logo
15 TEMMUZ 2026

Trump'tan silah devlerine üretim baskısı

ABD’nin mühimmat stoklarında yaşanan kritik erime üzerine düğmeye basan Trump, savunma sanayisi devlerine ültimatom verdi. Savunma Üretim Yasası’nı devreye sokan Trump; Lockheed Martin, Raytheon ve Boeing gibi devleri "yavaş ve pahalı" olmakla suçlayarak üretimin derhal 4 katına çıkarılmasını emretti

15.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Trump'tan silah devlerine üretim baskısı
Trump'tan silah devlerine üretim baskısı
Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) küresel operasyonlar ve bölgesel gerilimler nedeniyle kritik seviyelere gerileyen mühimmat stokları, Beyaz Saray'da alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin savunma kapasitesini acilen eski seviyesine getirmek amacıyla Amerikan savunma sanayisi üzerinde benzeri görülmemiş bir üretim baskısı kurmaya başladı. Şirket yöneticilerini Beyaz Saray'a çağıran Trump, üretimin hızlandırılması için tüm yasal ve mali yetkilerini sonuna kadar kullanacağını ilan etti.

Savunma üretim yasası devreye sokuldu

Mühimmat tedarik zincirindeki aksamaları ve gecikmeleri "ulusal güvenlik tehdidi" olarak nitelendirilen bir genelge yayımlayan Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth'e tam yetki verdi.

Kore Savaşı döneminden kalma Savunma Üretim Yasası'nı (Defense Production Act) yürürlüğe koyan Trump yönetimi, bu adım sayesinde özel şirketlerin üretim hatlarını ve önceliklerini doğrudan devlet eliyle şekillendirme hakkını elde etti. Trump, şirketlerin ticari siparişleri bir kenara bırakarak önceliği tamamen ABD ordusunun mühimmat ihtiyaçlarına vermesini şart koştu.

"Hem yavaş hem pahalılar"

Beyaz Saray'da dev savunma şirketlerinin tepe yöneticileriyle (CEO) bir araya gelen Trump, toplantı sonrasında yaptığı açıklamalarda sektöre yönelik sert eleştirilerde bulundu. Amerikan savunma sanayisini açıkça "yavaş" ve "pahalı" olmakla itham eden Trump, mevcut üretim hızının Washington'ın küresel caydırıcılık hedeflerinin çok gerisinde kaldığını vurguladı. Trump, yapılan çetin pazarlıkların ardından özellikle gelişmiş füze sistemleri ve akıllı mühimmatların üretim kapasitesini 4 katına çıkarma konusunda şirketlerle zoraki bir mutabakata varıldığını duyurdu.

20 milyar dolarlık yatırım ve fabrika büyütme zorunluluğu

Cumhuriyetçi liderin hedefinde özellikle Patriot füze savunma sistemleri, topçu mühimmatları ve hava savunma füzelerinin teslimat sürelerini yarı yarıya indirmek var. Bu doğrultuda silah devlerinden mevcut fabrikalarını büyütmeleri ve yeni üretim tesisleri kurmaları isteniyor. Atılacak bu devasa adımları finanse etmek amacıyla yaklaşık 20 milyar dolarlık özel yatırım formülü üzerinde durulurken, Pentagon bütçesinden de sektöre milyarlarca dolarlık ek kaynak aktarılması planlanıyor.

Analistler, Trump'ın bu "üretim kırbacı" politikasının ABD savunma sanayisinde son on yılların en büyük hareketliliğini başlatacağını ancak tedarik zinciri ve kalifiye iş gücü yetersizliği gibi yapısal sorunlar nedeniyle hedeflere ulaşılmasının zaman alabileceğini belirtiyor.

Üniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti: Daha önce aftan yararlananlar da yeni af kapsamında

TBMM Milli Eğitim Komisyonunda kabul edilen kanun teklifiyle, belirlenen istisnalar dışında ilişiği kesilen veya kayıt hakkını kullanamayan öğrenciler, başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında üniversitelerine dönebilecek

15.07.2026 14:26:00
Haber Merkezi
 
Üniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti: Daha önce aftan yararlananlar da yeni af kapsamında
Üniversitelilere öğrenci affı komisyondan geçti: Daha önce aftan yararlananlar da yeni af kapsamında
TBMM Milli Eğitim Komisyonunda kabul edilen kanun teklifiyle, belirlenen istisnalar dışında ilişiği kesilen veya kayıt hakkını kullanamayan öğrenciler, başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında üniversitelerine dönebilecek. Öğrenci affı genişleyerek daha önce aftan yararlananlar da yeni aftan yararlanabilecek.
Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor.

Yaş haddi
Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak.
Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.
Teklifle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Davetle gelen öğretim üyeleri
Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Ek sınav hakkı
Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.
Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.
Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.
Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.
"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.
Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği belirtilecek.

