Sonsuz hamd ve şükürler olsun ki; ülke yönetiminin son on yılına damgasını vuran mevcut iktidarın cürümlerine ortak değiliz. Oy vermedik oy toplamadık, cami avlularında yapılan mitinglerin hiç birine katılmadık, katılanları da onaylamadık. Sayın başbakanın; "Hahraman Amerikan askerlerinin sağ salim evlerine dönmeleri için dua ediyoruz" tarzındaki söylemine bir katkımız olmadığı için hamd ediyoruz. Yine sayın başbakanın; "… Hani var ya Amerika'nın da üzerinde durduğu Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ben Diyarbakır'a farklı bakıyorum, bu projede Diyarbakır bir yıldız olabilir" şeklindeki söylemine ve niyetine her hangi bir katkımız olmadığı için sonsuz şükrediyoruz. Yıllar evvel yapılan bu çıkışın bir yansıması olarak 2013 Mart ayının ortalarında Diyarbakır Belediye Başkanı, sayın Dışişleri Bakanının gözlerine bakarak, bakanın da malum gülümsemeleri eşliğinde şöyle diyecektir; "Sayın bakanım ben şuna inanıyorum; Diyarbakır'la Ankara, Diyarbakır'la İzmir arasında bir barış köprüsü kurulursa bu iş biter." Sayın ve mütebessim bakan ağzını açıp demiyor ki, arkadaş Ankara bu ülkenin başkenti, İzmir bu ülkenin şehirlerinden biri anladık da bu Diyarbakır neyi, kimi temsil ediyor onunla diğer şehirler arasında bir barış köprüsünden söz ediyorsun? Bütün bu acayip ve garaib sonuçlara bir desteğimiz olmadığı için hamd ediyoruz. İktidarın Amerikan ve İsrail çizgisinde yer alıp Suriye'ye karşı politika izlemesine, işin başından beri hep onların ağzı ile konuşmasına şiddetle karşı çıktığımız için, gelinen son durumda da haklı çıktığımız için şükrediyoruz. Sayın iktidarın "babalar gibi satma" tutumunu baştan beri eleştirdiğimiz için, bu coğrafyanın kaynaklarının bu ülkenin çilekeş inşaları, şüheda torunları kullanmalıdır fikrini savunduğumuz için, dolayısıyla iktidarın bütün kaynaklarımızı ecnebilere peşkeş çekmesine hiç bir katkı sunmadığımız için hamd ediyoruz. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı sayın Prof. Dr. Haydar Baş'ın uyarıları istikametinde bir duruş sergileyerek mevcut iktidarın hiçbir yıkım projesine dahil olmadığımız, katkı sunmadığımız için sonsuz şükrediyoruz ve hamd ediyoruz.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026


























































