logo
12 EYLÜL 2026

Temiz havayı burundan soluyun

12.08.2006 00:00:00
 
Prof. Dr. Mustafa Erkan, ağızdan nefes alan insanlarda bazı rahatsızlıkları ortaya çıkabileceğini bildirdi.

Burnun içindeki "radyatöre" benzeyen sistem sayesinde havayı temizlediğini vurgulayan Erkan, "Solunan hava 36.5 dereceye kadar ısıtılır, nemlendirilir ve yabancı maddelerden arındırılır. Solunan hava soğuk olursa akciğeri üşütür. Tozlu olursa tahriş eder. Kuru olursa, akciğeri ve solunum yollarını kurutur" dedi. Erkan, burnun tıkanması halinde ağızdan nefes alınmak zorunda kalınacağına işaret ederek,"Ağızdan alınan havanın da nemlendirilmesi lazım. Ağız içinde burundaki gibi bunu yapabilecek bir sistem yok. Bu nedenle kuru hava, dudakların, diş etlerinin, dilin, yanakların ve yutağın mukozasının nemini alarak kurutur. Burnu tıkalı olanlar bu nedenle uykudan uyandıklarında perişan olurlar. Dudakları çatlar, diş etlerinde gerilemeler, dillerinde kuruluklar oluşur. Bunun sonucunda da kronik faranjit dediğimiz hastalık ortaya çıkar. Eğer dudaklar, dil, diş etleri ve yutak bu şekilde sürekli tahriş oluyor, nemini kaybediyor, partiküllerle, tozlarla tahriş oluyorsa bu bronşite ya da akciğerlerde başka problemlere de yol açabilir. Bu horlamaya ve uyku sırasında nefes durmasına neden olabilir. Bütün bunlar da uyku düzenini bozar. Kişi devamlı yorgun bitkin, huzursuz, asabi halde olur" dedi.

 

Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!


 
 
Hepimiz sevdiğimiz birinin sesini tanıyabileceğimizi düşünürüz. Ancak klonlama teknolojisi baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Dolandırıcıların ikna edici bir deepfake oluşturmak için tek ihtiyacı olan şey birkaç saniyelik bir ses kaydı. Teknoloji etkileyici olsa da  basit bir teknik dolandırıcıları durdurabilir: Önceden kararlaştırılmış bir güvenlik kelimesi.
 

12.09.2026 00:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!
Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, deepfake dolandırıcılığına karşı alınabilecek önlemleri inceledi; önlemleri sıraladı.
En yaygın dolandırıcılık yöntemlerinden biri, bir akrabayı rastgele arayarak, sevdiklerinin kaçırıldığını düşünmelerini sağlamak için tasarlanmış deepfake ses kaydı dinletmek. Bu sanal kaçırma dolandırıcılıkları, sosyal medya hesaplarından elde edilen kişisel ayrıntılar kullanılarak daha gerçekçi hâle getirilebilir. Dolandırıcılar, saldırı için en uygun zamanı seçmek amacıyla kurbanın veya akrabalarının sosyal medya profillerini de takip edebilirler. Dolandırıcılar için en önemli nokta, kurbanın akrabalarını belirsizlik içinde tutmak ve travmaya uğratmaktır. Bu amaçla, klonlanmış sesi her seferinde sadece birkaç saniye kullanır, hıçkırık sesleriyle karıştırır ve tüm olayı daha inandırıcı ve kaotik hâle getirmek için arka plan gürültüsü ekleyebilirler.

Güvenlik kelimesi nedir?

Bir dolandırıcılığı fark etmek için yapabilecek en basit ama en etkili şeylerden biri, aile üyeleriyle bir "güvenli kelime" üzerinde anlaşmaktır. Bu, aile üyesinin sesinizin deepfake ile değiştirilmiş olabileceğini düşündüğünde isteyebileceği, hatırlanması kolay bir kelime veya cümle olmalıdır. Bir dolandırıcı, güvenli kelimenin ne olduğunu öğrenmenin hiçbir yoluna sahip olmayacaktır; böylece ailenizi fidye ödemesi için kandırmaya yönelik herhangi bir komplo ortaya çıkarılır. Bu kelime hem akılda kalıcı hem de sıra dışı olmalıdır. Ayrıca sosyal medya paylaşımlarınızı okuyarak elde edilebilecek bir şey olmamalıdır.

