logo
21 MAYIS 2026

Tarımsal kriz çok yakın

Yaşanan kuraklık probleminin büyük bir tarımsal krizi beraberinde getireceğini ifade eden İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Baran Bozoğlu, önlemler alınmazsa, iklim değişimine uyum politikaları bir an önce hayata geçirilmezse çok kısa sürede kriz yaşanabileceğini söyledi

14.03.2023 15:03:00
Tarımsal kriz çok yakın
Tarımsal kriz çok yakın
Türkiye son yılların en kurak kış aylarını yaşarken, kuraklığın oluşturduğu etki artarak devam ediyor. Özellikle yağışların az olması nedeniyle baraj ve göletlerdeki su çekilmeleri kuraklığa işaret ederken, uzmanlar da kuraklığa karşı dikkati çekiyor. Bu çerçevede yaptığı açıklamada geçmiş raporlarda Türkiye'nin kuraklık problemiyle karşılaşabileceği yönünde ifadeler yer aldığını kaydeden İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Baran Bozoğlu, "Özellikle İç Anadolu bölgesinin iç kısımlarında kuraklık riskinin olduğunu, kuzey bölümlerde de sel felaketlerinin olacağını ve aynı zamanda diğer bölgelerde de denizlerde tuzlanma gibi sorunlar olacağını biliyorduk. Dolayısıyla şu anda aslında beklenen bir süreci yaşıyoruz ve ciddi bir kuraklık problemi hayatımızı artık net bir şekilde etkilemeye başladı" şeklinde konuştu. Yaşanan problemin tek başına barajlardaki su miktarları üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmayacağını ifade eden Bozoğlu, bir an önce çözüm üretilmesi konusunun gündeme gelmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'deki su kaynaklarının yüzde 74'ünün tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanıldığı bilgisini veren Bozoğlu, tarımsal faaliyetlerde susuz tarım yöntemlerinin ya da su kaynağının olduğu yerlerde sulu tarım yöntemlerinin uygulanmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Tarımdan kaynaklı su tüketimini bir an önce azaltmamız gerekiyor. Bunun için de yeni su kaynakları oluşturma şansımız var. Özellikle arıtılmış atık suların tekrar kullanımı konusunu bir an önce devreye sokmamız gerekiyor" açıklamasını yaptı. Atık suların arıtılıp tekrar sulama suyu olarak kullanılması imkanı olduğunu söyleyen Bozoğlu, "Şu anda bütün kentlerde kentsel atık su arıtma tesisinde çıkan suların ileri teknolojilerle oluşturulup tarımda kullanılmasını sağlamamız, bunun için proje üretmemiz lazım" dedi.


Su kayıpları engellenmeli


Bozoğlu, kentlerde ciddi bir su kayıp kaçağı olduğunu kaydederek, şöyle devam etti: "Şu anda biz barajdan alınacak suyu konuşuyoruz ama arıtma tesislerimizi aldığımız suları arıtıp daha sonra pompalarla kentin içerisine yayıyoruz ve bu kentin içerisinde bu suların yüzde elliye yakını fiziksel olarak kayboluyor. Aslında su kaynağımız var. Su kaynaklarını nasıl kullandığımız ve kentin içerisinde suyu nasıl yönettiğimiz kritik. Dolayısıyla su kayıp kaçakları yüzde 50'lere varmış olan büyük kentler, başta olan olmak üzere yüzde 50 oranındaki kayıp kaçağı azalttığımız zaman zaten iklim krizine karşı daha dirençli hale geleceğiz ve kuraklık riskinin daha iyi yönetme şansımız olacak." Vatandaşlara su tüketimleri konusunda uyarılarda bulunan Bozoğlu, "Evlerimizde sanayi tesislerimizde ya da iş yerlerimizde mutlaka suyu kullanırken çok hassas davranmamız gerekiyor. Suyun fiyatının kademelendirilmesi ve tekrar fiyatlandırmasının da düşünülmesi gerektiğini ben özellikle vurgulamak istiyorum" diye konuştu.


