logo
14 NİSAN 2026


Topbaş ve Gökçek’e zırh, Yavaş’a soruşturma

İçişleri Bakanlığı’ndan Mansur yavaş hakkında soruşturma izni

14.04.2026 10:55:00
Haber Merkezi
Topbaş ve Gökçek’e zırh, Yavaş’a soruşturma
Topbaş ve Gökçek’e zırh, Yavaş’a soruşturma
İçişleri Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında, 2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçim süreci sırasında Karabük'te gerçekleştirilen bir mitingde belediye araçlarının ve personelinin kullanıldığı iddiasıyla soruşturma izni verdi.

Soruşturmanın Gerekçesi: "Bilgisi Dışında Olamaz"



Soruşturma süreci, başlangıçta belediyenin Fen İşleri Daire Başkanı hakkında yürütülen bir incelemeye dayanıyordu. Ancak müfettiş raporunda, belediye araçlarının ve personelinin il dışındaki bir siyasi faaliyette görevlendirilmesinin "Belediye Başkanı'nın bilgisi ve onayı dışında gerçekleşemeyeceği" değerlendirmesine yer verildi. Bu görüş doğrultusunda soruşturma izni Mansur Yavaş'ı da kapsayacak şekilde genişletildi.

ABB'den Sert Yanıt: "Varsayımlarla Suç İhdas Edilemez"



Ankara Büyükşehir Belediyesi, kararın ardından yaptığı resmi açıklamada suçlamaları reddetti. Açıklamada, müfettiş raporunun bizzat kendisinde "Mansur Yavaş'ın bir emir veya talimat verdiğine dair somut bir bulguya rastlanmadığı" ifadesinin yer aldığı, ancak buna rağmen "varsayımsal" bir yaklaşımla soruşturma izni verildiği vurgulandı. Belediyeden yapılan duyuruda, seçim dönemlerinde kamu kaynaklarının korunması konusunda azami hassasiyet gösterildiği ve bu kararın hukuki değil siyasi bir nitelik taşıdığı ifade edildi.

Hukuki Süreç Başlıyor

Mansur Yavaş'ın, İçişleri Bakanlığı tarafından verilen bu karara karşı 10 gün içinde Danıştay 1. Dairesi'ne itiraz etme hakkı bulunuyor. Yavaş ve hukuk ekibinin, kararın iptali için gerekli başvuruları yapacağı öğrenildi. Bu gelişme, son dönemde belediyelerin konser harcamaları ve diğer projeleri üzerinden yürütülen denetim tartışmalarının yaşandığı bir süreçte geldi.

Yavaş'a soruşturma izni, Gökçek ve Topbaş'a 'ret'



Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında, "bilgisi dışında olamaz" varsayımıyla verilen soruşturma izni, gözleri geçmişteki benzer dosyalara çevirdi.

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş hakkındaki yüzlerce suç duyurusu için İçişleri Bakanlığı'nın geçmişte "soruşturma izni vermediği" belgeleriyle hatırlatıldı.

Melih Gökçek Hakkında 100'den Fazla Dosyaya Engel

Mansur Yavaş yönetimi, göreve geldikten sonra geçmiş döneme ait yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla ilgili Melih Gökçek hakkında 100'den fazla suç duyurusunda bulunmuştu.

Ancak bu dosyaların büyük bir çoğunluğu için İçişleri Bakanlığı "soruşturma izni vermeme" kararı aldı. Özellikle Ankapark ve imar değişiklikleri gibi devasa bütçeli projelerdeki kamu zararı iddiaları, Bakanlık engeline takılarak yargıya taşınamadı.

Kadir Topbaş ve "FETÖ" Soruşturmaları

Eski İBB Başkanı Kadir Topbaş döneminde de benzer bir tablo yaşanmıştı. Özellikle 15 Temmuz sonrası süreçte, İBB meclisinden geçen ve "FETÖ" bağlantılı olduğu iddia edilen imar dosyaları nedeniyle Topbaş hakkında yapılan suç duyuruları, Bakanlık tarafından işleme konulmamıştı. O dönemde muhalefet, "kişiye özel koruma kalkanı" oluşturulduğunu savunmuştu.

"Varsayım" vs. "Somut Delil" Çelişkisi

Mansur Yavaş dosyasıyla ilgili en çok tartışılan nokta ise "yöntem" farkı oldu. Yavaş hakkında "talimat verdiğine dair bulgu yok ama bilgisi dahilindedir" denilerek soruşturma açılırken; Gökçek ve Topbaş dönemlerinde doğrudan imzalarının bulunduğu dosyalarda bile "hizmet gereği" veya "usule uygun" denilerek dosyaların kapatılması, hukukçular tarafından "çifte standart" olarak nitelendiriliyor.


Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesinin avukatı Ali Çimen, "İntihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık insan öldürme şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi" dedi

14.04.2026 12:57:00
Anadolu Ajansı
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında 12 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından anne Bedriye ve baba Halit Doku ile Tunceli Adliyesi'ne gelen avukat Çimen, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Gülistan'ın 5 Ocak 2020'de kaybolduğunu ve bir gün sonra soruşturmanın başladığını hatırlattı.

Soruşturmanın sürdüğünü ifade eden Çimen, şöyle konuştu:

"Biz barajda aramaya neden olan tutanağa itiraz ettik. İtirazımız üzerine dosya Ulusal Kriminal Büro'ya gitmişti. Ulusal Kriminal Büro'nun kesin ve kati raporuna göre o sırada suya düşen bir nesnenin olmadığı aslında soruşturmanın erken aşamasında ortaya çıkmıştı. Aslında intihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık 'insan öldürme' şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi."

Çimen, "Bu aşamada da bize göre soruşturmanın birinci dalgası diyebiliriz. Gözaltı kararları verildi ve bu kararın tutuklamaya yönelik olduğunu değerlendiriyoruz. Tabii şu an tutuklanmamış failler de var. Dosyada gizlilik de var. Gizlilik olduğu için çok ayrıntılı bilgi veremeyeceğiz ama geldiğimiz bu aşamada gerçekten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı etkin ve etkili bir soruşturma yapmış. Biz bugün dosyayı tartışmaktan ziyade onlara destek amacıyla aile olarak buradayız." dedi.

Olay

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.

Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi

İstanbul'un Zeytinburnu ve Sultangazi ilçelerinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve iki eve yapılan operasyonda, 91 ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı

14.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi
İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi
İstanbul'un Zeytinburnu ve Sultangazi ilçelerinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve iki eve yapılan operasyonda, 91 ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Zeytinburnu'nda yasadışı kaçak silah ticareti yapıldığı bilgisi üzerine harekete geçti.

Savcılık tarafından alınan izinle ilk olarak Zeytinburnu'da silah ticareti yapmakla suçlanan bir kişi takibe alındı. Takibe alınan şüphelinin Sultangazi ilçesindeki 50. Yıl Mahallesi'nde irtibatlı olduğu 1 araca ve 2 adrese 11 Nisan Cumartesi günü baskın yapıldı. Düzenlenen operasyonda A.Ö. (46), M.T. (45) isimli şahıslar ile Ö.T. (39) isimli kadın şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Araçta ve adreslerde yapılan aramalarda ise 91 ruhsatsız tabanca ve bu silahlara ait 205 şarjör ele geçirildi.

Yasadışı silah ticareti suçu kapsamında yakalanan şüpheliler, sorgulanmak üzere Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Zanlılar, haklarında ''6136 SKM'' suçundan yürütülen soruşturma doğrultusunda Pazar günü sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.

Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem

AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı

13.04.2026 11:31:00
Haber Merkezi
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı.

Bölgede peş peşe sarsıntılar

Ana sarsıntıdan yaklaşık 5 dakika önce, saat 08.43'te bölgede 3.5 büyüklüğünde bir ön sarsıntı daha kaydedildi. Deprem; Antalya merkezinin yanı sıra Finike ve Kumluca gibi çevre ilçelerden de yoğun şekilde hissedildi ve vatandaşlar arasında kısa süreli paniğe neden oldu.

Durum Değerlendirmesi

Gelen ilk bilgilere göre depremde herhangi bir can kaybı veya yapısal hasar bildirilmedi. Yer bilimci Naci Görür gibi uzmanlar, bölgedeki fay hatlarının daha büyük depremler üretme potansiyeline dikkat çekerek vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır"

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, 'Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" denildi

13.04.2026 05:45:00 / Güncelleme: 13.04.2026 05:51:13
İHA
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin (DMM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de bölgesinde adaletin, barışın ve sağduyunun sesi olmaya devam edeceği bildirilerek şu ifadelere yer verildi:

"Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, 'Türkiye'nin İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlardaki iddialar gerçeklerle örtüşmeyen ve bölgesel istikrara zarar vermeyi amaçlayan söylemlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti, asırlara sari devlet geleneği ve vizyonu gereği her zaman bölgemiz başta olmak üzere tüm coğrafyalarda kanın durması, sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için öncü bir rol üstlenmektedir.

Bölgesel krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde de her zaman uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını önceleyen ülkemiz, gerilimi tırmandıran değil, düşüren bir tutum sergilemektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bölge halklarının huzur, güven ve refah içinde yaşamasını öncelemektedir. Türkiye'nin mücadelesini ve insani duruşunu çarpıtarak sunmaya çalışan manipülatif içeriklere itibar edilmemelidir."

