logo
02 AĞUSTOS 2026

Türk heyetinden İran'a "geçmiş olsun" ziyareti

04.01.2004 00:00:00
 
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, İran'a yapacakları ziyarette, İran Cumhurbaşkanı Muhammet Hatemi ile görüşeceklerini bildirdi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şahin, Esenboğa Havalimanı'ndan İran'a hareketlerinden önce yaptığı açıklamada, geçen hafta meydana gelen İran'ın Bem kentindeki depremi öğrenir öğrenmez, İranlı yetkililerle temasa geçerek, yardım yapabileceklerini ilettiklerini söyledi. İran'ın Türkiye'den yardım istemesinden hemen sonra deprem bölgesine 6 kargo uçağıyla değişik türde yardım malzemesi gönderdiklerini ifade eden Şahin, Bem kentinde şu anda 106 personelin de görev yaptığını kaydetti.

İran'a Türkiye'nin geçmiş olsun dileklerini iletmek için gittiklerini belirten Şahin, Bem kentindeki durumu değerlendireceklerini ve Türk ekibinin çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi alacaklarını kaydetti. Kızılay'ın bölgeye gönderdiği 400 çadıra ek olarak 200 çadır daha göndereceğine dikkati çeken Şahin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca da bölgeye 8 adet prefabrik ev gönderildiğini anımsattı. Şahin, geçici iskanı sağlayacak bu altyapının Bem kentinde çok kısa sürede kurulmasını hedeflediklerini ifade etti. Gönderilen konteynırlarda yatak, battaniye, yastık, uyku tulumu ve ihtiyaç malzemelerinin de bulunduğunu vurgulayan Şahin, Bem kentini ziyaretlerinin ardından başkent Tahran'a da gideceklerini belirterek, burada İran Cumhurbaşkanı Muhammet Hatemi ve Cumhurbaşkanlığı birinci yardımcısı ile görüşeceklerini, kendilerine Türk Hükümeti adına geçmiş olsun dileklerini ileteceklerini söyledi.

Şahin, İran hükümetinin talebi olursa, bunları da değerlendireceklerini kaydetti. Bir gazetecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İran'a gerçekleştirmeyi planladığı ziyaretin ertelenme nedenini sorması üzerine de Şahin, "Benim o konuda bilgim yok. Sayın Başbakan'ın İran'a gideceği konusunu aramızda hiç konuşmamıştık. Ancak Dışişleri Bakanımız sayın Abdullah Gül gelecek hafta İran'a gidecek'' diye konuştu.

Heyette, Uluslararası Yardımlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tunç Üğdül, Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürü Hasan İpek de yer aldı.

Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör


 
Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. 

01.08.2026 16:24:00
Murat Çorbacı
 
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör

Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. Kalp krizi vakalarının yaklaşık yüzde 20'sinin 40 yaş altı bireylerde görüldüğüne değinen Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Genç yaşta görülen kalp krizlerindeki risk faktörleri, bazı yönleriyle ileri yaş grubundan farklılık gösterebiliyor. Diyabet, hipertansiyon, obezite, tütün ürünleri ve yasaklı madde kullanımı, genetik yatkınlık, steroid kullanımı, enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi gençlerde kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor" dedi. Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması ve ailedeki kalp-damar hastalığı öyküsünün bilinmesi çok kıymetli. Kalp sağlığını korumak için; fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek, elektronik sigara dahil tüm tütün ürünleri ve zararlı maddelerden uzak durmak, dengeli beslenmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumak, kaliteli uyku düzenine sahip olmak ve stresi etkili şekilde yönetebilmek şart" dedi. Koylan risk faktörlerini şöyle sıraladı:

Anabolik steroid kullanımı

Kas kütlesini artırmak ve fiziksel performansı geliştirmek amacıyla kullanılan anabolik steroidler, özellikle gençlerde kalp-damar sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilir. Bu maddeler tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesinin bozulması ve damar sertliği riskini artırarak genç yaşta kalp krizi görülme olasılığını yükseltebilir.

Enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi

Enerji içecekleri ve aşırı kafein tüketimi, kalp hızında ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Özellikle yoğun egzersiz sırasında veya alkol ve diğer uyarıcı maddelerle birlikte tüketildiğinde ritim bozuklukları ve kalp-damar sorunları açısından risk oluşturabilir.

Madde kullanımı

Yasaklı ve uyarıcı maddelerin kullanımı, kalp-damar hastalıklarının genç yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu maddeler kalp ritmini bozabilir, tansiyonda ani yükselmelere yol açabilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. 2021 yılında yapılan bir çalışmada, eğlence amaçlı madde kullanımı ile aterosklerotik kardiyovasküler hastalığın erken gelişimi arasındaki ilişki incelendi. Araştırma sonuçları, erken yaşta aterosklerotik kalp-damar hastalığı bulunan kişiler arasında madde kullanımının daha yaygın olduğunu ortaya koydu.

Sigara, nargile ve elektronik sigara

Sigara kullanımı; kalp hastalığı ve felç nedeniyle erken ölüm riskini sigara içmeyenlere kıyasla yaklaşık üç kat artırabilir. Özellikle 15 yaşından önce sigaraya başlayan kişiler daha yüksek risk altında olabilir. Benzer tehlikeler nargile ve elektronik sigara kullanımı için de geçerli sayılabilir. Bununla birlikte araştırmalar, sigaranın 40 yaşına kadar bırakılması halinde erken ölüm riskindeki artışın yaklaşık yüzde 90 oranında azaltılabileceğini gösteriyor.

Genetik riskler

Bazı kişiler kalp hastalıklarına yatkınlık oluşturan genetik özellikleri ailelerinden miras alabilir. Özellikle ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal hastalıklar, kolesterol düzeylerinin erken yaşlarda yükselmesine neden olabilir. Bu durum damar sertliğinin daha erken gelişmesine yol açabilir ve genç yaşta koroner kalp hastalığı ile kalp krizi riskini artırabilir.

Diyabet

Diyabet, genç yaşta kalp krizi riskini artırabilen önemli sağlık sorunlarından biri. Diyabeti olan kişilerde hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörleri daha sık görülebilir. Bu durum kalp-damar hastalıklarının gelişimini hızlandırabilir ve kalp krizi olasılığını artırabilir. Yapılan tahminlere göre genç nüfustaki diyabetli birey sayısı her 10 yılda yüzde 20'den fazla artıyor.

Hipertansiyon

Yüksek tansiyon da gençlerde giderek daha sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı hipertansiyon gelişimine zemin hazırlıyor. Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon ise damar yapısında hasara yol açabilir ve kalp hastalığı ile felç riskini artırabilir. Yapılan çalışmalar her 7 gençten birinde hipertansiyon görüldüğünü ortaya koyuyor.

Aşırı kilo ve obezite

Aşırı kilo ve obezite, kalp-damar sistemi üzerinde önemli olumsuz etkilere neden olabilir. Fazla kilo; yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Yapılan bilimsel araştırmalar, gençler de dahil olmak üzere fazla kilolu bireylerde kalp krizi riskinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

Yaz aylarında risk artıyor!


 
 
Besin zehirlenmesine özellikle yaz aylarında sıklıkla rastlanıyor. Özellikle toplu tüketim yerlerinde yaşanan olaylar haberlere de konu oluyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmesine karşı almamız gereken 12 önlemi anlattı.
 

01.08.2026 12:57:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:59:58
Murat Çorbacı
 
Yaz aylarında risk artıyor!
Yaz aylarında risk artıyor!

 
Besin zehirlenmesi, her yıl milyonlarca insanı etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişi, başka bir ifadeyle her 9 kişiden 1'i besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve yaklaşık 1 milyon 520 bin kişi hayatını kaybediyor. Besin zehirlenmelerinden en fazla etkilenen grup 5 yaş altı çocuklar oluyor. 
 
Uyulması gereken 12 kural
 
Öyle ki yaklaşık her 3 besin zehirlenmesinden 1'i bu yaş grubunda görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmesinin özellikle yaz aylarında daha sık görüldüğüne dikkat çekerek, almamız gereken 12 önlemi anlattı.

