logo
05 KASIM 2026

Trump'ın ABD seçimlerindeki yenilgisi dünya basınında

ABD'deki ara seçimlerde Demokratların ABD Kongresi'nin her iki kanadında çoğunluğu elde etmesi, dünya basınında ABD Başkanı Donald Trump açısından ağır bir yenilgi olarak değerlendirildi

04.11.2026 20:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
Trump'ın ABD seçimlerindeki yenilgisi dünya basınında
Trump'ın ABD seçimlerindeki yenilgisi dünya basınında
ABD'deki ara seçimlerde Demokratların ABD Kongresi'nin her iki kanadında çoğunluğu elde etmesi, dünya basınında ABD Başkanı Donald Trump açısından ağır bir yenilgi olarak değerlendirildi.

ABD ara seçimlerinde Demokratların seçim haritasını değiştiren zaferi, dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Avrupa basını Ukrayna'ya desteğin geleceğine, Orta Doğu medyası İran savaşının seyrine, Amerikan basını ise Trump'ın politikalarına yönelik seçmen tepkisine odaklandı. ABD merkezli Washington Post gazetesinde, "Demokratlar, tarihi mavi dalgayla zafere ulaştı" başlığıyla sunduğu haberde seçmenlerin Demokratlara yöneldiğini ve Trump'ı cezalandırdığı yazıldı. Gazete, Cumhuriyetçilerin son yarım asrın en büyük seçim kaybını yaşadıklarına dikkat çekti.

Gazetede yer alan ayrı bir haberde ise seçimdeki hezimetin ardından Cumhuriyetçiler arasında İran savaşı nedeniyle suçlamalar başladığına işaret edildi. Savaşın benzin ve gübre fiyatlarını yükselterek hayat pahalılığına ilişkin tepkileri artırdığına dikkat çekildi.

Financial Times gazetesinde de Demokratların kapsamlı zaferinde İran savaşı, hayat pahalılığı, göç politikaları ve yolsuzluk tartışmalarının etkili olduğu değerlendirmesi yer aldı. Trump'ın da savaşın Cumhuriyetçilere zarar verdiğini kabul ettiği aktarıldı. Savaşın benzin ve gübre fiyatlarını yükselterek seçmenlerin hayat pahalılığına ilişkin tepkilerini artırdığı vurgulandı.
CNN'de de Demokratların seçim haritasında oluşturduğu "mavi dalga" öne çıkarılırken, seçim sonuçları "Seçmenler'den Trump'a ağır siyasi darbe: Demokratlar, Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü ele geçirdi" ifadeleriyle haberleştirildi.

Reuters: "Cumhuriyetçilerin kaleleri, bir nesil sonra ilk kez Demokratlara geçti"

İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, gelişmeleri "Cumhuriyetçilerin kaleleri, bir nesil sonra ilk kez Demokratlara geçti" haberiyle duyurdu. Haberde, "Demokratların oluşturduğu seçim dalgası, seçmenlerin Trump'ın ekonomi yönetimine ve akaryakıt fiyatlarının keskin bir şekilde yükselmesine yol açan İran'a karşı savaş başlatma kararına duyduğu derin hoşnutsuzluğu gözler önüne serdi" denildi.

Ayrı bir haberde Trump'ın ABD basınına yaptığı açıklamalarda, İran savaşının Cumhuriyetçilerin kaybetmesinde oynadığı rolü kabul ettiği ancak savaşa girme kararını savunduğuna yer verildi.

Seçim sonuçlarının Ukrayna'ya yeni askeri yardımların gündeme gelmesini ve Rusya'ya yönelik yaptırımları gevşetme kararının yeniden sorgulanmasına neden olabileceğine de dikkat çekildi. Seçimin aynı zamanda ABD yönetimini İran ile müzakereye yöneltebileceği ancak Washington'ın siyasi açıdan zayıfladığını düşünebilecek olan Tahran'ın daha sert pazarlık yapmasına da neden olabileceği ifade edildi.

BBC: "Seçmenler Trump'ın Cumhuriyetçilerini reddetti"

İngiltere merkezli BBC, gelişmeyi "Seçmenler, Trump'ın Cumhuriyetçilerini reddetti. Demokratlar, kapsamlı bir zaferle ABD Kongresi'nin kontrolünü ele geçirdi" başlığıyla duyurdu. BBC ayrıca İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın, "Ara seçim sonuçları, hayat pahalılığı konusunda birleşmek için bir fırsat" şeklindeki ifadelerine yer verdi.
Orta Doğu'daki çatışma çözülmedikçe ekonomik baskıların hafiflemeyeceğini ifade eden Burnham, İran savaşında gerilimin düşürülmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden tamamen açılması çağrısında bulundu. Burnham, Amerikan halkının seçimlerde "Tüm dikkatimizi hayat pahalılığı ile ilgili sorunlara odaklayalım" mesajı verdiğini savundu.

