logo
27 EKİM 2026

Tokat'ta minikler dondu

24.04.2004 00:00:00
 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Tokat'ta coşkuyla kutlanırken, minik öğrenciler soğuk hava nedeniyle törende zor anlar yaşadı. Geçit törenine kısa kollu tişörtlerle katılan öğrenciler soğuk hava nedeniyle zor anlar yaşadı. Gösteri öncesi bir süre saha kenarında bekleyen minik öğrenciler soğuk havadan etkilenmemek için sürekli hareket etti. Kız öğrenciler üşümemek için bir birine sarılırken, erkek öğrenciler ise soğuktan etkilenmemek için güreş tuttu. Kimi öğrenciler ise üşüyen ellerini tişörtlerinin içersine soktu. Zaman zaman üşüyen öğrencilerin ellerine öğretmenleri masaj yaparak soğuktan korumaya çalıştı. Soğuk havalardan sadece öğrenciler değil öğretmenler de etkilendi. Saha kenarında öğrencilerin gösterilerini izleyen öğretmenler de üşümemek için bulundukları yerde hareket ederek soğuktan korunmaya çalıştı.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme

Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen dehşet verici silahlı saldırıya ilişkin yürütülen idari soruşturma tamamlandı. Müfettiş raporlarıyla ortaya çıkan ihmaller zincirinin ardından Onikişubat Kaymakamlığı; okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen hakkında soruşturma izni verdi. Kamera kayıtlarına yansıyan görüntülerde, okul yöneticilerinin silah seslerini duyduktan sonra öğrencileri tahliye etmek yerine okulu terk ettikleri, rehber öğretmenin ise katliamdan iki ay önce gelen ihbarları gizlediği belirlendi

27.10.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme
Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili yeni gelişme
Kahramanmaraş'ta infial yaratan Ayser Çalık Ortaokulu saldırısıyla ilgili bugün adli ve idari süreci tamamen değiştirecek çok kritik bir gelişme yaşandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfettişlerinin hazırladığı ön inceleme raporu doğrultusunda, Onikişubat Kaymakamlığı saldırı anında ve öncesinde ağır ihmali bulunan 4 eğitimci hakkında soruşturma izni verdi. Raporda yer alan kan dondurucu detaylar, facianın boyutunu gözler önüne serdi.

Silah seslerini duyup öğrencileri kaderine terk ettiler

Müfettiş raporunda yer alan kamera kayıtları incelemelerine göre, okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B.'nin, saldırgan İsa Aras Mersinli'nin ateş açtığı esnada birinci kata çıktıkları belirlendi. Ancak iki yöneticinin, saldırıyı bizzat görmelerine rağmen öğrencilerin can güvenliğini sağlamak ya da tahliyeyi organize etmek yerine, binayı hızla terk ederek kaçtıkları kamera kayıtlarıyla anbean tespit edildi.
Raporda, okul idarecilerinin mevzuat gereği öğrencilere karşı "garantör" konumunda olduğu vurgulanarak, bu davranışın ağır bir görev ihmali ve kriz yönetimi zafiyeti olduğu aktarıldı.

Öğretmen kendi sınıfını bile uyarmadan kaçtı

Soruşturma izni verilen bir diğer isim olan Din Kültürü Öğretmeni A.T.'nin de katliam anında görevli olduğu sınıfta bulunduğu öğrenildi. Silah sesleri üzerine sınıfın kapısını aralayıp koridora bakan öğretmenin, durumu fark eder etmez kendi sınıfındaki çocukları korumaya almadığı ve hiçbir uyarıda bulunmadan zemin kata doğru tek başına kaçtığı raporda açıkça yer aldı.

Rehber öğretmen katliam sinyallerini görmezden gelmiş

Soruşturmadaki en sarsıcı tespitlerden biri de okulun rehber öğretmeni E.İ. hakkında oldu. Saldırıdan yaklaşık iki ay önce, aynı sınıftaki bazı öğrencilerin rehber öğretmene giderek, fail İsa Aras Mersinli'nin ciddi şiddet eğilimleri gösterdiğini ve can güvenliklerinden endişe ettiklerini söyledikleri ortaya çıktı.
Rehber öğretmenin, bu somut uyarılara ve failin kendisine zarar veren bariz davranışlarına rağmen Çocuk Koruma Kanunu kapsamında yapması gereken resmi bildirim yükümlülüklerini yerine getirmediği, durumu hasıraltı ettiği kanaatine varıldı.

3 ağır suçlamayla hakim karşısına çıkacaklar

Onikişubat Kaymakamlığı'nın verdiği bu kritik izinle birlikte, söz konusu 4 eğitim personeli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmasının önü açıldı. Okul müdürü, müdür yardımcısı ve öğretmenler; "terk", "suçu bildirmeme" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından hakim karşısına çıkacak.
Saldırganın anne ve babasının yargılandığı ana dava devam ederken, idari personelin de sürece dahil edilmesiyle birlikte davanın seyrinin tamamen değişmesi bekleniyor.

Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar

Diyarbakır'da kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, 70 yaşındaki kadını ailesinin şeceresine kadar söyleyip ikna ederek 1 kilo 200 gram altını elden alıp kayıplara karıştı. Şahıslar, polisin çalışması sonucu yakalanıp tutuklanırken altınların akıbetine ilişkin süreç devam ediyor

27.10.2026 13:52:00 / Güncelleme: 27.10.2026 13:55:43
İHA
 
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Diyarbakır'da yaşayan 70 yaşındaki yaşlı kadın, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar, kadını ikna etmek için aileye dair bilgileri sıraladı. Yaşlı kadın, dolandırıcılardan ailesine dair detaylı bilgileri duyunca ikna oldu. Evde bulunan 1 kilo 200 gram altından haberi olmayan yaşlı kadın, o bilgiye ulaşan dolandırıcıların yönlendirmesiyle altınları şahıslara eliyle teslim etti.

