Tarımsal kriz çok yakın
Yaşanan kuraklık probleminin büyük bir tarımsal krizi beraberinde getireceğini ifade eden İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Baran Bozoğlu, önlemler alınmazsa, iklim değişimine uyum politikaları bir an önce hayata geçirilmezse çok kısa sürede kriz yaşanabileceğini söyledi





Su kayıpları engellenmeli
Bozoğlu, kentlerde ciddi bir su kayıp kaçağı olduğunu kaydederek, şöyle devam etti: "Şu anda biz barajdan alınacak suyu konuşuyoruz ama arıtma tesislerimizi aldığımız suları arıtıp daha sonra pompalarla kentin içerisine yayıyoruz ve bu kentin içerisinde bu suların yüzde elliye yakını fiziksel olarak kayboluyor. Aslında su kaynağımız var. Su kaynaklarını nasıl kullandığımız ve kentin içerisinde suyu nasıl yönettiğimiz kritik. Dolayısıyla su kayıp kaçakları yüzde 50'lere varmış olan büyük kentler, başta olan olmak üzere yüzde 50 oranındaki kayıp kaçağı azalttığımız zaman zaten iklim krizine karşı daha dirençli hale geleceğiz ve kuraklık riskinin daha iyi yönetme şansımız olacak." Vatandaşlara su tüketimleri konusunda uyarılarda bulunan Bozoğlu, "Evlerimizde sanayi tesislerimizde ya da iş yerlerimizde mutlaka suyu kullanırken çok hassas davranmamız gerekiyor. Suyun fiyatının kademelendirilmesi ve tekrar fiyatlandırmasının da düşünülmesi gerektiğini ben özellikle vurgulamak istiyorum" diye konuştu.
Göç tersine döndürülmeli
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından büyük kentlerde ciddi bir nüfus artışı yaşanacağını anlatan Bozoğlu, "Ama burada asıl yapılması gereken en kritik konu, bütün bunların yanında göçün tersine döndürülmesi lazım. Çünkü kentlerimizde çok yoğun bir insan nüfusu artışı var. Fakat altyapı bu konuda yetersiz. Kaynaklar, ekonomik kaynaklar yetersiz. Dolayısıyla bu kaynakları arttırmaya çalışırken ekonomik anlamda güçlenmeye çalışırken, bir yandan da göçün, nüfusun yönetilmesine ihtiyacımız var. Çünkü insanın sonsuz talebi var. Fakat sonsuz bir kaynak yok" ifadelerini kullandı. Bozoğlu, kentlere yaşanacak büyük göçlerin engellenemediğinde tüketimin artacağını aktararak, "Çok açıkça söyleyebiliriz ki su kaynaklarının yüzde 74'e yakını tarımla kullanıldığı için su kaynaklarında yaşanacak risk bizim tarımsal üretimimizi olumsuz etkileyecek. Dolayısıyla ihracatımız olumsuz etkileyecek. Dolayısıyla soframıza gelen besinlerin kalitesinde ve düşüşleri olacak fiyatlarında artışlar olacak" dedi.
"Önlemler alınmazsa krizler yaşayabiliriz"
Kuraklık probleminin birçok konuda kriz oluşturabileceğini vurgulayan Bozoğlu, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bu kuraklık probleminin bir tarımsal krizi beraberinde getireceğini söyleyebiliriz. Bunun yanında sanayi alanındaki suya ihtiyacımız devam ettiği için üretimimizde sıkıntılar olabilir. Aynı zamanda hijyenik temiz içilebilir suyu bulmakta sıkıntılar yaşanabilir. Ki zaten şu anda birçok kentte bunu görebiliyoruz. Bunun için daha fazla para harcamamız gerekebilir. Daha ileri teknolojiler kurmak için daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. Dolayısıyla kuraklık dediğimiz ekonomik olarak da toplumsal olarak da sosyal olarak da herkesi çok olumsuz etkileyecektir. Bunun yanında hiç kuşkusuz doğal alanlardaki sular da azalacağı için ekosistem diğer canlılarda büyük bir kriz yaşatacaktır. Bu da tetikleyici bir hareket olacaktır. Eğer bu bahsettiğimiz önlemler alınmazsa, iklim değişimine uyum politikalarını bir an önce hayata geçiremezsek çok kısa sürede bu krizleri yaşayabileceğimizi söyleyebiliriz ki bugün zaten fiyatlardaki artışların kısmen etkisinin bu bahsettiğimiz su krizi olduğunu söyleyebiliriz."
















































