CHP'den Ankara İl Başkanı Erkol'un tutuklanmasına tepki

CHP Ankara il örgütü, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un, İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik "kooperatif" soruşturması kapsamında tutuklanmasına tepki gösterdi

13.04.2026 00:38:00 / Güncelleme: 13.04.2026 06:43:57
AA
CHP'den Ankara İl Başkanı Erkol'un tutuklanmasına tepki
CHP'den Ankara İl Başkanı Erkol'un tutuklanmasına tepki

CHP Ankara İl Başkanlığı önünde toplanan partililer, Erkol'un tutuklanmasını eleştiren sloganlar attı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, burada yaptığı konuşmada, tutuklama kararı nedeniyle hukuksuzlukla karşı karşıya olduklarını söyledi.

CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamında tahliye sürecinde ek suçlamalarla yeniden tutuklama yoluna gidildiğini öne süren Yavaş, uygulamanın hukuka uygun olmadığını savundu.

Yavaş, Erkol'un, kendisini savunma imkanı verilmeden tutuklandığını ileri sürerek, "Siz Ümit Erkol'u tutuklamadınız aynı zamanda Ankara'nın seçilmiş il başkanının siyaset yapmasının da önüne geçiyorsunuz. Ama burada bulunan herkes Ümit Erkol'un yerine bayrağı alıp aynı şekilde mücadelesine devam edecektir." dedi.

Erkol'a geçmiş olsun dileğinde bulunan Yavaş, Ankara'daki oy oranlarını artırmak için daha fazla çalışacaklarını söyledi.



CHP Ankara İl Sekreteri Yüksek Işık ise Erkol'un tutuklanmasını gerektirecek bir suçun olmadığına inandıklarını ifade ederek, böyle bir suç olsa bile yargılamanın tutuksuz yapılması gerektiğini savundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de partililere hitap etti.

Bazı partililerin Adalet Bakanlığına siyah çelenk bırakma girişimi üzerine emniyet güçleri gruba biber gazıyla müdahale etti. 

Simav'da 127 artçı deprem

Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi

12.04.2026 12:26:00
İhlas Haber Ajansı
Simav'da 127 artçı deprem
Simav'da 127 artçı deprem
Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi.
Dün Simav'da saat 17.31'de meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki ana depremin ardından, saat 17.37 ve 17.42'de 3.6, saat 19.11'de ise 3.7 büyüklüğünde artçı sarsıntılar yaşandı.
Deprem ve artçı sarsıntılar çevre ilçelerde de hissedildi.İHA

Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar

Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz

12.04.2026 00:16:00
Haber Merkezi
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz.

Eğer biz kendimizi bilsek, değerimizi bilsek, onu korumasını da biliriz. O bakımdan adeta her tarafa kapılarımız açık. Bu münasebetle de insanımızı beyhude maksatlara kurban ediyoruz.

Dünyada hiç bir millet, bizim kadar çeşitli düşüncelere açık pazar değildir. Mesela 1980 öncesinde, Batı dünyasında icat edilen düşünceler, felsefeler, görüşler, uygulamasını bizde buldu.

Komünist ihtilalleri yapmış olan ülkelerde dahi bizdeki kadar endişeli, güçlü, kuvvetli, o düşünceye malik insan bulamazsınız. Sadece o değil, bütün sahalarda böyledir.



Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi, biz insanımızı bir defa kendi mihveri etrafında yetiştirmiyoruz. Bizim şahsiyetimiz, modelimiz nedir, bunu bilmiyoruz.

Baştan beri benim ifade etmeye çalıştığım manevi bir model,  bir Müslüman modeli var. Bu bizim, insanlığımızdır, iffetimizdir, hayamızdır, namusumuzdur, fetanetimizdir, merhametimizdir, yardımseverliğimizdir, insanlarla bir ve beraber olmamızdır, başımıza baş eğmemizdir, itaat etmemizdir, küçükleri sevmemizdir, büyükleri saymamızdır.

Zaten dikkat edersek, Türk tarihinde bu model bizim hayatımıza geçmiştir. Üç aşağı beş yukarı Türkler, Müslüman olmadan dahi bu modeli hayatına geçirmiştir.

Müslüman olduktan sonra da bunu ideal bir gaye haline getirmiştir. Ondan sonra bu insana biz mesleki sıfatları yüklüyoruz. O çok mükemmel bir kişilik olarak ortaya çıkıyor.

Bana göre bu dönemde en fazla taviz verdiğimiz ve hiç de itibar etmediğimiz şey, bu kimlik modelidir. Bu modeli eğer biz ortaya koyarsak, insanımız bu tip akımların kolay kolay esiri olmayacak, tarlası haline gelmeyecektir.

Bunu hem ifade ediyor, hem de siyasi iradeye teklif ediyorum. Ciddi araştırmacıları bir araya getirelim. Milletin özünü, ruhunu tanıyanlar, bunu tespit etsinler. Eğitimde bize bunu anlatsınlar. Böylece dört dörtlük bir nesil yetiştirelim.