Kadının sağlık personeli kızı Esma Aslan ise, teyzesinin uzun süre ablasına telefonla ulaşamadığını ve sürekli meşgul olduğunu söylemesi üzerine olaydan haberdar oldu. Şahıslar, şikayet üzerine tespit edilip yakalanarak tutuklandı. Altınların akıbetine ilişkin ise çalışma devam ediyor.

Esma Aslan, olayın 14 Ekim sabahında olduğunu, evde annesinin yalnız olduğunu bilen biri veya birilerinin annesini aradığını söyledi. O sırada işte olduğunu belirten Aslan, "Kamu sağlık çalışanıyım. Annemi arıyorlar, Kayapınar Emniyetinden polis olduklarını belirtiyorlar. Annem başta inanmıyor. İnandırmak için bir takım şeyler söylüyorlar, aile hüviyetlerimizi söylüyorlar, tek tek anlatıyorlar, annem doğru diyor. 'İnan biz polis memuruyuz teyzeciğim, polis olduğumuza inanmıyorsun. 2017'de sen bir kere dolandırıcılık olayına maruz kalmışsın. 2017'de İstanbul'da kimliğini kaybetmişsin. Öyle değil mi' diyor. Annem tabii her birini teyit ettiriyor. Annem doğrudur diyor. 'Bir kızın öğretmen ismi şu, bir kızın Esma Aslan, kamu kurumunda Sağlık Bakanlığında şu katta, şu birimde çalışıyor.' Çalıştığım kat ve birime kadar söylüyor. Bu kimse, bizi tanıyan, beni özellikle tanıyan biridir. Annem teyit edince, 'bak teyzeciğim bize güvenebilirsin, polis memurlarıyız.' Annem, 'peki benden ne istiyorsunuz' deyince, diyor ki 'biz şu an emniyet olarak operasyon halindeyiz. Sitenin etrafını sarmışız. Senin 2017'de kaybolan kimliğinle dolandırıcılar, karı koca bir dolandırıcı, Zeynep adında bir kadın. Karı koca gitmişler kuyumcuları dolandırmışlar. Kimliğini düşürmüşler. İşte bakmışız o kimlik sana ait bilgiler. Ancak fotoğraf biliyoruz sana ait değil. Kesinlikle seni zan altında bırakmıyoruz teyzeciğim. Sen masumsun.' Annem tabii sesi değişiyor. Haliyle bir şekilde korkutuyorlar" dedi.



"Esma'nın aldığı altınlar o kutular"

Dolandırıcıların, annesinin kendisini aramasına izin vermediğini söyleyen Aslan, "Kızın Esma Aslan hastanede, şu an çalışıyor diyorlar. Annem doğru diyor. Bak teyzem, biz şu an emniyet olarak etrafı sardığımız için senin masumiyetini kanıtlayacağız. Bu kimliğin sana ait olmadığını, bu şahısların sen olmadığını biliyoruz. Annem diyor, benden ne istiyorsunuz' Teyzeciğim yakın zamanda senin kızın yüklü miktarda altın almış, evini satmış. Hatta evi 5,5 milyona sattığımı bile söylüyordu kendisine. Annem doğrudur diyor. İşte kız tüm birikimiyle evini satmış, arabasını satmış tüm birikimiyle. Bu üç dört ay içerisinde kuyumculara gidip gelip yüklü miktarda altın almış. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Diyor, var var teyzeciğim. Biz onun banka hesaplarına da bakmışız.

Bankada hiç altın hesabı yok. Esma da yüklü miktarda altın almış. Muhtemelen casus yazılımlarla telefonu teknik takibe alan veyahut da beni bilen birileridir yani bu. Altın alıp, fiziki altın alıp eve koymuş. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Tamam teyzeciğim, sen bizim dediğimizi bizzat yap, talimatlar veriyorlar, yönlendiriyorlar bir bir. En son anneme diyorlar ki Esma'nın yattığı odaya bir bak. Annem diyor, kendine ait özel bir odası yok. Sen geç geç diyor. Peki nerede yatıyor' Annem diyor, kızım böyle bildiğin yer yatağında yatıyor. O zaman kızının elbise dolabına bir git. Bak hangi odadaysa. Annemi o odaya yönlendiriyorlar. Teyzeciğim Esma'nın bir dolabına bak, bir karıştır ortayı kurcala, çekmecelerine bak. Ve gerçekten önceki gün biz tiyatroya gitmiştik. Elimde onar gramlık bileziklerim vardı, künyem vardı. O sabah ben çekmecenin içine bırakıp evden ayrıldım gittim. Allah'a inancınız olsun. Onar gramlık bilezikleri o sabah, o akşamdan da bıraktıklarım oldu.

Sabah da künyemi bıraktım. Dedim hastanede çalışıyorum, enfeksiyon sebebidir, çıkarayım en iyisi dedim. Anneme onu teyit ettiriyorlar. Başka ne var odada diyorlar' Baza. Annem diyor yüklük, diyor bir bazanın altına bak, bir yukarı bak ama özellikle bir yeleğe bir yukarıya bak diyorlar. Anneme yüklüğe baktırıyorlar. Evet annem diyor bir poşet var. Poşeti bir indir teyzeciğim aşağıya. Poşette ne var' Annem diyor poşette kutular var. 'Tamam teyze işte o kutulardır. Esma'nın aldığı altınlar o kutular. Bir aç o kutuları. İçlerinde ne var'' Neler olduğunu daha bilmedikleri için annem diyor ki içlerinde işte bilezikler vesaire var. 'Tamam teyzem, o bilezikleri şu an tek tek kutularından çıkar.