Güvenlik kelimesini unutulursa ne olur?

Birisi güvenlik kelimesini hatırlayamazsa bir yedek planın olması önemlidir. Yapılacak en iyi şey, aile üyelerini aramayı sonlandırmaya ve ardından adres defterlerinde kayıtlı olan numaranızdan geri aramaya teşvik etmektir. Ya da kurduğunuz mevcut bir grup üzerinden size mesaj göndermelerini sağlayın. Bu, başınızın dertte olup olmadığını onlara anında gösterecektir.  Alternatif olarak, sadece aile üyelerinin bileceği başka bir soru sormayı deneyebilirler. Bu, internette araştırılabilecek herhangi bir bilgi olmamalıdır. Ayrıca bir şeylerin ters gittiğini hissederlerse asla para veya kişisel bilgi göndermemeleri gerektiğini de bilmelidirler.

Deepfake dolandırıcılığına kurban gittiyseniz ne yapmalısınız?

Deepfake teknolojisi her geçen gün daha da inandırıcı hâle geliyor. Siz veya bir aile üyeniz dolandırıldıysa:
Dolandırıcıyla iletişimi derhal kesin.
Bankanızla iletişime geçerek olanları açıklayın ve dolandırılan paranın bloke edilmesi veya iade edilmesi için bir yol olup olmadığını sorun.
İlgili tüm hesaplarda ifşa olmuş olabilecek parolaları değiştirin. Bu, iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirmek ve parola yöneticisinde saklanan her hesap için güçlü, benzersiz parolalara geçmek için iyi bir fırsattır.
İlgili tüm kanıtları (telefon numaraları, kayıtlar) saklayın.
Dolandırıcılığı ilgili makamlara  bildirin.

Bir ücret karşılığında paranızı geri alacağını veya hesaplarınızı güvence altına alacağını vaat eden ikincil dolandırıcılarına karşı tetikte olun. Yalan söylüyorlar. Onlara ödeme yapmak, kayıplarınızı sadece artıracaktır.

Kadınlarda 4 kat fazla görülüyor!


 
 
Tiroit bezi hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan tiroit kanserinin toplumda görülme sıklığı giderek artıyor. Öyle ki son veriler 40 yılda görülme oranının 3 kat arttığını ortaya koyuyor.

12.09.2026 00:10:00
Murat Çorbacı
 
Kadınlarda 4 kat fazla görülüyor!
Kadınlarda 4 kat fazla görülüyor!

Özellikle kadınları etkileyen kanser türleri arasında yer alan tiroit kanserinde son yıllarda artış yaşanıyor. Bu artışın nedenleri arasında sağlıksız beslenme, kanser yapıcı maddelere daha fazla maruz kalma ve obezite gibi etkenler yer alsa da günümüzde şüpheli nodüllere erken tanı konulabilmesi de büyük rol oynuyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Köstek, modern teknolojiler sayesinde tiroit kanserinin günümüzde erken dönemde tespit edilebildiğine ve ciddi sonuçlara yol açmadan tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, "Erken tanı için özellikle ailesinde tiroit kanseri öyküsü bulunan ve radyasyon tedavisi almış kişilerin, herhangi bir yakınmaları olmasa bile tarama amacıyla tiroit bezlerinin ultrasonografi ile değerlendirilmesi yaşamsal önem taşımaktadır" dedi. Ayrıca tiroit nodülü bulunan kişilerin düzenli takiplerini aksatmamaları gerektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Köstek, "Eğer nodüller yakın zamanda ultrasonografi ile değerlendirilmediyse hastalarımıza en kısa zamanda tetkiklerini planlamalarını önermekteyiz" şeklinde konuştu.

