logo
23 HAZİRAN 2026

Türk tarihini dizilerden öğrenmeyin

İlk Türk Kadını Mitingi etkinlikleri kapsamında düzenlenen panelde konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvin Yıldırım, sosyal medyada ve dizilerde Türk tarihinin gerçek bir şekilde yansıtılmadığını belirterek, Türk tarihinin dizi veya sosyal medyadan değil kitaplardan öğrenilmesi gerektiğini söyledi

12.12.2021 19:54:00
Türk tarihini dizilerden öğrenmeyin
Türk tarihini dizilerden öğrenmeyin
Kastamonu'da 10 Aralık İlk Türk Kadın Mitingi etkinlikleri kapsamında 'Tarihte Türk Kadını' konulu panel düzenlendi. Kastamonu Valiliği, Kastamonu Belediyesi, Kastamonu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile Kastamonu 10 Aralık Kadın Platformu Derneği işbirliğinde Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen panelde konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Tarih Doktoru Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvin Yıldırım, sosyal medya ve dizilerin Türk tarihini gerçek bir şekilde yansıtmadığını belirterek, Türk tarihinin dizi veya sosyal medya yerine kitaplardan öğrenilmesi gerektiğine dikkat çekti.

'Eski Türklerde Kadın' başlıklı bir konuşma yapan Doç. Dr. Yıldırım, haberlere konu olan kadınların Türk kadınını yansıtmadığını söyledi. Yıldırım, 'Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından Kastamonu işgale uğramamasına rağmen Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm Türkiye'de Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin kurulması ve işgallerin protesto edilmesi emrinden sonra Kastamonu'da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin şubesinin kurulduğunu biliyoruz.



10 Aralık 1919 yılında da Türk tarihinde belki de ilk kez bir kadın mitinginin işgalleri protesto için gerçekleştirildiğine de tarih şahit oldu. O zaman bu protestolarda görev almış, belki de savaşa gitmiş, Milli Mücadele'ye destek olmuş, şehit olmuş bütün analarımızı da burada saygı ve rahmetle anıyoruz.

Bu gelenek, 93 Harbi'nde başlayan bir gelenek. Türk kadınının yurt tutunduğumuz bu son toprakları düşmana teslim etmemek için canını ortaya koyacak şekilde mücadele verdiğini biliyoruz. Son zamanlarda sosyal medyada, haberlerde gördüğümüz üzücü haberin Türk kadınını yansıtmadığını aslında hepimiz biliyoruz.

Bunlar olmasını asla kabul etmediğimiz haberler. Fakat biz tarihteki Türk kadınına baktığımız zaman onun faziletlerini, ne gibi özelliklerinin var olduğunu aslında Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sinde 'Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur' sözünde görebiliyoruz. Tarihe baktığımız zaman bizde bir tarih şuurunun oluşması için atalarımızı ve analarımızı çok iyi tanınmamız ve onların geçmişte yaptıkları hatalar, doğrular ve kahramanlıkları bilmemiz gerekir.

Aslında tarihi bir ders olarak değil de hayatın içerisinde geçmişten ders alarak bize geleceğe ışık tutmasından da hayatımızın içerisine tamamen katmamız gerektiğini düşünüyorum. Dizilerden değil de kitaplardan asıl tarihimizi öğrenecek fırsatı buluruz. Biz tarihimizi çok yakın bir geçmişimize kadar Batılı oryantalistlerin yazdıkları eserlerden öğreniyorduk. Bu eserlerde biz Türk'ün barbar, hayvancılıkla uğraşan, başıboş gezen yığınlar, yağmacı bir topluluk olarak tarih içinde anlatıldığını görüyoruz.

Bunu söyleyen Batılılar Ortaçağ'ın ve Yeniçağ'ın başlarına kadar kendi kadınlarına, özellikle 50 yaş üst kadınlara 'cadı' gözüyle bakıyorlardı. Üzerine basarak ezilmesi gereken bir haşere muamelesi yapıyorlardı. Bizi eleştiren, medeniyet dairesi içerisine sokmayan Batı toplumu kendi kadınına sırf bir doğurganlık özelliği var olduğu için cadı yaftası yapıştırıyordu ve kadınların cadılığını ispat etmek için elini ve kolunu çiziyor, kanatıyordu.

Acaba kendi kendilerini iyileştirebilecek mi diye deneyler yapıyordu, mahkemelerde yargılıyorlardı. Bunları tabii ki de filmlerden izlemiyoruz, tarihi kayıtları var. Ortaçağ Avrupa'sı bize böyle bir portre çiziyor" dedi.

'Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla birlikte Kastamonu'da da destek mitingleri düzenlenmiştir'



Kastamonu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Yılmaz ise, Milli Mücadele döneminde İstiklal Yolu'nun işlevini ve bu dönemde gazetelerin ve yapılan mitinglerin önemini anlattı. Yılmaz, 'Kastamonu tarihi bir memleket, hem vilayet anlamında hem de Katip Çelebi'nin Türkmen kaidesi dediği bir vilayet bu vilayet. Milli Mücadele döneminde vilayeti öne çıkaran bazı hususlar oluyor. İşgale uğramaması, Anadolu'ya geçiş için İnebolu Hattı'nın bir kapı vazifesini görmesi yani Anadolu'nun dışa açılan kapısının buradan olması. İstiklal Yolu diyoruz,

İstiklal Yolu dememizin sebebi de bu tarihi yolu değerli kılan emniyetli oluşudur. Emniyetli oluşu iki şekilde izah edilebilir. Birincisi burada yaşayan Türk milletinin devlete olan güven ve bağlılığını kaybetmemiş olması ve isyanların olmaması ve ciddi bir asayiş problemi ile karşılaşmamış olması. Yolun tarihi güzergahının lojistik ve ikmale elverişli olması ile Ankara'ya yakın olması.

Tabii durum böyle olunca Kastamonu, Anadolu'ya geçenlerin ilk uğradığı yer oluyor. İnebolu'dan Kürecik ve Kalecik Hattı üzerinden Ankara'ya geçilmesine İstiklal Yolu diyoruz. Biliyorsunuz ki Ankara'dan İzmir'e kadar ulaşan yol da Zafer Yolu oldu. İstiklal ve Zafer Yolu'nun belki bir bütün olarak değerlendirmek gerekebilir. İstanbul'dan Anadolu'ya geçenler buradan geçiyorlar. Lojistik, silah ve cephaneler resmi, gayriresmi usullerle buradan geçiyor

Elçilik heyetleri buradan geçiyor. Her bir heyet buralardan geçerken hem konferanslar veriyor hem de vilayetlerin tenvir edilmesine katkıda bulunuyor hem de Milli Mücadele'nin Milli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin teşkilatlanmasına yardımcı oluyor hem de dünyadan, İstanbul'dan da haberler veriyor. Tabii bütün bunların yapılabilmesi için kamuoyu oluşturulması gerekir.

Bu kamuoyunu oluşturacak o günün medyası, basınımız 15 Haziran 1919 tarihinde Açıksöz Gazetemiz yayına başlıyor. Temsil heyetinin oluşmadığı, kongrelerin daha başlamadığı bir dönemde bu gazetenin ortaya çıkması gazeteye ayrı bir değer katıyor. Şartların zor olduğu bir dönemde Hüsnü Açıksöz ve arkadaşları tarafını belli ediyor ve Açıksöz Gazetesi'ni çıkartıyorlar. Dolayısıyla memleketin tenvir konusunda faaliyet yürütmek için Mustafa Kemal Paşa'nın da 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan hemen sonra Havza'ya geçince Anadolu'ya gönderdiği beyannamelerde veya genelgelerde sesimizin duyurulmasını, mitinglerin tertip edilmesi ve İtilaf Devletleri'nin temsilcilerine protesto telgrafları çekilmesi temennisi var.

Bunu ilk başlatan vilayetlerden birisi Kastamonu. 13 tane miting yapılmış, 13 tane mitingin hepsi de değerli. Kastamonu ilk mitingi 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgalinin hemen ertesi günü Saman Pazarı dediğimiz, Nasrullah Camii'ne sırtımızı verdiğimiz zaman Kasaplar Çarşı'sının olduğu muhitte büyük bir miting yapılmış ve İzmir'in işgali telin edilmiş. Kastamonu işgale uğramamış ama Maraş'ın işgalinden sonra yine Kastamonu'da miting yapılmış,

Adana işgal edilmiş miting yapılmış; hatta İzmir'in işgalinden İzmir'in geri alınmasına kadar işgalin seneyi devriyelerinde mitingler yapılmış. Mitinglerin bir tanesi de var ki bizim bugün bir araya gelmemize vesile olan 10 Aralık ilk Türk kadın mitingi. Bu mitingin özelliği nedir' Mitingi düzenleyenler, katılanlar ve konuşmacılar hanımlardır ve mitingin düzenlendiği yer hanımlara aittir. Onun için hakikaten duygulanmamak elde değil. Planlansa bile böyle bir mitingin yapılması zor. Muhatabı olan ve protesto ettikleri kimseler de İtilaf Devletleri'nin başkanlarının eşleri.