1. Ellerinizi sık sık en az 20 saniye yıkayın.
2. Çiğ ve pişmiş gıdaları birbirinden ayırın. Örneğin yiyecekler hazırlanırken aynı kesme tahtası veya bıçağın kullanılması, bir besindeki mikroorganizmaların diğer besine taşınmasına yol açabiliyor. 
3. Et, tavuk ve balığı iyi pişirin.

4. Pişirdiğiniz yemekleri iki saatten uzun süre oda sıcaklığında bırakmayın; mümkünse bir saat içinde buzdolabına kaldırın. 
5. Et, süt ürünleri ve deniz ürünleri gibi kolay bozulan gıdaları alışverişten sonra en kısa sürede buzdolabına yerleştirin. 
6. Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın. Özellikle salata malzemelerinin temizliğine daha fazla özen gösterin. 

7. Son kullanma tarihlerini mutlaka kontrol edin.
8. Açıkta satılan yiyeceklere dikkat edin.
9. İçeceğinize buz ekletmeyin. Kirli su, besin zehirlenmesinin önemli nedenleri arasında yer alıyor. 

10. Dondurulmuş ürünlerin oda sıcaklığında bekletilerek çözdürülmesi bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabiliyor. Çözdürme işlemini buzdolabında veya mikrodalgada yapmayı alışkanlık edinin. 
11. Güvenilir su tüketin.
12. Midye, istiridye ve bazı deniz ürünleri uygun koşullarda saklanmadığında ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Özellikle yaz aylarında tazeliğinden emin olmadığınız deniz ürünlerini tüketmekten kaçının. 

Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!


 
Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle artan terleme, vücudun sıvı dengesini bozarak böbrek taşı oluşumu riskini önemli ölçüde artırıyor. Yeterli sıvı alınmadığında idrar hacmi azalırken, idrardaki kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşturan minerallerin yoğunluğu artıyor. Bu mineraller zamanla kristalleşip birleşerek böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlıyor.
 

01.08.2026 12:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:46:12
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!
Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!

Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, yaz aylarında yeterli su tüketimi ve doğru beslenme alışkanlıkları gibi basit ama etkili önlemlerin böbrek taşı oluşumunu büyük oranda önleyebileceğini belirterek, "Böylece ileride yaşanabilecek şiddetli ağrıların, acil başvuruların ve cerrahi girişimlerin de önüne geçmek mümkün olabilir" dedi. Dr. Doğanca, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak ve böbrek taşı riskini azaltmak için alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Günde 2.5-3 litre su tüketin

Böbrek taşından korunmanın en etkili yolu yeterli sıvı tüketmektir. Özellikle sıcak havalarda terlemeyle kaybedilen su mutlaka yerine konulmalıdır. İdrarın açık sarı veya berrak renkte olması yeterli sıvı alındığının en önemli göstergelerinden biridir. Günde 2.5-3 litre su tüketildiğinde idrar miktarı artar ve taş oluşturan mineraller seyrelerek kristalleşme olasılığı azalır. Suyu tek seferde değil, gün içinde düzenli aralıklarla tüketmek ve özellikle yoğun terleme sonrasında sıvı kaybını gecikmeden yerine koymak böbreklerin sağlıklı çalışmasına önemli katkı sağlar.

Tuz tüketimini sınırlandırın

Aşırı tuz tüketimi idrarda kalsiyum atılımını artırarak böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu nedenle hazır gıdalar, işlenmiş et ürünleri ve aşırı tuzlu atıştırmalıklardan kaçınılmalıdır. Günlük tuz tüketiminin artması sadece böbrek taşı değil, yüksek tansiyon ve böbrek fonksiyonlarında bozulma riskine de yol açabilir. Yemeklere sonradan tuz eklememek, etiket okuma alışkanlığı kazanmak ve doğal besinleri tercih etmek böbrek sağlığını korumak için önemlidir.

