Bu ülkede yönetici kadronun bir vasfı, artık çok açık, ayan-beyan ortaya çıkmıştır.
Suçunu, suçlarını saklamak için sarfettiği zamanı ve enerjiyi, onları önlemek için sarfetse çok daha başarılı olacak.
Yanlışlar dört bir koldan irtikâb edilirken, kendi ihmalleri ve yol vermeleri ile tüm topluma yayılırken gayet rahat ama, kötü, çirkin ve zararlı sonuçları ortaya çıktıktan sonra, onları kendi üzerinden atmak için, zeytin yağı gibi üste çıkmak için sınırsız zaman ve enerji harcamaktan geri durmuyor.
Ülkenin bugünkü vahim ekonomik tablosu, dost-düşman herkes biliyor ki, iktidarın kendi eseridir.
Küresel kriz söylemleri, herkes biliyor ki sadece bir yutturmacadan ibarettir.
Gıda fiyatları tüm dünyada düşerken bizde zirvelere çıkmış olması, yaz mevsiminde dahi halkın bol bol sebze-meyve tüketememiş olması, yaşadığımızı krizin küresel değil' yerli ve milli' bir krizden kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Yaz mevsimi biterken, güz rüzgârları kapıları aşındırmaya başlamışken, milletin düçar olduğu vahim tabloyu, dayanılmaz pahalılığı, hiç ara vermeyen zam yağmurlarını bizzat kendileri hazırlamışken, dönüp, bütün zamanlarını suçlarına ortak aramak için harcıyorlar.
Bütün hesaplar, bütün araştırma ve istatistik sonuçları gösteriyor ki, iktidar kadroları ile beraber, ülke kaynaklarının yüzde doksan beşini kullanan, har vurup harman savuran, insafsızca çarçur eden kesim, yüzde beşlik kesimdir ve bu gayri adil paylaşımın patenti mevcut iktidara aittir.
Millete, halkın yüzde doksan beşine bu vahim tabloyu yaşattıkları, emeklerini ve alın terlerini sömürdükleri yetmezmiş gibi, bir de, aç ve açık bıraktıkları kitlelerin ıstıraplarını Kabul etmemek, feryatlarını duymamak için kırk dereden su getiriyorlar, akla ziyan bahaneler uydurmaktan geri durmuyorlar bir türlü.
17 Ağustos 1999 depreminin 24. yıldönümünde bir değerlendirme yapan ve 6 Şubat depremleri ile mukayese eden bir bakan yardımcısı; 'o günkü iktidara göre, kendi iktidarlarının 6 Şubat depremlerinde çok daha iyi performans sergilediğini' ileri sürerek duyan herkesi acı acı güldürdü.
Her iki depremi de bizzat yaşayan, her iki depremde de arama-kurtarma ekiplerinde görev alan uzmanların beyanları gösteriyor ki, o günkü yönetimin aksine, 6 Şubat depremlerinde imtihan olan mevcut iktidar, hiç tartışmasız sınıfta kalmıştır.
Her şey ortada iken, mevcut iktidar, yaşanan felaket karşısında sergilediği eksikleri ve acemilikleri telafi etmek yerine, yine, yeniden suçlarını saklamak ve zeytinyağı gibi üste çıkmak peşindedir.
Beyhude bir çaba ile güneşi balçıkla sıvama derdindedir.
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026


























