Boyundaki her şişlik kanser anlamına gelmiyor, ancak…

Boynun ön kısmında, nefes borusunun hemen üzerinde yer alan kelebek şeklindeki tiroit bezi; metabolizmanın düzenlenmesinden kalp hızının ayarlanmasına ve vücut ısısının kontrolüne kadar çok sayıda yaşamsal işlevde rol oynayan hormonları üretiyor. Bu dokuda yer alan hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucunda tiroit kanseri gelişiyor. Aslında tiroit nodülleri toplumda oldukça yaygın görülüyor ve bunların yalnızca küçük bir bölümü kanser taşıyor. Birçok alt tipi bulunan tiroit kanserinde en sık görülen ve daha yavaş seyreden papiller tip öne çıkıyor. Bunun dışında daha hızlı seyreden 'anaplastik tip' daha ölümcül sonuçlara yol açabilse de papiller tip tiroit kanserine kıyasla çok daha nadir görülüyor. Tiroit bezindeki hormon üretmeyen hücrelerden kaynaklanan bir başka alt tipi de medüller tiroit kanseri olarak adlandırılıyor.

İyot eksikliğinden obeziteye birçok nedeni var

Tiroit kanseri erkeklere kıyasla kadınlarda 4 kat daha fazla görülüyor. Kadınlarda neden daha sık rastlandığına dair net bir bilgi bulunmamakla birlikte bazı hormonların ve otoimmün hastalıkların etkisi olduğu düşünülüyor. Tiroit kanserinin tek bir sebebi olmamakla beraber, özellikle iyot eksikliği önemli bir etken olduğu için kara lahana gibi iyot eksikliğine yol açabilecek sebzeleri fazla tüketmekten kaçınmak gerekiyor. Ayrıca sağlıksız beslenme, obezite ve tütün ürünlerinin kullanılması da tiroit kanseri riskini artırıyor. Doç. Dr. Mehmet Köstek, çocukluk çağında radyasyon tedavisi gören veya ailesinde tiroit kanseri ya da guatr öyküsü bulunan kişilerin de daha fazla risk altında olduğunu belirtiyor.

Erken dönemde belirti vermeyebiliyor

Tiroit bezinin boyunda, kasların hemen altında yer alması nedeniyle kitle büyümeden dışarıdan fark edilmeyebiliyor veya çevre dokulara yayılmadan belirgin bir bulgu vermeyebiliyor. Bu nedenle hastalık, genellikle başka sebeplerle yapılan incelemelerde veya check-up için başvuran hastalarda tesadüfen teşhis ediliyor. Kanser ilerledikçe hastalar boyunda şişlik, seste çatallanma veya kısıklık gibi ses şikayetleri, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü ve boyunda baskı hissi gibi sorunlarla hekime başvurabiliyor. Doç. Dr. Mehmet Köstek, ancak bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi sürecinin zorlaştığını ifade ederek, "Dolayısıyla ileri aşamaya gelmeden önce şüpheli nodüllerin erken dönemde saptanması ve tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.

Tanıda biyopsi kritik rol oynuyor

Tiroit nodülünün kötü huylu olup olmadığının belirlenmesinde biyopsi işlemi kritik bir rol oynuyor. Hekiminiz, tiroit ultrasonunda şüpheli tiroit nodülleri tespit ederse, belirli risk bulgularını taşımanız halinde biyopsi planlıyor. Biyopsi sonucunda kanserle uyumlu tanı konulursa kötü huylu dokunun vücuda yayılmadan önce çıkarılması için cerrahi tedavinin planlanması aşamasına geçiliyor.

Ömür boyu ilaç kullanmaya gerek kalmayabiliyor

Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tiroit kanserinde de erken tanı ve tedavinin yaşamsal önem taşıdığını anlatan Doç. Dr. Mehmet Köstek, sözlerine şöyle devam etti: "Erken tanı konulan tiroit kanserinde yalnızca tiroit bezinin bir tarafının alınması yeterli olabilmekte ve bu sayede hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacı ortadan kalkabilmektedir. Ameliyat sonrasında 'atom tedavisi' olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisine duyulan gereksinim de önemli ölçüde azalmaktadır. İleri evrede ise tiroit bezinin alınmasıyla birlikte lenf bezlerinin de çıkarılması gerekebilmektedir. Bu ameliyatlar çok daha uzun süren ve komplikasyon riski daha yüksek olan ameliyatlardır. Ayrıca ileri evre tiroit kanserinde ömür boyu tiroit ilacı kullanmaya ihtiyaç duyulmaktadır."

