logo
24 HAZİRAN 2026

Türk heyeti Şam'da Şara ile ne konuştu

Fidan, 13 Mart'ta Suriye'nin başkenti Şam'a yaptığı ziyaretteki görüşmelere ilişkin de açıklamalarda bulunarak, "Türkiye olarak bizim yaşamsal çıkarlarımız var özellikle başta güvenlik olmak üzere. Suriye'nin içinde bulunduğu belli şartları suiistimal eden terör örgütleri var. O konuları görüşmek, mevcut gelişmeleri bir gözden geçirmek ve iki ülke arasındaki diğer gündeme gelmesi gereken bazı konular var. Yani enerji ve diğer yardım konuları bunların hepsini ele aldık." şeklinde konuştu.

15.03.2025 05:48:00
Anadolu Ajansı
Türk heyeti Şam'da Şara ile ne konuştu
Türk heyeti Şam'da Şara ile ne konuştu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Avrupa, Amerika'nın olmadığını varsaydığı yeni bir güvenlik mimarisi geliştirirken, Avrupa'daki birtakım güçlerin, Türkiye de dahil, rollerinin parametreleri, çarpan katsayıları da değişiyor." dedi.

Bakan Fidan, TV100 canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Fidan, 8 Aralık 2024'te Suriye'de "yeni bir dönemin" başladığını kaydederek, "Bu dönem tabii çok büyük bir tarihi fırsatı getirirken Suriye halkı için ve bölge için aynı zamanda birçok problemin de aslında başlangıç noktası oldu. Gerçekten yeni yönetim ve Suriye halkı arkasında ülkeyi yokluğa, imkansızlığa, açlığa bırakmış bir liderin kalıntısıyla baş başa kaldılar. Ve şu anda sistem kendini yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyor devletiyle, milletiyle." ifadelerini kullandı.

Suriye'nin hem uluslararası toplumun hem Türkiye'nin her türlü desteğine ihtiyacı olduğunu belirten Fidan, "Bizim tabii ki bu bir tarihi mesuliyetimiz yanı başımızda bulunan kardeşlerimize yardım etmek, modern bir devlet imkanını kullanarak profesyonel bir şekilde onlara her türlü desteği götürmek önemli." diye konuştu.

Fidan, 13 Mart'ta Suriye'nin başkenti Şam'a yaptığı ziyaretteki görüşmelere ilişkin de açıklamalarda bulunarak, "Türkiye olarak bizim yaşamsal çıkarlarımız var özellikle başta güvenlik olmak üzere. Suriye'nin içinde bulunduğu belli şartları suiistimal eden terör örgütleri var. O konuları görüşmek, mevcut gelişmeleri bir gözden geçirmek ve iki ülke arasındaki diğer gündeme gelmesi gereken bazı konular var. Yani enerji ve diğer yardım konuları bunların hepsini ele aldık." şeklinde konuştu.

"Suriye'de normal hayata dönüş önemli"

Suriye'de normal hayata dönüşün fevkalade önemli olduğunu vurgulayan Fidan, "Normal hayata dönülmeden, gerek Türkiye'de gerek civar ülkelerde bulunan mültecilerin dönmesi de mümkün değil. Şu anda belirli gelişmeleri az da olsa görüyoruz. Önemli olan güvenliğin, istikrarın sağlanması, tesis edilmesi." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan Ürdün'e ziyaretini hatırlatarak, "Ürdün'de Türkiye'nin aslında çerçevesini önceden oluşturduğu, teklif ettiği bu DEAŞ'a karşı mücadele platformunun temelleri atıldı. Suriye aslında bunun önemli bir ayağı çünkü Suriye'de ve Irak'ta DEAŞ'in tekrar neşvünema bulmaması son derece önemli. Yeni mekanizmanın teknik özellikleri, birtakım parametreleri nasıl olabilir, ne yapılır, ona biraz baktık." dedi.

Suriye'nin belli bölgelerindeki gerilimlere ilişkin Fidan, "Biz daha önce provokasyon uyarısında bulunmuştuk. Maalesef bu ne ilk provokasyon olacak ne son provokasyon olacak. Önemli olan bu türden provokasyonlara karşı alacağınız idari ve siyasi önemler." ifadelerini kullandı.

Fidan, provokasyonların bölgedeki Nusayri kesimine yönelik bir proje olduğunu belirtti.