Yan dal uzmanlığı olanlara ek ödeme
Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.
Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5 oranı dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Kanun teklifinden bir madde çıkarıldı
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenlenen, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle kullanımında bilimsel araştırma projelerine aktarılacak döner sermaye payının belirlenmesine ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.
Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı ile kapatılabilecek.
Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak.
Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak.
Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) sermayesinden karşılanmak şartıyla Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin TTO adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri TTO'ya ait olacak. TTO, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar TTO'ya kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar Kanun'da belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak.

Yükseköğretim kurumları ortak ofis kurabilecek
Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilir veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek.
Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili Kanun'daki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek.
Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.
Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenecek.
Teklifle, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.
Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak
Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye'de önlisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne, mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek.
Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun "Resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacak.
Teklifle, tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik düzenleme yapılıyor. Belirlenen sürede hastane açamayan üniversitelere, mülkiyeti veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu hüküm kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için 30 ay ek süre verilecek. Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine intikal ettirilecek.

Öğrenci affı
Teklifle, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu kanunun daha önce bu kapsamda tanıdığı haklardan yararlanmamış olmak kaydıyla, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.
Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecek.
Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'nun "Erteleme" başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak.
Bu düzenlemede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenecek. Buna ilişkin usul ve esaslar yükseköğretim kurumları senatolarınca belirlenecek.
Bu düzenlemeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkili olacak.
Komisyonda kabul edilen önergeyle "öğrenci affını" düzenleyen maddeye ekleme yapıldı. Buna göre, Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak.
Kanun'un "Kurumlara dönüş" başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.
Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yer alan İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri fakültelerinin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde de yer alması nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesindeki ilgili birimlerle birleştirilmesi ve mükerrerliğin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu olarak yapılandırılması hedeflendiği için İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı İletişim ve Turizm fakülteleri Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanıyor. Düzenlemelere bağlı olarak Elbistan Meslek Yüksekokulu, Türkoğlu Meslek Yüksekokulu, Onikişubat Meslek Yüksekokulu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanacak. Ayrıca Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri enstitüleri kapatılarak Lisansüstü Eğitim Enstitüsü açılacak.
Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.
Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı, yaşanan gelişmeler ile ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle misyonunun ve vizyonunun değiştirilerek bilim ve teknoloji ağırlıklı bir üniversite olarak yapılandırılması öngörüldüğü için "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor. Bu amaç doğrultusunda TUSAŞ ile yürüttüğü çalışmalar gözetilerek Üniversite, Rektörlüğe bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokulundan oluşacak.
Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılmış atıflar, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılacak.
Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas ediliyor.

Geçiş hükümleri
Kanun'a eklenen geçici maddeyle İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi arasında devredilen, birleştirilen veya kapatılan akademik birimlerin geçiş hükümleri düzenleniyor. Bu birimlerdeki bütçe ödenekleri, laboratuvar donanımları ve personelin kadrolarıyla birlikte Sütçü İmam Üniversitesine devredilmesi, kayıtlı öğrencilerin eğitim hakları ve muafiyetleri korunarak mağduriyet yaşanmaksızın aktarılması ve diplomaların verilme usulleri düzenleniyor.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan yükseköğretim birimlerinin ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, laboratuvar donanımı başka bir işleme gerek kalmaksızın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredilmiş sayılacak.
Bağlantısı değiştirilen birimlerde görev yapan personel, birimin bağlandığı üniversiteye atanmış sayılacak ve bu personele ilişkin kadro ve pozisyonlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bağlandığı üniversiteye ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılacak.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin teklifte belirtilen fakültelerine aktarılacak.
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Afşin Sağlık Yüksekokulu ve Göksun Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu kapatılması ve bu yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aynı üniversitenin düzenlemede belirtilen fakültelerine aktarılmasına ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Mühendislik Fakültesi kapatılacak ve buradaki öğretim elemanları aynı Üniversitenin Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesine, Üniversitenin Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Elbistan Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Elbistan Meslek Yüksekokuluna aktarılacak.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokuluna, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm anabilim dallarında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aktarılacak.
İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bu düzenlemeyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda devredilecek. Bu birimler için ilan edilmiş öğretim elemanı alımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından tamamlanacak.
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimlerde kayıtlı bulunan öğrencilere verilecek mezuniyet belgeleri ile diplomalar, öğrencilerin istemesi halinde kayıt tarihlerinde bağlı bulunduğu üniversite adıyla aktarıldıkları üniversite tarafından verilecek. Bu konuda çıkabilecek ihtilafları sonuçlandırmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.
Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Japonya Hükümeti ve/veya Japonya ülke kuruluşlarından kendi adına yılı yatırım programında yer almaksızın sağlayacağı dış finansmana düzenlemede öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hibe almaya Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak.
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi adıyla yer alan üniversitenin adı "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacakların arasına yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları da eklenecek.