Cerrahi yöntemde başarı oranı oldukça yüksek

Erken tanı konulan tiroit kanserinde cerrahi yöntem tedavinin ilk ve önemli basamağını oluşturuyor. Günümüzde tiroit kanseri cerrahisinden son derece başarılı sonuçlar elde ediliyor ve hastaların yaşam süreleri etkilenmeden hayatlarına devam etmeleri sağlanabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Köstek, ameliyatın boynun ön kısmında yaklaşık dört santimetrelik bir kesiden gerçekleştirildiğini anlatarak, "Hastalarımız ertesi gün taburcu edilmekte ve 3-4 gün içerisinde normal yaşamlarına dönebilmektedir. Deneyimli cerrahlar tarafından, uygun cerrahi teknikle gerçekleştirilen operasyon sonrası komplikasyon riski ise çok düşüktür" bilgisini verdi.

Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı

Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı

11.09.2026 21:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı.

Kaza, bugün saat 15.30 sıralarında Aralık ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Şehit Bülent Aydın Karakolu'nda görev yapan personelin içerisinde bulunduğu askeri araç, devriye görevi sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak devrildi.

Kazada araçta bulunan askerlerden 1'i şehit oldu, 2 asker yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı askerler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Nevruz Erez Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Şehit olan asker ile yaralanan 2 askerin kimlikleri henüz açıklanmadı. Askerlerin kimliklerinin, yapılacak resmi açıklamanın ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Seçil Erzan yeniden hakim karşısında

Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan tutuklu Seçil Erzan, İstinafın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı

11.09.2026 20:36:00
İhlas Haber Ajansı
 
Seçil Erzan yeniden hakim karşısında
Seçil Erzan yeniden hakim karşısında
Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan tutuklu Seçil Erzan, İstinafın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

Erzan duruşmada "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin. 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok" dedi.

Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü Seçil Erzan hakkında verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediğini, bu durumun denetimi zorlaştırdığını kaydetmişti. Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığını belirtmişti. Dosya yargılamanın yeniden yapılması için İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.
Bu kapsamda Erzan yeniden hakim karşısına çıktı.

"Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım"

Duruşmada söz verilen Seçil Erzan "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi. Ben her şeyin ne olduğunu özetlemek istiyorum. Birincisi hakkımda bir önce yargılandığım mahkemede savcılıkta verdiğim beyanlar ile diğer beyanlarım arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile sadece savcılık beyanlarım esas alındı. Ben yeterli hukuki desteği alamadım. O dönem bir takım yönlendirmeler ile ifade verdim.

Size şu an her şeyi doğru açık şekilde anlatmak istiyorum. Ben kaçmadım, ben o sabah telefonumu kapattım izinliydim, Çorlu'ya gittim. Kendimde değildim çok kötüydüm. O gün telefonumu açamıyordum. Benden para almak isteyen, kapıya dayananlar vardı. Kendi rızam ile bankaya gidip başıma gelen durumu o halimle 2 gün boyunca anlatmaya çalıştım. O gün bile darp edildim ben. Annemin gözünün önünde darp edilip senetler verdim. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Banka anlamaya çalıştı. Serum takıldı bana. Bana banka yetkilileri bir avukat yönlendi. Savcıya gittim, beyanlarımda da savcıya sığındım o gün. Her şeyi açık doğruluğu ile anlatmaya çalıştım. Söylediğim her şey bağlamından koparılmış. Para bende değil onu anlattım o gün. Bankanın avukatı 'yukardan baskı varmış seni tutuklanıyorsun' dedi" ifadelerini kullandı.

"Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin"

Seçil Erzan devamında "Ben korku, baskı altında herkese fon dedim o gün. Bunu bana söyleyen avukatların elinde bir mektup var onu sunmak istiyorum. Ben fon demedim. Ben banka ile görüşmeler yaptım. Ben o gece bana ne dedilerse karşısına yazdım. Bu fon beyanları bir temele oturtuldu. 'Ben kandırdım, iradelerini fesada uğrattım' bu oturtuldu. Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadi ile somutlaştırılacak bir davranışım yok. Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.