Devrik rejim unsurlarının hükümet birliklerine tuzak kurarak saldırması ve askerleri öldürmeleri sonucu ortaya çıkan, her iki taraftan sivil unsurların da karıştığı bir konu olduğunu söyleyen Fidan, "Özellikle Nusayri ve Sünni hassasiyetinin bulunduğu bir yerde, yakın tarihinde bazı acıları yaşamış bir toplumun yaraları bu kadar taze iken, aslında provokasyona açık bir yaranın olduğu ortada." diye konuştu.

8 Aralık'tan itibaren birçok çevrenin yeni yönetimin ve bağlılarının Nusayri sivil kesime yönelik bir rövanşist yaklaşıma gideceğini düşündüğünü ancak bunun olmadığını belirten Fidan, şunları söyledi:

"Yeni yönetim ne dediyse gerçekten arkasında durdu. Yeni yönetim bu türden bir rövanşist tavra girmeyince gerçekten aklı selim, makul, herkesi kucaklayan, yaraları bir an önce sarmaya odaklı bir yaklaşım sergileyince bu sefer umduğunu bulamayan belli çevreler provokasyonu kendileri örgütlediler. Yani bu provokasyonun hemen arkasında özellikle Suriye'deki Ahmed Şara yönetiminin çıkıp 'bunların sorumlularını bulacağız' diyerek bir mekanizma oluşturması önemliydi."

Fidan, bölgede farklı mezheplerin varlığından söz ederek, "Üzücü olan şu, Türkiye'de bazı çevrelerin ucuz bir siyaset dili kullanarak, yakın çevremizde olan birtakım gelişmelerin Türkiye'ye aynasını tutması, buradan özdeşleştirmeye gidebilmesi ve bunun başka bir geriliminin Türkiye'de taban bulmaya yönelik siyasi operasyona dönüştürmesi talihsiz bir yaklaşım." şeklinde konuştu.

"Biz burada milletimizin güvenliğini, çıkarlarını gözetmek için varız"

Suriye'deki gelişmelerin profesyonel bir şekilde takip edildiğini söyleyen ve yeni yönetimle SDG arasında imzalanan anlaşmanın etkileri üzerine konuşan Fidan, "Özellikle YPG ile ilgili konularda, başta provokasyon olmak üzere, ileriye yönelik birtakım tezgahlar olmak üzere her şey gündemde olabilir. Yani iyi niyetle imzalanmış bir anlaşma varsa, gereği yapılsın. Ama birtakım orada sorunlar, ileriye döşenmiş mayınlar olabilir. Biz Türkiye olarak bunu kendi açımızdan çok yakından gözetliyoruz, bakıyoruz. İnşallah çok fazla kan dökülmeden, sulh içinde bir normal hayata geçiş olur, terör biter." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, Suriye'deki yeni yönetim ile SDG arasında yapılan anlaşmanın son Şam ziyaretinde ele alındığını ve Türkiye'nin endişelerinin dile getirildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Biz Suriye devletinden ne bekliyoruz' Kürtlere bütün haklarının verilmesi gerekiyor. Ama buna mukabil oradaki terör yapısının ortadan kalkması, silah unsuru bütün imkan ve kabiliyetlerini devlete teslim etmesi gerekli. Bunu nasıl hayata geçirmeyi düşünüyorsunuz' Bunları bilmek profesyonel açıdan bizim için önemli. Bunun olabilirliğine ilişkin kanaatimi pekiştirmek zorundayım ki ona göre ben ne kadar alarmda olacağım, ne kadar müdahale edeceğiz, ne kadar etmeyeceğiz."

"Biz burada milletimizin güvenliğini, çıkarlarını gözetmek için varız." diyen Fidan, anlaşmanın olumlu bir adım olduğunu ancak etkilerine ilişkin bir şey söylemek için "bundan sonra atılacak adımların" görülmesi gerektiğini belirtti.

Suriye'de hiç kimsenin kendisini azınlık hissetmeden, eşit imkanlardan istifade ederek daha büyük bir refahın özel bir parçası olduğunu hissetmesi gerektiğini söyleyen Fidan, "Bizim yaşadığımız coğrafyada bir yeri otonom ve ayrı yaptığınız zaman ona aynı muamele edersiniz. Geri kalan refahtan istifade etmez. Buna hiç gerek yok." dedi.