Hepsini ıslak mendille sil. Amaç operasyon halinde olduğumuz için senin parmak izin de çıkmasın. Emniyetten iki mensup yukarıya göndereceğiz. Özellikle bir sivil polis yukarıya kapıya geliyor. Sessiz bir şekilde bir çantaya bırak, sesini çıkarma, sakın kimseyi de arama, telefon da açıkta kalsın. Hep seninle iletişim içinde olacağız.' Kapıya gelen zanlı, polis olduğunu söylüyor. 'Polis memuru kapıya geldi, sen kapıyı aç teyzem' diyor. O kapıyı çalmayacak, sen kapıyı açacaksın. Uyanıklar çünkü kapıyı çaldı mı parmak izi de çıkıyor" diye konuştu.

"3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor"

Bunların çok uyanık, çok profesyonel dolandırıcılar olduğunu kaydeden Aslan, "Annem kapıyı açıyor. Annem diyor önce dürbünden bakıyorum. Diyor baktım sıfatı pek bana böyle polis olduğu imajı oluşturmadı. Diyor ben telefondaki şahsa diyorum ki, bu polis memuru değil yani çok affedersin bizim Diyarbakır'da sokak züppesi diye tabir ettiğimiz tiptendir. Polisler bu kılıkta olmaz ki demiş. Teyzeciğim biz emniyet mensubuyuz. Zaten biz o kılıklara giriyoruz ki zanlıları, suçlusu falan yakalayalım. Kimse şüphelenmesin, halk şüphelenmesin diye biz o kılığa giriyoruz. Annem de kapıya gelene olduğu gibi çanta dolu, 1 kilo 200 gram 22 ayar değerinde altını eline tutuşturuyor. Biri de gözcülük yapıyor apartmanın içinde. Annem onu da fark ediyor. Gözcülük yapıyor, elini kolunu sallayarak salarak apartmandan dışarıya çıkıyor. Ve annem altınları verdikten sonra da iletişim içinde olun diyor. Saat 12'de annem 09.36 civarında annemi arıyorlar. Telefon zaten savcılığın kontrolünde. Savcılık takip ediyor onları.

O saatte annemi arıyor, 3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor. Altınları annem diyor saat 12 civarında almış. Demiş ki teyzeciğim biz şu an altınları götürürüz aşağıda zanlılar sözde karı koca zanlı ya. Onlar aracın içinde. Teyzeciğim biz götüreceğiz, bakalım. Onların çaldığı altınlar olup olmadığını tespit edeceğiz. Annem diyor altınlar gittikten sonra da diyor beni aramışlar. Demişler teyzeciğim, bu gerçekten kızına alın teri, helal parasıymış. Bu altınlar o altınlar değil, bu hırsızların çaldığı altınlar değil. Ben bizzat teyzeme getirip teslim edeceğim demiş. Telefonunu kapatma demiş. İş yerindeydim.

Teyzem, Kocaeli'nden beni aradı saat 12.00 civarlarıydı. Kızım dedi, saatlerdir anneni arıyorum telefona cevap veren yok. Hep meşgul, sürekli meşgul çalıyor dedi. Sen bir bak dedi. Zekiye abla, o kadar kişiyle görüşmüyor, konuşmuyor senin annen. Annenin konuşması 1-2 dakikadır. Gerçekten annemi bilenler iyi biliyor. Kapattım, dedim teyzeciğim yoğunum, hastalarla ilgileniyorum. Bugün çarşamba günü, bugün çok yoğun bir gün. İlerleyen saatte tekrar seni arayacağım dedim. Derken saat 13.38 sıraları teyzem tekrar beni aradı. Kızım dedi, vallahi dedi bu durum farklı bir durum sanki dedi. Anneni beşer onar dakika arayla arıyorum. Tekrar hep meşgul, hep meşgul. Aklıma kötü şeyler geliyor. Sakın o 2017'de başına gelen şey gelmiş olmasın dedi. Tamam hemen kapat dedim teyze.

Tabii kurum idari amirim, hemşire arkadaşlarla beraber oturuyoruz. Hemen telefona sarıldım, aradım annemi. Arar aramaz düştü. Teyzem bir dakika önce arıyor, meşgul çalıyor. Demek hattın öbür ucunda şebeke elebaşları var. Çünkü demişler saat 14.00-16.00'ya kadar iletişim içinde olacağız seninle. Annem alo der demez baktım sesi kötü geliyor. Anne dedim, sen kiminle konuşuyorsun saatlerdir dedim. Teyzem seni arıyormuş dedim, ulaşamıyormuş sana. Bir baktım ağlamaklı sesi geliyor. Ben önce dedim ki Allah korusun, son yıllarda çok kardeş ölümleri haberini alıyoruz. Ya da benim abim hasta cezaevinde.

Acaba onunla ilgili kötü şey mi aldı, haber mi aldı diye. Hayır, hayır dedi, kötü haber değil. Dedim sen şimdi evde misin' Evet dedi. Eee dedim peki teyze neden sana ulaşamıyor' Bak ben hemen aradım, pat diye cevap verdin. Dedi hiç sorma, hiç sorma. Tabii ağlamaklı, kötü bir ses tonu ve psikolojiyle. Kızım senin 14 yıllık emeğini, o alın terini, o helal kazancını ben bizzat kendi ellerimle gelen kapıdaki dolandırıcılara teslim ettim deyip zaten ben sinirlendim. Telefonu suratına kapattım. Teyzeme, kız kardeşime haber verdim. Dedim siz ulaşmaya çalışın. Emniyet yetkililerine ben hastaneden çıkana kadar" şeklinde konuştu.