Bana verdiği parayı 15 günde aldı. Bana küfürler etti. Bu bir sistemse bu sistemi yöneten kim' 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım. Her şeyi sattım. Öldürmüyorlar ölmek lüks. O parayı bulacaksın. Hiç kimsenin iradesini fesada uğratma kastım olmadı. Arkadaşlarımın geri ödemelerini yapamadım. Annemin babamın bütün her şeyini sattım. Yeter ki kapansın bitsin. Faiz oranı ile kimseyi kandıramazsınız" dedi.
Duruşmaya öğle arası verildi.

İBB önünde olaylı eylem

Fatih Saraçhane'de bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan çalışanlar, Sosyal Denge Sözleşmesi (SDS) sürecinde taleplerinin karşılanmadığı gerekçesiyle eylem yaptı. Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini söyleyen işçiler, belediye binasına girmeye çalışınca gerginlik yaşandı. Barikatları aşmaya çalışan eylemciler, polis ekipleri tarafından sakinleştirildi

11.09.2026 17:27:00 / Güncelleme: 11.09.2026 17:32:26
İhlas Haber Ajansı
 
İBB önünde olaylı eylem
İBB önünde olaylı eylem
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Saraçhane önünde toplanan Tüm Yerel Çalışanları Sendikası'na (Tüm Yerel-Sen) bağlı çalışanlar, SDS sürecinde tıkandıklarını belirterek eylem yaptı. Saraçhane'deki belediye binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, sözleşme masasındaki tutumlar eleştirildi.

"Şantajla karşı karşıyayız"

Grup adına konuşma yapan Sendika Başkanı Sezgin Sevin, "Biz hep söyledik, biz kıran döken bir sendika değiliz, biz belediye başkanlarını zor durumda bırakmak için çöp dağları sendikası değiliz. Biz vuran, kesen, asan bir sendika değiliz. Ama nereye kadar. Emekçinin hakkı peşkeş çekildiği zaman biz vuran, kıran, döken bir sendika haline geliriz. Tıpkı bugün burada olduğu gibi. Buradan şantajcı İBB yetkililerine, sarı sendikaya sesleniyorum. İETT'de imzaladığınız toplu sözleşmeden dolayı "bizler de İETT'de gizli kapaklı olarak toplu sözleşme imzaladık. Yüzde yüz 20 dışında bir şey vermedik. Sizlerde gelin toplu sözleşmeyi imzalayalım. Kaçak, göçek, el altından duymaz' diyen İBB yetkilileri, isterseniz toplu sözleşmemizi kesin sonuna kadar direneceğiz, isterseniz hiç vermeyin sonuna kadar mücadele edeceğiz. Maalesef İBB'nin genel sekreter yardımcısı Zeynep Akçabay, bu hanımefendinin kibrini, egosunu yenersek 20 bin memur arkadaşımız çoluğunun çocuğunun rızkını alacak" dedi.



Sendika Başkanı Sezgin Sevinç, haklarını alana kadar Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini vurgulayarak süresiz eylem mesajı verdi. Sevinç, alanın terk edilemeyeceğini belirtirken, tüm çalışanlar kurum kimlik kartlarını çıkarmaya davet edildi.

Açıklamanın ardından "Haklıyız, kazanacağız" sloganları eşliğinde kurum kartlarını gösteren belediye çalışanları, tepkilerini göstermek üzere İBB binasına doğru yürüyüşe geçti. İçeri alınmayan çalışanlar, barikatları yerlere atarak belediyeye girmeye çalıştı. Kısa süreli gerginlik ve izdiham polis ekipleri tarafından sonlandırıldı.

Kiracı vahşetinde detaylar ortaya çıktı

Maltepe'de ev sahibi ve eşini silahla öldürüp, olay yerindeki avukatı ise ağır yaralayan şüphelinin ifadesi ortaya çıktı. Şüpheli ifadesinde, karşı tarafın kendisine hakaret ettiğini, daha sonra evine giderek ruhsatsız tabancasını aldığını ve olayın gerçekleştiğini beyan etti

11.09.2026 16:30:00
İHA
 
Kiracı vahşetinde detaylar ortaya çıktı
Kiracı vahşetinde detaylar ortaya çıktı
Maltepe'de ev sahibi çifti öldüren şüphelinin ifadesi ortaya çıktı.