Bursa'daki orman yangını söndürüldü

Bursa'nın Büyükorhan ilçesinde otluk alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangın, ekiplerin havadan ve karadan yürüttüğü yoğun müdahalenin ardından söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor

15.07.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Büyükorhan'ın Osmanlar Mahallesi'nde otluk alanda başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek çevredeki ormanlık alana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Yangına helikopterlerle havadan, arazözler, itfaiye araçları ve orman işçilerinin katılımıyla karadan müdahale edildi.

Ekiplerin koordineli çalışması sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı.

İnşaatta işçiler birbirine girdi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde inşaat alanında iki işçi grubu arasında çıkan kavgada 3 kişi yaralandı. Yaralanan işçiler ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, kavganın ardından inşaatta çalışan çok sayıda işçinin otobüslerle memleketlerine gönderildiği bildirildi

15.07.2026 13:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
İnşaatta işçiler birbirine girdi
İnşaatta işçiler birbirine girdi
Manavgat ilçesi 4 Blok; 63 daire, 54 ofis ve 11 ticari dükkandan oluşan Bahçelievler Mahallesi Çetin Emeç Caddesi üzerindeki inşaatta iki işçi grubu arasında bilinmeyen bir sebepten çıkan kavgada Muhammet B., Seyfettin B. ve Kamil B.'nin vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbarın ardından olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edilirken, yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla Manavgat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ekiplerinin de inşaat içerisinde ve çevresinde önlem aldığı gözlendi.

Diğer taraftan kavga anı çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kayda alındı.

Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in emniyet ifadesi ortaya çıktı. Levent, "Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır" ifadelerini kullandı

15.07.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in emniyet ifadesi ortaya çıktı. Haluk Levent emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyleyerek "Üzerime kayıtlı hiçbir şey yoktur. Üzerime kayıtlı olmadığı halde sahibi olduğum yada kullanımımda olan gayrimenkul, araç ve diğer mal varlığı yoktur. Üzerime kayıtlı olan telefon numaralarının şu anda hiçbirini hatırlamıyorum. Benim adıma kayıtlı olup da bir başkasının kullandığı telefon numarası yoktur. 1988 yılında Adana'da birkaç yıl maaşlı olarak çalıştım ancak sonrasında müzisyenliğe başladığım için maaşlı olarak bir yerde çalışmadım. Risus Organizasyon Ltd. Şti. ünvanlı firmada gayri resmi olarak ortağıyım. Resmiyette sahibi Z.Y. isimli şahıstır. Henüz kar etmediği için bir kazancım olmadı. Bu firma organizasyon ve müzik alanında faaliyet göstermektedir. Başkaca sahibi, ortağı olduğum müdürlüğünü yaptığım, gayri resmi olarak sahibi/ortağı olduğum firma veya işyeri yoktur. Y.K. isimli şahsın üzerine kayıtlı olan iki bankadaki hesapları ben yönetmekteyim. Konserler sonucunda kazandığım paralar bu hesaplara yatmaktadır ve paraları ben kullanmaktayım. Kendi adıma banka hesabı kullanmamaktayım" dedi.

Levent ifadesinin devamında "Z.Y. isimli şahıs üzerine kayıtlı olan borsa aracı kurumlarında hesabım vardır. Geçmişte adıma kayıtlı olan Halkbankasına ait bir adet kredi kartım vardı ancak şu anda kapalı durumdadır ve kredi kartı kullanmamaktayım. Ahbap Derneği bir yardımlaşma ağıdır. Yardım faaliyetleri yapar. Derneği 2016 yada 2017 yılında ben kurdum. Ahbap Derneği kurulduğu ilk iki yıl bütün finansmanı ben sağladım. Tüm yardımları kendi cebimden yaptım. Elazığ depremi sonrasında bağışlar gelmeye başladı. Bu bağışlarla vatandaşımıza yardımlar yapmaya başladım. Yönetim kurulu ara ara değişti. Para çekme yetkisi bankalarda tarafıma aittir. Parasal anlamda derneği tek yetkilisi benim. Aracı kuruluşta paramız yoktur. Ahbap derneğinin kurulduğundan itibaren başkanıyım. Başka bir görevim olmamıştır. Çek düzenleme yetkisi bana aittir. Ahbap Derneği dışında yapacağımız lojistik faaliyetleri için çek kullandım ama kişisel olarak teminat çeki olarak da kullandığım da olmuştur" şeklinde konuştu.

Ahbap Derneği çalışanlara adına herhangi bir çek düzenlenmediğini öne süren Levent, "Diğer kuruluşlara 2026 yılında mülk alımları karşılığı senetler verilmiştir. Mülkler için 2026 Kasım ayında aktarımlar yapılacaktı. Detaylarını mahkemede açıklayacağım" dedi.