"Zanlılar tutuklandılar"

Hemen kız kardeşine haber verdiğini aktaran Aslan, "O da öğretmen. Ona haber verir vermez hemen gidip annemi arıyor. Emniyet yetkililerini arıyor. Annemi alıyor ve beraber Kayapınar'daki Alişan Polis Karakolu'na gidiyorlar. Annemin ifadesini alıyorlar. Asayiş polisindeki, Asayiş Büro Amirliğindeki görevli yetkililerimiz hemen çalışmaya başlıyorlar. Sağ olsunlar, gerçekten çok güzel çalıştılar. Allah razı olsun. 24 saat geçmeden, civardaki kameralardan tespit ettikleri iki zanlının görüntülerine ulaşıyorlar. Zanlıların, apartmanın içinden ellerini kollarını sallaya sallaya çıktıkları ve altın dolu çantayı birbirlerine verdikleri zaten görülüyor.

Ardından çantayı sallayarak arka tarafa gidiyorlar. O gün şikâyetçi olduk. Ben de avukat tuttum. Durum savcılığa intikal etti. O zanlılar zaten tutuklandılar. Birinin daha tutuklandığını sonradan öğrendim. Üçüncü zanlının da tutuklandığını Asayiş Büro Amirliğindeki yetkililer bize söylediler. Yani bunların büyük bir şebeke olduğu belli. Altınlar hakkında emniyet yetkilileri şu anda hiç konuşmuyorlar, bize bir şey söylemiyorlar. Takdir edersiniz ki bu işler gizlilik çerçevesinde yürütülüyor. Soruşturma, savcılığın izniyle devam ediyor. Bakalım, bekliyorum. Bence bu, üç beş kişiyle olacak bir şey değil. Bana göre bu, büyük bir şebeke" ifadelerini kullandı.

Annesinin ilk dolandırılma öyküsünün 2017 yılında yaşandığına değinen Aslan, "O zaman da telefon dolandırıcılığı söz konusuydu. Annemi arayıp ikna edebilmek için yine benim hangi kamu kurumunda çalıştığımı biliyorlardı. O dönem Dicle Üniversitesi'nde çalışıyordum. Atanıncaya kadar hizmet alımına bağlı olarak hemşirelik yapıyordum. Bunu bile söylüyorlardı. Kız kardeşimin öğretmen olduğunu da söylüyorlardı. İki oğlunun cezaevinde olduğuna kadar her şeyi biliyorlardı. Gayet ikna edici bilgiler veriyorlardı. Nüfustaki bütün bilgilerimizi de tek tek söyleyince annem inanıyor. Ardından anneme, 'senin oğlun suçsuzdur. Masum yere cezaevine atılmış. Biz onu kurtarmak istiyoruz. Dosyasını temyize götüreceğiz, Yargıtay'a götüreceğiz. Onun için bize güvenebilirsin' diyorlar.

Annemin hesabında 21 bin tam hatırlamıyorum, öyle bir miktar para vardı. Bu, kredi parasıydı. Sözde annem o krediyi kapatacaktı. Dolandırıcılar annemi arayıp durumu anlatıyorlar. 'Sen hesabındaki parayı bize aktar teyzeciğim. Biz oğlun için avukat tutacağız, dosyasını Yargıtaya, temyize göndereceğiz. Oğlunun masumiyetini kanıtlayacağız.' diyorlar. Annem de o gün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kurulunda heyete girecek. Bu kişiler annemi epey yoruyorlar. Hatta bir ara anneme, 'Teyzeciğim, sen şeker hastasısın. Ağacın altına gir, güneş sana çarpmasın' diyorlar. Çünkü bu olay 26 veya 27 Haziran 2017 tarihinde yaşanıyor. Yani annemin hastalığını bile biliyorlar. Bu nedenle, kesinlikle bu işin içinde bir tanıdık olduğunu düşünüyorum. Annem şu anda 70 yaşında.

Ben o dönem Müge Anlı'ya da ulaştım. 2017 yılında bir türlü sıra bana gelmedi. Müge Anlı hanımefendi, altı yedi ay sonra beni aradığında artık zanlıları yakalamış ve parayı ele geçirmiştik. Kendisine, 'Biz parayı ele geçirdik, zanlılar yakalandı' dedim. Hatta şaşkınlık yaşadı. 'Nasıl' diye sordu. 'Diyarbakır Asayiş mi' dedi. Ben de, 'Yok, buna Esma Asayişi desek daha doğru olur' dedim. Çünkü ben internet üzerinden, o çok affedersiniz, adi ve alçak insanların telefon numaralarını, Facebook adreslerini, internet adreslerini ve fotoğraflarını bulmuştum. Şüphelilerden biri Bakırköy'de bir internet barda çalışıyordu.

Diğeri ise taksicilik yapıyordu. Bulduğum bilgileri, Müge Anlı'yla olan iletişimim üzerinden sürekli onlara gönderiyordum. Boyuna bu bilgileri gönderince, anlaşılan şebeke elemanları telaşlanmaya başladılar. Muhtemelen, 'Eyvah, bu kadın Müge Anlı'ya çıkarsa ne olacak' Müge Anlı'nın programını izleyen emniyet yetkilileri iğne deliğine girseler bunları yakalayacaklar' diye düşündüler. İlk olayda oldukları için bizi aradılar ve parayı geri göndereceklerini söylediler. Sonunda para da hesabımıza geri geldi" dedi.

