suları denize ulaşamadan ilçe merkezini doldurdu. İlçe merkezleri göle dönerken, çok sayıda iş merkezi sular altında kaldı. 






Pazar ilçe merkezinde sular yavaş yavaş çekilmeye başlarken, suların çekildiği iş yerlerinde ise temizlik çalışmaları başladı. 






Vatandaşların milyonlarca lira zarara uğradığı öğrenilirken, ilçe merkezlerindeki temizlik çalışması ise sürüyor.




















Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor


 
Bayburt'ta alternatif turizm arayanların rotasında yer alan Doğu Karadeniz'deki Soğanlı Dağları, yaylaları, dereleri, gölleri ve dik yamaçlarıyla ziyaretçilerine her mevsim görülmeye değer manzaralar sunuyor.
 

19.09.2026 01:20:00
AA
 
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor

Doğa sporlarına elverişli Soğanlı Dağları, yılın belirli dönemlerinde kamp, yürüyüş ve tırmanış tutkunlarını ağırlıyor. 3 bin metre rakımlı Soğanlı Dağları'nın zirveleri, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon başta olmak üzere ülkenin dört bir yanından doğa tutkunları ve dağcıların ilgisini çekiyor. Günübirlik turlarla bölgeye gelen ziyaretçiler, doğa gezisine katılıyor.







Dünyanın en tehlikeli yolu orada

Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) ile Gümüşhane İzcilik Doğa ve Spor Kulübü işbirliğinde düzenlenen geziye ülkenin dört bir yanından katılan 75 kişi, son yıllarda Bayburt Valiliğince yürütülen tanıtım çalışmalarıyla kentte ekoturizm kapsamındaki en önemli rotalardan biri haline gelen Soğanlı Dağları'nın eşsiz manzarasında rehberler eşliğinde önce dünyanın en tehlikeli yolu olarak bilinen Derebaşı Virajları'na daha sonra ise Kırklar Mescidi'ne 18 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirdi. Zorlu geçen yolculuğun sonunda zirveye ulaşan grup, bölgenin eşsiz güzelliğini fotoğrafladı.
GÜDAK üyesi Fatma Cebeci, önce dünyanın en zorlu virajları arasında gösterilen Derebaşı'nı, daha sonra da kentin en yüksek noktalarından birindeki Kırklar Mescidi'ni görme fırsatı bulduklarını söyledi.







Denizi bile gördüler

Yaklaşık 18 kilometrelik parkur boyunca güzel manzaralarla karşılaştıklarını anlatan Cebeci, son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduklarını ifade etti. Cebeci, çok güzel yaylaları, dağları fotoğrafladıklarını dile getirerek, "Çok uzaktan denizi görebilme imkanımız oldu. Bu yüzden son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduk. Bu coğrafya bu anlamda özel bir konumda. Hem Derebaşı Virajları hem de Kırklar Mescidi kesinlikle görülmesi gereken bir yer. O yüzden bütün doğaseverleri Bayburt'a bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz" dedi.

Ali Kahraman da çok güzel bir rotada yürüyüş gerçekleştirdiklerini, parkurun çok daha fazla doğasever tarafından keşfedilmesi gerektiğini ifade etti. Doğaseverlerden İrem Yasa ise Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun iklimsel olarak ayrıldığı bir coğrafyada çok güzel bir etkinlik yaptıklarını kaydetti.

Yasa, zaman zaman zorlu ve uzun süren yürüyüş boyunca birçok güzellikle karşılaştığını, eylül olmasına rağmen bölgede buzul parçalarını görebilme fırsatı bulduklarını anlattı.
Ceylan Vargün de güzel hava şartlarında keyifli bir etkinlik gerçekleştirdiklerini, bölgenin manzarasına hayran kaldıklarını belirtti.

Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.

Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, yabancı ülke vatandaşlarını forex ve kripto yatırım vaadiyle dolandırdığı iddia edilen organizasyona yönelik İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 191 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere de yer verildi

18.09.2026 14:50:00
İHA
 
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, bazı şirketlerin sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet siteleri üzerinden yüksek kazanç vaadi içeren forex ve kripto yatırım reklamları yayınladığı belirlendi. Bu reklamlar üzerinden ulaşılan kişilerin kişisel bilgilerinin CRM sistemlerine aktarıldığı, ardından farklı dilleri bilen çağrı merkezi çalışanlarının mağdurlarla iletişime geçerek yatırım yapmaya ikna ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Organizasyonu yöneten kişilerin farklı ülkelerde şirket kurulumu, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçleri planladığı, Türkiye'de de çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri adı altında yapılanmalar oluşturulduğu belirtildi.