Hayvansal proteini ölçülü tüketin

Aşırı miktarda kırmızı et ve diğer hayvansal proteinlerin tüketilmesi, idrarın asit oranını artırarak bazı böbrek taşı türlerinin oluşum riskini yükseltebilir. Ayrıca idrarda taş oluşumunu önlemeye yardımcı olan sitrat düzeyinin azalmasına da yol açabilir. Bu nedenle öğünlerde sebze, meyve ve tam tahıllara da yeterince yer verilmesi taş oluşumuna karşı koruyucu etki sağlayabilir.

Kalsiyumu bilinçsizce kısıtlamayın

Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, "Böbrek taşı olan kişilerin en sık yaptığı hatalardan biri süt ve süt ürünlerini tamamen bırakmaktır. Oysa normal miktarda besinlerle alınan kalsiyum, bağırsakta oksalatla bağlanarak bazı böbrek taşı türlerinin oluşma riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu nedenle doktor önerisi olmadan kalsiyum takviyesi kullanmamak ve dengeli beslenmek daha doğru bir yaklaşımdır. Beslenme planı mutlaka doktor önerisine göre düzenlenmelidir" dedi.

Dikkat! Böbrek taşı belirti vermeden ilerleyebiliyor!


Böbrek taşlarının her zaman şiddetli ağrıya neden olmadığını vurgulayan Dr. Doğanca, şöyle konuştu: "Hareket etmeyen veya idrar yolunda tıkanıklık oluşturmayan taşlar uzun süre sessiz kalabilir. Düzenli üroloji kontrolleri sayesinde taşlar büyümeden ve cerrahi müdahale gerektirecek aşamaya gelmeden tespit edilebilir. Özellikle daha önce böbrek taşı düşüren kişilerde yeni taş oluşma riski yüksektir. Bu nedenle belirli aralıklarla yapılacak ultrason veya gerekli görülen görüntüleme yöntemleri sayesinde taşlar erken dönemde saptanabilir ve daha kolay tedavi edilebilir."

Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı

Gaziantep merkezli 14 ilde düzenlenen 'Narko Kapan Gaziantep Operasyonu'nda yakalanan ve gözaltı işlemleri tamamlanan 450 şüpheliden 416'sı tutuklandı, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi

01.08.2026 11:51:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:54:46
İHA
 
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli 14 ilde "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu" gerçekleştirildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı ekiplerince yapılan operasyonda hedefteki 548 şüpheliden 450'si yakalandı.

416 şüpheli tutuklandı

Gözaltına alınan şüpheli şahıslar, tamamlanan ifadeleri, yasal işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 416'sı tutuklanırken 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.



Bakan Gürlek ve Vali Çeber operasyonun önemini vurgulamıştı

Operasyonla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, gençlerin geleceğini, ailelerin huzurunu ve şehirlerin güvenliğini hedef alan uyuşturucu satıcıları ile bunların dijital ağlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtmişti. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise operasyon sonucunda daha güvenli Gaziantep ve daha güvenli Türkiye hedefine doğru kararlılıkla yürüdüklerini vurgulamıştı.

Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı

Kandıra'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek 1 gün süreyle yasaklandı

01.08.2026 11:18:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:19:59
İHA
 
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Kandıra Kaymakamlığı kararı doğrultusunda bugün saat 10.00 itibarıyla Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek bir gün süreyle yasaklandı.



Açıklamada, vatandaşların can güvenliği açısından cankurtaran hizmeti verilen ve denize girmenin yasak olmadığı bölgelerde, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri istendi.

Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, tutuklandı
 

01.08.2026 00:28:00
AA
 
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen Küçük'ün nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki sorgusu tamamlandı.

Hakimlik, Küçük'ün tutuklanmasına karar verdi.

Cem Küçük'ün savcılık ifadesi

Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde televizyon kanallarında yorumculuk yaptığını, cep telefonunun şifresini vermek istemediğini söyledi.

T.S. adlı kişiyle 27 işlemde gerçekleşen toplam 537 bin liralık para alışverişinin karşılıklı borç alıp vermeden kaynaklandığını ve aralarında herhangi bir ortaklık bulunmadığını belirten Küçük, soruşturma dosyasındaki gizli tanığın, "Cem Küçük, şantaj ve tehdit yöntemiyle sosyal medya, televizyon kanalları ve gazete köşesini kullanarak zor durumdaki insanlardan içinde bulunduğu koşullardan yararlanıp para karşılığı haber ve aleyhine veya lehine yayınlar yapar." şeklindeki beyanlarını kabul etmediğini belirtti.