Fidan, Türkiye'nin Suriye konusundaki rolüne ilişkin, önemli olanın ülkenin ortaya koyduğu hedeflerin hayata geçirilmesi olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin bölgede çatışmaların bittiği, kardeşlik ve dayanışma duygusunun arttığı ve çağdaş profesyonel dayanışma metotlarının kullanıldığı bir politika vizyonu bulunduğunu anlattı.

Türkiye'nin Suriye, Ukrayna, Kafkasya ve Balkanlar gibi bölgelerde görmek istediği neticeler doğrultusunda değişen ölçülerde rol aldığını aktaran Fidan, Türkiye için önemli olanın ortaya konulan perspektifin ve vizyonun yürümesi olduğunu dile getirdi.

Terör örgütü "vekil unsur" görevi görüyor

Fidan, Türkiye'de siyaset yapma imkanı varken silahlı terör yolunun seçilmesinin "ülkeye ve millete düşmanlık" ve "başkalarının taşeronluğunu yapmak" olduğunu vurguladı.

Terör örgütü PKK'nın kendisini çoktan feshetmiş olması gerektiğini belirten Fidan, "Aslında 2013'te bu sürece girilmişti, oluyordu ama Suriye'deki birtakım fırsatları varmış gibi göstererek örgütü kandırdılar. Bunca yıl kaybedildi. O zaman örgütün aklını çelen bölgesel aktörlerin kimler olduğunu örgüt kendisi biliyor." ifadelerini kullandı. Fidan, 2013'ten örgütün aklını çelenlerin tekrar devreye girebileceğine karşı uyardı.

Fidan, geçmişle kıyaslandığında Türkiye'nin, örgütü alanda tamamıyla yenilgiye uğratmasını, Irak'ta ve Suriye'de baskılamasını bir konjonktür değişikliği olarak nitelendirerek, Türkiye'nin 10 sene öncesine nazaran mücadele konusunda çok yol kat ettiğini dile getirdi.

Örgütün ilişkide olduğu başka unsurların menfaatini temsil etmeye başlayarak "vekil unsur" haline dönüştüğünü aktaran Fidan, örgütün silah bırakma çağrısını uyup vesayetten kurtulması çağrısında bulundu.

Değişen ABD-Avrupa ilişkileri ve yeni oluşumlar

Fidan, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri ABD'nin Avrupa'da oluşturduğu güvenlik şemsiyesi altında oluşan demokrasi ve refah alanının, ABD'nin koruyuculuğu olmadan ayakta duramayacağı değerlendirmesini yaparak, Avrupalıların uzun yıllar boyunca bunu kendilerini yaptığı yanılgısına düştüğünü kaydetti.

ABD'nin güvenlik şemsiyesini çekmesi ihtimalinin ortaya çıkışının Avrupalıları kendi adımlarını atmaya ittiğini anlatan Fidan, Avrupalıların orta ve uzun vadede ABD'nin kendilerine sağladığı kabiliyetleri geliştirdiğini vurguladı.

Fidan, "Avrupa, Amerika'nın olmadığını varsaydığı yeni bir güvenlik mimarisi geliştirirken, Avrupa'daki birtakım güçlerin, Türkiye de dahil, rollerinin parametreleri, çarpan katsayıları da değişiyor." diye konuştu.

Bakan Fidan, Avrupa'da Türk ordusu kadar güçlü, araçları muharebe alanlarında test edilmiş çok sayıda ordunun bulunmadığına dikkati çekti.

Tehditlerin tanımlanması, imkanların ve tarafların birbirine ne kadar sahip çıkacağının görülmesi gerektiğine işaret eden Fidan, Ukrayna meselesinin Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrupa ülkeleri için test görevi göreceğini kaydetti.

"Bir şey yapıyorsak, muhakkak bir şey isteyeceğiz"

Fidan, Türkiye'nin Avrupa ülkeleriyle birebir ilişkilerinin iyi durumda olduğunu belirterek, "Avrupa'nın tamamıyla toplamda 200 milyar dolardan fazla ticaret hacmimiz var. Dünyanın olabilecek en dengeli ticaret hacmi, her iki taraf için de." şeklinde konuştu.