Mağdurların konuştukları dile göre yönlendirme yapıldı

Çağrı merkezlerinde çalıştırılmak üzere farklı dilleri bilen kişilerin "conversion agent" ve "retention agent" olarak işe alındığı, çalışanlara eğitim verildiği ve mağdurlarla iletişim sırasında kullanılmak üzere kod ad ile sahte hayat hikayeleri oluşturulduğu öne sürüldü. Çalışanların mağdurların uyruğu ve konuştuğu dile göre gruplandırılarak vardiyalı şekilde çalıştırıldığı, İbranice konuşmanın da yasak olduğu aktarıldı.








Mağdurlara sahte yatırım ekranı gösterildi

Şüphelilerin, mağdurları çeşitli yatırım platformları üzerinden yatırım yapmaya yönlendirdiği, ilk aşamada düşük miktarlı ödemeler aldıktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları konusunda ikna ettikleri iddia edildi. Mağdurların yatırdığı paraların ise şüphelilerin yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirtildi.

Mağdurlara, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında kazanç elde ettikleri yönünde sahte gösterimler yapıldığı, daha fazla para yatırmalarının sağlandığı öne sürüldü. Paralarını çekmek isteyen mağdurlardan ise hesaplarının bloke olduğu veya vergi ödemeleri gerektiği gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, sonrasında iletişimin kesildiği kaydedildi.









3 milyar doların üzerinde haksız kazanç iddiası

Soruşturma kapsamında Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla farklı ülkelerde bu şirket ve platformlar üzerinden dolandırıldığını bildiren yüzlerce mağdurun başvurusunun dosyaya eklendiği belirtildi. Savcılık açıklamasında, organizasyonun iki yıl içerisinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu kaydedildi. Ayrıca Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere yer verildi.

191 şüpheli gözaltına alındı

Tespitlerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile 239 şüphelinin 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese yönelik operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına el konuldu. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı

Meteoroloji'nin uyarısının ardından Mersin'in bazı bölgelerinde sağanak yağış etkili oldu. Kızkalesi'ne dereden gelen sel suyu ise bölgeyi olumsuz etkiledi

18.09.2026 14:40:00 / Güncelleme: 18.09.2026 14:43:21
İHA
 
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Meteoroloji, bugün Akdeniz'in yanı sıra Mersin için hem fırtına hem de kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Denizde kuvvetli rüzgar ve fırtına zaman zaman etkili olurken, sabah saatlerinde yağmur başladı. Sıfır rakımdan 2000 rakıma kadar birçok bölgede yağış etkili olurken, Erdemli ilçesi çevresinde kuvvetli yağmur yağdı.






Kuvvetli yağışla birlikte yollarda su birikintileri oluştu, bazı rögarlar taştı. Mersin'in önemli turizm noktalarından Kızkalesi'ne ise dereden sel suları geldi. Sel suları kumsalı aşarak denizle buluşurken, bölgedekileri de olumsuz etkiledi. Ayaş Mahallesi'nde ise yaşanan su taşkını ile yolda biriken kaya parçaları, vatandaşlar tarafından temizlendi.








Yağışların dere ağzında sele neden olduğunu belirten esnaf Ayhan Yıldırım, yağmur sularının denizle buluşmasıyla geçici bir kirlilik oluştuğunu söyledi.








Bu yıl geçen yıla göre yağışların daha erken başladığını ifade eden esnaf Ahmet Dekiş ise, yağışların devam etmesini beklediklerini, ekimde ise yağışlı gün sayısının güneşli günden fazla olacağını tahmin ettiklerini söyledi.













