Trump'ın tweet'leri neden etkili?
ABD Başkanı Trump'ın Türkiye ekonomisini hedef alan tweet'leri TL üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Peki neden? Gedik Yatırım Ekonomisti Erol Gürcan, bunun nedeninin doların rezerv para birimi olmasından kaynaklandığına işaret ederek, "Dahası emtia fiyatları da dolara bağlı. Bu da ABD’nin kararlarının global çapta etkili olmasına yol açıyor" dedi
15.01.2019 00:00:00





RECEP BAHAR/İSTANBUL
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ekonomisini hedef alan tweet'leri özellikle Türk Lirası üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
Türkiye'nin önde gelen yatırım kuruluşlarından Gedik Yatırım Ekonomisti Erol Gürcan, Yeni Mesaj'a yaptığı açıklamada, bunun başlıca nedeninin ABD Doları'nın küresel rezerv paramı birimi olmasından kaynaklandığına işaret ederek, "Dahası petrol, bakır, altın gibi emtia fiyatları da dolara bağlı. Bu da ABD'nin kararlarının global çapta etkili olmasına yol açıyor. Ayrıca ABD küresel finans sistemine yön veriyor" dedi.
Havalar karışık
Gedik Yatırım'ın İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Gürcan,
Türkiye'nin 2019'a karışık bir havada girdiğine işaret ederek, "Küresel büyümede yavaşlık gözleniyor. Avrupa Merkez Bankası yıl sonuna doğru faiz artırabilir. Kısa vadeli kredilerin faizleri artıyor. Kısa vadeli faizler, uzun vadeli faizlerin üzerine geçerse resesyon belirtisi olarak yorumlanabilir" dedi.
Büyüme yavaşlayacak
Türkiye'nin 2018'de büyümede gelişmekte olan ülkeler liginde en zayıf ülkeler arasında yer aldığına işaret eden Gürcan, şunları söyledi: "Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında enflasyonda da Arjantin'in ardından ikinci sırada. Kamu harcamaları ve ihracatla ekonomik büyüme bir miktar artabilir ancak iç talebin zayıf olması nedeniyle büyüme sınırlı kalacaktır. Toparlanma var demek için erken ancak bazı öncü sinyaller var. Türkiye, cari açıkta 2017 yılında gelişmekte olan ülkeler arasında en tepedeydi ancak geçen yıl yaşanan şokun etkisiyle 2018'de ortalara geriledi. Ekonomideki yavaşlamanın etkisiyle KDV ve vergi tahsilâtında yaşanacak azalmayla bütçe dengesi kısmen bozulacak. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın bu haftaki toplantısında faiz indirimine gideceğini düşünmüyoruz. Eğer enflasyon düşerse, Merkez Bankası faizi 4 baz puan indirebilir. Ekonomide ilk yarı zorlu geçecek ancak ikinci yarı toparlanma bekliyoruz."
Para girişi olmayacak
Gelişmekte olan ülkelere özellikle 2011-2015 döneminde sermaye girişi olduğuna işaret eden Erol Gürcan, "Bu para girişi artık olmayacak. Enflasyon ve kuru kontrol etmeliyiz bu süreçte. Seçim süreçleri de ekonomide oynaklığı beraberinde getiriyor. Eğer Rusya ve ABD ile jeopolitik konularda sorun yaşanmazsa, toparlanma olur."
Gedik Yatırım Genel Müdürü Metin Ayışık ise "Türkiye finans sektörünün ezici ağırlığı bankacılık sektörü üzerinde. Bu yapının önümüzdeki yıllarda değişeceği bir döneme giriyoruz. Zira Türkiye'nin büyümesini sağlayacak başlıca kaynaklardan biri de sermaye piyasaları" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ekonomisini hedef alan tweet'leri özellikle Türk Lirası üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
Türkiye'nin önde gelen yatırım kuruluşlarından Gedik Yatırım Ekonomisti Erol Gürcan, Yeni Mesaj'a yaptığı açıklamada, bunun başlıca nedeninin ABD Doları'nın küresel rezerv paramı birimi olmasından kaynaklandığına işaret ederek, "Dahası petrol, bakır, altın gibi emtia fiyatları da dolara bağlı. Bu da ABD'nin kararlarının global çapta etkili olmasına yol açıyor. Ayrıca ABD küresel finans sistemine yön veriyor" dedi.
Havalar karışık
Gedik Yatırım'ın İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Gürcan,
Türkiye'nin 2019'a karışık bir havada girdiğine işaret ederek, "Küresel büyümede yavaşlık gözleniyor. Avrupa Merkez Bankası yıl sonuna doğru faiz artırabilir. Kısa vadeli kredilerin faizleri artıyor. Kısa vadeli faizler, uzun vadeli faizlerin üzerine geçerse resesyon belirtisi olarak yorumlanabilir" dedi.
Büyüme yavaşlayacak
Türkiye'nin 2018'de büyümede gelişmekte olan ülkeler liginde en zayıf ülkeler arasında yer aldığına işaret eden Gürcan, şunları söyledi: "Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında enflasyonda da Arjantin'in ardından ikinci sırada. Kamu harcamaları ve ihracatla ekonomik büyüme bir miktar artabilir ancak iç talebin zayıf olması nedeniyle büyüme sınırlı kalacaktır. Toparlanma var demek için erken ancak bazı öncü sinyaller var. Türkiye, cari açıkta 2017 yılında gelişmekte olan ülkeler arasında en tepedeydi ancak geçen yıl yaşanan şokun etkisiyle 2018'de ortalara geriledi. Ekonomideki yavaşlamanın etkisiyle KDV ve vergi tahsilâtında yaşanacak azalmayla bütçe dengesi kısmen bozulacak. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın bu haftaki toplantısında faiz indirimine gideceğini düşünmüyoruz. Eğer enflasyon düşerse, Merkez Bankası faizi 4 baz puan indirebilir. Ekonomide ilk yarı zorlu geçecek ancak ikinci yarı toparlanma bekliyoruz."
Para girişi olmayacak
Gelişmekte olan ülkelere özellikle 2011-2015 döneminde sermaye girişi olduğuna işaret eden Erol Gürcan, "Bu para girişi artık olmayacak. Enflasyon ve kuru kontrol etmeliyiz bu süreçte. Seçim süreçleri de ekonomide oynaklığı beraberinde getiriyor. Eğer Rusya ve ABD ile jeopolitik konularda sorun yaşanmazsa, toparlanma olur."
Gedik Yatırım Genel Müdürü Metin Ayışık ise "Türkiye finans sektörünün ezici ağırlığı bankacılık sektörü üzerinde. Bu yapının önümüzdeki yıllarda değişeceği bir döneme giriyoruz. Zira Türkiye'nin büyümesini sağlayacak başlıca kaynaklardan biri de sermaye piyasaları" dedi.

















































































