logo
24 ŞUBAT 2026


Teröristbaşını Meclis'e çağıran Bahçeli konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir yanlışın içine girmedik, girmeyi aklımızın ucuna dahi getirmedik' dedi.

26.10.2024 19:06:00
İhlas Haber Ajansı
Teröristbaşını Meclis'e çağıran Bahçeli konuştu
Teröristbaşını Meclis'e çağıran Bahçeli konuştu
MHP, 'Vefatının Yüzüncü Yılında Ziya Gökalp' başlıklı sempozyum programı düzenledi. Parti genel merkezinde gerçekleşen programa MHP Lideri Devlet Bahçeli, başkanlık divanı ve parti üyeleri katıldı. Sempozyumda konuşan Bahçeli, 'Merhum Ziya Gökalp'i doğru tanımak; hayatını, eserlerini, ilmini ve fikri mirasını detaylarıyla bilmek özellikle Türk milliyetçilerinin, vatan ve millet sevgisiyle dolup taşan milli yüreklerin, kanaatimce temel önceliği olmalıdır. Hasreti çekilen, dokunaklı sözleriyle kalplere nüfuz eden, dinledikçe emsalsiz duygular eşliğinde ilk günkü heyecanı veren ölümsüz bir eserin icracısı ve ihyacısı mevkiindeki bir sanatlar neyse, Merhum Gökalp tıpkısının aynısıdır. O, hakikatli bir münevver, hokkayla mürekkebi beyaz sayfalarda buluşturup fikir kalıbına döken mütehassıs bir mürşit ve mütefekkirdir. Aynı zamanda Türk tarihinin haysiyetli çağrısı, Türk milletinin hürriyet saçan çehresidir' ifadelerini kullandı.

Ziya Gökalp'in Türkiye'de sosyolojinin kurucusu, halk biliminin öncülerinden, kültür ve medeniyet tarihinin de kilit ismi olduğunu ifade eden Bahçeli, 'Gökalp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin fikri ve teorik istikametini sıfır hatayla tayin etmesiyle milli gönüllerde taht kurmuştur. Milli kültür tarifi ve medeniyet tasviriyle Türk düşünce hayatına damga vurmuş, mümkün ve muhtemel kimlik buhranlarına fikir kanatlarını açarak ta o yıllardan engel olmaya çalışmıştır. Nitekim bu mihverdeki çalışmaları ve hayranlık uyandıran çalışkanlığı onu bir adım öne taşımış ve gıptayla takip edilen Türk filozofu yapmıştır. Onun Türklüğe bakışı laboratuvar ya da biyolojik menşeli olmamıştır. Irkı yalnızca atlarda arayan, ırkçılığı elinin tersiyle itip ademe mahkum eden milli birlik ve kardeşlik dirayetiyle millet şuuruna sahip çıkmış, destek vermiş, sonuna kadar bu kararlı çizgide mahfuz kalmıştır' dedi.

"Millet, dil bakımından müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep kültürel bir zümredir"
Ziya Gökalp'in 25 Aralık 1922 tarihinde Küçük Mecmua'da yayımlanan bir makalesindeki yazısı hakkında konuşan Bahçeli, 'Gökalp milletin ne olduğunu anlamak için, öncelikle ne olmadığının tetkik edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ona öre, ilk olarak millet coğrafi bir zümre değildir. İkinci olarak, ırk ve kavmiyet değildir. Üçüncü olarak, bir imparatorluk dahilinde müşterek bir siyasi hayat yaşayanların mecmuu değildir. Dördüncü olarak, bir şahsın kendisini, keyfine ve çıkarına uyarak mensup gördüğü bir cemiyet de değildir. Milletin teşekkül ve tekamülünde, diğer mühim unsurların yanı sıra eğitim, kültür ve duygudaşlığı işaret eden odur. Merhum Gökalp'in akıl ve ahlak imbiğinde damıtılan millet tanımı aynısıyla şudur; 'Dil bakımından müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep kültürel bir zümredir.' İnsani şahsiyetimizin bedenimizde değil, ruhumuzda olduğunu söyleyen odur. Maddi meziyetlerimizin soyumuzdan, manevi meziyetlerimizin de terbiyesini aldığımız cemiyetten geldiğini vurgulayan gene odur' şeklinde konuştu.
Hapishane köşeleri, sürgün yılları, haksız eleştiriler, maksatlı saldırılar, asılsız suçlamalar, hatta iftira boyutundaki sataşmaların Gökalp'i davasından ve millete sevdasından vazgeçiremediğini dile getiren Bahçeli, 'O bir devrin dimağı, aklı, siyasi ve fikri ahlak kutbudur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilham ve iradesinin arka planındaki Türk aklı ve Türk düşünce kahramanıdır. Dilinden düşürmediği mefkûresi tükenmez coşkuların, bitmez ümitlerin kurumayan kaynağı ve suyu kesilmeyen şadırvanıdır. Türk milletinin vicdanını, dayanışmasını, estetik zevkini, tarihsel ilkelerini, dilini töresini, kutlu mazisini, kültürel müktesebatını, medeniyet ve millet kavramlarını sosyoloji disipliniyle analiz etmiş, muazzam bir fikri külliyatı kısa hayatına sığdırmıştır. Tarihten ders ve ibret almasını bilmiştir' değerlendirmesinde bulundu.

'Şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir yanlışın içine girmedik, girmeyi aklımızın ucuna dahi getirmedik'
Türkiye Cumhuriyeti'nin 101'inci yıl dönümünde, her türlü tehdidi, her neviden tehlikeyi, dalga boyu yükselen melanet ve cinayet planları milli dayanışma ruhuyla ve manevi direnç atılımıyla berhava etmekten başka ikinci bir seçenek tanımayacaklarının altını çizen Bahçeli, 'Biz dersimizi tarihten satır satır aldık. Fikrimizin gücünü ve görkemini Ziya Gökalp'ten aldık. Azmimizi ve cesaretimizi ecdadımızda, Milli Mücadele kahramanlarından edindik. Aziz şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir yanlışın içine girmedik, girmeyi aklımızın ucuna dahi getirmedik. Hep söyledim, yine söylüyorum: Türk'üz, Türkçüyüz, kaynağını Türk-İslam ülküsünde bulmuş Türk milliyetçileriyiz' dedi.

'İran'ın vurulması tırmanan gerilim hatlarını kontrol edecek eylemsel simülasyondur'
İsrail'in dün geceki İran'a saldırısına ilişkin Bahçeli, 'Gece saatlerinde İsrail'in misilleme bahanesiyle, İran'ın Tahran, Huzistan ve İlam eyaletlerine düzenlediği hava saldırısı yalnızca taktik, stratejik ve nokta hedefli bir operasyondur. Bunun yanı sıra Orta Doğu'daki muhtemel kanlı ve kesif boğuşmanın test safhası, deneme tahtasıdır. İran'ın vurulması, bölgesel refleksleri, doğacak irili ufaklı tepkileri, tırmanan gerilim hatlarını kontrol edecek eylemsel simülasyondur. Adım adım vatanımıza ulaşacak ve musallat olacak Davut Koridoru'nu aktif etmek için fırsat kollayanların ABD destekli İran saldırısı ara bir istasyondur. İran'a yapılan saldırıyı kınıyorum' şeklinde konuştu.

'Gazze'yi yurdumuza taşımak istiyorlar'
İsrail'in Anadolu'yu çevrelemek maksadıyla küresel cinayet ve rezalet mekanizmasında toplaşan diğer Türkiye düşmanlarını yedeğine alarak Türkiye'ye gelmeyi planladığını söyleyen Bahçeli, 'Gazze'yi yurdumuza taşımak istiyorlar. Bunun için istihbarat tezgahlarına, kapalı devre oyunlara ve işbirlikçi tahriklerine müracaat ediyorlar. Lütfen uyanık olalım, birbirimizden kopmamız projelendiriliyor. Birbirimize yüz çevirmemiz, surat asmamız, el uzatmak yerine yumruk sıkmamız dayatılıyor.23 Ekim 2024 Çarşamba günü, Kahramankazan'daki TUSAŞ tesislerine yapılan terör saldırısı PKK/YPG/PYD'nin kimlerin maşası olduğunu açıklıkla gözler önüne sermiştir. PKK, Türk'ün de, Kürt'ün de, hatta yaşayan her canlının da düşmanıdır. Bölücü terör örgütü PKK'nın efendileri, Sayın Cumhurbaşkanımızın BRİCS toplantısına katıldığı gün, bizim de Salı günkü tarihi çıkışımızın hemen ardından Türkiye'ye terör baronlarının talimatıyla kanlı mesaj vermişlerdir. Bu kanlı mesaj ayaklarımızın altında çiğnenmiştir. Suriye'den sızan hainler imha edilmişler, şehitlerimizin acısıyla sızlayan gönüller teröre karşı tek ses olmuşlardır. Teröristler ile onları üzerimize salan muhasım unsurlar sonuç alamayacaklar, Türkiye'yi geçemeyecekler, yolumuzdan ve mücadele kararlılığımızdan geri çeviremeyeceklerdir' ifadelerini kullandı. 

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."

Almanlar artık Alanya'da ölüyor


 
Alanya'da yerleşik Alman evinde ölü bulundu. İlçede yaşayanların yüzde 10'unu yabancılar oluşturuyor. Almanlar, Ruslar ve Ukraynalıların ardından 3. sırada geliyor. İlçede 78 ülkeden insan ikamet ediyor!

24.02.2026 01:23:00
ÖNDER YILMAZ
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor

Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Alman uyruklu kişi, evinde ölü bulundu.
Cumhuriyet Mahallesi'nde ikamet eden Wolfgang Brendel'den (78) haber alamayan arkadaşları, eve gittiklerinde kapının açılmaması üzerine durumu İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirdi.