Göç tersine döndürülmeli


Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından büyük kentlerde ciddi bir nüfus artışı yaşanacağını anlatan Bozoğlu, "Ama burada asıl yapılması gereken en kritik konu, bütün bunların yanında göçün tersine döndürülmesi lazım. Çünkü kentlerimizde çok yoğun bir insan nüfusu artışı var. Fakat altyapı bu konuda yetersiz. Kaynaklar, ekonomik kaynaklar yetersiz. Dolayısıyla bu kaynakları arttırmaya çalışırken ekonomik anlamda güçlenmeye çalışırken, bir yandan da göçün, nüfusun yönetilmesine ihtiyacımız var. Çünkü insanın sonsuz talebi var. Fakat sonsuz bir kaynak yok" ifadelerini kullandı. Bozoğlu, kentlere yaşanacak büyük göçlerin engellenemediğinde tüketimin artacağını aktararak, "Çok açıkça söyleyebiliriz ki su kaynaklarının yüzde 74'e yakını tarımla kullanıldığı için su kaynaklarında yaşanacak risk bizim tarımsal üretimimizi olumsuz etkileyecek. Dolayısıyla ihracatımız olumsuz etkileyecek. Dolayısıyla soframıza gelen besinlerin kalitesinde ve düşüşleri olacak fiyatlarında artışlar olacak" dedi.


"Önlemler alınmazsa krizler yaşayabiliriz"


Kuraklık probleminin birçok konuda kriz oluşturabileceğini vurgulayan Bozoğlu, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bu kuraklık probleminin bir tarımsal krizi beraberinde getireceğini söyleyebiliriz. Bunun yanında sanayi alanındaki suya ihtiyacımız devam ettiği için üretimimizde sıkıntılar olabilir. Aynı zamanda hijyenik temiz içilebilir suyu bulmakta sıkıntılar yaşanabilir. Ki zaten şu anda birçok kentte bunu görebiliyoruz. Bunun için daha fazla para harcamamız gerekebilir. Daha ileri teknolojiler kurmak için daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. Dolayısıyla kuraklık dediğimiz ekonomik olarak da toplumsal olarak da sosyal olarak da herkesi çok olumsuz etkileyecektir. Bunun yanında hiç kuşkusuz doğal alanlardaki sular da azalacağı için ekosistem diğer canlılarda büyük bir kriz yaşatacaktır. Bu da tetikleyici bir hareket olacaktır. Eğer bu bahsettiğimiz önlemler alınmazsa, iklim değişimine uyum politikalarını bir an önce hayata geçiremezsek çok kısa sürede bu krizleri yaşayabileceğimizi söyleyebiliriz ki bugün zaten fiyatlardaki artışların kısmen etkisinin bu bahsettiğimiz su krizi olduğunu söyleyebiliriz."

Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak

Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak

21.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 21.05.2026 15:38:39
AA
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak.

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Karara göre, bayram tatili dolayısıyla KGM'nin sorumluluğu altında bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ücretsiz hizmet verecek.

Bu köprü ve otoyollar, 26 Mayıs Salı saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz olacak.

Şehir içi toplu taşıma hizmetleri bayramda ücretsiz
Vatandaşlar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı seferleri ile belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden de 27 Mayıs Çarşamba günü saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz yararlanacak.

Öte yandan, yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.

Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 71 şüpheli tutuklandı

İçişleri Bakanlığı, 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 158 şüpheliden 71'inin tutuklandığını bildirdi

21.05.2026 14:10:00
AA
Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 71 şüpheli tutuklandı
Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 71 şüpheli tutuklandı
İçişleri Bakanlığı, 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 158 şüpheliden 71'inin tutuklandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne operasyon yapıldı.

Operasyonlar sonucu yakalanan 158 zanlıdan 71'i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklandı, 75'i hakkında da adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri sürüyor.

Şüphelilerin, İstanbul, Yozgat ve Kayseri'de sosyal medya platformları üzerinden "yatırım danışmanlığı" gibi ilanlarla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Erzurum ve İzmir'de uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri belirlendi.

Zanlıların, Şanlıurfa ve Aydın'da internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri tespit edildi. Kocaeli'nde "resmi belgede sahtecilik" suçunu işledikleri belirlendi.