"2023 yılı deprem dönemi için 4 milyar 300 milyon civarında bir para geldiğini hatırlıyorum"

Kendisine "AHBAP derneği tarafından yürütülen yardım kampanyalarından yurtiçi ve yurtdışı olarak dernek hesaplarına ne kadar yardım toplandığını, bu yardım paralarının nerelere harcandığını detaylı olarak açıklayınız" sorusu sorulması üzerine Levent, "Detayları twitter ve instagramda bulunan şahsi hesaplarımdan canlı olarak açıkladım ama tahmin ediyorum ki 2023 yılı deprem dönemi için 4 milyar 300 milyon civarında bir para geldiğini hatırlıyorum. Bu paranın 4 milyarlık kısmının o yıl harcandığını belgeleriyle açıklamıştık. Tüm faturalar 2023 mali denetimi içerisinde İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Ayrıca 2024 ve 2025 mali raporların denetimi yine İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Gelen yardım paralarının neredeyse tamamı 2 yıl içerisinde deprem bölgesine yaptığımız çalışmalarda kullanılmıştır. Özellikle kaçak-göçek olmasın diye hepsinin faturası ve teslim-tesellüm belgeleri Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Hatay, Osmaniye ve Adana Valiliklerinde kayıtlıdır. Benim burada olmamın sebebi 2026 yılında başlayan bir durum ile alakalıdır" dedi.

"Ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim"

Haluk Levent "Ben Ahbap derneğine kazanç sağlamak amacıyla şu an ki fiyatıyla 150 milyon TL tutarında olan 20 adet taşınmazı 80 milyon TL karşılığında Ahbap derneğine vermek istedim ve bununla ilgili Ahbap derneği karar defterine yönetim kurulu kararı aldırttım. 80 Milyon benim paramdır. Karşılığında 20 adet Ahbap'ın dairesi vardır. 20 adet daire 3 ay kadar önce Çerkezköy Tapu Dairesinden Ahbap Derneği adına başvurumuz yapıldığı halde alınamamıştır. Bunun sebebi bizlere 'Ahbap Genel Kurulu yapılarak ardından il dernekler müdürlüğüne başvuruda bulunarak hemen akabinde tapu işlemlerinin yapılacağı' söylendi. Bizlerde genel kurulu toparladık. Genel Kuruldan taşınmazlar için karar aldık ve 20 dairenin teslimi için gözaltına alınmamdan 2 gün önce başvuruda bulunduk. Söz konusu taşınmazların ada parsel bilgilerinin yer aldığı dernek yönetim kurulu kararı mevcuttur. Bu karar emniyet müdürlüğünün el koyduğu dernek karar defterinde bulunmaktadır. İşte buna istinaden yönetim kurulu üyemiz Çerkezköy Tapu Müdür Yardımcısının yanında daireleri almak için bekliyordu. Cuma günü yetişmedi. 10 Temmuz 2026 Cuma günü yetişseydi bugün Y.K.'ye bir yıldır gelen 80 Milyon TL yasal bir şekilde faiziyle birlikte kapanmış olacaktı. Fakat yetişmediği için Y. K'ye gelen 80 Milyon TL yani benim param aylar içerisinde nerelerde kullanılmışsa onlarla ilgili şu anda örgüt üyesi muamelesi yapılıyor. Ben bugün yani 14 Temmuz 2026 Salı günü gözaltına alınsaydım şu anda Ahbap Derneğinden hiçbir şekilde para çıkışı olmayacaktı. Ama operasyon sırf herkes örgüt üyesi olsun ve herkes alınsın diye eşyanın tabiatına uygun olmayarak 12 Temmuz 2026 günü yani Pazar günü öğlene alındı. Eğer 1 gün daha beklenseydi Ahbap Derneğinden Y.K.'ya çıkan paralar şu anki yapılacak operasyonu boşa düşürecekti ve insanlar gözaltına alınmayacaktı. Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur. Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım.

Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır. Peki neden bu çek ve senetler yazılmaya başlandı. Sorgu tutanağında nedeni olmadan sonuç açıklanamaz. Her şey art arda büyüdü. Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap derneğinden para alıp oynamadım. Eğer böyle bir şey iddia ediyorlarsa en başta İçişleri Bakanlığının Başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor. Çünkü 2023, 2024 ve 2025 yıllarında vatandaşlarımızın alın teriyle, küçücük çocuklarımızın harçlarıyla yardımda bulunduğu Ahbap derneğinin tüm faaliyet raporları denetlenmiş ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmamıştır. Bunu ben değil İçişleri Bakanlığı müfettişleri raporları ile ilettiler" dedi.

"Ahbap'da eksiklikler vardır hangi dernek veya vakıfta yok ki"

Levent "Benim sorunum 2026 yılı içindir. Ahbap'da eksiklikler vardır. Hangi dernek veya vakıfta yok ki. Ama ben yeni denetime gelene kadar eksiklikleri zaten tamamlayacaktım. Bu 80 Milyon TL'lik borç karşılığı vereceğim 20 daire her ne hikmetse (bunu detaylarıyla sosyal medya da açıklayacağım) bir el tarafından tapu devrine bir gün kala engelleniyor ve ben ile birlikte onlarca kişinin gözaltına alınması sağlanıyor. Öncelikle kendimin sonrasında ise Ahbap derneğinin ekonomik krizi nasıl gelişti onu anlatacağım; 2023 yılının Şubat ayında meydana gelen deprem sonrasında ülkede çok büyük tartışma konusu oldu" dedi.

Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor

Türkiye, modern tarihinin en karanlık gecelerinden birine karşı kazandığı şanlı zaferin 10. yılında tek yürek oldu. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişiminin üzerinden tam on yıl geçti

15.07.2026 09:09:00 / Güncelleme: 15.07.2026 09:24:52
Haber Merkezi
 
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Ülkenin dört bir yanında milyonlarca vatandaş, milli iradeyi canı pahasına koruyan 253 şehidini rahmetle anarken, demokrasiye kurulan bu hain kumpası bir kez daha lanetliyor. 
 
Sivil halkın tankların önüne yattığı, silahlara göğüs gerdiği o tarihi direnişin onurlu mirası, yurdun her köşesinde düzenlenen törenlerle yaşatılıyor.
 

Milli irade zaferinin onuncu yılında tek yürek Türkiye

 
Hain kalkışmanın 10. yıl dönümünde anma etkinlikleri günler öncesinden başladı. Demokrasi mücadelesinin en sembolik noktalarından biri olan ve o gece vatandaşların canları pahasına darbeci askerleri etkisiz hale getirdiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne dev bir Türk bayrağı asıldı.
 
Ülke genelinde bisiklet turları, paneller ve sempozyumlar düzenlenirken, hain darbe girişimi sırasında iki kez bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) resmi anma programlarının saat 12.30 itibarıyla başlayacağı bildirildi.
 
İstanbul'da ise anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen "15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri Anma Koşusu" nedeniyle ulaşımda geçici düzenlemelere gidildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, etkinlik dolayısıyla köprüyü çift yönlü olarak trafiğe kapattı.
 
Yapılan açıklamaya göre trafiğe kapatılan noktalar ve alternatif güzergâhlar şu şekildedir:
 
Kapatılan yollar: D-100 güney yol Beşiktaş-Sarıyer ayrımları mevkisi ile D-100 kuzey yol Ümraniye-Altunizade ayrımları mevkisinde trafik akışı tamamen durduruldu.
 
Beşiktaş bölgesi: Barbaros Bulvarı Sait Çiftçi köprü katılımı, Sait Çiftçi Varyant üstü köprü katılımı, Yıldız Posta Caddesi Gayrettepe D-100 güney katılımı, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 güney katılımı ve Barbaros Bulvarı'ndan Sarıyer istikametine D-100 kuzey katılımı trafiğe kapatılan noktalar arasında yer aldı.
 
Üsküdar bölgesi: Beylerbeyi'nden köprüye katılım, Kısıklı Caddesi'nden köprüye katılım, Altunizade Kavşağı ve Tophaneli Caddesi köprü katılım yolları araç geçişine kapatıldı.
 
Açılış saati: Köprü ve bağlantılı tüm yollar, etkinliklerin tamamlanmasının ardından saat 15.00'ten itibaren yeniden trafiğe açılacak.
 
İstanbul Valiliği kararı doğrultusunda toplu taşımada da önemli bir düzenleme yapıldı. Saat 03.00'ten itibaren Metrobüs seferleri, Zincirlikuyu ile Söğütlüçeşme istasyonları arasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü güzergâhı üzerinden gerçekleştirilmeye başlandı. Bu süreçte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Burhaniye, Altunizade, Acıbadem, Uzunçayır ve Fikirtepe istasyonları geçici olarak yolcu iniş ve binişlerine kapatıldı.
 

Hafıza tazeleyen sergiler ve unutulmayan direniş

 
15 Temmuz ruhunun gelecek nesillere aktarılması ve uluslararası alanda da doğru anlaşılması amacıyla önemli kültür etkinliklerine imza atıldı. Bu kapsamda hazırlanan "Hafıza ve Hatıra 15 Temmuz" fotoğraf sergisi, eş zamanlı olarak İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali ile İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Giden Yolcu Terminali'nde kapılarını ziyaretçilere açtı.
 
Serginin açılışında konuşan İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Vali İlker Haktankaçmaz, milletin geleceğini doğrudan tehdit eden bu sinsi darbe teşebbüsünün asla unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. 
 
Haktankaçmaz, Türk milletinin vatan söz konusu olduğunda göstereceği refleksi şu sözlerle özetledi:
 
"Bizler bu milletin evlatları olarak gerektiğinde canımızı hiçe sayarak 15 Temmuz gecesi bu milletin bütün fertlerinin yaptığı gibi sokağa çıkmasını da biliriz."
 

