logo
08 MART 2026


TikTok’a 15 Eylül’e kadar süre

ABD Başkanı Donald Trump, Çin merkezli dünyaca ünlü sosyal medya uygulamasının ABD’li bir şirkete satılması için 15 Eylül’e kadar süre verdi

04.08.2020 01:42:00
TikTok’a 15 Eylül’e kadar süre
TikTok’a 15 Eylül’e kadar süre
ABD'de Çin merkezli dünyaca ünlü sosyal medya uygulaması TikTok krizi büyümeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump son yaptığı açıklamada, güvenlik endişeleri nedeni ile TikTok'un Çin'in kontrolünde olmasını istemediğini vurgularken, Microsoft ya da diğer bir büyük ABD'li şirket tarafından TikTok'un ABD kolunun satın alınması gerektiğini açıkladı. Trump, "TikTok, Microsoft ya da başka bir ABD'li şirkete satılmadığı takdirde 15 Eylül'de kapatacağız" dedi.

Öte yandan Başkan Trump, geçtiğimiz günlerde "TikTok'u Amerika Birleşik Devletleri'nde yasaklıyoruz" ifadelerini kullanmış, yasağı uygulamak için yeni bir kararname imzalayacağını ya da acil durum yetkilerini kullanabileceğini ifade etmişti.



’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ’futbolda bahis’ soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur’un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi

07.03.2026 23:16:00
Haber Merkezi
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur'un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması sürüyor.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Erden Timur hakkında yürütülen 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketlere ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri dolayısıyla yarın saat 14.00 itibarıyla bazı yolların kapatılacağını duyurdu

07.03.2026 16:19:00
İHA
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
Beyoğlu Sıraselviler Caddesi Meşelik Sokak'tan Taksim Meydan istikametine, Taksim Meydan'dan (büfeler önü) İstiklal Caddesi'ne bağlanan yolun trafiğe kapatılacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Refik Saydam Caddesi'nden Asmalı Mescit Caddesi'ne giriş-çıkış, Ensiz Sokak İlk Belediye Caddesi kesişimi, Balo Sokak Turnacıbaşı Caddesi kesişimi, Sadri Alışık Sokak Atıf Yılmaz Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Kumbaracı Yokuşu, Turnacıbaşı Caddesi, Meşelik Sokak ve Sadri Alışık Sokak'tan İstiklal Caddesi'ne gidiş istikameti, Yeni Çarşı Caddesi İstiklal Caddesi kesişimi İstiklal Caddesi'ne akım verilmeyecek ve Taksim Tünel girişinden İstiklal Caddesi'ne giriş trafiğine izin verilmeyecek ve Tak-I Zafer Caddesi trafiğe kapatılacaktır"

Açıklamada, alternatif güzergahların İnönü Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi ve Meclis-İ Mebusan Caddesi olarak belirlendiği bildirildi.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?


 
 
Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, “Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir” dedi.

07.03.2026 06:35:00
MURAT ÇORBACI
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?

Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, "Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir" dedi.

Kefirin protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Dyt. Aydoğdu, bilimsel çalışmaların kefirin bağırsak florasını güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve laktoz intoleransı olan bireylerde süte göre daha iyi tolere edildiğini gösterdiğini aktardı. Aydoğdu, "Bu özelliğiyle kefir, Ramazan'da mideyi yormayan, besleyici bir ara öğün ya da sahur desteği olabilir" diye konuştu.

Kefirin faydalı olmasına rağmen ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, "Sağlıklı bireyler için günde 1 su bardağı (200-250 ml) kefir yeterlidir. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir. İlk kez tüketmeye başlayan kişiler yarım bardakla başlayıp zamanla artırmalıdır" dedi.

