logo
15 MAYIS 2026

Türkiye-AB ilişkilerinde yoğun hafta

05.12.2006 00:00:00
Geçen hafta olduğu gibi bu haftaya da Türkiye-AB krizi damgasını vuracak. Avrupa Komisyonu'nun limanlarını açmaya yanaşmayan Türkiye ile ilgili tavsiyesi, hem Türkiye'de hem de çeşitli AB başkentlerinde yoğun bir biçimde tartışılacak. AB ülkelerinden İsveç'in Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Türkiye'ye iki günlük ziyarette bulunacak. Bildt, Ankara'da Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile yapacağı görüşmelerin yanı sıra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ile bir araya gelecek. Bildt'in temaslarında en ağırlıklı konuyu tavsiye oluşturacak. İsveç, tavsiyenin daha da sertleştirilmesine karşı çıkan ülkeler arasında sayılıyor. Ankara ise Bildt'e tavsiyenin kabul edilemeyeceğini, yumuşatılması gerektiğini anlatacak. Chirac- Merkel görüşmesiTürkiye'nin AB üyeliğine hiç de sıcak bakmayan iki ülke Fransa ile Almanya arasında Salı günü yeni bir zirve yapılacak. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Almanya Başbakanı Angela Merkel ile buluşması öngörülüyor. Fransa ve Almanya'nın Avrupa Komisyonu'nun tavsiyesini "yeterli" bulmayan ülkeler arasında bulunuyor. Merkel'in Komisyon'un önerilerine ek olarak Türkiye'nin tavrını gözden geçirilmesi için bir tarih de belirlemesini istediği, Chirac'ın da bu talebini destekleyebileceği ifade ediliyor.

CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek

CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi

15.05.2026 11:00:00
Haber Merkezi
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ayrıca dosyanın, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava ile birleştirilmesinin talep edilmesine hükmetti. Davada daha önce İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimi görevden alınarak yerlerine kayyım atanmış, CHP karara itiraz etmişti. CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan ise duruşmada, benzer davalarda istinaf mahkemelerinin İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulan kararlarını dosyaya sundu.

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın 2 Eylül tarihli ara kararında İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimini görevden alıp yererine Gürsel Tekin ve heyetini kayyım atamıştı. Mahkeme, bu karara CHP tarafından yapılan itirazın duruşma ile değerlendirilmesine karar vermişti.

Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun daha önce aldığı "başlayan kongre durdurulamaz" kararına rağmen kongreye dakikalar kala İstanbul Valiliği ve Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu'na yazı yazarak, İstanbul İl Kongresi seçimlerinin durdurulmasını istemişti. Bu gelişmenin ardından Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'nun başvurusu üzerine YSK toplanmıştı. Bu toplanta iptali istenen CHP İl Kongresi'nin devam etmesine karar verilmişti. Olağanüstü kongrede tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Ayrıca Çelik, bu kongrenin ardından yapılan olağan kongrede de il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine iki kere yeniden başkan seçilmiş olmuştu.

"Delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır"
İstanbul 45. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada konuşan davacı vekili İlkay Orhan beyanlarında şöyle dedi:

"Dava açıldıktan sonraki tarihte ifadesine başvurulan özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları da esas alındığında CHP 38. İstanbul İl Kongresi aynı zamanda 38. Kurultayı sırasında delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz."

"Yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyoruz"
CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan da şu ifadeleri kullandı:

"İstinaf mahkemesi öncesinde mahkemeyi yetkili görmüştü. Ancak mahkeme bu yöndeki kararını değiştirdi. Celse arasında İstanbul İstinaf Mahekemeleri başkaca davalarda verilen yetkisizlik kararlarına dair istinaf başvurularını reddetti. Hâliyle istinafın son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olmasından yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz."

Dosya birleştirme talebiyle Ankara'ya gönderilecek
Mahkeme, istinafın İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulduğu karar değişikliğinin kendilerine sunulmasını istedi. Ayrıca Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosya ile yeniden birleştirme talebinde bulunuldu. Duruşma 10 Temmuz saat 11.00'a ertelendi.