Karanlık geceden aydınlık sabaha: Saat saat ihanet ve direniş

 
O kara gecede, FETÖ'cü hainlerin karanlık planları ile aziz Türk milletinin yazdığı kahramanlık destanı şu şekilde gelişti:
 
22.00 – Tanklar sahneye çıktı: İstanbul'da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri, darbeci askerler ve askeri araçlar tarafından tek taraflı olarak kapatıldı. Aynı dakikalarda Ankara semalarında F-16 savaş jetleri alçak uçuş yaparak halk üzerinde korku iklimi yaratmaya çalıştı.
 
23.00 – İlk resmi açıklama: Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım televizyon kanallarına bağlanarak tarihi bir açıklama yaptı. Yıldırım, yaşananların "TSK içinde bir grubun kalkışma girişimi" olduğunu belirterek, bu kanunsuz girişime asla izin verilmeyeceğini tüm dünyaya ilan etti.
 
02.42 – TBMM bombalandı: Gözü dönmüş darbeciler, milletin egemenliğinin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) savaş uçaklarıyla bombaladı. Milletvekilleri sığınaklara inerek genel kurulu terk etmedi ve milli iradeye son ana kadar sahip çıktı.
 
06.40 – İlk teslim olmalar ve kırılma noktası: Boğaziçi Köprüsü'nü işgal eden darbeci askerlerin silahlarını bırakarak teslim olması, hain kalkışmanın kırıldığının ve milletin zaferinin en somut ilanı oldu.
 

Kahramanlar ve demokrasi mirası

 
15 Temmuz gecesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmeye çalışan darbeci general Semih Terzi'yi alnından vurarak darbenin seyrini değiştiren kahraman Astsubay Ömer Halisdemir gibi yiğitlerin yazdığı destanlarla doludur. Vatan sevgisinin çelikten bir kalkana dönüştüğü o gecede Türkiye çok ağır bedeller ödedi:
 
Şehit sayımız: 253 (184 Sivil, 63 Polis, 6 Asker)
Gazi sayımız: 2.740'ın üzerinde
Hukuki süreç: Yüz binlerce terör örgütü üyesi adalete teslim edildi.
 
O gece sokaklara dökülen milyonlarca insan; hiçbir siyasi, sosyal veya ideolojik ayrım gözetmeksizin sadece ve sadece vatan sevgisiyle birleşti. Ellerinde ağır silahlar, tanklar ve uçaklar olan darbecilere karşı göğüslerini siper eden sivil halk, dünya demokrasi tarihine altın harflerle geçecek bir sivil direniş gerçekleştirdi.
 
Bu eşsiz zaferin mirasını yaşatmak amacıyla, 29 Ekim 2016'da çıkarılan kanunla 15 Temmuz günü resmi tatil ilan edilerek "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" adını aldı. Türkiye Cumhuriyeti, her yıl 15 Temmuz'da şehitlerini rahmet ve minnetle anarken; milli iradenin, bağımsızlığın ve demokrasinin hiçbir güç tarafından geçilemeyecek sarsılmaz bir kale olduğunu tüm dünyaya haykırmaya devam ediyor.

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin 23 şüpheli adliyede

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 23 şüpheli adliyeye sevk edildi

15.07.2026 08:50:00
AA
 
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin 23 şüpheli adliyede
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin 23 şüpheli adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen, aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 24 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerden 23'ü Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilirken, 1'i işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Öte yandan, jandarma ekiplerince gözaltına alınan 17 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 7 zanlı daha yakalanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. 

Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!


 
 
15 Temmuz ihanetinin darbe planı ABD'de şekillenmişti. Darbeye giden yolda çoğu ABD'de olmak üzere 23 toplantı yapılmıştı. Ancak bu yıl 15 Temmuz eksenli toplantılarda ABD'nin darbedeki rolüne hiç yer verilmemesi dikkat çekti. Oysa kilit FETÖ'cüler hala daha ABD'de bulunuyor, ABD makamları tarafından korunuyor, bu ülkede ekonomik faaliyetlerini sürdürüyor!

15.07.2026 01:29:00 / Güncelleme: 15.07.2026 01:38:40
Haber Merkezi/AA
 
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine giden karanlık planı, 1 Kasım 2015 seçimlerinde sandıkta umduğunu bulamayan elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla başlayan ve sivil imamlar ile cuntacı askerlerin Ankara, İstanbul ve Pensilvanya üçgeninde 8 ay boyunca yürüttüğü gizli toplantı trafiğiyle şekillendirdiği belirlendi.

Örgütün bürokrasideki gücünü siyasete tahvil etme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, elebaşı Gülen "darbe" talimatını verdi. 14-15 Kasım 2015'te Pensilvanya'da gerçekleştirilen ilk planlama toplantısının ardından ihanet şebekesinin çekirdek kadrosu oluşturuldu. FETÖ'nün "sivil imamları" Adil Öksüz ve Kemal Batmaz öncülüğündeki cunta heyeti, Ankara, İstanbul ve ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki örgüt karargahı arasında mekik dokuyarak darbe planına son şeklini verdi.