Olay, dün öğle saatlerinde Maltepe'de meydana gelmişti. Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta çıkan tartışmada ev sahibi Osman A. ile eşi Nursen A'yı öldürdüğü, avukat Emir Ali S.'yi ise ağır yaraladığı gerekçesiyle özel harekat polislerince gözaltına alınan Mehmet T.,'nin Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'ndeki işlemleri tamamlandı. Zanlı, hastanedeki sağlık kontrolünün ardından Anadolu Adliyesi'ne götürüldü. Öte yandan soruşturmanın detaylarına ulaşıldı.

Cinayetin detayları ve şüphelinin ifadesi ortaya çıktı

Şüpheli Mehmet T.'nin yaklaşık 30 yıldır binada kiracı olduğu, maktul tarafın ise Almanya'da yaşadığı ve binanın tamamının sahibi olduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden çiftin, yaklaşık 10 yıl önce binayı satmak istediği, Mehmet T.,'nin de binaya talip olduğu ve bu kapsamda binada tadilat yaptırdığı belirlendi. Şüphelinin, tadilat masrafları ve satışla ilgili olarak ev sahibi tarafa bir miktar para verdiği, ancak binanın bir bölümünün kaçak olması nedeniyle anlaşmanın gerçekleşmemesi üzerine verdiği paranın yanı sıra tadilat masraflarını da geri istediği öğrenildi. Taraflar arasında yapılan anlaşmanın ardından binadaki kiraların Mehmet T. tarafından toplandığı, bu süreçte taraflar arasında alacak verecek meselesi nedeniyle anlaşmazlık yaşandığı belirtildi.

Maktul tarafın bu süreçte Türkiye'ye geldiği, açılan dava sonucunda sürecin kendi lehlerine sonuçlanmasının ardından olaydan bir gün önce binanın zemin katındaki giriş bölümünde bulunan dükkanların tahliye ettirildiği öğrenildi. Mehmet T.'nin de söz konusu dükkanlardan birini ofis olarak kullandığı ve tahliye işlemi sırasında maktul tarafın olayda yaralanan avukatıyla birlikte bulunduğu belirtildi. Taraflar arasında burada tartışma yaşandığı, karşı tarafın ertesi gün yeniden geleceklerini söylediği öğrenildi.

Şüpheli Mehmet T.'nin ifadesinde, bu sırada karşı tarafın kendisine hakaret ettiğini, daha sonra evine giderek ruhsatsız tabancasını aldığını ve olayın gerçekleştiğini beyan etti. Ayrıca şüphelinin, kalabalığa ateş etmesinin amacının karşı tarafı dağıtmak olduğunu savunduğu, olayın ardından teslim olacağını ancak polis ekiplerinin gelmesi üzerine teslim olduğunu söylediği öğrenildi.

3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma kapsamında 22 ilde 'C31K' isimli yeni nesil örgüte yönelik operasyon düzenlendi

11.09.2026 13:27:00
Haber Merkezi
 
 3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi
 3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi
3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma kapsamında 22 ilde 'C31K' isimli yeni nesil örgüte yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda sosyal medya ve iletişim platformlarında çeşitli suç içerikli paylaşımlarda bulunan ve 3 ildeki 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 27 kişi gözaltına alındı.

19'u suça sürüklenen 32 şüpheli
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "C31K" isimli yeni nesil suç örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği anlaşılan 19'u "adli süreçteki çocuk" olmak üzere 32 şüpheli tespit edildi.

Bebek ve çocuklara ait görüntüler paylaştıkları tespit edildi
Şüphelilerin, çeşitli sosyal medya platformlarında bebek ve çocuklara ait müstehcen görüntüler paylaştığı, milli ve manevi değerlere yönelik hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu, Türk bayrağının yakılması, hayvanlara eziyet edilmesi ve hayvanların öldürülmesine ilişkin görüntüler paylaştığı aktarıldı.
Ayrıca şüphelilerin, toplumsal hassasiyet oluşturan güncel olaylarla kamuoyu tarafından tanınan kişilerin kayıplarını istismar ettiği, görsel, yazılı ve sesli mesajlar aracılığıyla şiddet, tehdit ve şantajla korku, panik yaratmaya yönelik içerikler ürettikleri ve çevrimiçi gruplar üzerinden bu içerikleri yaydıkları bildirildi.