Şüphelilerin, Adana'da tütün kaçakçılığı, Antalya ve Gaziantep'te tefecilik yaptıkları tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) incelemesi sonucunda zanlıların hesaplarında 2 milyar 748 milyon lira hesap hareketliliği tespit edildi.

Açıklamada, "Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmaması için organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz." ifadesine yer verildi.

Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Tokat'ta ön görülen sel ve taşkınlar öncesi 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi

21.05.2026 13:43:00 / Güncelleme: 21.05.2026 13:46:24
İHA
Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi
Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak'ta su seviyesinin ve debisinin atması sonucu ön görülen taşkın ve sel öncesi alınan tedbirleri yerinde inceledi. AFAD Tokat İl Müdürlüğü'nde ilgili birim amirleriyle de toplantı yapan Pehlivan, toplantı sonrası yaptığı açıklamada önleyici tedbirler kapsamında 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi. Pehlivan, bölgede bulunan barajlardaki doluluk oranının maksimum seviyelere ulaştığını hatırlatarak, "Meydana gelen taşkınlar ve barajlarda doluluk oranının maksimum seviyeye ulaşmasıyla birlikte oluşan risklere ve buna istinaden alınan tedbirlere, önlemlere, risk azaltma çalışmalarına ve ihale çalışmalarına ilişkin bu toplantıyı gerçekleştirdik. Bütün afetlerde olduğu gibi burada sadece müdahale değil, müdahale çalışmalarıyla risk azaltma çalışmaları eşgüdüm içerisinde gerçekleştirildi" dedi.

Ön görülen taşkınlarla ilgili alınan tedbirlere değinen Pehlivan, "Bu sene özellikle kış mevsimi ve bahar mevsimi yağışları, yağmurları bol şekilde aldığımız bir mevsim oldu. Tabii bunun öncelikle şükrünü yaşıyoruz. Bunun öncesinde kurak aylar, yıllar yaşadık. Elbette bu nimetin birtakım yan etkileri de olabiliyor. Bize düşen elbette tedbirleri almak ve uygulamak. Tokat özelinde de bu anlamda bir yandan müdahaleyle ilgili ekipler sahada çalışırken, bir yandan da işte ÇEDAŞ Köprüsü'nde kontrolü yıkım DSİ'nin bilimsel verileri ışığında gerçekleştirilirdi. Devamında yeni sanayi sitesinde yine sıkıntı oluşturabilecek bir köprünün yıkımı gerçekleştirildi. Yine DSİ Müdürlüğümüz tarafından bütün nedir boyunca, özellikle de Turhal ilçesinde tahkimatlar gerçekleştirilirdi" diye konuştu.

15 bin kişi güvenli bölgelere nakledildi

Pehlivan, 15 bin kişinin güvenli bölgelere taşındığını belirterek, "Malumunuz Almus Barajı yüzde 100 doldu. Dolusavaktan su atmaya başladı. Bununla birlikte Kılıçkaya Barajı da Kelkit Vadisi'nde suyun artmasına neden odu. Dolayısıyla Tokat'ımızın hemen hemen bütün ilçelerinde bir yandan tahkimatlar, tahliyeler yapıldı, bir yandan da müdahaleler gerçekleştirildi. 4 binin üzerinde hanenin tahliyesi gerçekleştirildi. Yaklaşık 15 bin vatandaşımız güvenli bölgelere alındı. Bu konuda vatandaşlarımıza da teşekkür ediyoruz, anlayış gösterdiler. Biz kamu misafirhanelerini sayın valimizin talimatlarıyla açmıştık. Orada bine yakın vatandaşımızı misafir ettik. Zarar tespiti, hasar tespitini çevrecilik ekipleri tarafından gerçekleştiriyoruz. Elektrikle ilgili yine çalışmalar, tahliye konusunda jandarmamız, trafik konusunda emniyetimiz topyekûn bir çalışma gerçekleştiriyor" ifadelerini kullandı.