Küçük, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Devlet Hava Meydanları İşletmesi eski Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde, yurt dışı kayıtlı bir numarayla yazıştığı ve yazıştığı kişinin farklı kişilerle ilgili taleplerde bulunduğu iddialarının sorulması üzerine, "Bu kişinin kim olduğunu ilk başta ben de bilmiyordum. Gazeteci olduğum için benimle iletişime geçti." yanıtını verdi.

Söz konusu numarayla yaptığı yazışmalardan sonra İstanbul'daki bir AVM'deki lüks bir mağazaya giderek kendisi için kasaya bırakılan hediyesini teslim aldığını söyleyen Küçük, ancak herhangi bir sorunu çözmediğini öne sürdü.

Küçük, gizli tanığın "Cem Küçük, bir dönem Adnan Oktar suç örgütünün lehine de çalışırdı" iddiaları üzerine "Adnan Oktar'ın yurt dışından kitapları geliyordu. Bu kitapları Türkçe'ye çevirmek için çeviri ekibimle ücreti karşılığında yardımcı oldum. O dönem birçok yayınevine çeviri yaptım. Hesabıma gelen paralar bundan dolayıdır. Kendisiyle en son 2012 yılının iftar programında buluştuk. Birçok gazeteci ve siyasi kişiler de bulunmaktaydı. A9 programından bir tane canlı yayına katıldım. Orada gündemi yorumladım." şeklinde ifade verdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezli bir medya kuruluşundan hesabına 17 işlemde toplamda 77 bin 983 lira gönderilmesinin çeviri işlemlerinden kaynaklı olduğunu savunan Küçük, Çin merkezli bir firmadan 20 ayrı işlemde gelen 65 bin liranın ise 2017 yılında Çin Radyosu'nda yorumculuk yapmasından dolayı olduğunu iddia etti.

Küçük, S.S. adlı kişiden 14 işlemde gelen toplam 99 bin liranın ise sebebini bilmediğini öne sürdü.

Ş.M'den gelen 2 bin 700 liranın sebebinin sorulması üzerine Küçük, "Söz konusu kişi ile pandemiden beri iletişimim yoktur. Kendisiyle beraber çalıştığımız için tanırım." yanıtını verdi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında yargılanan sanık İsmet Koyun'u algı çalışması yaparak para karşılığı dosyadan kurtarmaya çalıştığı iddiaları sorulan Küçük, bu kişiden para almadığını iddia ederek sadece hakkında canlı yayında konuşma yaptığını söyledi.

Küçük, CHP'li Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'yi övmesi için paylaşım yaptığı ve bunun karşılığında maddi menfaat elde ettiği iddiasının sorulması üzerine, "O dönem CHP'li belediyelere operasyon yapılıyordu, Ömer Eşki de CHP'li Belediye Başkanı olup operasyon yapılmadığı için kendisiyle ilgili tweet attım. Bu tweeti birinin yönlendirmesiyle atmadım." şeklinde beyanda bulundu.

Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile hiç teması olmadığını, görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile bir ya da iki kez telefon ile görüştüğünü öne süren Küçük, "Sezgin Baran Korkmaz isimli kişiyi tanırım. 2020 yılında Paramount isimli otelde konakladım. Bu otele beni Cihan Ekşioğlu davet etti. Korkmaz'dan hiçbir zaman para almadım. Para karşılığı da tweet atmadım." ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Savcılıkta ifade veren Küçük, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda şüpheli Küçük'ün çeşitli zaman diliminde canlı yayın programında farklı soruşturma dosyasından tutuklu bulunan Fatih Keleş ile ilgili yorum yaptığı, söz konusu canlı yayın programının video çözümlenmesi incelendiğinde "Fatih Keleş'in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı." şeklinde haber yaparak yanlış bilgiyi alenen yaydığı belirtilmişti.