Hedeflerinde okullar vardı
Yeni eğitim ve öğretim yılının açılışı sırasında da farklı illerde bulunan üç ayrı okula yönelik silahlı saldırı hazırlığı içerisinde olduklarına dair paylaşımlarda bulunan ve "C31K" isimli yeni nesil suç örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kapsamda Ankara merkezli 22 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilirken, 27 şüpheli yakalandı ve dijital materyallere el konuldu.
Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

11.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
17 Ağustos depreminin 27'nci yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bina denetim raporları ortaya çıktı. Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların talebi üzerine ekipler 40 bin binada inceleme yaptı. Karar gazetesinden Selin Işık'ın haberine göre gerçekleştirilen testler sonucunda 20 bin binanın 'yüksek' veya 'çok yüksek' riskli durumda olduğu belirlendi.
İncelenen 40 bin binanın 20 bininin yüksek veya çok yüksek riskli olduğu belirlendi. En kötü durumdaki ilçeler ise Avcılar ve Zeytinburnu oldu.

EN KÖTÜ YERLER AVCILAR İLE ZEYTİNBURNU
İBB verileri riskli binaların çoğunun 1999'dan önce yapıldığını gösterdi. Avcılar'da incelenen binaların yüzde 19,07'si, Zeytinburnu'nda yüzde 14,59'u yüksek riskli durumda. Bu oran Bağcılar'da yüzde 8,34, Küçükçekmece'de 7,8, Fatih'te 5,65, Esenyurt'ta 5,03. Bu ilçeleri Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri 3.40, Bakırköy 3.27 ve Esenler 3,27 ile takip etti. Başvuru talebi en çok Kadıköy'den, en az ise Sultanbeyli'den geldi. 6 Şubat Depremleri sırasında inceleme talepleri artsa da bir süre sonra düşüş yaşanması dikkat çekti.

İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜM ACİLİYETİ
Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız birim risk altındayken, kentsel dönüşüm aciliyetinin en yüksek olduğu şehir, ülke genelindeki 2 milyon acil dönüşüm ihtiyacının yaklaşık üçte birini (600 bin bağımsız birim) tek başına barındıran İstanbul oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kentsel dönüşüm çalışmalarının 2012'de resmi olarak başlamasıyla 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını, 291 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ederek toplam 1 milyon 298 bin bağımsız bölümün dönüştürüldüğünü açıkladı.

1999 ÖNCESİNE DİKKAT
Vatandaşların dijital ortamdaki ve yazılı başvuruları üzerine şimdiye kadar 142 bin bina ziyaret edildi. Çoğunluğu 6 Şubat depremlerinden sonra olmak üzere Hızlı Tarama yöntemi için toplam 173 bin 189 başvuru yapıldı. Hızlı Tarama Yöntemleri ile Bina İncelemesi Projesi, resmen 23 Temmuz 2020'de yapılan tanıtım toplantısıyla başlayarak, Avcılar ve Silivri pilot bölgeleriyle hayata geçti. Tam 6 yıl boyunca yapılan başvuru ve incelemelerin ardından Temmuz 2026 verileri de dahil olmak üzere İstanbul genelinde 40 bin binanın yarısının 'yüksek ve çok yüksek riskli' (D ve E sınıfı) kategorisinde yer aldığı görüldü. İBB'ye ait verilerde riskli yapıların çoğunun 1999'dan önce yapılmış olduğuna dikkat çekildi.

100 BİN KİŞİNİ TAHLİYESİ PLANLANIYOR
İBB'nin incelemelerindeki verilere göre öncelikli binalardan şimdiye kadar 2 bin 330 binanın (22 bin 527 bağımsız birimin) yıkımı gerçekleştirildi. Ayrıca 612 binada resmi işlem başlatıldığı belirtilirken bu binaların yıkılmasıyla da bağımsız birim sayısı 28 bin 263'e yükselecek. Bu dönüşüm kapsamında riskli binalardan tam 100 bin kişinin tahliye sürecinin gerçekleşmesi planlanıyor. Hızlı tarama yöntemine yapılan başvuruların yüzdeliklerin ilçe kapsamında dağılımına bakıldığında en çok başvuru Kadıköylülerden gelirken, en az talepte bulunan ilçe ise Sultanbeyli oldu.