Marmaris'te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü

Muğla'nın Marmaris ilçesi Bozburun Mahallesi'nde 20 yaşındaki denizci gencin teknede çıkan kavgada hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü

06.03.2026 17:54:00 / Güncelleme: 06.03.2026 17:58:03
İHA
Marmaris'te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü
Marmaris'te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü
20 Temmuz 2025 tarihinde saat 19.30 sıralarında Bozburun Mahallesi Kocabahçe Koyu'nda demirli bulunan "Arda Deniz" adlı teknede, turda olan Arda Deniz Onat (20) ile İsviçreli üç kadın müşterinin misafirleri olduğu öğrenilen Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai arasında tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Onat, başına aldığı darbe sonrası denize düştü. Babası Kenan Onat tarafından baygın halde sudan çıkarılan genç denizci, ihbar üzerine olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekiplerine teslim edildi. Sahil Güvenlik botuyla Germe Limanı'na getirilen Onat, burada hazır bekleyen sağlık ekiplerine ulaştırıldı. Hastaneye kaldırılan Arda Deniz Onat, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kavgada yaralanan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai ise Marmaris Devlet Hastanesi'ndeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen üç şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Arda Deniz Onat'ın cenazesi ise 21 Temmuz 2025 tarihinde Bozburun'da gözyaşları arasında toprağa verildi.



Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Coşkun Volkan Canfedai ve Selim Yetkin hakkında "taksirle ölüme sebebiyet verme", Sinan Yetkin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlarından dava açıldı. Sanıkların olay gününden bu yana tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma öncesinde Onat'ın ailesi, yakınları ve arkadaşlarından oluşan yaklaşık 300 kişi adliye bahçesinde toplandı.



"Ölüm kalp krizi değil"

Tutuklu yargılanan sanıkların SEGBİS üzerinden bağlandığı, tanıkların dinlendiği duruşma sonrası açıklama yapan Onat ailesinin avukatlarından Anıl Aba, dosyada yer alan raporların çelişkili olduğunu savunarak, ölümün kalp krizi sonucu gerçekleştiği iddiasını kabul etmediklerini söyledi. Aba, otopsi raporlarında Arda Deniz Onat'ın kalp krizi geçirdiğini gösteren herhangi bir iz bulunmadığını belirterek, "Arda'nın kalp krizi sonucu öldüğünü gösteren ne otopsi raporlarında ne de bunu destekleyen başka bir raporda herhangi bir iz bulunmaktadır. Buna rağmen ölümün stres anında gelişen bir kalp krizi sonucunda gerçekleştiğini belirten bir rapor düzenlenmiştir" dedi.



Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderilmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin otopsi raporu ile Adli Tıp Birinci İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini belirten Avukat Aba, bu konuda yeniden girişimde bulunacaklarını söyledi. Avukat Aba, Arda Deniz Onat'ın aldığı darbeler nedeniyle sersemleyerek denize düştüğü ve boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini savunarak, "Amacımız dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu'na gitmesi ve Arda'nın kalp krizi sonucu değil, aldığı darp nedeniyle sersemleyip denize düşerek boğulma sonucu hayatını kaybettiğinin ortaya konulmasıdır. Eğer bu durum ispatlanırsa olayın hukuki niteliği değişecektir" dedi.

Avukat Aba, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında üniversitelerin tıp fakültelerinden bilimsel rapor talep edeceklerini belirterek, ölüm nedeninin uzman doktorlardan oluşacak kurul tarafından değerlendirilmesini isteyeceklerini ifade etti.



"Suç vasfının değişmesi için mücadele edeceğiz"

Ailenin bir diğer avukatı Alper Dağ da sanıkların ifadelerinde olayın kendi iradeleri dışında gerçekleşmiş gibi anlatıldığını belirtti. Otopsi raporları ile Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri arasında çelişki bulunduğunu savunan Dağ, suç vasfının değişmesine ve daha ağır cezalar verilmesine yönelik hukuki girişimlerde bulunacaklarını söyledi. Dağ, sanıkların ifadelerinde üzgün ve pişman olduklarını dile getirdiklerini ancak bunun saldırı veya kavgaya iştirak ettiklerini kabul eden bir pişmanlık beyanı niteliği taşımadığını ifade etti.