AB kurumlarıyla 2019'da belli ölçüde kesilen ilişkilerin tamirinin meşakkatli olduğuna dikkati çeken Fidan, AB üyeliğinin hala stratejik öncelik olduğunu fakat AB'nin konuyu aynı şekilde ele almadığını anlattı.

Fidan, gelecek dönemde Türkiye-AB ilişkilerinde iyi niyetli açılımların beklenebileceğini söyleyerek, "Şu anda her şey birtakım muhtemel senaryolar ve varsayımlar üzerinden götürülüyor. Bunu daha gerçekçi olaylar önümüze çıktıkça bir müzakere sürecine evireceğiz. Biz bir şey yapıyorsak, muhakkak bir şey de isteyeceğiz. Olmadan olmaz." dedi.

Müzakere sürecinde iki tarafın menfaatini gözeten, yapıcı bir yaklaşım benimseyeceklerini kaydeden Fidan, AB içerisinde 2019'dan itibaren oluşan olumsuz havanın dağıldığını vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşı

Fidan, "Türkiye bu konuda şu ana kadar oynadığı rolü (Rusya-Ukrayna arasında arabuluculuk) artırarak oynamaya hazır. Yeter ki barış olsun, istikrar olsun, insanlar ölmesin, yıkım devam etmesin. Bu konuda elimizden ne geliyorsa siyasi, teknik, askeri bunları yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Ateşkesin veya barışın olması için tarafların birçok konuda mutabık kalması gerektiğinin altını çizen Fidan, Türkiye'nin uzunca bir süre NATO içerisinde Ukrayna'da ateşkesi savunan tek ülke konumunda olduğunu belirtti.

Fidan, Rusya'nın ve Ukrayna'nın ayrı zamanlarda davet edilmediği barış görüşmelerine işaret ederek, tüm tarafların masada olmasıyla "sahici" barış görüşmesi yapılabileceğini söylediklerini kaydetti.

Taraflar arasında ilan edilmesi beklenen ateşkesin getirdiği sükunetin, tarafları daha kalıcı ve uzun süreli barışa teşvik edeceği yönünde bir hava oluşması temennisinde bulunan Fidan, müzakere temellerinin sağlam olması gerektiğini vurguladı.

Fidan, Türkiye'nin, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmelerine ev sahipliği yapma konusunda açık daveti bulunduğunu hatırlatarak, "Ev sahipliği yapmaktan tutun da diğer yapıcı katkılara kadar her bir faaliyetin içerisinde olacağız." diye konuştu.

"ABD'nin PKK/YPG ile ilişkisi kesildiğinde bir numaralı sorun ortadan kalkar"

Fidan, ABD ile sorunların başında Washington'ın PKK/YPG ile ilişkisinin ve terör örgütünün bundan aldığı gücün geldiğine işaret ederek, ABD'deki yeni yönetimin de etkisiyle İmralı'dan yapılan çağrının örgüt nezdinde yankı bulmasını diledi.

Suriye'de de işleyen bir süreç olduğuna değinen Fidan, "PKK tehdidinin ortadan kalktığı, Amerika'nın bunlarla ilişkisini kestiği bir noktada, Türkiye'nin aslında bir numaralı sorun parametresiyle alakalı çok fazla bir derdi kalmıyor." şeklinde konuştu.

Fidan, ABD'nin PKK/YPG ile ilişkileri ve FETÖ'nün karargahına ev sahipliği yapmasının ikili ilişkilerde yok sayılmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, belli sorunların kenarda tutularak diğer fayda alanlarında ilişkilerin ilerletilmesinin önemine işaret etti.

Yeni dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinin daha yapısal ve sistematik ilerletilmesinin önemli olduğunun altını çizen Fidan, Avrupa Birliği (AB) ve NATO gibi ittifaklar zemini üzerinden ilişki yürütmenin önemini kaybettiği bir yerde birebir ilişki mekaniğinin giderek daha önem kazandığını dile getirdi.

Fidan, Türkiye'nin büyük ve etkisi yüksek bir ülke olduğuna ve güçlü bir siyasi liderlik bulunduğuna dikkati çekerek, ABD'nin Türkiye'nin kabiliyetleri üzerinden rasyonel bir yaklaşımla ilişki kurması gerektiğini söyledi.