Bir diğer canlı yayın programında ise Küçük'ün "Berkay Gezgin İBB'den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var." diyerek yanlış bilgiyi alenen yaydığının tespit edildiği kaydedilen yazıda, Küçük'ün bir süre geçtikten sonra ise söz konusu haberle ilgili farklı paylaşımlar yaptığı aktarılmıştı.

Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin algı yaratacak şekilde paylaşımlar yaptığı, bu paylaşımların kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu bağlamda somut olayda "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilen yazıda, Küçük'ün üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi istenmişti.

Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var

İhlas Medya Grubu ile yolları ayrıldıktan kısa süre sonra hakkında gözaltı kararı çıkarılan gazeteci Cem Küçük, jandarma ekiplerince yakalandı. Bazı iş insanlarını "büyük isimleri kullanarak" tehdit ettiği, maddi menfaat karşılığı sosyal medya paylaşımları yaptığı ve İBB davasına yönelik yanıltıcı beyanlarda bulunduğu ileri sürülen Küçük'ün finansal hareketleri MASAK raporuna girdi

31.07.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var
Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var
Türkiye medya ve siyaset gündemi, iktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci ve televizyon yorumcusu Cem Küçük'ün şok gözaltı haberiyle sarsıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma doğrultusunda, Küçük hakkında "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ve "Şantaj" suçlarından yakalama kararı çıkarıldı.

Kararın ardından harekete geçen İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, gazeteciyi kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Küçük, sorgulanmak üzere jandarma karargahına götürüldü.

Suçlamalar vahim: "Büyük isimleri kullanarak tehdit ve şantaj"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklarından sızan bilgilere göre Cem Küçük hakkındaki adli dosya oldukça kabarık. Soruşturmanın merkezinde, Küçük'ün bazı iş insanlarından maddi menfaat temin etmek amacıyla sosyal medya paylaşımları yaptığına dair çok sayıda resmi şikayet yer alıyor.

Adli kaynaklara dayandırılan kulis bilgilerine göre; Cem Küçük'ün devletin üst kademelerindeki nüfuzlu şahısların ve kurumların isimlerini referans göstererek iş dünyasına karşı "tehditvari" konuşmalar gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Dosyada yalnızca mağdur şikayetleri değil, Küçük aleyhine ifade veren çok sayıda tanık beyanı da bulunuyor.

MASAK raporu ve finansal hesaplar mercek altında

Soruşturmanın en güçlü somut delillerinden birini ise Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan finansal inceleme raporu oluşturuyor. İnceleme sonucunda, Cem Küçük'ün banka hesaplarındaki şüpheli para transferleri ile şantaj iddialarına konu olan iş insanlarıyla kurduğu temasların zamanlama açısından örtüştüğü tespit edildi.

Ayrıca, muhalefetin yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası ve soruşturma süreçlerine dair medyada ortaya attığı bir kısım asılsız beyan ve yönlendirmeler de dezenformasyon yasası kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçuyla dosyaya eklendi.

Adliyeye ne zaman sevk edilecek?

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri ve dijital materyal incelemeleri tamamlanan Cem Küçük, "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçlamasıyla tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Dün akşam gözaltına alınan yandaş gazeteci Cem Küçük, bugün Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildi.

TGRT ve Türkiye gazetesinden kovulma süreci

Cem Küçük, gözaltına alınmasından sadece birkaç gün önce, 10 yıldır görev yaptığı İhlas Medya Grubu bünyesindeki TGRT Haber kanalındaki sabah programından ve Türkiye Gazetesi'ndeki köşe yazarlığından ani bir kararla ayrılmıştı. Edinilen bilgilere göre; Küçük'ün bazı paylaşım ve siyasi yorumları medya grubu yönetiminde uzun süredir ciddi rahatsızlık yaratıyordu ve bu süreç doğrudan "işten çıkarılma/kovulma" ile sonuçlandı.

Arka planda siyasi çatlak mı var?