EN RİSKSİZ BÖLGELER
Yine ilçelerin risk dağılım oranlarında Şile yüzde sıfır, Çekmeköy yüzde 0,6 ile en düşük riskli ilçeler arasında yer alırken şu ilçeler takip etti: yüzde 0,08 ile Beykoz, yüzde 0,27 ile Başakşehir ve Sarıyer, yüzde 0,30 ile Sancaktepe, yüzde 0,32 ile Adalar, yüzde 0,36 ile Çatalca ve Sultanbeyli, yüzde 0,37 ile Beşiktaş.

19 İLÇEDE RİSKLİ BİNA ORANI
Ümraniye: Yüzde 0,48
Ataşehir: Yüzde 0,52
Arnavutköy: Yüzde 0,57
Şişli: Yüzde 0,58
Eyüpsultan: Yüzde 0,64
Beylikdüzü: Yüzde 0,73
Tuzla: Yüzde 0,88
Kartal: Yüzde 0,89
Üsküdar: Yüzde 0,91
Kağıthane: Yüzde 0,94
Pendik: Yüzde 0,95
Kadıköy: Yüzde 0,10 (Yüzde 1,10)
Beyoğlu: Yüzde 1,17
Sultangazi: Yüzde 1,21
Maltepe: Yüzde 1,23
Gaziosmanpaşa: Yüzde 1,56
Bayrampaşa: Yüzde 2,09
Güngören: Yüzde 2,33
Büyükçekmece: Yüzde 2,58

Kaşif kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi iptal edildi

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün yapılması beklenen feth-i kabir işlemi iptal edildi

11.09.2026 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kaşif kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi iptal edildi
Kaşif kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi iptal edildi
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün yapılması beklenen feth-i kabir işlemi iptal edildi. İşlemin yarın gerçekleştirilmesinin beklendiği öğrenildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir kararı alınmıştı.

Bugün gerçekleştirilmesi planlanan feth-i kabir işlemi iptal edilirlen Kozinoğlu'nun mezarının yarın açılmasının beklendiği öğrenildi.

Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi

11.09.2026 10:03:00 / Güncelleme: 11.09.2026 10:07:38
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi. Depoların tespit edildiği, 2 milyar liralık uyuşturucu piyasasının önüne geçildiği operasyonlarda aralarında satıcılarında olduğu 23 şüpheli yakalandı.

Türkiye'nin üretimden turizme kadar bir çok alanda ilk sıralarda yer alan Mersin'de gençlerin uyuşturucu madde ile zehirlenmesinin önüne geçilmesi için güvenlik güçleri Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde son 10 gün içerisinde önemli çalışmalar yaptı.



İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Narkotik Şubesi ekipleri başta olmak üzere tüm güvenlik güçleri uyuşturucu ile mücadele de peş peşe operasyonlar gerçekleştirdi. Operasyonlarda depo olarak kullanılan asansörcüden, fırıncıya, turizm bölgelerinde piyasaya sürülmek için yazlıkta zulanan uyuşturucuya kadar bir çok adres belirlendi.

7'si büyük peş peşe yapılan operasyonlarda merkez ve ilçelerde adreslere baskınlar gerçekleştiren güvenlik güçleri 4 milyon 600 binden fazla uyuşturucu içerikli sentetik hap, yine 4 milyona yakın üretim yapılabilecek 1 ton 250 kilogram sentetik uyuşturucu ham maddesi, 6 milyon adet boş kapsül,19 kilo 225 gram esrar ile 65 bin adet ectacy ele geçirdi.

2 milyarlık uyuşturucu piyasası çökertildi

Polis ve jandarmanın çalışmasıyla yapılan 7 ayrı operasyonda yaklaşık 2 milyar liralık uyuşturucu piyasası çökertilirken, 10 gün içerisinde şuana kadar 23 şüphelinin yakalandığı öğrenildi. Yakalanan şüphelilerin bir kısmının yapılan işlemlerin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı, bazı şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği, soruşturmanın ise derinleştirilerek sürdüğü bildirildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde polis ve jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmalarla uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla devam edileceği mesajı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.