"Oğlumun kalp rahatsızlığı yoktu"

Olay sırasında yanında olan ve adliyede yüzlerce kişi ile birlikte davayı takip eden Arda Deniz Onat'ın babası Kenan Onat ise, ailenin denizcilik yaptığını ve düzenli sağlık raporları aldıklarını belirterek, "Biz denizciyiz, sürekli sağlık kontrolünden geçiyoruz. Oğlumun herhangi bir kalp ya da sağlık sorunu yoktu" dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı 3 Nisan tarihine erteledi.

TÜSİAD davasında karar

Eski TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’ın konuşmaları nedeniyle yargılandığı davada kararını açıkladı

06.03.2026 14:07:00
Haber Merkezi
TÜSİAD davasında karar
TÜSİAD davasında karar
TÜSİAD eski Başkanı Orhan Turan ile Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras'ın, 13 Şubat'ta derneğin genel kurulunda yaptıkları konuşmalar nedeniyle yargılandıkları davada karar açıklandı. "Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamalarıyla açılan davanın dördüncü duruşması, İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, sanıklar Aras, Turan ve avukatları katıldı.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütaalasında, sanıkların "yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından cezalandırılmasını istedi. Sanık Ömer Aras, esas hakkındaki mütaalaya karşı şunları söyledi:

"Yargılama konusu beyanlarım incelendiğinde suçlamaya konu bir durum olmadığı anlaşılabilir. 20 dakikalık konuşmam bağlamından koparılmıştır. Konuşma bütünüyle incelendiğinde ekonomik kalkınmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır ve tamamen iyi niyetlidir. Konuşmam güncel meselelere isim kullanmadan değinmektedir. Buradan suç üretilmeye çalışılması anlamsızdır. Savcılığın esas hakkındaki mütalaasında hukukun evrensel ilkelere aykırı bir şekilde değerlendirildiğini gördük. Aynı konuşmanın TÜSİAD internet sitesinde yayımlanması ayrı bir suç olarak görülemez. 72 yıllık yaşamımda hiç mahkemeye çıkmamış bir kişi olarak ülkenin kalkınması için yapılmış konuşmanın suç gibi gösterilmesini kabul etmiyorum."

Mahkeme, Orhan Turan ve Ömer Aras hakkında "yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçundan beraat kararı verdi. Turan ve Aras, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan ise 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

İzmir'de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti

İzmir'de bir özel okulda öğrenim gören 7. sınıf öğrencisinin diğer öğrencilere akran zorbalığı yaptığı iddiaları üzerine okul yönetimi inceleme başlattı. Yapılan incelemeler ve velilerin şikayetleri doğrultusunda okula çağrılan öğrenci velisinin, okul müdürünün odasında saldırgan tavırlar sergilediği ileri sürüldü

06.03.2026 12:52:00 / Güncelleme: 06.03.2026 12:55:51
İHA
İzmir'de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti
İzmir'de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti
Olay, 10 Şubat tarihinde meydana geldi. Y.A. (13) isimli öğrencinin arkadaşlarına yönelik "Seni babama öldürtürüm" gibi ifadeler içeren mesajlar ve mektuplar gönderdiği tespit edildi. Aynı öğrencinin kendi aralarında oluşturdukları WhatsApp gruplarında da küfür ve hakaret içeren sözler kullandığı, yine arkadaşlarına yönelik tehdit mesajları kullandığı da belirlendi. Bunların üzerine diğer velilerin ve öğrencilerin şikayet dilekçeleri de okul yönetimini harekete geçirtti. Olayla ilgili inceleme başlatan yönetim, Y.A.'nın annesi S.A. ve babası V.A.'yı görüşme yapmak için okula davet etti.