Adil Öksüz'ün ABD ziyareti sonrası şekillenen cuntacı heyette, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş ve Özcan Aytuluner yer aldı. Bu heyet, askeri kanattaki örgüt mensuplarıyla koordinasyonu sağlamak üzere ilk temasları 27-31 Aralık 2015'te Ankara'da gerçekleştirdi. Toplantının raporu vakit kaybetmeksizin Öksüz ve Batmaz tarafından Pensilvanya'ya götürülerek elebaşının onayına sunuldu. Darbe hazırlığı, 2016'nın ilk aylarında hızlandı. Ocak ve Martta Ankara'da belirlenen hücre evlerinde rütbeli askerlerin katılımıyla seri toplantılar düzenlendi.

MİT bu toplantılardan haberdar değil miydi?

Ankara'da gizlilik kurallarına riayet edilerek sürdürülen toplantılar, 30 Mart, 5 Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran'da da devam etti. Planlamanın son haline yaklaşılırken Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Nurettin Oruç, 20-25 Haziran 2016'da yeniden Pensilvanya'ya uçarak nihai harekat planına ilişkin son talimatları alıp Türkiye'ye döndü. Temmuz ayına girildiğinde hazırlıklar artık tamamlanma aşamasına geldi. Adil Öksüz başkanlığında, 6-7-8-9 Temmuz 2016'da Ankara'daki kiralık bir villada dört gün boyunca aralıksız toplantılar yapıldı. Hava ve kara kuvvetlerinden katılan rütbeli hainlerle gerçekleştirilen bu toplantılarda, Ankara ve İstanbul'da hangi stratejik noktaların işgal edileceği, hangi kamu görevlilerinin derdest edileceği, kullanılacak askeri araç, helikopter ve jetlerin planlaması gibi son rötuşlar yapıldı.

İhanet girişimine günler kala, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz 12 Temmuz'da son kez Pensilvanya'ya giderek elebaşı Gülen ile "Darbe Hazırlıkları Son Değerlendirme" toplantısını gerçekleştirdi. 13 Temmuz'da İstanbul'a dönen "sivil imamlar", sahada son kontrolleri başlattı. Bu kapsamda 12-15 Temmuz'da İstanbul Maltepe Kışlası, Hava Harp Okulu ve Hava Harp Akademisi'nde darbeci subaylarla son koordinasyon toplantıları yapıldı. Görev yeri olmamasına rağmen çok sayıda general ve rütbeli asker o günlerde Hava Harp Okulu'nda hazır bulundu.

ABD neden sorgulanmıyor?

15 Temmuz darbe girişiminde ABD'nin rolü açık... 
1. O tarihten bu yana ABD, elebaşı Gülen dahil tek bir FETÖ'cüyü Türkiye'ye iade etmedi.
2. FETÖ, ABD'de istediği gibi faaliyette bulundu. Okulları faal, ticari işletmeleri halen aktif...
3. ABD İstihbaratı, kilit konumdaki FETÖ'cüleri korumaya devam ediyor. 
4. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık "dostum" diye hitap ettiği ABD Başkanı Trump da sıra FETÖ'ye gelince Türkiye'nin taleplerini kulak ardı ediyor! 
5. FETÖ Türkiye'de ve bazı ülkelerde güç kaybetse de, ABD sayesinde hem ABD'de hem de pek çok ülkede capcanlı!


Yenidoğan Çetesi davası ertelendi

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ‘Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerininin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 12 Ekim tarihine erteledi

14.07.2026 19:00:00
İHA
 
Yenidoğan Çetesi davası ertelendi
Yenidoğan Çetesi davası ertelendi
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'yenidoğan çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti.

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce adliyenin konferans salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanık Fırat Sarı ile bir kısım tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları katıldı. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Cuma günü görülen duruşmada, sanıklar savunmalarını tamamlamış, dün yapılan oturumda ise sanıkların avukatları savunmalarını yapmışlardı.

"Eylemlerden müvekkilimin sorumlu tutulması, kabul edilebilir bir husus değildir"

Konuya ilişkin bugün görülen duruşmada, tutuklu sanık Hakan Doğukan Taşçı'nın avukatı Hande Yücedağ savunma yaptı. Avukat Yücedağ savunmasında, "Serdarova bebek bakımından raporda çelişki vardır. Dosyada hala tutukluluk devam kararları verilmesi hukuki olarak kabul edilebilir değildir. Müvekkilin beraatını talep ediyoruz" diye konuştu.

Tutuklu sanık Rıza Keykubat'in avukatı Simay Maraşlı, "Eylemlerden müvekkilimin sorumlu tutulması, kabul edilebilir bir husus değildir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak, sanığın beraatını talep ediyoruz" dedi.

Duruşma12 Ekim'e ertelendi

Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerininin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 12 Ekim tarihine erteledi.