Dolayısıyla bu miting, tarihe ilk Türk kadın mitingi olarak geçen miting. Mitingin basında ayrı bir yeri var. Mitingin konuşma metinlerini biz bugün Açıksöz ve Kastamonu Gazetesi'nden öğreniyoruz. Mitingde konuşma yapan Zekiye Hanım'ın tam konuşma metnini, çekilen protesto telgraflarının tam metinlerinin hepsi o gün gazetede yayımlandığı için vilayetin Açıksöz hem de Kastamonu Gazetesi'nin neşriyatta olmasından faydalanıyoruz. Bir tarihçiyim, dolayısıyla bunun değerini çok iyi bilenlerden birisiyim. Vilayetin yakın dönem tarihi için göremediğimiz, bilemediğimiz ve bulamadığımız haber ve bilgileri en iyi öğrendiğimiz yer bu gazetelerdir' diye konuştu.

'Meşrutiyet dönemindeki reformlar Cumhuriyet zeminini oluşturmuştur'



İzmir Ekonomi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elçin Yılmaz da, 'Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türk Kadını'nı anlattı. Yılmaz, "Osmanlı Devleti'nde toplum yapısı bildiğimiz şekilde teokratik yapıdadır. Yani dini kurallara göre düzenlenmiş bir devlet ve toplum yapısı var. Bu durum, kadının da toplumdaki yerini belirlemiş bir durum.

Osmanlı Devleti'nde kadınlar erkeğin maddi bağımlılığı altında yaşamını sürdürüyor. Örnek vermiş olursak Başbakanlık Osmanlı arşivindeki bazı belgelerden yola çıkarak edindiğim bilgilere göre İstanbul'da bir kadın kocası bile olsa ne sokakta ne de arabada gezebiliyor veya kadın kocası ile bir toplantıda birlikte bulunamıyor.

Tramvaylarda, vapurlarda erkekler ile kadınların bölümü bir perde ile ayrılıyor. Kadınlar yanlarında kocaları bile olsa geç saatlerde dışarıda olmalarına izin verilmiyor. Tiyatrolarda kadın rolleri erkekler tarafından oynanabiliyor. Bir dönem kadınların tiyatroya gitmesine izin verilse dahi bu belli günlerle sınırlandırılıyor. Dolayısıyla tüm bu yasaklar nedeniyle 20. yy'da kadının dış görünüşü de bu esaslara göre belirlenmiş durumda. Bugün bile bu durumlar gibi benzer durumları yaşıyoruz.

Örnek vermiş olursak doğuda halen kız çocuklarını okula göndermeyen aileler oluyor. Düşünün ki 1700'lü, 1800'lü yıllarda tabii ki o dönemki zihniyet bu şekilde. Her ne kadar öğretim zorunluluğu konmuş olsa da kız öğrenciler okul hayatından uzak bir yaşam sürdürüyorlar. Özellikle Meşrutiyet dönemi kız öğrencilerin öğrenimi açısından çok önemli. Mesela bu dönemde kız öğretmen okulları açılıyor.

Rüştiye dediğimiz ortaokula daha fazla kız öğrenci gitmeye başlıyor. Çünkü bir bakıyorlar ortaokuldan sonra yükseköğretim görme fırsatları var. Albulhamid döneminde kurulan özellikle 'Kız Öğretmen Okulları' Mustafa Kemal Atatürk'e daha sonra gerçekleştireceği reformlarda öğretmen neslinin yetiştirilmesini sağlıyor. Tarihte hep bir neden sonuç ilişkisi var. Tanzimat Dönemi'ni eleştirebiliriz, her ne kadar Tanzimat Dönemi'ni eleştirsek de belki Tanzimat dönemi gerçekleşmeseydi reformları konuşamayacaktık.

Meşrutiyet'i kendi içerisinde eleştirebiliriz ama Meşrutiyet dönemindeki reformlar Cumhuriyet zeminini oluşturmuştur. Hep bu şekilde bakmakta fayda vardır. Özellikle Meşrutiyet döneminde 44'e yakın kadın dergisi çıkartılmaya başlanmış. Kadınlar kendi sorunlarını ve haklarını burada tartışmaya başlayacaklar.

Bu anlamda da Meşrutiyet dönemi gerçekten de çok önemli. 1. Dünya Savaşı'nda erkekler cepheye gittiği için kadınlar savaşlarda faaliyet gösterdikleri için onlardan boşalan yerlere mecburen kadınlar hayata atılmak zorunda kalıyor.

Hatta İtfaiye Örgütü gibi bir örgüt kurarak kadınlar sokakları temizlemekle görevlendiriliyorlar. 1917 yılında çok önemli bir aile kararnamesi ile evlilik yasal bir çerçeveye bağlandı, kadın rızasına bağlı olarak tek eşlilik, boşanma hakkı kadına tanındı. 1919'da yürürlükten kaldırıldı" şeklinde konuştu.

Panelde Uğur Deniz Sökmen de ilk Cumhuriyet kadını Perihan Balcı'yı anlattı.İHA

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.