İranlı milliler vize için Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne geldi

İranlı milliler, Dünya Kupası için vize almak amacıyla ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiliğine geldi. İran Milli Takımı oyuncuları ayrıca Kanada vizesi almak için de vize başvuru merkezine gelerek başvurularını yaptı

21.05.2026 13:10:00
Haber Merkezi
İranlı milliler vize için Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne geldi
İranlı milliler vize için Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne geldi
İranlı milliler, Dünya Kupası için vize almak amacıyla ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiliğine geldi. İran Milli Takımı oyuncuları ayrıca Kanada vizesi almak için de vize başvuru merkezine gelerek başvurularını yaptı.
ABD, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek İran Milli Futbol Takımı, vize başvurusu yapmak üzere ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne geldi. İran Milli Futbol Takımı oyuncuları, işlemlerini tamamlayarak elçilikten ayrıldı.

11 Haziran-19 Temmuz'da düzenlenecek ve ev sahipleri arasında ABD'nin de yer aldığı Dünya Kupası'na katılacak olan İran Milli Futbol Takımı sporcuları, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne vize başvurusu için geldi.
Büyükelçilikten çıkış yaptıkları sırada İranlı futbolcular, bir muhabirin vize başvurusunun olumlu geçip geçmediği sorusu üzerine gülümsedi.

İran Milli Futbol Takımı, 19 Mayıs'ta Antalya'da kampa girmişti. İran Futbol Federasyonu 1. Başkan Yardımcısı Mehdi Muhammed Nabi, gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm takım üyeleri için hem ABD hem de Kanada vize işlemleri için Ankara'ya gideceklerini anlatarak, vize işlemleri ve diğer bazı işlemler için kendilerine katılacak bazı uluslararası oyuncuların da olacağını kaydetmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, 12 Mayıs'ta "İran Milli Futbol Takımı Dünya Kupası'na katılabilir, ancak kendi hayatları ve güvenlikleri açısından bunun uygun olduğunu düşünmüyorum." ifadesini kullanmıştı.

EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en büyük tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü başladı. Çelik Kubbe çok katmanlı hava savunma sistemi ilk kez kullanıldı

21.05.2026 13:05:00
Haber Merkezi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü kapsamındaki gündüz faaliyetleri başladı.

CUMHURBAŞKANI DA TAKİP EDİYOR
İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlenen beklenen tatbikatın son günündeki faaliyetleri, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberlerindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları ve genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi takip ediyor.

50 ÜLKEDEN 10 BİNDEN FAZLA PERSONEL KATILIYOR
Birleşik ve müşterek harekatta katılımcı ülke unsurları ile birlikte oluşturulan müşterek karargah ve birliklerin askeri imkan ve kabiliyetlerinin, verilecek vazifelerin tamamını kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve harbe hazırlık seviyesinin idame ettirilmesi amaçlanan EFES-2026 Tatbikatı'na 50 ülkeden 10 binin üzerinde personel katılıyor.

HÜCUM HAREKATI YAPILDI
TB-3 SİHA'nın TCG ANADOLU'dan kalkışıyla başlayan tatbikatın son günü, sırasıyla deniz top ateş desteğinin kara bombardımanı, topçu ve havan atışları ve gece başlayan hava hücum harekatıyla devam etti.

Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor

Çarlık Rusyası'nın, stratejik açıdan önemli gördüğü Kafkaslar'dan Çerkes halkını sürgün etmesinin üzerinden 162 yıl geçti

21.05.2026 12:25:00
AA
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Rusya'nın Karadeniz sahiline inme politikasının gereği olarak Kuzey Kafkasya'yı ele geçirme amacıyla 1556'da başlattığı Kafkas-Rus Çarlığı Savaşı, 308 yıl sürdü.

Çerkesleri yok ederek Kafkas Dağları'nın iç kesimlerine ilerleyen Ruslar, teslim olan Çerkesleri ya Çarlık ordusuna katılmaya ya da göç etmeye zorladı.

Çerkes toplulukları, 21 Mayıs 1864'ten itibaren başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerine sürgüne mecbur kaldı.

Resmi olmayan rakamlara göre 1,5 milyona yakın Çerkes bir ay içinde sürgün edildi. Yol şartları, salgın hastalıklar ve açlık gibi nedenlerden ötürü yaklaşık 500 bin Çerkes hayatını kaybetti.

Sürgüne tabi tutulanlar Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi ile Adler gibi Karadeniz limanlarından gemilere bindirilerek gönderildi.