İngiliz Sky News televizyonu ise Demokratların Kongre'yi ele geçirdiğini duyurduğu haberinde ara seçimlerde Trump'ın ağır bir darbe aldığına dikkat çekti. Sonuçları Sky News'e değerlendiren askeri uzman Michael Clarke, ara seçim sonuçlarının İran'da yoğun bir askeri hareketliliğe de yol açabileceğine işaret etti. Sky News'in savunma ve güvenlik editörü Deborah Haynes ise ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in günah keçisi ilan edilebileceği ve Hegseth için zamanın daralıyor olabileceği yorumunda bulundu.

Almanya: "Demokratlardan her alanda zafer"

Demokratların seçimdeki üstünlüğü Almanya'da da yankı buldu. Almanya merkezli Deutsche Welle (DW), "Demokratlardan her alanda zafer" başlığıyla verdiği haberde ABD Başkanı Trump'ın ismi oy pusulalarında yer almasa da seçmenlerin Trump'ın politikaları nedeniyle Cumhuriyetçileri hem Kongre'de hem de valilik seçimlerinde ağır bir şekilde cezalandırdıklarını yazdı.

Die Frankfurter Allgemeine Zeitung ise "Çeşitliliğin zaferi" başlıklı haberinde Demokrat adayların siyasi spektrumunun genişliğine dikkat çekti. Haberde, "Ara seçimleri kazanan Demokrat adaylar, partinin geniş siyasi yelpazesini yansıtıyor. Demokrat Parti, farklı siyasi görüşleri bünyesinde barındıran büyük bir koalisyon" ifadelerine yer verildi.
Fransız Le Figaro, başlığında "Demokratların tsunami oluşturdu" ifadelerine yer verilen haberinde seçim sonuçlarının Trump ve Cumhuriyetçiler için bir belirsizlik dönemi başlattığı belirtildi.

İtalyan ANSA ajansı, Demokratların Kongre'yi kazanarak kritik eyaletlerde valilikleri Cumhuriyetçilerden aldığını kaydetti. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'nin "Amerikalıların iradesine saygı duyuyoruz. ABD ile ilişkilerimiz değişmeyecek" şeklindeki açıklamalarına da yer verildi.

Corriere della Sera ise seçim sonuçlarını, "ABD, Trump'ı reddetti, Demokrat tsunamisi ABD'yi kasıp kavurdu" ifadeleriyle haberleştirdi. Gazete, Başkan Trump'ın "Oy pusulasında benim ismim olsaydı kazanırdık" şeklindeki açıklamalarına da yer verdi.

İspanya'da yayın yapan El Pais, "Demokratlar, Trump'ın kaotik başkanlığına karşı protesto oylarının oluşturduğu dalga ile büyük bir zafer kazandı" derken, Demokratların seçim başarısının ABD tarihinde daha önce sadece altı kez gerçekleştiği belirtildi.

Polonya: "(Sonuçlar) Ukrayna ve Avrupa ile ilişkileri önemli ölçüde etkileyebilir"

Polonya'nın kamu yayıncısı TVP, "Trump'ın ara seçim hezimeti" başlığıyla verdiği haberde seçim sonuçlarının Avrupa ve Ukrayna için sonuçlarını sorguladı. Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirmesinin Ukrayna ve Avrupa ile ilişkileri önemli ölçüde etkileyebileceği değerlendirmesine yer verilen haberde, "Kongre, Ukrayna'ya askeri yardımları, NATO'ya ayrılan finansmanı ve Rusya'ya yönelik yaptırımları etkileyebilir. Ancak Trump, diplomasi, askeri birliklerin konuşlandırılması ve yabancı liderlerle ilişkiler konusunda geniş yürütme yetkilerini koruyor" denildi.

Ülkenin önde gelen gazetelerinden Wyborcza ise Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin Demokrat Parti ile iyi ilişkiler kurmaya çalışmadığını ve bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını yazdı.

Yunan Kathimerini gazetesi de Yunan hükümetinin ABD'deki ara seçimlerin sonuçları ne olursa olsun Yunanistan ABD ilişkilerinin güçlü kalacağı açıklamasına yer verdi. Gazetede ayrıca Yunan kökenli dört Cumhuriyetçi siyasetçinin Temsilciler Meclisi'ne yeniden seçildiğine dikkat çekildi.