Yeni nesil suç örgütlerine 4 ilde eş zamanlı operasyon: 13 gözaltı

İstanbul merkezli 4 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon anı kameraya yansırken, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "İstanbul'umuzun huzuruna kastedenlere karşı devletimizin kararlı duruşunu ve demirden yumruğunu hissettirmeye devam edeceğiz" dedi

17.09.2026 12:35:00
İHA
 
Yeni nesil suç örgütlerine 4 ilde eş zamanlı operasyon: 13 gözaltı
Yeni nesil suç örgütlerine 4 ilde eş zamanlı operasyon: 13 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü, yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalarda 11 olaya karıştığı tespit edilen şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.






İstanbul merkezli olarak Kocaeli, Bolu ve Tekirdağ'da 14 Eylül tarihinde eş zamanlı düzenlenen operasyonda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.








"Devletimizin demirden yumruğunu hissettirmeye devam edeceğiz"

Operasyona ilişkin açıklama yapan İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "İstanbul'umuzun huzuruna kastedenlere karşı devletimizin kararlı duruşunu ve demirden yumruğunu hissettirmeye devam edeceğiz" dedi.

Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı

Manisa'da polis ekiplerince sokak satıcılarına yönelik özel harekat destekli düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 23 şüpheliden 20'si tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" yapan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, farklı tarihlerde uyuşturucu satışı yaptığı delillendirilen 23 şüpheli tespit edildi.








Manisa, Akhisar ve Soma Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda harekete geçen ekipler, Manisa il merkezi, Akhisar ve Soma ilçelerinde şafak vakti eş zamanlı operasyon düğmesine bastı. Özel harekat polislerinin de destek verdiği baskınlarda "torbacı" tabir edilen 23 sokak satıcısı kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin ikamet ve üst aramalarında yapılan incelemelerde; bin 989 adet sentetik ecza hap, 9 adet ecstasy hap, 6,4 gram metamfetamin, 5,24 gram esrar, 3,53 gram sentetik kannabinoid ile 2 adet ruhsatsız silah ve bu silahlara ait 28 adet fişek ele geçirildi.

 







Emniyetteki sorgularının ardından "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçlamasıyla adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı

Erzurum'un Palandöken ilçesi Kaymakamı Yunus Kızılgüneş ve korumasının "bir köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği" iddialarına yönelik görüntülere ilişkin idari ve adli inceleme başlatıldı

17.09.2026 01:00:00 / Güncelleme: 17.09.2026 01:02:33
İHA
 
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum'da Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş'in de ikamet ettiği sitenin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bir vatandaşın köpeğini gezdirmeye çıkardığı, o esnada kendisini almaya gelen makamı aracına doğru yönelen Kaymakam Yunus Kızılgüneş'in köpeğe tekme attığı, sonrasından ise korumanın araçtan silahı alıp geldiği görülüyor. Görüntülerin kamuoyuna yansımasıyla Erzurum Valiliği ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.








Erzurum Valiliği konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, "15 Eylül 2026 tarihinde bazı yazılı basın organları ile sosyal medya hesaplarında Palandöken Kaymakamı ve koruma görevlisi ile ilgili iddialara ve görüntülere yer verilmiştir. İddia ve görüntülerin tüm yönleriyle araştırılması ve olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılması amacıyla Valiliğimizce idari araştırma ve inceleme başlatılmıştır" denildi.








Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada da, gelişmelerle ilgili soruşturma açıldığı belirtilerek, "Kamuoyunun doğru ve eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi amacıyla kamuoyuna yansıyan görüntülere ilişkin olarak aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği hasıl olmuştur. Bir kısım haber siteleri ve sosyal medya platformlarında, 'Palandöken Kaymakamı'nın köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği' şeklinde yer alan haberlerdeki görüntülere ilişkin olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın bütün yönleriyle ilgili 4 Eylül 2026 tarihinde soruşturma işlemlerine başlanmıştır. Soruşturma işlemleri titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir" denildi.








Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi

Antalya'da Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmada hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi

16.09.2026 13:51:00
İHA
 
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Olay, 14 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'ndeki bir restoranda meydana geldi. Alkollü olarak işletmeye geldiği belirtilen Ceyhun B., içeri alınmaması üzerine işletme sahibi Haluk Altın ile tartıştı. Çalışanların araya girmesiyle taraflar ayrıldı. Bir süre sonra restorana geri dönen Ceyhun B., yanında getirdiği tabancayla Haluk Altın'a ateş etti. Ağır yaralanan Altın için 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunuldu. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Haluk Altın, doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Altın'ın cansız bedeni, incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Haluk Altın'ın 1969-1977 yılları arasında Trabzonspor forması giyen Mehmet Cemil Altın'ın oğlu olduğu öğrenildi.