Medya kulislerinde konuşulan bir diğer iddia ise Küçük'ün siyasi analizlerinin iktidar kanadında yarattığı çatlak. Siyaset mahkemelerinin ana muhalefet lideri Özgür Özel'i görevden alması ve yerine eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçiş sürecine değinen Küçük, Kılıçdaroğlu yönetimini sert dille eleştirmişti. Küçük, Özgür Özel'in kurduğu "Yeni Parti"nin ilk seçimlerde CHP'yi geride bırakacağını öngörmüş ve bu aykırı çıkışları nedeniyle Ankara'nın tepkisini çekmişti.

Her ne kadar Cem Küçük yaptığı veda açıklamasında "Yemin ediyorum, ayrılığımın mahkeme kararları veya Kemal Bey ile ilgisi yok, iddialara gülüp geçiyorum" diyerek krizi örtbas etmeye çalışsa da, bu siyasi ayrışmanın ardından gelen şantaj operasyonu, sürecin çok daha önceden planlandığını ortaya koyuyor. Rasim Ozan Kütahyalı ve Mehmet Akif Ersoy'un ardından Cem Küçük'ün de adli bir soruşturmayla gözaltına alınması, medyadaki büyük tasfiyenin son halkası olarak yorumlanıyor.

Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı

Tunceli'de 6 yıl önce esrarengiz şekilde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında dördüncü dalga operasyonlar devam ediyor. Erzurum Adliyesi'ne sevk edilen 6 şüpheliden 5 polis memuru daha tutuklanarak cezaevine gönderildi. Son rütbeli tutuklamalarıyla birlikte dosyada parmaklıklar ardındaki kamu görevlisi ve şüpheli sayısı 25’e ulaştı

31.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik gelişmeler yaşanıyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı "delil karartma ve suçu gizleme" operasyonlarında yargı süreci hızlandı. Dün adliyeye çıkarılan 4 polisin tutuklanmasının ardından, bugün hakim karşısına çıkan 6 şüpheliden 5'i daha tutuklandı. 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosyadaki tutuklu polis sayısı 9 oldu

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 16 ilde eş zamanlı düzenlenen şafak operasyonunda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, komiser ve polislerin bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bugün tutuklanan 5 yeni isimle birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan polis sayısı 9'a, dosyadaki toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükseldi.
Öte yandan, dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 5 rütbeli polisin savcılıktaki ifade ve sorgu işlemleri ise halen devam ediyor.

Eski vali Tuncay Sonel ve ailesi de tutuklular arasında

Soruşturmanın genişleyen dalgalarında daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve valinin eşi Handan Sonel de tutuklanmıştı. Eski vali Sonel'in dijital materyallerinde yapılan incelemelerde; suç delillerini yok etme, gizleme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve nitelikli yağma gibi toplam 8 farklı suçtan tutuklama kararı verilmişti.
Soruşturma kapsamında Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer de tutuklu bulunan diğer kritik isimler arasında yer alıyor.

ABD'deki firari şüpheliden kan donduran itiraflar

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük etkenlerden biri, kırmızı bültenle aranırken ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın itiraf mektubu oldu. Tunceli Başsavcılığına ulaşan mektupta Altaş, olay günü Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Bir kızı öldürdüm. Çok bağırıyordu, dayanamadım kafasına sıktım" dediğini ve cesedi babasının yardımıyla gizlediklerini iddia etti.

Kaybolduğu gün emniyet sisteminde sorgulanmış

Soruşturma dosyasına giren son bilirkişi raporları ve Emniyet Genel Müdürlüğü log kayıtları, Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün ve öncesinde emniyet sistemleri (Polis sorgu ekranları) üzerinden yetkisiz şekilde defalarca sorgulandığını ortaya çıkardı.
Bu veriler ışığında savcılık, kamu görevlilerinin organize bir şekilde delil kararttığı ve adli sistemi yanılttığı tezi üzerinde durarak operasyonları derinleştiriyor.

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek

31.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.

"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.

Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de

Bazı bakanlık ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı

 

31.07.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
 
Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de
Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de

Bazı bakanlık ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına Melikşah Taşkın atandı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nda açık bulunan 11. Bölge Müdürlüğüne Bilal Timur getirildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Marmaris Bölge Liman Başkanı Eray Aykanat görevden alındı, yerine Çetin Çiftci'nin ataması yapıldı.
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.