Sırbistan: "Durum karmaşıklaşacak"

Sırbistan'ın resmi Tanjug ajansı ise geçtiğimiz ay ülkedeki genel seçimlerde ağır bir yenilgi yaşayan eski Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in "Demokratların zaferi, durumu karmaşıklaştıracak. Sırbistan'da yeni hükümetin kurulması önemli" şeklindeki açıklamalarına yer verdi.

Vucic, Demokrat zaferinin dünya piyasalarında petrol fiyatlarının yükselmesine neden olacağını savunduğu açıklamasında, "ABD'nin müttefikleriyle birlikte İran'a daha şiddetli saldırılar düzenlemesini bekliyorum. Bu durum, her şeyden önce can kayıplarının artmasına, ayrıca daha ağır siyasi sonuçlara ve petrol fiyatlarının yükselmesine neden olacak" dedi.
Çin'in resmi haber ajansı Xinhua, ABD'deki ara seçimlerde Demokratların Kongre'nin iki kanadını da kontrol etmesinin ve Demokratların kritik eyaletlerde yarışları kazanmalarının beklendiğini duyurdu.
Japonya'nın kamu yayıncısı NHK ise Demokratların zaferinin Başkan Trump ve Cumhuriyetçiler açısından darbe niteliğinde olduğuna dikkat çekti.

İran: "Ara seçimler, savaşın sona ermesinde dönüm noktası olabilir"

İran'ın resmi ajansı IRNA, "ABD ara seçimleri, İran'la savaşın sona ermesinde dönüm noktası olabilir" başlığıyla sunduğu haberde çatışmalar sona ermeden önce yeni bir gerilim ve askeri tırmanış yaşanmasının muhtemel olduğu değerlendirmelerine yer verildi.
Haberde, "ABD kıyılarından binlerce kilometre uzakta askeri çatışma olarak başlayan süreç, artık ülke içinde ekonomik ve siyasi bir meseleye dönüştü. Amerikan vatandaşları yakıta daha fazla para ödüyor, hükümet ise bunun siyasi bedelini üstleniyor" denildi.

İsrail: "Sonuçlar İsrail'in çıkarlarını derinden etkileyebilir"

İsrail merkezli Times of Israel, "Demokratlar, Trump ve Cumhuriyetçilere ağır darbe indirerek Temsilciler Meclisi ve Senatonun kontrolünü ele geçirdi" başlığıyla verdiği haberde seçimlerde İsrail'i eleştiren adayların da kazananlar arasında yer aldığına dikkat çekti.

The Jerusalem Post ise ABD'de yaşanan "Demokrat tsunamisi" ardından İsrail'i bekleyen zorlukların merceğe alındığı haberinde seçim sonuçlarının ABD ile İsrail arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirebileceğine işaret edildi. Haberde, Demokrat Parti içinde İsrail, İran savaşı ve Tel Aviv ile olan ilişkilere yönelik tavrın değiştiği bir dönemde ortaya çıkan seçim sonuçlarının İsrail'in çıkarlarını derinden etkileyebileceği ifade edildi.

Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya ise seçim sonuçlarının ABD Başkanı Trump'ın başkanlığının kalan iki yılında atacağı adımların önünü kesme yetkisi sağlayacağına dikkat çekti.
Arab News ise Cumhuriyetçi yönetime güçlü bir tepki ortaya koyan seçmenlerin Trump'a karşı Kongre'de yeni bir muhalefet döneminin önünü açtığını yazdı.
Katar merkezli Al Jazeera, Cumhuriyetçilerin "tarihi yenilgi" yaşadığı başlığıyla sunduğu haberde Demokratların Texas ve Kansas gibi Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde zafer kazandığını, Michigan'da ise Demokrat Abdul El-Sayed'in Senato'ya seçilen ilk Müslüman olduğunu vurguladı.

Ria Novosti: "Kiev son kozunu oynadı: Zelenskiy seçimlere müdahale etti"

Rusya merkezli Ria Novosti ise "Kiev son kozunu oynadı: Zelenskiy seçimlere müdahale etti" başlıklı bir haberinde, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'i ABD seçimlerine müdahale etmekle suçladı. Haberde benzin ve dizel fiyatlarındaki artışın Amerikan halkını öfkelendirdiği ve Zelenskiy'in sözünü tutmayarak Rus petrol rafinerilerini hedef almasının bunda etkili olduğu savunuldu. Haberde, "Bu, seçimlere son derece pervasız bir müdahale ve Trump'ı tuzağa düşürme girişimiydi" ifadeleri kullanıldı.
Rusya resmi haber ajansı TASS, Demokratların zaferi ve Trump'ın ara seçimlere tepkisine yer verdiği haberde, Demokrat adayların Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü ele geçirdiğine dikkat çekti. Haberde Trump'ın Cumhuriyetçilerin yenilgisi karşısında "biraz şaşırdığı" açıklamasının da altı çizildi.