Emekli aylığını artıran düzenleme komisyonda

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’den 23 bin 552 TL’ye yükseltilmesini de içeren kanun teklifini görüşmeye başladı. Yaklaşık 5,1 milyon emekliyi doğrudan etkileyecek tarihi düzenlemenin bütçeye maliyeti 79 milyar TL olacak

14.07.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Emekli aylığını artıran düzenleme komisyonda
Emekli aylığını artıran düzenleme komisyonda
Milyonlarca emeklinin haftalardır büyük bir merakla beklediği yasal düzenleme süreci Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında resmi olarak başladı. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, en düşük emekli maaşına artış getiren "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni masaya yatırdı.

Yüzde 17,76'lık enflasyon artışı doğrudan yansıtılıyor

Teklif sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, komisyonda yaptığı kapsamlı sunumda düzenlemenin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yüzde 17,76'lık ilk 6 aylık enflasyon oranının dikkate alındığını belirten Aksu, mevcut taban ücretin bu doğrultuda güncellendiğini ifade etti.

Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte, mevcutta 20 bin TL olarak uygulanan en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL'ye çıkartılıyor. AK Partili Aksu, yapılan bu artışla birlikte 2022 yılında 40 dolar seviyesinde olan en düşük emekli aylığının reel olarak 5,5 kat, dolar bazında ise 12,5 kat artarak 500 dolar sınırına ulaştığının altını çizdi.

Bütçeye 79 milyar liralık ek yük, 5,1 milyon hak sahibi

Haber sitelerine yansıyan detaylara göre, kanun teklifinin yasalaşması durumunda Türkiye genelinde tam 5 milyon 100 bin emekli bu düzenlemeden doğrudan faydalanacak. Yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan hak sahiplerini kapsayan artışın, 2026 yılının ikinci altı aylık dönemi için merkezi yönetim bütçesine getireceği ilave maliyet ise yaklaşık 79 milyar TL olarak hesaplandı.

Komisyonda usul tartışmaları ve gergin anlar

Görüşmelerin başlangıcında muhalefet milletvekillerinden usul yönünden itirazlar yükseldi. CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, torba yasa teklifinde eğitim ve siber güvenlik gibi farklı ihtisas alanlarını ilgilendiren maddelerin de yer aldığını, bu durumun Plan ve Bütçe Komisyonu'nun ana çalışma alanı dışına çıktığını savundu.

Komisyon Başkanı Mehmet Muş ise komisyonun idari ve teşkilatsal düzenlemeleri de inceleme yetkisinin bulunduğunu belirterek görüşmelere devam etti. Maddeler üzerindeki tartışmalarda emeklilerin alım gücü üzerinden iktidar ve muhalefet sıraları arasında tansiyon yükseldi.

Maaşlar ne zaman yatacak, süreç nasıl işleyecek?

Emeklilerin zamlı maaşlarına kavuşabilmesi için gözler Meclis'teki yasama takvimine çevrilmiş durumda. Komisyonda kabul edilmesinin ardından hızla TBMM Genel Kurulu gündemine taşınacak olan teklif, burada da oylanarak yasalaşacak. Cumhurbaşkanı'nın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek olan düzenleme, Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren geçerli olacak.

Kök aylığı 16 bin 920 TL'nin üzerinde olup, normal enflasyon zammıyla zaten bu sınırın üzerine geçen emekliler maaşlarını rutin takvimde (17-28 Temmuz arası) zamlı alabilecekler. Ancak en düşük emekli aylığı alanlar için yasal sürecin maaş günlerine yetişmemesi durumunda, aradaki zam farkının ilerleyen günlerde ek bir takvimle hesaplara yatırılması bekleniyor.

Güzelbahçe Belediyesine operasyonda ikinci dalga: 7 gözaltı kararı

Güzelbahçe Belediyesine yönelik yürütülen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında düzenlenen ikinci operasyonda 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı. Şüphelilerden birinin tutuklu bulunduğu soruşturma kapsamında, 4 şüpheli gözaltına alındı; firari 2 şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor

14.07.2026 13:44:00
İHA
 
Güzelbahçe Belediyesine operasyonda ikinci dalga: 7 gözaltı kararı
Güzelbahçe Belediyesine operasyonda ikinci dalga: 7 gözaltı kararı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, 26 Mayıs'ta gerçekleştirilen ilk operasyonun ardından çalışmalar derinleştirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri üzerinde yapılan analiz ve detaylı incelemeler sonucunda, örgütlü şekilde rüşvet ve irtikap suçlarını işledikleri değerlendirilen toplam 7 yeni şüpheli tespit edildi.

Şüphelilerden birinin dosya kapsamında halihazırda tutuklu bulunduğu öğrenilirken, haklarında gözaltı kararı verilen şahıslara yönelik bugün eş zamanlı operasyon için düğmeye basıldı.

Gerçekleştirilen baskınlarda A.O.G., İ.K.G., H.G. ve H.B. isimli 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan firari durumdaki 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise hız kesmeden sürdüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.