21 yıllık iktidarın seçim meydanları ve ekranlarda yaptıkları açıklamalar, vurgular, yönelttikleri suçlamalar çok ilginç!
Sanki tarihleri 3 Kasım 2002 öncesine almışlar ve ilk kez iktidar olmak için milli-manevi ne kadar öğe varsa vatandaşın önüne seriyorlar.
Anayasaya göre milletvekili adayı olduğu için İçişleri Bakanlığından istifa etmesi gerekirken istifa etmeyen ve İçişleri Bakanı sıfatı ile meydanlarda oy için vatandaşa hitap eden Süleyman Soylu'nun en sıcak başlığı LGTB.
Süleyman Soylu, İstanbul'da yine bu başlığı gündeme getirerek; "Biz, bu seçimde hep beraber bir karar vereceğiz. Erkeğin erkekle, kadının kadınla evlenip evlenmemesinin kararını vereceğiz" dedi.
Süleyman Soylu, partisinin LGBT sicilini bilmiyor mu? Bu başlık, AKP'den önce bireysel sorundu. AKP ile toplumsal sorun haline getirildi.
Sayın Soylu, 'erkeğin erkekle, kadının kadınla evlenip evlenmemesinin kararını vereceğiz' diyor.
O kararı, partiniz vermişti zaten.
09/10/2002 yılında Recep Tayyip Erdoğan eşcinsellerin hak ihlali yaşadıkları ve kendi yönetimlerinde herhangi bir ayrıma maruz kalmayacaklarını taahhüt etti.
08/04/2007 yılında AKP hükümetinin onayı ile LGBT Öğrenci Derneği kuruldu.
31/05/2007 yılında İstanbul'da 170 yataklı LGBT oteli açıldı.
29/11/2011 yılında 6251 sayılı LGBT yasası çıkarıldı.
05/04/2013 yılında LGBT kurumsal olarak sosyal medya platformlarında yerlerini aldılar.
02/05/2013 AKP iktidarının onayı ile MEŞCİD (Müslüman Eşcinseller Derneği) kuruldu.
19/09/2014 yılında ETCEP (Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) AKP iktidarının onayı ile yürürlüğe girdi.
28/06/2015 yılında AKP iktidarının izni ile LGBT onur yürüyüşleri başladı. (Kaynak: https://www.yenicaggazetesi.com.tr/akpnin-lgbt-sicili-277106h.htm)
İlginçtir! Bakan Soylu'nun 'karar' çağrısı yaptığı günlerde bir başka Bakan, Bekir Bozdağ ise vatandaşlara şöyle hitap ediyordu:
'14 Mayıs'ın akşamı Türkiye'de iki fotoğraftan biri olacak. Ya şampanya patlatıp bunu sabaha kadar kutlayanlar olacak ya da temiz alnını şükür için secdeye koyup Rabb'ine hamdedenler olacak'.
Bakalım kim, neyi oylayacak ve neyi patlatıp, nasıl secde yapacak? Karar milletin.
Alemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.a.v) buyurdu ki:
"Kişinin namazına, orucuna bakmayın; konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenilirliğini ortaya koyup koymadığına; dünya kendisine güldüğünde, takvayı elden bırakıp bırakmadığına (menfaat anındaki tavrına) bakıp öyle değerlendirin." (Kenzul-Ummal, h. no: 8435)
"Kişinin namazı, orucu sizi aldatmasın. Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar. Fakat güvenilir olmayanın dini de olmaz." (Kenzul-Ummal, h. no: 8436)
Erdoğan-Alevi
Bay Kemal'in, 'Ben Aleviyim' sözlerinin ardından bin bir yorumlar yapıldı. İlginç olan ise Sayın Erdoğan'ın yorumuydu!
'Aleviyim' diyor, biz senin Alevi olmandan rahatsız değiliz ama bizim, Alevilik diye bir dinimiz yok, bizim Şiilik diye bir dinimiz yok bizim tek dinimiz, Müslümanlık.
Biz, Türk ile Kürt ile Laz ile Çerkez ile Gürcü ile Abaza ile hep bir olacağız, ülkemizi böldürtmeyeceğiz."
1- 'Ben, Alevi dinine mensubum' diyen tek kişi gördünüz mü?
2- 'Ben, Şii dinine mensubum' diyen tek kişi işittiniz mi?
3- Müslümanlık, diye bir din var mıdır?
4- Dün, 'Sen ne mutlu Türküm diyene dersen o da ne mutlu Kürdüm diyene der' diyen Sayın Erdoğan bugün 'Biz, Türk ile Kürt ile Laz ile Çerkez ile Gürcü ile Abaza ile hep bir olacağız, ülkemizi böldürtmeyeceğiz' açıklamasından maksat ne olabilir?
Kesin bilgi: "Hiç şüphesiz, Allah katı (tek ve gerçek) din İslam'dır." (Ali İmran 19)
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026

























