TASS'ın ABD merkezli haber sitesi Politico'dan aktardığı bir haberde ise Avrupa'nın ABD seçimlerinde Cumhuriyetçilerin yenilgisini memnuniyetle karşıladığı işaret edildi.
The Moscow Times ise Kremlin'in "Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimlerde uğradığı ağır yenilgiye rağmen Trump'ın Ukrayna'da barış çabalarını sürdürmesinin umulduğu" şeklindeki açıklamasına yer verildi. Habere göre Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, "Başkan Trump görev süresini sürdürecek ve bizler, onun barışı sağlama çabalarının devam edeceğini samimiyetle umuyoruz" dedi.

İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?

Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi

04.11.2026 22:12:00
Haber Merkezi
 
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi. Dört şüpheli gözaltına alındı. İstanbul'da 2026 yılının ilk 10 ayında ele geçirilen uyuşturucu miktarının 15 tonu aşması, kentteki uyuşturucu trafiğinin boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Peki, yakalananların dışında piyasaya ulaşan miktar ne kadar?

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin üç ilçede gerçekleştirdiği operasyonlarda yalnızca uyuşturucu maddeler değil, adeta bir üretim tesisi ortaya çıkarıldı.

Aramalarda 195 kilo 900 gram metamfetamin, 400 bin sentetik ecza hap, 112 kilo 850 gram sentetik ecza maddesi, 133 kilo 800 gram katkı maddesi, 200 bin boş kapsül ve uyuşturucu üretiminde kullanılan makineler ele geçirildi. Dört şüpheli adliyeye sevk edildi.

10 AYDA 15 TON UYUŞTURUCU!



İstanbul'daki uyuşturucu operasyonlarına ilişkin açıklanan veriler dikkat çekici. 1 Ocak-18 Ekim 2026 tarihleri arasında kentte gerçekleştirilen operasyonlarda 15 ton 44 kilogram uyuşturucu madde ile 27 milyon 700 bin uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.

Ayrıca 2026 yılının 18 Ağustos-15 Eylül dönemindeki operasyonlarda 1 ton 432 kilogram uyuşturucu, 922 bin hap ve 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi yakalandı. Bu operasyonlarda 46 şüpheli gözaltına alınırken 41 kişi tutuklandı.

İSTANBUL UYUŞTURUCU TİCARETİNİN MERKEZİ Mİ?



İstanbul'un uluslararası hava ve deniz limanları, kara yolu bağlantıları, yoğun nüfusu ve büyük tüketici pazarı, uyuşturucu kaçakçılığı açısından kenti önemli bir güzergâh ve hedef pazar haline getirebiliyor.

YAKALANAMAYAN UYUŞTURUCU NE KADAR?

Uyuşturucuyla mücadelede en önemli soru, ele geçirilen miktarın dışında kalan uyuşturucunun ne kadar olduğu. Çünkü yakalanan 15 tonluk miktar, piyasaya hiç ulaşmamış ürünleri gösteriyor; ülkeye veya kente giren toplam uyuşturucu miktarını değil.

Denetimlerden kaçan, depolarda tutulan, sokak satıcılarına ulaştırılan veya başka kentlere sevk edilen uyuşturucunun miktarına ilişkin kesin bir hesap bulunmuyor.

Uzmanların üzerinde durduğu temel mesele, mücadelenin yalnızca uyuşturucuyu taşıyan veya satan kişilerle sınırlı kalmaması. Üretim merkezleri, finans kaynakları, uluslararası bağlantılar ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması gerekiyor.


Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki

Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2026 Türkiye Raporu, ekonomik iş birliği, Gümrük Birliği ve savunma sanayiindeki ortak çıkarları överken; siyasi kriterler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz başlıklarında ön yargılı yaklaşımını sürdürdü. Dışişleri Bakanlığı, rapora "mesnetsiz ve çifte standartlı" diyerek sert tepki gösterdi

04.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, genişleme stratejisi kapsamında merakla beklenen yıllık 2026 Türkiye Raporu'nu yayımladı. İkili ilişkilerin mevcut durumunu röntgenleyen rapor, ekonomi ve güvenlik alanlarında Türkiye'nin kritik rolünü teslim ederken, siyasi ve bölgesel konularda Ankara ile Brüksel arasındaki geleneksel görüş ayrılıklarını bir kez daha derinleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, raporun açıklanmasının hemen ardından yayımladığı bildiride siyasi ithamları ve Kıbrıs konusundaki iddiaları tamamen reddettiğini duyurdu.

Ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaştı

Raporda, Türkiye ekonomisinin son dönemde attığı kararlı adımlar ön plana çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasında güvenilirliği yeniden tesis etme hamleleri, enflasyonla mücadeledeki kararlılık ve cari açığın dengelenmesi AB tarafından olumlu not edildi.

Türkiye'nin AB içindeki rekabet baskısıyla baş edebilecek güçlü bir imalat, tarım ve hizmet sektörüne sahip olduğu vurgulanan raporda, taraflar arasındaki ticaret hacminin 218 milyar avroya ulaştığı bilgisine yer verildi. Gümrük Birliği'nin küresel çalkantıların yaşandığı bu dönemde AB tedarik zincirlerinin dayanıklılığına ve arz güvenliğine devasa bir katkı sağladığı açıkça itiraf edildi.

Türk savunma sanayii AB radarında

2026 raporunun en dikkat çekici bölümlerinden birini ise Türk savunma sanayiinin yükselişi oluşturdu. Raporda, Türk savunma şirketlerinin küresel pazardaki gücünü artırdığı, teknoloji ve bilgi transferi sağlamak amacıyla giderek daha fazla AB pazarına yöneldiği ve kıta genelinde ortak üretim tesisleri kurduğu kaydedildi.

Karadeniz'de "gölge filo" ve hibrit tehditler uyarısı

Güvenlik ve bölgesel riskler başlığında, Türkiye'nin siber saldırılar, yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları ve göç akımlarının manipülasyonu gibi hibrit tehditlerle en yoğun karşılaşan ülkelerin başında geldiği aktarıldı.

Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığı, "gölge filosu" ve insansız deniz araçlarının (İDA) deniz güvenliği açısından yarattığı risklere dikkat çekilirken, Türkiye'nin Ukrayna Savaşı'ndaki kolaylaştırıcı ve arabulucu rolü ile Ukrayna'nın yeniden inşasına verdiği stratejik destek takdir edildi. Ancak raporda, Türkiye'nin Rusya ile olan yakın ekonomik bağlarını koruyor olması da not edildi.

Ankara'dan brüksel'e muhtıra niteliğinde yanıt

Dışişleri Bakanlığı, rapordaki siyasi değerlendirmeler ve bölgesel iddialara karşı çok sert bir açıklama yayımlayarak raporun bu kısımlarını "mesnetsiz" bulduğunu ve tamamen reddettiğini ilan etti. Ankara'nın Brüksel'e yönelik tepkisinde şu üç başlık öne çıktı:

• Yargı ve Temel Haklar: AB'nin Türkiye'deki iç hukuka ve yargı bağımsızlığına yönelik eleştirileri "çifte standartlı, hukuki temelden uzak ve ön yargılı bir zihniyetin yansıması" olarak nitelendirildi.

• Kıbrıs ve Doğu Akdeniz: Raporda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tek taraflı tezlerine koşulsuz destek verilmesi Ankara'nın en büyük tepki gösterdiği alan oldu. Bakanlık, AB'nin bu taraflı tutumunu sürdürdüğü müddetçe Kıbrıs meselesinde bir çözüm ortağı veya tarafsız bir aktör olamayacağını net bir dille hatırlattı.

• Libya Mutabakatı: Raporda Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına yönelik olumsuz ifadelere değinen Ankara, bu iddiaların Türkiye açısından "yok hükmünde" olduğunu ve Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarından taviz verilmeyeceğini vurguladı.

Ortaklık şart, yaklaşım sorunlu

2026 Türkiye Raporu, AB'nin Türkiye'yi ekonomik gücü, askeri sanayisi ve lojistik/tedarik zincirindeki yeri bakımından "vazgeçilmez bir ortak" olarak gördüğünü; ancak iş siyasi kriterlere ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarına geldiğinde üye ülkelerin (Yunanistan ve GKRY) baskısıyla taraflı duruşundan sıyrılamadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans için branş bazında sıralamaların açıklandığını bildirdi

04.11.2026 12:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
ÖSYM'den yapılan açıklamada, "2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) katılan adayların sınav sonuçlarına göre branş bazında sıralamaları ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne yansıtılmıştır. Adaylar, ÖSYM'nin 'https://ais.osym.gov.tr' adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle branş bazında sıralamalarını öğrenebilecektir.