Olayın ardından çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Ceyhun B'yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ceyhun B.'nin ilk ifadesinde alkol almak için restorana geldiğini, içeri alınmayınca sinirlenerek Haluk Altın'a ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Ceyhun B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Müebbet hapis talebi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Ceyhun B. hakkında "kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından hazırlanan iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise ayrıca cezalandırılması talep edildi.

"Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu"

Ceyhun B., iddianamede yer verilen savunmasında Haluk Altın'ın babasının arkadaşının oğlu olduğunu ve ailece görüştüklerini söyledi. Olay gecesi kız arkadaşı ve iki arkadaşıyla restorana gittiklerini belirten Ceyhun B., Haluk Altın'ın kendisinden arkadaşlarını bırakıp geri gelmesini istediğini öne sürdü. Arkadaşlarını evlerine bıraktıktan sonra restorana döndüğünü anlatan Ceyhun B., işletmenin girişinde Haluk Altın'ın kendisine hakaret ettiğini, ardından Altın ve iki işletme çalışanı tarafından tekme ve yumruklarla darbedildiğini iddia etti. Darp sürerken araca doğru kaçtığını savunan sanık, torpido gözünde bulunan ruhsatsız tabancayı kendisini korumak amacıyla aldığını ve havaya ateş etmek istediğini ileri sürdü. Çevredekilerin silahı elinden almaya çalıştığını belirten Ceyhun B., "O anki boğuşma esnasında silah iki defa ateş aldı ve Haluk iki defa vuruldu. Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu. Kendimi savunma amaçlı silaha yeltenmiştim" dedi.

Haluk Altın vurulduktan sonra başına bir cisimle vurulması sonucu bayıldığını öne süren Ceyhun B., kız arkadaşından öğrendiği kadarıyla iki işletme çalışanının kendi tabancasıyla kendisine ateş etmek istediğini ancak silahın tutukluk yaptığını iddia etti. Kendisini darbettiğini ileri sürdüğü kişilerden şikâyetçi olduğunu belirten Ceyhun B., "Haluk'un istemeden ölümüne sebep olduğum için pişmanım. Bildiğim kadarıyla tabancamda 3 tane mermi vardı, öyle hatırlıyorum" ifadelerini kullandı. Ceyhun B., ruhsatsız tabancayı 4-5 yıl önce kimliğini hatırlamadığı bir kişiden satın aldığını da söyledi.









"Vuruldum" diye bağırdı

Ceyhun B'nin kız arkadaşı Eda Ö. ise verdiği ifadede, arkadaşlarını bıraktıktan sonra Ceyhun B'nin Haluk Altın'ı telefonla arayarak, "Ağabey, 15 dakikaya geliyorum, konuşalım" dediğini, Altın'ın da "Yalnız gel" karşılığını verdiğini anlattı. Ceyhun B. ile birlikte restorana gittiklerini belirten Eda Ö., sanığın kendisine araçta beklemesini söylediğini, bir süre sonra işletmeden bağrışmalar duyduğunu ifade etti. Eda Ö., Ceyhun B'nin aracın ön yolcu koltuğunun altından siyah renkli tabancayı çıkardığını, çevredekilerin silahı elinden almaya çalışması sırasında arbede yaşandığını söyledi. Kaç el ateş edildiğini hatırlamadığını belirten Eda Ö., Haluk Altın'ın "Vuruldum" diye bağırdığını anlattı.

Vücudunda üç mermi giriş yarası bulundu

Otopsi raporunda Haluk Altın'ın vücudunda 3 mermi giriş ve bir çıkış yarası bulunduğu, yaralanmaların tamamının öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Yaralardan ikisinin çok yakın mesafeden, birinin ise uzak mesafeden yapılan atışla uyumlu olduğu kaydedildi. Altın'ın iç organları ile büyük damarlarının zarar görmesi sonucu oluşan iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.