Fidan, AB'nin rasyonel yaklaşım yerine yıllarca "kimlik politikası" üzerinden ilerlediğini hatırlatarak, şimdi AB ülkelerinin Türkiye'yle "beraber olsaydık tehdide maruz kalmazdık" diye düşündüğünü aktardı.

ABD'de yeni yönetimin bölgesel ve küresel olarak çok fazla sayıda dış politika ve güvenlik dosyasını aynı anda yürüttüğüne işaret eden Fidan, dikkatli bir diplomasi, iyi niyet ve profesyonel bir yaklaşımla Türkiye ve ABD'nin menfaatlerinin daha iyi gözetileceği yapısal bir zemin oluşturulabileceğini dile getirdi.

"ABD'nin Suriye'deki varlığındaki problem PKK/YPG ile işbirlikleri"

ABD ordusunun Suriye'den çekilip çekilmeyeceğine ilişkin Fidan, şunları kaydetti:

"Amerikan askeri varlığının bizim için en büyük problemi PKK ve YPG ile yaptığı işbirliği ve verdikleri destek. Bu sorun alanı ortadan kalktığı zaman gözden geçirilmesi gereken diğer konu, oradaki ülkeleri, daha geniş çerçeveyi ilgilendiren bir konu. Şimdi bu destek devam edecek mi etmeyecek mi' Bizim meselemiz bu, biz konuya bu açıdan bakıyoruz çünkü bu destek türü maalesef PKK/YPG'ye de sahte umutlar veriyor, sahte gelecek hayalleri kurdurtuyor. Halbuki daha rasyonel, daha sahici, daha pozitif hayatlar mümkün. Umarım bu konuda Amerika da doğru olanı yapacaktır."

Fidan, ABD'nin dış politikasını rasyonel zeminde yürütmesi halinde Türkiye ile dost olması gerektiğini vurgulayarak, "Başka birkaç ülkenin aklına ve daha kimliksel yaklaşıma, ideolojik yaklaşıma giderse bambaşka bir sorun çıkabiliyor." dedi.

AB'nin "ReArm Europe" programıyla 800 milyar avroluk bir meblağ ortaya koyduğunu hatırlatan Fidan, bazı Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırmaya çalıştıklarına değindi.

Fidan, savunma sanayinin güçlü olması ve savunma yeterliliklerinin karşılanması projesi açısından Türkiye'yle işbirliğinin fevkalade önemli olduğunu vurgulayarak, ABD'nin "güvenlik şemsiyesini çekmesi" halinde ne olacağına dair tartışmaların hem Avrupa'da hem de Asya-Pasifik bölgesinde devam ettiğini söyledi.

Fidan, ABD, Rusya ve Çin gibi büyük güçlerin çatışmayıp "menfaatleri tanımlama" anlaşmasına gitmesi halinde Avrupa güvenlik mimarisi açısından ülkelerin bir araya gelmesinin daha önemli hale geldiğini belirtti.

"Netanyahu'nun zihninde kalıcı bir barışa dönmek yok"

İsrail ile Hamas arasındaki ateşkese ilişkin Fidan, mutabakatın sağlanarak ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesini ve kalıcı bir ateşkes olmasını umduğunu belirterek, "Aksi takdirde maalesef (Binyamin) Netanyahu'nun zihninde kalıcı bir barışa dönmemenin olduğunu biz biliyoruz. Sadece biz değil, bunu bütün dünya görüyor. Kendisi de bunu söylemekten, ima etmekten, açıkça yapmaktan hiç çekinmiyor çünkü Netanyahu ve İsrail'in bir güç zehirlenmesiyle karşı karşıya kaldığını görüyoruz." diye konuştu.

Fidan, Gazze'deki halkın dramının sona ermesini umduğunu dile getirerek, Arap ülkeleriyle, İslam İşbirliği Teşkilatı'yla ve Avrupa ülkeleriyle yoğun şekilde bu konuyu görüştüklerini aktardı.

Gazze'de yeniden imarı içeren bir planı Cidde'de kabul ettiklerini hatırlatan Fidan, İsrail'in Filistinlilerin bölgede kalmasını sağlayacak yeniden imar ve yardım dahil hiçbir girişimi istemediğini ifade etti.

Fidan, İsrail'in "insansızlaştırma" politikası yürüttüğünü ancak bu politikayı geri püskürtecek bir uluslararası irade olmadığından bu alanı suistimal etmeye devam ettiğini vurguladı.

 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.