Çerkeslerin birçoğu Anadolu'da Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı ve Kocaeli'de iskan edildi, bir kısmı ise Suriye ve Filistin başta olmak üzere Orta Doğu'ya yerleştirildi. Sürgün edilen Çerkesler zamanla yerli halka karıştı.

Osmanlı İmparatorluğu'na sürgün edilemeyen Çerkesler ise Orta Laba ve Orta Kuban nehirleri bölgesindeki Rus Kazak köylerine yerleştirildi.

Rus Çarlığı'nın çok önceden planladığı "Çerkes halkını öz vatanlarından sürgün etme operasyonu", adım adım gerçekleştirilen bir eylem olarak değerlendiriliyor.

Osmanlı topraklarına bile ulaşamadan binlerce kişinin öldüğü bu sürgün, "tarihin en acı olaylarından biri" olarak nitelendiriliyor.

İnsanlık tarihine kara leke olarak geçen Çerkes sürgünü, her yıl Türkiye'de yaşayan Çerkesler tarafından gözyaşı ve hüzünle anılıyor.

Türkiye'deki Çerkesler, sürgünü anmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Deniz kenarında "Nart ateşi" yakıp çevresinde "mezar taşı nöbeti" tutulan anma törenleri, "Sürgün Andı"nın okunmasıyla sona eriyor.

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede ölü olarak bulunan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi

21.05.2026 11:06:00 / Güncelleme: 21.05.2026 11:11:31
İhlas Haber Ajansı
Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı
Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı
İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede ölü olarak bulunan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni deliller doğrultusunda aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı. İzmir merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 kişi gözaltına alındı

Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. İddiaya göre, TSK'da önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık'ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara 'yüksekten düşme' olarak geçti.

"İntihar" denildi

Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya'ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık'ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Şüpheli ölümün ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık'ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olamayacağı tespiti yapıldı. Ayrıca, Dorukhan'ın sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı.

9 ilde eş zamanlı operasyon

Dorukhan Büyükışık şüpheli ölümünün aydınlatılması için 8 yıldır süren soruşturmada bu sabah dikkat çeken gelişme yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından soruşturmada yeni deliller doğrultusunda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "faili meçhul dosyalarının aydınlatılması" yönündeki iradesi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirterek, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin koordinasyonunda dosyada yeni bir sürecin başlatıldığını ifade etti. Gürlek, açıklamasında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulguların dosyaya girdiğini kaydetti. Bu kapsamda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu.

Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade edilmeyeceğini kaydeden Bakan Gürlek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

4 kişilik özel soruşturma ekibi görevlendirildi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, "Kasten Öldürme (TCK 81)", "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme (TCK 281)" ve "Yalan Tanıklık (TCK 272)" suçlamaları kapsamında dosya yeniden ele alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Koordinesinde, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince; İzmir ili merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi. 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan ev aramalarında şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. 3 şüpheli yurtdışında olduğundan yakalama kararı çıkarıldı, 2 şüphelinin yakalama çalışmalarına devam edildiği bildirildi.

Baba Ethem Büyükışık: "Sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulundukları anlaşılmış oldu"

Devam eden 13 sanıklı kasten öldürme davasında sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduklarının başlatılan son operasyonla anlaşıldığını belirten Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, "Şu anda devam eden davada 5 sanık sivil gece bekçisi ve inşaat işçisi, 8'i ise değişik rütbelerde polislerden oluşuyordu. Siviller kasten öldürme, polisler ise 'görevi kötüye kullanma' ve 'delil karartma' suçlamasıyla yargılanıyordu. Yaptığımız ek suç duyurusu üzerine gerçekleştirilen bu operasyonla Adalet Bakanı, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı vekillerimiz ve savcılarımız; şu ana kadar yapılan iki duruşmada sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduğunu gördüler. Biz bu yalan beyanda bulunan tanıkları, gerçekleri ve delilleriyle birlikte makamlara teslim ettik" ifadelerini kullandı.

