logo
08 AĞUSTOS 2026

Toplumsal barışın kırmızı çizgisi

Adliyelerden mahkeme salonlarına, tarihi binaların duvarlarından devletin zirvesine kadar her yerde karşımıza çıkan o köklü söz: "Adalet mülkün temelidir." 

06.06.2026 00:48:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Toplumsal barışın kırmızı çizgisi
Toplumsal barışın kırmızı çizgisi
Adliyelerden mahkeme salonlarına, tarihi binaların duvarlarından devletin zirvesine kadar her yerde karşımıza çıkan o köklü söz: "Adalet mülkün temelidir." Buradaki "mülk" kelimesi sadece taşınmaz bir malı veya toprağı değil; kadim devlet geleneğinde düzeni, egemenliği, devlet yapısını ve toplumsal hayatı ifade eder.

Bugün küresel ölçekte yaşanan krizler, kutuplaşmalar ve sosyo-ekonomik dalgalanmalar, bu sözün arkasındaki felsefeyi yeniden hayati bir tartışma konusu haline getirdi: Hukukun üstünlüğü zedelendiğinde, bir toplumu bir arada tutan barış köprüleri nasıl yıkılıyor?







1. "Mülk" Neden Adalete Dayanmak Zorunda?

Hukuk felsefecilerine göre adalet, toplumsal yaşamın oksijenidir. Görünmezdir ancak eksikliği anında hissedilir ve panik yaratır. Bir devleti askeri gücü, yeraltı kaynakları veya ekonomik büyüklüğü tek başına ayakta tutmaya yetmez. Devletin kalıcılığı, vatandaşlarına sağladığı güven duygusuyla doğru orantılıdır.

Öngörülebilirlik: Hukukun üstünlüğü, kuralların herkese (güçlüye de zayıfa da) eşit uygulanması demektir. Kuralların kişiye göre değişmediğini bilen birey, yarına güvenle bakar.

Meşruiyet: Vatandaşlar, devletin kurumlarına ve mahkemelerine güvendiğinde toplumsal sözleşme sadakatle işler. Adaletin olmadığı yerde kurumlara olan inanç solar, meşruiyet krizi başlar.







2. Toplumsal Barışın Sigortası: Adil Bölüşüm ve Eşitlik

Toplumsal barış, sadece silahların susması veya çatışmanın olmaması demek değildir. Gerçek barış; bireylerin kendilerini güvende hissettiği, haklarının korunduğundan emin olduğu pozitif bir huzur ortamıdır. Hukukun üstünlüğü bu barışı üç sacayağı ile korur:

Sosyal Barış ve Eşitlik

Hukuk önünde herkesin eşit olması, imtiyazlı sınıfların oluşmasını engeller. Mahkemelerin bağımsız olmadığı, "torpil" veya "güç" ilişkilerinin hukukun önüne geçtiği toplumlarda, sessiz ama derinden büyüyen bir öfke birikir. Bu öfke, toplumsal barışın en büyük düşmanıdır.







Ekonomik Güvenlik

Yatırımcı güveni, mülkiyet hakkının kutsallığı ve sözleşme garantileri tamamen hukukun gücüne bağlıdır. Adaletin sarsıldığı bir ekosistemde sermaye kaçar, üretim durur ve derinleşen ekonomik krizler toplumsal çatışmaları tetikler. Yani adalet, ekmeğin de temelidir.

Hak Arama Hürriyeti

İnsanlar haksızlığa uğradığında hakkını yasal yollardan, mahkeme kapısında arayacağını bilmelidir. Eğer yargıya güven azalırsa, bireyler "kendi adaletini kendi sağlama" eğilimine girer ki bu da toplumu kaos ve anarşiye sürükler.







Dünya Endeksleri Ne Diyor?

Dünya Adalet Projesi'nin (World Justice Project) her yıl yayınladığı Hukukun Üstünlüğü Endeksi ile küresel mutluluk ve toplumsal barış endeksleri yan yana koyulduğunda çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor.

Doğru Orantı: Hukukun üstünlüğü endeksinde ilk sıralarda yer alan İskandinav ülkeleri, Yeni Zelanda ve Singapur gibi devletler; toplumsal barışın, refahın, kişi başına düşen milli gelirin ve toplumsal güvenin en yüksek olduğu bölgelerdir. Endeksin son sıralarındaki ülkeler ise iç savaşlar, yolsuzluk ve ekonomik çöküşle boğuşmaktadır.







Sonuç: Geleceği İnşa Etmek

21. yüzyılın getirdiği dijital dönüşüm, yapay zeka dalgası ve küresel göç hareketleri gibi yeni meydan okumalar, "Adalet mülkün temelidir" ilkesini her zamankinden daha kritik hale getiriyor.

Toplumsal barışı korumanın yolu; liyakati esas almaktan, yargı bağımsızlığını titizlikle savunmaktan ve her bir vatandaşın "Bu ülkede hakimler var, hakkım yenmez" diyebilmesini sağlamaktan geçiyor. Unutulmamalıdır ki; adaletin bittiği yerde devlet zayıflar, devletin zayıfladığı yerde ise toplumsal barış barınamaz.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.