Eve çilingir yardımıyla giren polis ekibi, Brendel'ı salonda hareketsiz halde buldu.
Sağlık ekibinin yaptığı incelemede hayatını kaybettiği belirlenen Brendel'in cenazesi Alanya Belediye Mezarlığı'nın morguna götürüldü.

Nüfusun yüzde 10'u yabancı

Alanya'da yaklaşık 36 bin 500 yabancı yaşıyor. Yaşamak için Türkiye'yi tercih eden yabancı uyrukluların en yoğun olduğu kentlerden birisi Alanya'da ilçe nüfusunun yüzde 10'unu 78 ülkeden yerleşik yabancı oluşturuyor. 36 bin 465 yerleşik yabancı ülke vatandaşı arasında ilk sırada 11 bin 720 ile Rus vatandaşları bulunurken, ikinci sırada 5 bin 52 ile Ukrayna, üçüncü sırada 3 bin 902 ile Alman, dördüncü sırada ise 2 bin 421 ile Kazakistan vatandaşları yer alıyor.

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı

Edirne'de son günlerde etkili olan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan sular nedeniyle nehirlerde debi artışı sürüyor. Özellikle Meriç Nehri'nde su seviyesi yükselmeye devam ediyor

23.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 23.02.2026 12:46:29
İHA
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyeleri alarm düzeyinde seyrederken, kentte bazı bölgelerde yaşanan taşkın sonrası özellikle nehir kenarları ve köprü mevkilerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Acil Durum ve Afet Yönetim Başkanlığı (AFAD) ekipleri köprü başlarında görev yaparken, riskli alanlarda yaya ve araç trafiği geçici olarak durduruldu. Çevre illerden itfaiye ve arama kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edildi.



Taşkın sebebiyle Sarayiçi'ne ulaşımı sağlayan tarihi köprüler ulaşıma kapatıldı. İpsala Ovası'nda ise suyun geniş bir alana yayıldığı bildirildi.



Son edinilen bilgilere göre, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye giden 3 kişi mahsur kaldı. AFAD ekipleri botla kurtarma çalışması başlattı. Meriç Nehri'nde su seviyesi artışını sürdürürken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.

Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi

Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi

23.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.

Uyuşturucuyla mücadele aralıksız sürerken, İçişleri Bakanlığı Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ve 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Van, Gevaş, Çaldıran, Başkale ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıkları tarafından yapılan istihbari çalışmalar kapsamında düzenlenen operasyonlarda, 271 kilogram metamfetamin, 96 kilogram skunk, 39 kilogram esrar olmak üzere toplam 406 kilogram uyuşturucu madde ile 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Uyuşturucu imalatçısından, satıcısına kadar uyuşturucu ile mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarımız ile emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 16'ncı duruşması başladı

 

23.02.2026 10:54:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, tutuksuz sanık Harun Tuzcu'nun savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haber, yayın ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi

23.02.2026 00:36:00
AA
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

Valilikten yapılan açıklamada, çeşitli medya ve sosyal medya mecralarında "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklinde haber, yayın ve paylaşımlar yapıldığı belirtildi.

Kentte yapılan kuduz aşısı sayıları baz alınarak yapılan bu haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İstanbul'da son kuduz vakası 2007 yılında görülmüştür. Bu tarihten beri, şehrimizde herhangi bir canlıya kuduz teşhisi konulmamıştır. 2025 yılında İstanbul genelinde toplam 123 bin 538 kuduz aşısı uygulanmış olup, bu uygulamaların tamamı tedbir amacıyla yapılan aşılarıdır. Tedbir aşılamalarının bir kısmı sahipsiz sokak hayvanı saldırı sonucu, bir kısmı ise sahipli hayvanların tırmalama, salya bulaşması ve benzeri sebeplerle oluşan durumlarda uygulanmıştır."

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak. Normalde 4 lira olması gereken köprü geçişini 59 TL yaptılar, peki özelleştirilince kaç TL olacak? CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

21.02.2026 16:18:00
Ahmet Turan Yiğit
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Boğaz köprülerinin 25 yıllığına özelleştirileceği iddiasını kamuoyuna taşıdı. Yavuzyılmaz'a göre; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün yıllık geliri: 53,9 milyon dolar. Gideri ise 1,7 milyon dolar. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yıllık geliri 63 milyon dolar, gideri ise 3,5 milyon dolar. İki köprünün toplam yıllık net gelirinin yaklaşık 112 milyon dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, bu gelirlerin 25 yıllığına devredilmesi halinde kamu adına milyarlarca dolarlık bir kayıp oluşabileceğini savundu. Ayrıca olası bir özelleştirme sonrası köprü geçiş ücretlerinin artabileceği ve Boğaz geçişlerinde rekabet ortamının ortadan kalkabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.