Branş bazında sıralama hizmeti, adayların ilgili ekranda seçmiş oldukları puan türü ve eğitim alanlarında sınava giren diğer adaylar arasında başarı durumlarını değerlendirmelerine imkân veren, yerleştirme işlemlerine etkisi olmayan, adayları bilgilendirme amacıyla oluşturulmuş bir hizmettir. Görüntülenen sayfa, belge niteliği taşımaz. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınır" denildi.

Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye'nin nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişi oldu

 

04.11.2026 12:01:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın 9 ayında 410 bin 118 kişi arttı. Nüfus, 1 Temmuz-1 Ekim döneminde de 181 bin 684 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,02 (43 milyon 264 bin 337 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,98 (43 milyon 237 bin 949 kişi) olarak kaydedildi.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da akşam saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak nedeniyle ulaşım olumsuz etkilenirken bazı ilçelerde hasarlı kazalar meydana geldi

04.11.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Akşam saatlerinde başlayan yağış, bazı ilçelerde gök gürültülü sağanak şeklinde şiddetini artırdı.

Toplu taşıma araçlarını kullanan vatandaşlar, sağanağın etkisiyle durakların altına sığındı.

Bazı vatandaşlar yağmurdan korunmak için yanlarındaki şemsiyelerini açtı.

Sağanağa hazırlıksız yakalananlar ise iş yerlerinin tentelerinin altında ve bina girişlerinde bir süre bekledi.

Kent genelindeki bazı caddeler ve sokaklarda sağanağın ardından su birikintileri oluştu.

Üsküdar, Pendik, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz, Küçükçekmece, Maltepe, Sultangazi, Fatih, Bahçelievler, Beylikdüzü, Bağcılar ve Eyüpsultan'da caddelerin suyla dolması nedeniyle araçlar güçlükle ilerledi.

Bu sırada yoldan geçen motosikletliler ile vatandaşlar zor anlar yaşadı.

Tuzla'da yağışın oluşturduğu su birikintileri nedeniyle araçlar yolda yavaş ilerledi.

Küçükçekmece Halkalı'da yağışın etkisiyle su seviyesi yolun üzerine çıktı. Sürücüler, araçlarının sileceklerini çalıştırarak yolda güçlükle ilerledi.

Bağcılar'daki Dere Yolu'nda biriken suyun seviyesi araç kapılarını aşarken caddede seyreden İETT otobüsü arıza yaptı. Yayalar, yüksek konumdaki dükkanların önlerine sığındı.

Ümraniye Küçüksu Caddesi'nde kuvvetli yağış nedeniyle kayganlaşan yolda çöp kamyonu, önündeki araca arkadan çarparak hasara neden oldu.

Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nde yağışa aldırış etmeyen turistler yürümeye devam etti.

Bazı turistler, sağanağın altında fotoğraf çektirdi.

İBB CepTrafik uygulaması verilerine göre, Anadolu ve Avrupa yakalarında trafik yoğunluğu yüzde 89'a kadar çıktı. 

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi

03.11.2026 15:31:00
AA
 
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Riyad Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Anlaşma kapsamında, iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarının, her 180 günlük dönem içinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla karşılıklı olarak vizesiz seyahat edebileceği belirtildi.

Bu kişilerin, diğer ülkeye giriş ve çıkış yapabilecekleri, ülke üzerinden transit geçebilecekleri ve belirtilen süre boyunca vize almadan geçici olarak kalabilecekleri bildirildi.

Suudi Arabistan'a giriş yapılan tarihte en az 6 ay geçerliliği olan pasaport sahibi olunması gerektiği kaydedildi.

Hac ve umre ziyaretleri anlaşma kapsamı dışında

Anlaşmanın 5'inci maddesi uyarınca hac veya umre yapmak amacıyla Suudi Arabistan'a gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anlaşmanın kapsamı dışında olduğu, söz konusu amaçlar için seyahat edecek olanların bu çerçevede Suudi Arabistan makamlarınca özel olarak verilen vizeye başvurmaları gerektiği ifade edildi.

Hac dönemi dışında olduğu sürece umre seyahatinin, Suudi Arabistan'ın resmi turizm portalından veya havalimanındaki e-vize kabinlerinden uygun vize türü alınarak gerçekleştirilebileceği bilgisi verildi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın ardından diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalamıştı.

Bunun ardından, anlaşmayı onaylayan Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. 

İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü

İstanbul'da dün akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış sırasında, Ataşehir'deki İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na ait olduğu belirtilen binanın tepe noktasına yıldırım düştü

03.11.2026 13:09:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:14:45
İHA
 
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul'da 2 Kasım Pazartesi akşamı başlayan sağanak yağış, kentin birçok noktasında etkili oldu.

Yağış nedeniyle bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, gökyüzünde art arda şimşekler çaktı.

Bu sırada İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan yüksek bir binanın tepe noktasına yıldırım isabet etti.



Yıldırımın düştüğü anlarda binanın çevresini saran yoğun bulutlar ve gökyüzünde oluşan parlak ışık dikkat çekti.

O anlar kameraya yansıdı.

BİR SEN EKSİKTİN!

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor

03.11.2026 11:44:00
Haber Merkezi
 
BİR SEN EKSİKTİN!
BİR SEN EKSİKTİN!
İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya, yüz binlerce yatırımcının mağdur edildiği fon skandalının sorumluluğunu Kemalist sisteme yükledi. "Bu rejimin değişmesi gerekiyor, mevcut sistemle artık bir yere varılamaz" diyen Kaya'ya sormak gerekiyor: Fon vurgununu yapanlar Kemalistler miydi? Yoksa iktidarın siyasi ve bürokratik çevrelerinden çıkan isimler mi?

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor. Soruşturma kapsamında eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın adı gündeme geldi. Kaya görevlerinden ayrıldı. Eski bakan yardımcıları, bürokratlar ve iktidar çevreleriyle bağlantılı isimler de soruşturmanın farklı başlıklarında yer aldı.

Ancak bütün bu tartışmaların ortasında İMH Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya'nın açıklaması dikkat çekti.

Kaya, fon meselesini kişilerin eylemlerinden ziyade rejim tartışmasına taşıyarak şu ifadeleri kullandı:

"Fon meselesi yalnızca şahıslardan değil bu 100 yıllık laik-Kemalist sistemden kaynaklanıyor. Bu rejimin değişmesi gerekiyor. Mevcut sistemle artık bir yere varılamaz."

VURGUN MAHALLİNDEKİLER BİZİM ÇOCUKLARDI

Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar ise fon skandalına ilişkin yaptığı açıklamalarda, olayın AKP'ye yönelik bir seçim operasyonu veya dış güçlerin komplosu olarak gösterilmesine tepki gösterdi.

Tayyar, 2 Ekim'deki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Her şey gözümüzün önünde oldu, vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı. Sözüm ona finans dehasıydılar, yerli ve milliydiler. Güçlüydüler. Dokunulmazlardı. Yağma coşkusuyla kendi finansal iktidarlarını kuruyorlardı."

Tayyar, bu çevrelerin zamanla siyasi ve toplumsal bir mahalleyi kuşattığını belirterek, "Yozlaşa yozlaşa, göz göre göre, zehirli sarmaşık gibi mahalleyi kuşattılar" dedi.

DENETİM KURUMLARINA DA HESAP SORDU

Tayyar'ın eleştirileri yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmadı. Piyasayı denetlemek ve düzenlemekle görevli kamu kurumlarını da hedef aldı.

"Bu olup bitenleri denetlemek ve düzenlemekle sorumlu kamu görevlileri görmezlikten mi gelinecek? Hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam mı edecekler? Beceriksizliğin, sorumsuzluğun veya ihmalin bir faturası olmayacak mı?" diye soran Tayyar, denetleyici ve düzenleyici kurumların sil baştan ele alınması gerektiğini savundu.

VURGUNUN ADRESİ KEMALİZM Mİ?

İyi de Muhammed Fesih Kaya, fon skandalında adı geçenler kimler? Soruşturmanın gündemine gelen siyasi isimler hangi dönemde, hangi siyasi kadrolarda görev yaptı?

Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eski bakan yardımcıları, kamu bürokrasisinde görev almış isimler ve iktidar çevreleriyle bağlantılı kişiler hakkındaki iddialar ortadayken faturayı 100 yıllık Cumhuriyet'e, laikliğe ve Kemalizm'e kesmek nasıl bir siyasi ve ahlaki muhasebedir?

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu (82) bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

03.11.2026 00:30:00
AA
 
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding'in sosyal medya hesaplarında yer alan açıklamada, Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu'nun akciğer kanseri nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği bildirildi.

Açıklamada, Ahmet Nazif Zorlu'nun, 1953 yılında Denizli'nin Babadağ ilçesinde temelleri atılan Zorlu Grubu'nu vizyonu ve liderliğiyle Türkiye'nin önde gelen sanayi gruplarından biri haline getirdiği, grubun uluslararası ölçekte büyümesine öncülük ettiği ve yaşamı boyunca ülkesi için çalıştığı ifade edildi.