Din anlatmak başka, bu milletin inancını ifsat etmeye çalışmak başka şeydir



Bu boşluğumuzdan istifade ile dünya özellikle Haçlı dünyası, bizim insanımızı kendi tarafına çekip bedava askerlik yaptırmak istiyor. Ben, şahsen, hiç bir kavmin, hiç bir insanın, hiç bir milletin kendi inancını anlatmasına zerre kadar karşı değilim.

Bundan daha tabii bir şey olamaz. Bu insan ne olursa olsun, Budist olsun, putperest olsun, inancı ne ise bunu anlatmakla zaten mükelleftir. Hıristiyan da elbette ki dinini anlatacak. Nasıl ben dinimi tebliğ ediyorsam o da elbette dinini anlatacak, bir Musevi de anlatacak.

Fakat Haçlı dünyası, din ve vicdan hürriyeti dediğimiz kapıdan girerek, aslında dini anlatmak yerine dini bir ideoloji meydana getirerek, adeta bu topraklar üzerinde yaşayan insanların temelde Türk olmadığını ortaya koyma çalışması yapıyor.

Misyonerliğe karşı çıkmamızın sebebi budur. Dertleri din anlatmak olmadığı, din adına bazı kavramları, bazı ideolojileri angaje etmek, insanımızı kendi taraflarına çekmek olduğu için biz, buna karşı çıkıyoruz.

(…)

Anadolu' da oynanan oyun budur. Ben, bunu görüyor da söylüyorsam, benim günahım nedir? Hep beraber uyanık olmamız lazımdır. Toprağımızı elimizden alacak manada korkunç faaliyetler yapılıyor. Bu vatan benimdir. Bir karışını kesinlikle hiç kimseye veremeyiz…" (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

11.04.2026 13:47:00
AA
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Hüsamettin Cindoruk, çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi'nde vefat etti.

Cindoruk hakkında

Türk hukukçu ve siyasetçi Cindoruk, 1933 yılında İzmir'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmesinin ardından avukatlık mesleğini icra etmeye başlayan Cindoruk siyasi kariyerine ilk adımını Demokrat Partide attı.

DYP Genel Başkanlığına 1985'te seçilen Hüsamettin Cindoruk, 1987'de siyasi yasakların kalkmasının ardından genel başkanlığı Süleyman Demirel'e bıraktı. 16 Kasım 1991'de TBMM Başkanı seçilen Cindoruk, 1 Ekim 1995'e kadar TBMM Başkanlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünün ardından 17 Nisan 1993 ila 16 Mayıs 1993 tarihlerinde vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilince Tansu Çiller'in Doğru Yol Partisi Genel Başkanı olmasının ardından Cindoruk, Demokrat Türkiye Partisini kurdu.

Parti 1999 genel seçimlerinde barajı aşamayarak Meclis dışında kaldı. Cindoruk, bu seçimin ardından Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığından ayrıldı.

Cindoruk, 16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde, 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme sürecinde rol aldı.

İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu. Siyasi kariyerini Demokrat Parti Genel Başkanı olarak Ocak 2011'e kadar sürdürdü.

Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi

Beşiktaş Levent'te yaşanan silahlı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 17 şüpheliden 12'si adliyeye sevk edildi. Çatışmada yaralı ele geçirilen 2 saldırganın tedavisi hastanede devam ederken, gözaltına alınan 3 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'deki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi

11.04.2026 12:28:00 / Güncelleme: 11.04.2026 12:32:19
İHA
Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi
Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi
Geçtiğimiz salı günü Beşiktaş Levent'te polisle silahlı çatışmaya giren 3 saldırgandan 1'i öldürülmüş, diğer 2'si yaralı olarak etkisiz hale getirilmişti. Yaşanan saldırının ardından yapılan araştırmada saldırganların dini istismar eden terör örgütüyle bağlantılı olduğu tespit edildi.

Yapılan operasyon sonucunda 2 yaralı saldırganla birlikte toplam 17 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'de ifadeleri alınan 15 şüpheliden 12'si adliyeye sevk edildi.

12 şüpheli üst düzey güvenlik önlemi altında sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesine getirildi. Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı Çağlayan Yerleşkesi'ne gönderildi.

Saldırıda yaralı olarak yakalanan 2 şüphelinin ise hastanede tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

Olayla ilgili daha sonradan gözaltına alınan 3 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'deki sorgusu da devam ediyor.

MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı

11.04.2026 08:38:00
İhlas Haber Ajansı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı.

Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara'nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu.



Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor.

Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı.

Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı.

Karşı istihbarat çalışmaları



MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor.

Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor.

"Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi.

Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT'in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.