Okulda arbede yaşandı

Okul yönetimi ile 12 Şubat'ta gerçekleştirilen görüşme sırasında, öğrenci velisinin saldırgan tavırlar sergilediği iddia edildi. Okul müdürünün odasındaki kitapları yerlere saçan ve masayı dağıtan velinin, görevlilere yönelik ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğu belirtildi. Ayrıca velinin, öğrencilerin bulunduğu mesaj gruplarına girerek tehdit içerikli ses kayıtları ve yazışmalar paylaştığı öne sürüldü.

Akran zorbalığı şikayetleri üzerine süreç başlatıldı

Okul Müdürü Burcu Söğütcüpınar, 10 Şubat tarihinde okullarında bazı öğrencilerin akran zorbalığına maruz kaldığına dair ciddi şikayetler aldıklarını belirterek, öğrenci WhatsApp grupları üzerinden tehdit içerikli mesajlar paylaşıldığını ve "Seni babama öldürtürüm" ifadelerinin yer aldığı yazılı tehdit mektuplarının ortaya çıktığını söyledi. Bu gelişmeler üzerine okul yönetiminin hemen harekete geçtiğini ifade eden Söğütcüpınar, diğer velilerin de çocuklarının güvenliği konusundaki endişelerini dile getiren toplu dilekçeler verdiğini ve okul-aile iş birliğini sağlamak amacıyla söz konusu öğrencinin velilerini okula davet ettiklerini belirtti.



Görüşme şiddet olayına dönüştü

12 Şubat'ta gerçekleştirilen görüşmenin ne yazık ki bir şiddet olayına dönüştüğünü dile getiren Söğütcüpınar, öğrencinin durumunu görüşmek üzere davet edilen velinin okul yöneticisinin odasında kitapları yerlere saçtığını, masayı dağıttığını ve saldırgan tavırlar sergilediğini aktardı. Olay sırasında şahıslara yönelik ağır hakaret ve tehditlerin savrulduğunu vurgulayan Söğütcüpınar, yaşanan bu durumun okulun huzur ve güvenliğini doğrudan hedef aldığını ifade etti.

"Okullar polemik merkezi değil"

Eğitimcilerin özellikle bir velinin doğrudan öğrencilerin bulunduğu mesaj gruplarına girerek tehdit ve hakaretlerde bulunmasını en büyük sorun olarak değerlendirdiğini belirten Söğütcüpınar, "Amacımız suça sürüklenen çocukları topluma kazandırmak ve bu tür üzücü olayların önüne geçmektir" dedi. Son dönemde medyada yer alan, bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi gibi acı haberlerin tekrar etmesini istemediklerini belirten Söğütcüpınar, "Okullar polemik merkezleri değil, çocukların geleceğinin inşa edildiği alanlardır" ifadelerini kullandı.

Hukuki süreç başlatıldı

Yaşanan olayların ardından okul yönetimi olarak adli makamlar, sosyal hizmetler ve ilgili tüm mercilere gerekli başvuruları yaptıklarını ve durumu yargıya taşıdıklarını söyleyen Söğütcüpınar, diğer öğrencilerin ve velilerin güvenlik kaygısı duymaması gerektiğini vurguladı. Okulun güvenliğini korumak için tüm sorumluluğu aldıklarını ve hukuki süreci titizlikle takip ettiklerini belirten Söğütcüpınar, velilere de "Gönlünüz rahat olsun" mesajı verdiklerini söyledi.

Disiplin cezası aldı, başka bir okula nakledildi

Öte yandan, yaşanan olayların ardından okul yönetimi tarafından disiplin kuruluna sevk edilen öğrencinin, ailesi ile yapılan görüşmede başka bir okula nakledilmesi istendi. Öğrencinin kaydı ailesi tarafından başka bir okula alındı.