Olay gecesi şantiyedeki kameraların ve bekçi kulübelerinin sökülerek sahte belgelerle cinayetin örtülmeye çalışıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Olay gecesi Bulut Orman Evleri şantiyesinden bekçi kulübelerinin ve kameraların sökülüp kaldırıldığını, kamera kayıt cihazlarının yok edildiğini tespit ettik. Bunların yerine defalarca sahte belgeler üretildi. Örneğin, toplam beş ayrı kamera yeri krokisi bulunuyor. O gün görev yapan polisler bile birden fazla defa sahte delil, resmî belge ve olay yeri krokisi üreterek bu cinayeti örtmeye çalıştılar ve biz bunu kanıtladık" dedi.

Yeni ortaya çıkan tanıkların, polis memurlarının cesedi taşıdığını anlattığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Bu esnada ortaya çıkan bazı yeni tanıklar, cinayeti kendi gözleriyle gördüklerini ifade ettiler. Dorukhan'ı bulunduğumuz alanda öldürüp yukarıya taşıdıklarını, gece saatleri boyunca bölgeye birçok polis memurunun geldiğini anlattılar. Hatta bu polis memurlarının bizzat Dorukhan'ı yukarıya taşıyarak elbiselerini düzelttiklerini belirttiler" şeklinde konuştu.

Duruşmada dinlenen bir tanığın, oğlunun cesedinin olay yerinde farklı bir pozisyonda bulunduğunu beyan ettiğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz sabah Dorukhan'ımızı gördüğümüzde, C Blok inşaatının önünde, binadan 10 metre uzaktaki bir beton istinat duvarı üzerinde ve kafası demir korkulukların altındaydı. Bunun imkânsız bir olay olduğunu o fotoğrafı ve videoyu izleyen herkes fark ediyordu. Ancak ortaya çıkan başka bir tanık, oğlumuzu sırtüstü değil, yüzüstü yatarken gördüğünü söyledi. Sayın Mahkeme Başkanı gözlerine inanamayarak durumu netleştirmesini istedi. Tanık, çocuğun yüzükoyun, yani yüzü toprağa bakacak şekilde yattığını belirtti. Mahkeme başkanının, ellerindeki fotoğrafların böyle olmadığını belirterek durumu masanın üzerinde göstermesini rica etmesi üzerine tanık, kalkıp masanın üzerine yüzükoyun yatarak pozisyonu gösterdi" diye ekledi.



Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk'un da cesedin pozisyonunun farklı olduğunu itiraf ettiğini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Dorukhan'ın gece boyunca defalarca yerini değiştirip pozisyon vermişler. Aynı durumu Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk da dile getirdi. Kendisine, yüksekten düşme ihtimalinden bahsettiği ikinci beyanını izah etmesini istedim. Kafasının o korkulukların altına nasıl gireceğini, çocuğun üzerinde hiçbir yüksekten düşme bulgusu ve izi olmadığını, 27 metreden beton zemine düşen birinin parçalanması gerektiğini söyledim. Kendisi, 13 Şubat 2026 tarihindeki duruşmada oğlumu o noktada ve o pozisyonda görmediğini itiraf etti. Çocuğu başka bir yerde gördüğünü çok iyi hatırladığını, aksi takdirde muayene yapamayacağını ve elbiselerini kendi elleriyle kestiğini söyledi" ifadelerini kullandı.

Altmış iki adli tıp uzmanının sahte rapor verdiğini ve bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Oğlumun yerini gece boyunca onlarca defa değiştirmişler. Hep söylüyordum; en büyük delil benim oğlumun bedenidir. Altmış iki adli tıp uzmanı sahtekârlık yaparak beş kere sahte adli tıp raporu verdi. İlk sahte raporu veren İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı Profesör Doktor Mehmet Tokdemir en büyük sahtekârdır ve şu an onunla birlikte bu 62 kişi hakkında soruşturma açıldı. Devleti bu yapılardan temizleyip arındırmalıyız; bunun siyasi görüşü, ideolojisi veya partisi olamaz. Ben ve eşim evladımızı kaybettik, artık geriye dönüp kendimiz için bir şey yapamayız" dedi.