Zorlu'nun gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin sanayileşmesine, ihracatına ve istihdamına önemli katkılar sunduğu, eğitim ve kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla toplumsal gelişimi desteklediği belirtildi.

Açıklamada, Zorlu'nun "Önce ülkem, sonra kurumum, sonra ailem" sözleriyle ortaya koyduğu anlayışın, ülkesine ve insanına duyduğu inancın, çalışmaya ve üretmeye verdiği değerin Zorlu Grubu'na bıraktığı en kıymetli miraslardan biri olarak yaşamaya devam edeceği kaydedildi.

Ahmet Nazif Zorlu'nun cenazesinin 4 Kasım Çarşamba günü Levent'teki Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde öğle vaktinde kılınacak cenaze namazı sonrasında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedileceği bildirildi.

Açıklamada, merhumun isteği doğrultusunda cenaze törenine çelenk gönderilmemesi, bunun yerine arzu edenlerin diledikleri bir sivil toplum kuruluşuna bağışta bulunmaları rica edildi.

Ahmet Nazif Zorlu kimdir?

Denizli'de 1944 yılında doğan Ahmet Nazif Zorlu, çalışma hayatına erken yaşlarda baba mesleği olan tekstille başladı.

İş hayatının ilk yıllarında Trabzon'da açtığı mağazayla tekstil ticareti yapan Zorlu, 1970 yılında şirketin merkezini İstanbul'a taşıyarak Zorlu Holding'in temellerini atmıştır.

İlk üretim şirketi Korteks'i 1976 yılında kuran Zorlu, 1990'da tüm şirketleri Zorlu Holding çatısı altında topladı. 1994'te Vestel'i Zorlu Holding bünyesine katan Ahmet Nazif Zorlu, yeni iş alanlarının da yolunu açtı.

Zorlu'nun tekstil sektörüyle başladığı girişimciliği beyaz eşya, elektronik, gayrimenkul, enerji, metalurji, savunma ve e-mobilite gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteren şirketlerle devam etti. Ahmet Nazif Zorlu, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanlığının yanı sıra Zorlu Grubu bünyesinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirkette yönetim kurulu başkanı veya başkan vekili olarak görev yapıyordu.

Sivil toplum kuruluşlarıyla da yakından ilgilenen Ahmet Zorlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Denizlililer Birliği Eğitim ve Kültür Vakfı (DENBİR), Babadağlı Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) üyesiydi.

İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkan seçilen Ümit Kocasakal, Beyoğlu'ndaki baro binasında düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu'ndan devraldı

02.11.2026 15:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu 128. Olağan Genel Kurul Kapsamında düzenlenen başkanlık seçimini Ümit Kocasakal kazanmıştı. Seçimlerin ardından Beyoğlu'nda bulunan İstanbul Barosu binasında devir teslim töreni düzenlendi.

Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu, başkanlık görevini Ümit Kocasakal'a devretti. Devir töreninde konuşan Kocasakal, "Bu süreçte biz bu seçime iştirak eden bütün avukat meslektaşlarımızla bir araya geleceğiz, arayışlarda bulunacağız, gerekiyorsa büyük bir çalıştay, hatta belki de sadece meslek sorunlarının konuşulacağı olağanüstü genel kurultay gibi de düşüncelerimiz var. Dolayısıyla bunları da hayata geçirmek için elimizden geleni yapacağız.

Bu bir görev değişimidir ve değişimin de bu şekilde avukatlara yaraşır bir biçimde olması çok değerlidir. Dediğiniz gibi İstanbul Barosu'nun kurumsal kimliği ve itibarı, avukatlık itibarı her şeyin üstündedir. Avukatın kavgası bile avukata yaraşır biçimde olmalıdır. Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ama bunlar bir araya gelmemizi, bu anlamda mesleki sorunlar bakımından hiçbir biçimde engellemiyor.

O yüzden içtenlikle size iki yıllık mesainizde bu baroya katkılarınız için, emekleriniz için, size ve yönetiminize ve kurullarınıza ve delegasyonunuza bir kere daha teşekkür ediyorum. Biz de şu anda bayrağı sizden devralıyoruz. Biz de elimizden geldiğince hizmet etmeye gayret edeceğiz ve umuyorum ki en azından yapabildiğiniz kadarını yapıp üzerine bir şeyler ekleyip biz de zamanı gelince bu bayrağı bizden sonra gelecek değerli meslektaşlarımıza teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.