26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis suçu işleyerek elde edilen suç gelirlerini aklamaya çalıştığı belirlenen 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi

06.03.2026 10:28:00
İhlas Haber Ajansı
26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri
26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis suçu işleyerek elde edilen suç gelirlerini aklamaya çalıştığı belirlenen 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında 11 adet lüks araç, 8 adet konut ve 67 adet tarla ve arsa olmak üzere toplam 75 adet menkul ve gayrimenkule el konulurken, şüphelilerin 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde toplam 26 milyar 532 milyon 385 bin 74 TL işlem hacmine ulaştığı belirlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Malta merkezli kripto varlık sağlayıcısı Fincrypto UAB (Paymix) ödeme kuruluşunun, yasa dışı bahis suçu işleyen gruplara finansal altyapı sağladığına yönelik kuvvetli suç şüphesi tespit edildi.

Sağlanan bu finansal altyapı ile kuruluş tarafından elde edilen suç gelirlerinin, paravan şirketler ve karmaşık para transfer döngüleri kullanılarak finansal sisteme sokulduğu ve aklanmaya çalışıldığı da soruşturma kapsamında belirlendi.

İGaming isimli altyapı sağlayıcı şirketin ise BTK tarafından erişime kapatılan 40 yasa dışı bahis sitesine altyapı sağladığı ve MASAK raporuna göre aylık yaklaşık 1 milyar dolar tutarında hasılat elde ettiği ortaya çıktı.

Elde edilen bu gelirlerin, Malta merkezli kripto varlık sağlayıcısı Fincrypto UAB (Paymix) üzerinden yurt dışındaki kripto para borsalarına aktarıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporuna göre şüphelilerin 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde toplam 26 milyar 532 milyon 385 bin 74 TL işlem hacmine ulaştığı belirlendi.

Yapılan tespitler kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul merkezli Hatay, Mersin, Ankara, Düzce, Antalya, İzmir, Yalova, Tekirdağ ve Bursa'da 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Öte yandan İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla 11 adet lüks araç, 8 adet konut ve 67 adet tarla ve arsa olmak üzere toplam 75 adet menkul ve gayrimenkule el konulurken, 30 şahsa ait 550 adet banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı. Gözaltına alınan şüphelilerin Maslak'ta bulunan İstanbul İl Jandarma Komutanlığına getirildiği ve işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı

Çankırı'da teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olanlar, anıt önünde düzenlenen törenle anıldı

05.03.2026 13:06:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:09:25
İHA
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
Çankırı'da, 1999 yılında teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olan polis memuru Nurettin Cinsoy, öğrenci Emrah Ersoy ve Fatma Dönmez ile esnaf Alpay Evirgen için anma programı düzenlendi.



Cumhuriyet Mahallesi'nde olayın yaşandığı sokakta düzenlenen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlandı. Programda şehir düşenler dualarla anıldı.



Programa, Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü

Kamu-akademi iş birliğini güçlendirecek protokol kapsamında; eğitim ve staj programlarından ortak araştırma projelerine, bilimsel etkinliklerden uygulamalı çalışmalara kadar geniş bir alanda ortak adımlar atılacak

05.03.2026 11:20:00 / Güncelleme: 05.03.2026 11:20:36
Haber Merkezi
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Türk basınının desteklenmesine ve gelişimine yönelik faaliyetlerini sürdüren Basın İlan Kurumu, Türkiye'nin köklü yükseköğretim kurumlarından İstanbul Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünde imzalanan protokolle iki kurum arasında eğitim, araştırma ve uygulama odaklı çok boyutlu bir iş birliği süreci başlatılmış oldu.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar'ın imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri gibi somut akademik ve mesleki iş birliği çalışmaları gerçekleştirecek.

Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.

Ayrıca, Basın İlan Kurumu'nun Üniversite bünyesinde düzenleyeceği etkinlik ve projelerde duyuru, katılım ve mekân desteği İstanbul Üniversitesi tarafından sağlanacak. Kurumun öğrenci ve akademisyenlere açık programlarının ilgili kitlelere ulaştırılması konusunda da Üniversite destek verecek.

Staj ve uygulamalı eğitim imkânı

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.

Protokol ile iki köklü kurum arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması, öğrencilerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve akademi-kamu iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.