Toplumun evlatlarını korumak ve daha adil bir hukuk düzeni kurmak adına mücadele ettiklerini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz ancak ileriye bakıp toplum için bir şeyler yapabiliriz. Çocuklarınızı korumak, daha adil bir devlet ve hukuk düzeninin kurulmasını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Yürüttüğümüz bu mücadele sizlerin evlatları ve torunları içindir. Bu 62 adli tıp uzmanı süratle sistemden temizlenmeli. Ayrıca, henüz sanık olmayan ve gözaltına alınmayan Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın'ın da durumu ortadadır. Geceleri İzmir Limanı'nda yatan, olay gecesi de limandan evine, ardından da buraya gelen bu kişilerin suç örgütleriyle olan bağlantısını açıkça görüyoruz" şeklinde konuştu.

Soruşturmanın genişletilerek suça bulaşan yüzün üzerindeki kamu görevlisinin ibret olması amacıyla en ağır şekilde cezalandırılmasını beklediklerini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Hesaplarımıza göre suça karışan 100'ün üzerinde kamu görevlisi bulunuyor. Bunların 62'si Adli Tıp Kurumundan, 34'ü Emniyet personeli ve 10'u ise jandarma personelidir. Hazırladıkları sahte raporlar nedeniyle yargılandılar ancak maalesef korunarak beraat ettirildiler. Kulağımızla duyduğumuz ses kayıtlarına rağmen mahkeme başkanı korktuğu için Ankara'da beraat kararı verdi. Korkarak devlet temizlenmez ve yönetilmez. Bu süreçte cesur adımlar atan Sayın Adalet Bakanı'na ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısına çok teşekkür ediyorum" diye ekledi.

Gözaltına alınan şahısların ardından diğer sorumluların da adalet karşısına çıkarılacağına inandığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Yargı mensupları bu davada korkmadan hareket ettiler. Şu anda gözaltına alınan şahıslarla birlikte gelecekte diğer sorumluları da alacaklarına ve adli yargılama süreçlerini başlatacaklarına inanıyorum. Sayıları yüzü aşan bu kamu görevlilerinin tamamının sistemden temizlenmesi gerekiyor, aksi takdirde görevde kaldıkları müddetçe suç işlemeye devam edeceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın. Bugün atılan adımlarla bir nebze derin bir nefes alsam da tam anlamıyla huzura kavuşmamız için önümüzde daha çok zaman olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Suça dâhli olan tüm failler hak ettikleri cezayı alana kadar mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "En ufak bir dâhli bulunan bütün kamu görevlileri adil bir şekilde yargılanıp cezalandırılmadıkça, zenginlikleri ve siyasi nüfuzları sayesinde korunan M.T ve T.T başta olmak üzere bu davanın ve yargılama sürecinin tüm failleri hak ettikleri cezaları almadıkça huzura ermeyeceğim. Bu kişilerin peşini asla bırakmayacağım, ölene kadar peşlerindeyim" dedi.

Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı

Hatay'da aşırı yağış sonrası yaşanan heyelanla birlikte müstakil ev çöktü, 3 kişi kurtarıldı. Hastaneye kaldırılan 3 kişiden 1'inin hayatını kaybettiği belirlendi

21.05.2026 08:30:00
İHA
Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı
Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı
Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay'da geçtiğimiz gün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu.

Yaşanan yağışla caddeler göle dönerken, sel meydana geldi. Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yağışla birlikte heyelan yaşandı.



Heyelan dağ yamacında bulunan bir müstakil evin çökmesine neden oldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin çalışmalarıyla kurtarılan 3 kişi hastanede tedavi altına alındı. Hastaneye kaldırılan 3 kişiden birinin hayatını kaybettiği belirlendi.

Ekiplerin bölgedeki arama çalışmaları sürüyor.

Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremden etkilenerek hastaneye başvuran 85 kişiden 81'i taburcu edildi

21.05.2026 06:30:00
AA
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya Valiliğinden yapılan açıklamada, depremden sonra başlatılan saha tarama ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Kentteki koordinasyon çalışmalarının devam ettiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"112 Acil Çağrı Merkezi'ne toplamda 137 çağrı gelmiştir. Acil Çağrı Merkezi'ne 73 hasar tespit, 64 bilgi danışma talebi gelmiştir. İlimiz genelinde 3 ahırda kısmi çökme, 1 konutta kısmi hasar ve 1 istinat duvarında çökme olmuştur. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince 18 ekip, 18 araç ve 36 personelle ön hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Karayolları 82. Şube Şefliğince alınan bilgi doğrultusunda Pütürge il yolu Kubbe Dağı mevkisinde yamaçtan deprem etkisi ile kopan kaya parçaları temizlenmektedir."