Facia derbi izlerken geldi

Antalya’nın Kepez ilçesinde dün gece meydana gelen ve dar bir alanda etkili olan hücresel hortum, bir site inşaatının şantiyesindeki iki konteyneri kağıt gibi yırtarak parçaladı. Dehşet anlarında konteynerde bulunan işçilerden 4’ü yaşamını yitirirken, kahreden detaylar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Olayla ilgili firma sahibi dahil 4 kişi gözaltına alındı

27.10.2026 13:22:00
Haber Merkezi
 
Facia derbi izlerken geldi
Facia derbi izlerken geldi
Antalya, dün gece saat 23.00 sıralarında merkez üssü Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi olan benzeri görülmemiş bir doğa olayına sahne oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün sarı kodlu sağanak yağış uyarısının ardından, bölgede aniden oluşan şiddetli bir hücresel hortum, önce Kepez Belediyesi'ne ait Mazı Dağı seyir terasındaki tesisleri yerle bir etti, ardından yakındaki bir site inşaatının şantiyesini hedef aldı.

Konteynerler paramparça oldu

Şantiyede işçilerin konakladığı iki konteyner, hortumun gücüyle havaya savrularak metrelerce uzağa fırladı ve adeta paramparça oldu. Çevreye savrulan işçilerden 2'si olay yerinde feci şekilde hayatını kaybederken, ağır yaralı olarak Antalya Şehir Hastanesi'ne kaldırılan 2 işçi de doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Trajik olayda hafif yaralanan 1 işçinin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Hortumun şiddetiyle şantiyede bulunan yaklaşık 40 metre yüksekliğindeki kule vinç de güneydoğu yönüne doğru devrildi; ancak yetkililer vincin altında kalan kimsenin olmadığını açıkladı.

Derbi izlerken yakalandılar

Faciada hayatını kaybeden işçilerle ilgili kahreden ayrıntılar sabah saatlerinde netleşti. İşçilerin, hortumun vurduğu o kabus anlarında konteyner içerisinde bir gün önce oynanan Galatasaray - Fenerbahçe derbi maçının özetini/kritiğini izledikleri ve dinlendikleri sırada afete yakalandıkları öğrenildi.
Yaşamını yitiren işçilerden Aycan Kılınç'ın Niğde'nin Çiftlik ilçesinden ekmek parası için Antalya'ya çalışmaya geldiği bilgisine ulaşılırken, adli tıp kurumundaki kimlik tespit ve otopsi işlemlerinin titizlikle yürütüldüğü aktarıldı.

Vali Şahin: "Çok enteresan bir doğa olayı"

Olay yerinde incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan felaketin son derece lokal ve sıra dışı bir nitelik taşıdığına dikkat çekti. Vali Şahin, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına veya hortum ihbar edilmedi. Çevredeki binalarda hiçbir hasar yok. Hatta aynı şantiyenin hemen bitişiğindeki diğer konteynerlerde de bir şey yok. Sadece bu dar alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortum hücresi ortaya çıktı."

Soruşturma başlatıldı: 4 gözaltı

Gün ağarınca havadan dronla görüntülenen şantiye alanında, inşaat malzemelerinin ve demir kalıpların yüzlerce metrelik alana saçıldığı görüldü. Yakındaki Fevzi Çakmak Anaokulu'nun çatısında da hasar meydana geldi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işçilerin ölümüyle sonuçlanan ihmal ve güvenlik şartlarına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, aralarında inşaat firmasının sahibi ve şantiye sorumlularının da bulunduğu 4 kişi gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Bölgede AFAD, itfaiye ve polis ekiplerinin incelemeleri devam ediyor.

Yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun Resmi Gazete'de

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi

27.10.2026 10:45:00 / Güncelleme: 27.10.2026 12:43:04
Anadolu Ajansı
 
Yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun Resmi Gazete'de
Yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun Resmi Gazete'de

Kanunla Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olanların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, fon kaybı ve zararının sorumlulardan tahsiline ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahibine ödenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanıyor.

Kanunun hükümleri, belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmayacak.

Öte yandan, düzenleme kapsamındaki bazı tanımlar ve kısaltmalar da hüküm altına alındı.

Düzenlemenin, "Tasfiyenin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fonpay sahipliğinin belirlenmesi" başlıklı hükmüne göre, fonların tasfiyesi SPK'nın gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülecek. Kurul, tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterecek.

Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici olarak farklı bir fiyat marjı uygulanmasına ve sermaye piyasası mevzuatı ile Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlerin kullanılmasına Kurulca karar verilebilecek.

Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilecek. Bu kapsamda yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmayacak.

Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilecek.

Tasfiye malvarlığına dahil edilecek

Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dahil edilecek. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.

Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK), Takasbank, Borsa İstanbul AŞ (Borsa), Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu düzenlemenin uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) ve/veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlü olacak. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemeyecek.

Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK kayıtları ile mutabakat sağlanmak suretiyle fon ve hesap bazında tespit edilecek.

Tasfiyeye konu fonlara ilişkin olarak 17 Eylül 2026 tarihi ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından, katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla bu düzenlemedeki tasfiye hükümlerine tabi olacak.

Sermaye Piyasası Kanunu'nun "piyasa bozucu eylemler", "bilgi suistimali", "piyasa dolandırıcılığı" başlıklı hükümlerinde düzenlenen fiillerin, Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından işlenmesi veya bu fonlarla birlikte hareket edilmesi ya da fonların iştirakiyle işlenmesi halinde bu fiilleri işlediği veya bu fonlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara, Kurulun sözü edilen tarihli kararları uyarınca tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak.

Tutar MKK tarafından hesaplanacak

Kanunun "Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme" başlıklı hükmüne göre, fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden hesaplanan toplam tutarı karşılamaya yeterli olmaması halinde, Sermaye Piyasası Kanunu'nun "piyasa bozucu eylemler", "bilgi suistimali", "piyasa dolandırıcılığı" başlıklı hükümlerinde düzenlenen fiillere yönelik hüküm saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutarı, fona, fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanacak.

Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerden mahsup edilmek üzere, ilgili hüküm uyarınca hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçmemek kaydıyla, Kurulca belirlenen fonlarda, net yatırım tutarı 1 milyon Türk lirasının altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1 milyon Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon Türk lirası ara ödeme yapılabilecek.

Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarının hesaplandığı tarihten bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan, ilgili fon pay sahibinin hesabında bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak.

Fonun önceki gün sonu fiyatı, ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyat olacak.

Katılma payları nihai tasfiye ödemelerinde iade edilecek

Dağıtılabilir nakdin düzenlemeye göre hesaplanan net yatırım tutarlarının ve/veya düzenlemeye göre hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi halinde Kurul, mevcut nakitten mümkün olan en fazla sayıda fon pay sahibinin tam yararlanması amacıyla, net yatırım tutarı en düşük olan fon pay sahibinden başlanmak suretiyle ödeme yapılmasına ve/veya tüm fonpay sahipleri bakımından uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarı belirlenerek bu tutara kadar ödeme yapılmasına karar vermeye yetkili olacak.

Bu kapsamda yapılacak ödemelerde hiçbir fon pay sahibine net yatırım tutarını, ödeme tutarının hesaplandığı tarihten ve/veya tasfiye tarihinden önceki gün sonu itibarıyla hesaplanmış hak ve alacak tutarlarını veya düzenlemede öngörülen 1 milyon Türk lirası tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamayacak. Ara ödeme karşılığı herhangi bir katılma payı iade işlemi yapılamayacak. Söz konusu katılma payları nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.

Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade etmek suretiyle ödeme almış olan kişilerin, girişlerinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak miktarı aşan tutarda elde ettikleri getiri, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.

Bu fonların malvarlığında yer alan ve Kurulca Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili maddelerine konu edilen paylardan kazanç elde eden kişilerce, söz konusu paylardan elde edilen getirinin, payın elde tutulduğu dönemde alım maliyetinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak tutarı aşan kısmı, Kurulca ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.

Hüküm kapsamında, hesaplama döneminin, iade edilecek tutarın belirlenmesinde kullanılacak yöntem ile hükmün uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesine Kurul yetkili olacak.

Nihai ödemede, fon pay sahibine tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemeler mahsup edilecek.

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun'a göre, düzenleme kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ilgili hükümleri uyarınca elkoyma kararı verilebilecek.

Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun ile "Fon mal varlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk" başlıklı hükümle fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin kapsamı ve bu nedenle doğan zarara veya kayba yönelik sorumluluğu düzenleniyor.

Buna göre, fon mal varlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın, karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hakim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılacak.

Zarar veya kayıptan, öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak.

Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler, şahsen sorumlu olacak.

Bu hüküm kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

Düzenlemenin "Elkonulan ve müsadere edilen mal varlığı değerleri ve geri kazanım hesabı" başlıklı hükmü kapsamında bulunmayan durumlar bakımından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını, zarar veya kayıpta sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek.

SPK'nin bildirimi üzerine sorumluların mal varlığından geri kazanım sağlanması amacıyla Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında TMSF tarafından tahsil ve takip işlemleri başlatılacak. TMSF, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümlerini uygulama yetkisine haiz olacak. Bu hüküm kapsamında açılacak davalarla ilgili olarak İstanbul'daki idare mahkemeleri yetkili olacak.

Elkonulan ve müsadere edilen mallar

Bu düzenleme kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında CMK'nin ilgili hükümleri uyarınca elkoyma kararı verilebilecek.

Elkonulan mal varlığı değerleri arasında, fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde bunlar, CMK'nin ilgili hükümleri uyarınca ilgili fona veya geri kazanım hesabına cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkemece iade edilecek.

Bu düzenleme kapsamında SPK'nin yaptığı suç duyurularına dayanak raporlar, CMK'nin ilgili hükümlerince düzenlenen suçtan elde edilen değere ilişkin rapor sayılacak.

Bu kapsamda fona devredilemeyen mal varlığı bakımından TMSF kayyum olarak atanabilecek. Kayyum atanması halinde TMSF, Bankacılık Kanunu'nda tanınan yetkileri kullanacak. Dava sonucu beklenmeksizin derhal mal varlıklarını satacak veya tasfiye edecek. Tasfiye ve satıştan elde edilecek tutarları, her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere açılan geri kazanım hesaplarında izleyecek.

Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun mal varlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, Hazine'ye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna, tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilecek.

Bu düzenleme kapsamında tahsil veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı mal varlığı değerlerinden ilgili fona veya fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF nezdinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda geri kazanım hesabı olarak izlenecek. Bu tutarlar TMSF'nin kendi mal varlığından ayrı olacak.

Geri kazanım hesabında bulunan tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek, başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamayacak.

Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, yapılan zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise SPK tarafından bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne (YTM) aktarılacak.

Ödemeler YTM tarafından katılma payı sahipliği oranında yapılacak. Nihai dağıtım hariç olmak üzere, dağıtım sonucunda bir fon pay sahibine yapılacak ödemenin, ödeme yöntemine ilişkin işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalması halinde, bu tutar fon pay sahibi adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenecek, birikmiş tutarın asgari ödeme tutarına ulaşması halinde fon pay sahibine ödeme yapılacak.

Geri kazanım hesabına gelen veya aktarılan bir tutarın birden fazla fon ile bağlantılı olması durumunda fonlar arasında dağıtımına ilişkin usul ve esaslar fon türleri, likidite yeterlik oranı, fon katılma payı sahipliği yapısı, yatırımcının korunması, ilgili fonlardaki tasfiye oranı ve benzeri kıstaslar dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek.

Kanunla, düzenlemenin uygulanmasında gerekli görülen durumlarda, koşulları Kurul Karar Organı tarafından belirlenmek üzere, bu kanunun uygulanmasından doğan işler, açılacak dava ve takipler için SPK ve YTM tarafından dışarıdan avukatlık hizmeti ile muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edilebilecek.

Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından TMSF'nin görev alanına giren hususlarda TMSF'nin görüşü alınarak belirlenecek.

Düzenlemede hüküm bulunmayan hallerde Sermaye Piyasası Kanunu, CMK, Bankacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın bu düzenlemeye aykırı olmayan hükümleri uygulanacak.

İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara ve Ege bölgesindeki 9 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı yayınladı. Salı sabahı başlayacak şiddetli yağış ve saatte 70 kilometreyi bulacak fırtına nedeniyle sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı acil kodlu tedbir çağrısı yapıldı

26.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Valiliği, ani hava değişimi ve şiddetli yağış dalgasına karşı vatandaşları fırtına öncesi uyardı. Son değerlendirmelere göre; 27 Ekim Salı gününün ilk saatlerinden itibaren Marmara'nın batısı ile Kuzey Ege genelinde hava sıcaklıkları 3 ila 5 derece birden düşecek, fırtınayla birlikte çok kuvvetli sağanak yağışlar etkili olacak.


9 il "sarı kod" ile uyarıldı


Meteoroloji uzmanlarının analizlerine göre, yağışların metrekareye 100 kilograma kadar düşebileceği belirtilerek teyakkuza geçildi. Alarm verilen kentler ve beklenen yağış yoğunlukları şu şekilde sıralandı:

Balıkesir: Kuzey ve batı kesimlerinde çok kuvvetli, yer yer şiddetli (51-100 kg/m²) yağış bekleniyor.

İstanbul: Kuzey kesimlerinde (Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Eyüp ve Şile) çok kuvvetli (21-75 kg/m²), il genelinde ise kuvvetli sağanak öngörülüyor.

Bursa, Çanakkale ve İzmir: Kuzey ve doğu ilçeleri ağırlıklı olmak üzere yerel olarak çok kuvvetli sağanak geçişleri yaşanacak.

Kocaeli, Yalova, Tekirdağ ve Aydın: İl genelinde kuvvetli sağanak yağışlar gün boyu etkisini sürdürecek.


Saatte 70 kilometre hızla esecek


Yağış dalgasına eşlik edecek olan rüzgarın, Marmara genelinde kuzeyli yönlerden esmesi bekleniyor. Rüzgar hızının yer yer saatte 50-70 kilometreye ulaşacağı ve kısa süreli fırtınalara sebep olacağı tahmin ediliyor. Bu durumun özellikle deniz ulaşımında, feribot seferlerinde ve köprü geçişlerinde aksamalara yol açabileceği bildirildi.


Valilik ve MGM'den kritik "09:00" uyarısı


İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, salı günü özellikle sabah saat 09:00 civarında yağışların ve fırtınanın en yüksek seviyeye ulaşacağı vurgulandı.

İş ve okul trafiğinin yoğun olduğu bu saatlerde ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. Yetkililer, vatandaşların zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını ve toplu taşımayı tercih etmesini öneriyor.

Oktay Saral istifasını duyurdu

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, kamuoyuna yansıyan "görevden alınma" iddialarının ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla istifasını sunduğunu açıkladı. Saral, kararının arkasında inandığı değerlerin olduğunu vurgularken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan bağlılığının süreceğini belirtti

26.10.2026 12:33:00 / Güncelleme: 26.10.2026 12:39:27
Haber Merkezi
 
Oktay Saral istifasını duyurdu
Oktay Saral istifasını duyurdu
2016 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevini yürüten Oktay Saral, resmî sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Akşam saatlerinde kulislerde yayılan ve gazetecilerle yaptığı görüşmelerde doğruladığı "görevden alınma" haberlerinin ardından gelen bu yazılı açıklama, Ankara siyasetinde günün en önemli gelişmesi oldu.

"Bedeli ne olursa olsun..."

Oktay Saral, yaptığı açıklamada görev süresi boyunca büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum. Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir. Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim. Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin."

İstifaya sürükleyen süreç

Oktay Saral'ın istifasına ve görevden ayrılmasına zemin hazırlayan süreç, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmaları ve buna bağlı yaşanan diplomatik hassasiyetlere dayanıyor.

Edinilen bilgilere göre; Saral'ın Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim haklarına yönelik yaptığı bazı sosyal medya açıklamaları ve değerlendirmeleri, Ankara ile Bakü arasında diplomatik bir gerilime yol açtı. Azerbaycan yönetiminin, söz konusu açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı en üst düzeyden Türkiye'ye ilettiği ve Saral'ın görevden alınmasını talep ettiği iddiaları basına yansıdı.

Önce "talimatla ayrıldım" dedi, sonra istifasını paylaştı

Sürecin basına yansımasının ardından gazeteci Talat Atilla ve bazı medya mensuplarına telefonda demeç veren Saral, görevden ayrılışının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla gerçekleştiğini bizzat doğrulamıştı. Saral, gazetecilerin "Azerbaycan'la ilgili açıklamalarınız nedeniyle mi?" sorusuna "Evet, öyle görünüyor" yanıtını vermiş ve "Cumhurbaşkanımız böyle uygun gördü, başımız gözümüz üstüne" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak bu telefon görüşmelerinden kısa bir süre sonra Saral, durumun hukuki ve usuli çerçevesini netleştirmek adına X hesabı üzerinden resmî bir metin yayınlayarak görevinden "istifa ettiğini" ilan etti. Siyasi analistler, Saral'ın bu hamleyle hem Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmamayı hem de inandığı değerlerin arkasında durduğunu gösteren ilkeli bir siyasi duruş sergilemeyi amaçladığını belirtiyor.

Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı

Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır" dedi

26.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Çağlayan, "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Tıpkı ifade özgürlüğü gibi, basın özgürlüğü gibi, adil yargılanma hakkı gibi… Bugün temel haklarını kullanan iki genç ne yazık ki tutuklandı. Bu tutuklama, anayasal güvencelerin her geçen gün biraz daha aşındırıldığının ve insan onurunu esas alan hukuk devleti ilkesinin nasıl yok sayıldığının bir başka göstergesi.. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır. Aksi halde gençlerin yarına dair avuçlarında kalan son umudu da koruyamazsınız..." ifadelerini kullandı.

Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor

Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı, batıda sıcaklıkların mevsim normallerinin altına düşeceği tahmin ediliyor

25.10.2026 21:00:00
AA
 
Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor
Yeni haftada yurdun batısından başlayarak sağanak ve gök gürültülü sağanak beklenirken, İstanbul dahil bazı bölgelerde salı günü kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Abdullah Macit, AA muhabirine, yeni haftada beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son değerlendirmelere göre, yurdun batı kesimlerinden başlayarak hafta boyunca sağanak ve gök gürültülü sağanak geçişlerinin beklendiğini belirten Macit, yarın Marmara'nın batısı, kıyı Ege ve Batı Akdeniz'de yağışların etkili olacağını söyledi.

Macit, yağışların özellikle İzmir, Muğla, Aydın ve Antalya'nın batı kesimlerinde kuvvetli, Muğla ve Aydın çevrelerinde ise yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olmasının beklendiğini bildirdi.

Salı günü de yağışların etkisini sürdüreceğini aktaran Macit, şu bilgileri verdi:

"Salı günü Marmara Bölgesi'nde Çanakkale, Tekirdağ, İstanbul ve Bursa çevrelerinde, İzmir'in güneyi, Antalya ve Muğla çevreleri ile Adana'nın doğusu, Osmaniye ve Hatay çevrelerinde kuvvetli yağış bekliyoruz. Çarşamba günü de Antalya ve Muğla çevrelerinde yağışların kuvvetli olacağını tahmin ediyoruz. Vatandaşlarımızdan sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmalarını istiyoruz."

Yağışlarla birlikte hava sıcaklıklarının da azalacağını belirten Macit, sıcaklıkların hafta boyunca batı kesimlerde mevsim normallerinin altında, doğu kesimlerde ise mevsim normalleri civarında ve yer yer üzerinde seyredeceğini ifade etti.

Abdullah Macit, rüzgarın yarın Güney Ege kıyılarında güneyli yönlerden, salı günü ise Marmara'nın kuzeyi ve güneybatısında kuzeyli, İç Anadolu'nun doğusunda güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde eseceğini kaydetti.

İstanbul'da sıcaklık 15 dereceye düşecek
Üç büyükşehirde beklenen hava durumuna da değinen Macit, İstanbul'da yarın ve çarşamba günü yağış beklenmediğini, salı günü ise kuvvetli sağanağın etkili olacağını bildirdi.

Macit, "İstanbul'da salı günü beklediğimiz yağışların kuvvetli olacağını tahmin ediyoruz. Sel ve su baskınları yaşanabilir. Vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. Hava sıcaklığı da salı günü 15 dereceye kadar düşecek, sonraki günlerde ise 19 derece civarında olacak." dedi.

Ankara'da salı gününden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanağın etkili olacağını belirten Macit, hava sıcaklıklarının azalarak yer yer mevsim normallerinin altına düşeceğini söyledi.

Abdullah Macit, İzmir'de ise özellikle güney ilçelerinde kuvvetli olması beklenen gök gürültülü sağanağın, haftanın ilk üç günü etkisini sürdüreceğini ifade etti.

İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu

Almanya tarafından üç ayrı suçtan uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha İzmir'de yakalandı

25.10.2026 19:10:00
Haber Merkezi
 
İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu
İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu
İçişleri Bakanlığı, Alman adli makamlarınca "uyuşturucu madde ticareti", "tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından difüzyonla uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha'nın, İzmir'de yakalandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı ve MİT Başkanlığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından aranan kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Çalışmalar sonucu Almanya adli makamlarınca "uyuşturucu madde ticareti, "tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha'nın İzmir'de yakalandığı belirtildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ve MİT Başkanlığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu, Almanya adli makamlarınca 'uyuşturucu madde ticareti, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçlarından difüzyonla uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha isimli şahıs İzmir'de yakalandı. Kahraman polislerimizi, Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı

Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı

25.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
 Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı
 Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturması sürüyor.

TÜRKİYE SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ÖZER GÖZALTINDA
Soruşturmada Türkiye Sigorta Genel Müdürü Yardımcısı Gürol Sami Özer de akşam saatlerinde gözaltına alındı.

DAHA ÖNCE TAHA ÇAKMAK TUTUKLANMIŞTI
Aynı soruşturma kapsamında Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik eski Genel Müdürü Taha Çakmak da tutuklanan isimler arasında yer almıştı.

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, 24 Ekim'de adliyeye sevk edilen 22 şüpheliden 15'i hakkında tutuklama kararı verilmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ardından hakkında ev hapsi kararı verilen eski AKP Ankara Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski danışmanı Ertan Aydın hakkında verilen adli kontrol tedbiri kararına savcılık itiraz etti. İtirazı değerlendiren mahkeme, Aydın hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Bu kapsamda Ankara'da gözaltına alınan Aydın, burada nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkartılacak.

NE OLMUŞTU?
Fon krizinin merkezinde yer alan şirketlerden Tera Menkul Değerler'de bir dönem bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan eski AKP milletvekili Ertan Aydın, 22 Ekim'de gözaltına alınmıştı.

Ertan Aydın emniyetteki işlemlerinin ardından dün (24 Ekim) Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürülmüştü. Savcılık işlemleri akşam saatlerinde tamamlanan Aydın, tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmişti. Hâkimlik ise Aydın hakkında ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.