Müslümanlık iddiasındaki insanların işledikleri gizli-aşikar suçların son yıllarda korkunç bir artış gösterdiği artık saklanamaz bir gerçek.Allah ve Resulü ile açık açık savaşmak anlamındaki faiz, yediden yetmişe toplumun her kesimine sirayet etmiş, herkes bir şekilde bu belaya bulaşmış ve bulaştırılmış durumdadır.Bizzat devlet kurumlarının zaman zaman yayınladıkları istatistiki bilgilere bakarsanız, son yıllarda aile kurumunun adeta çatırdadığını, boşanan aile sayısının milyonları çoktan aştığını, fuhşun binlerce kat arttığını, bunlara bağlı olarak bunalımların, kavgaların ve deprasyon hastalarının çığ gibi büyüdüğünü göreceksiniz.Halbuki son çeyrek asırdan beri yerel yönetimlerde, yaklaşık son on beş yıldan beri de merkezi yönetimin başında sözde İslam'ı dert edinmiş, sözde helal-haram sınırlarına dikkat eden kadrolar var.Gelinen noktada sonuçların tam ters orantılı olduğu da ortada.Bir tarafta ülkeyi Müslümanların yönettiği gerçeği var, diğer tarafta ise toplumdaki çürümenin, erimenin, bozulmanın, dini ölçülere karşı lakaytlığın ışık hızıyla çoğaldığı neticesi var.Bir yerde bir kaçak, bir sakatlık, bir aksaklık ve aksilik var ama nerede?Yönetenlerde mi yönetilenlerde mi?Mevcut iktidar çevrelerinde son on üç yılda oluşan kültürü, gelişen ve geliştirilen söylemleri ve sergilenen eylemleri incelediğimizde görüyoruz ki çürüme ve erime, aksilik ve aksaklık üstten aşağıya doğru, yönetenlerden yönetilenlere doğru sirayet etmektedir.İşin daha da acı tarafı ise yönetici kadroların yaptıkları yanlışları, işledikleri gizli-açık günahları savunuyor olmaları, savunurlarken de yine dini söylemleri kullanmalarıdır.Bir İstanbul vekilinin "günah işleme özgürlüğünden" söz etmesi, bir başkasının, yakınları kayırma suçunu, güya ayet okuyarak örtmeye çalışması, bir diğerinin, -haşa" ezeli-ebedi liderlikten" söz etmesi, bir başkasının, parti liderlerinin-haşa- "Allah'ın bütün sıfatlarına sahip olduğunu" söylemesi, bir diğerinin "içimizde çürükler var, peygamber ordusunda da çürükler vardı" gibi talihsiz bir benzetme yapması? Bunlar o kadar çoğaldı ki rahat bir kitap oluşturur.Bütün bu olumsuzlukları yaşarken bir yandan da Kerim Kitabımızı okumaya ve anlamaya çalışıyoruz.Bugünki yazımızın sonunda A'raf suresinden iki ayeti herkese, hepimize hatrlatmak isteriz, ola ki ibret alına:"Onlar çirkin bir iş yaptıklarında 'Babalarımızı bu yolda bulduk, esasen Allah böyle yapmamızı emretti' derler. De ki: 'Allah Teâlâ kötü olan şeyi asla emretmez. Ne o, yoksa siz Allah'ın söylediğini bilmediğiniz birtakım sözleri O'na iftira ederek Allah'a mı mal ediyorsunuz?'De ki: Rabbim adalet ve itidali emretti. Her secdenizde, her namaz zamanında veya mekânında, yüzünüzü O'nun kıblesine yöneltiniz! İhlâsla, ibadetinizi yalnız O'nun rızası için yaparak Allah'a kulluk ediniz! Çünkü ilkin sizi O yarattığı gibi, dönüşünüz de yine O'na olacaktır." (A'raf: 28-29).
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026

























