Depremde can kaybı yaşanmadığı belirtilen açıklamada, şu bilgiler aktarıldı:

"85 vatandaşımız hastanelere başvurmuş, bunlardan 70'i korku ve panikten, 15'i hafif derecede yaralı olup, 81 vatandaşımızın tedavisi tamamlanmış ve taburcu edilmiştir, 4 vatandaş gözlem altındadır. Deprem sebebiyle iletişim ve enerji hatlarında herhangi bir olumsuz durum bulunmamaktadır. Deprem sonrası Gündüzbey Kaptajı'nda bulanıklık meydana gelmiş, Belediye, MASKİ, Halk Sağlığı Toplum Birimi ekipleri tarafından gerekli inceleme, su analiz çalışmaları devam etmektedir. Tüm afet grupları TAMP kapsamında koordinasyon merkezimizde aktif görevlerine devam etmektedir. AFAD 2 araç, 10 personelle, itfaiye merkez ve kırsal olmak üzere 18 araç, 41 personelle saha taraması devam etmektedir. Sivil toplum kuruluşları, 16 araç ve 120 personelle teyakkuzda beklemektedir." 

Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı

Düzce'de Kızılay Huzurevinde asansörden kaynaklı çıkan yangın kontrol altına alındı. Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Çok şükür bir problem yaşanmadı. Yaşlılarımızın tahliyesini yaptık. Bir kısmı ilçe devlet hastanemize bir kısmı ise Karayolları misafirhanesine gönderildi" ifadelerini kullandı

21.05.2026 06:00:00
İHA
Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı
Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı
Yangın, gece saatlerinde Kaynaşlı'da bulunan Kızılay Akçakoca Huzurevi'nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre asansör akülerinin bulunduğu bölgede belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Dumanların sardığı binayı fark eden personeller durumu itfaiye ekiplerine bildirdi.








Düzce Belediyesi'nden 6, Kaynaşlı Belediyesi'nden ise 2 itfaiye aracı kısa süre içerisinde bölgeye sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler 25'i yatalak 54 huzurevi Sakinini bulunduğu yerden çıkararak bina dışına tahliye etti.









Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, Kaynaşlı Belediye Başkanı Efdal Altundal, Kızılay Batı Karadeniz Afet Depo Müdürü İsmail Hakkı Duru ve ilgili kurum amirleri bölgeye gelerek yangın hakkında bilgiler alırken, tahliye edilen vatandaşlarla da bir araya geldi.
 







"Çok şükür bir problem yaşanmadı"

Yangın ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Bu gece 01.00 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezimize düşen ihbar ile Düzce Belediyesi'nden 6 itfaiye aracı, Kaynaşlı Belediyesi'nden 2 itfaiye aracı yangına müdahale etmiş olup, çok şükür ki yaşlılarımızla ilgili bir problem yaşanmamıştır. Kaynaşlı Kızılay Huzurevinde hali hazırda 59 misafirimiz var. 5'i izinde olup 54 yaşlımız ilçe devlet hastanemiz, karayollarına ait kamu misafirhanesinde bu gece misafir kalacaklardır. Geçmiş olsun diyoruz. İtfaiye ekiplerinin aktardığı kadarıyla yangının çıkış nedeni asansörden kaynaklı olduğunu ifade etmekteler. Yaşlılarımız tahliyesi noktasında emniyetimiz, jandarmamız, Kaynaşlı Belediye personelimiz, sağlık teşkilatımız ve Kızılay personelimiz birlikte yardımcı oldular" dedi.
 
 







Tahliye edilen 54 kişiden 25'i Kaynaşlı Devlet Hastanesi'ne gönderilirken kalan yaşlılar ise Karayolları Misafirhanesi gönderildi. Huzur evinde yangın kontrol altına alınırken, dumanın tahliye çalışmalarına başlandı.

 







Konu ile ilgili ise inceleme başlatıldı.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.