Ne olmuştu?
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada 2 Eylül'de mahkeme ara kararını açıklamıştı. Mahkeme ara kararında, CHP 38. Olağan İstanbul Kongresi'nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik'in yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu'nun ve İl Disiplin Kurulu'nun 'Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına' karar vermişti. Aynı ara kararda Gürsel Tekin ile birlikte 5 isim kayyım olarak atanmıştı.
CHP 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir içeren 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına ilişkin itirazda bulunmuştu. Mahkeme de yaptığı değerlendirme sonucunda CHP'nin 'İhtiyati tedbir' kararına ilişkin tüm itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine karar vermişti.
Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. Tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine yeniden başkan seçilmiş oldu.

Aziz İhsan Aktaş davasında üç isim cezaevinden çıktı

Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaasını açıklayan savcı, Aktaş hakkında 280 yıla kadar, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında ise 234 yıla kadar hapis cezası talep etti. Üç tutuklu isim tahliye edildi

15.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Aziz İhsan Aktaş davasında üç isim cezaevinden çıktı
Aziz İhsan Aktaş davasında üç isim cezaevinden çıktı
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütü davası İstanbul 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı dört sanık hakkında tahliye talebinde bulunurken, yedi sanığın tutukluluk hâllerinin devamını istedi. Savcı mütalaasında Aziz İhsan Aktaş hakkında 280 yıla kadar hapis talebinde bulundu.

Üç sanık cezaevinden çıktı
Mütalaada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Z., Oya Tekin'in eşi Celal Tekin'in tutukluluk hâllerinin devamı talep edildi.

Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alı Rıza Yılmaz, Rıza Akpolat'ın eniştesi Burak K., Rıza Akpolat'ın kayınbiraderi Kazım Gökhan Y. Rıza Akpolat'ın arkadaşı Rabil A.'nın ise tahliyesi istendi.

İstanbul 1'inci Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada, mahkeme başkanı mütalaya paralel şekilde dört sanığın tahliyesine hükmetti.

200 sanık yargılanıyor
Davada aralarında altısı görevinden uzaklaştırılan CHP'li yedi belediye başkanının da bulunduğu 11'i tutuklu, toplam 200 sanık yargılanıyor.

Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık hazır bulundu.

Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dâhil bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya katıldı.

Dünkü duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, toplam 104 sayfalık mütalaanın dokuz sayfalık özet bölümünü okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi

15.05.2026 10:47:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın Türkistan şehrine geldi.

Erdoğan'ı, Hazret Sultan Uluslararası Havalimanı'nda, Kazakistan Devlet Danışmanı Yerlan Karin, Türkistan Eyalet Valisi Nuralhan Kusherov, Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Almatı Temsilcisi Janibek Zharaskanovich ile Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ve diğer yetkililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraberindeki heyet de Türkistan'a geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in davetine icabetle TDT Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak edecek.

Zirveye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da katılacak.

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı

İstanbul'da uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda 62 şüpheli gözaltına alındı

15.05.2026 10:27:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı
İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı
İstanbul'da uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda 62 şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmaya dayanarak geniş çaplı çalışma gerçekleştirdi.

Sokak satıcılarına yönelik, Bayrampaşa, Fatih ve Eyüpsultan merkezli olmak üzere il genelinde, uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şüphelilerin yakalanması için bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çok sayıda adrese yapılan baskınlarda 62 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Aramalarda bir miktar narkotik madde, 2 ruhsatsız silah ve 1 pompalı tüfek ele geçirildi. Gözaltına alınan uyuşturucu satıcıları, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Narkotik Şubeye götürüldü.

Şüpheliler ile ilgili işlemler devam ediyor.

Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanmasının ardından Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hakan Bahçetepe ile 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

15.05.2026 07:00:00
AA
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Aziz İhsan Aktaş, Gürkan Dölekli, Özer Ayık, Hakan Bahçetepe, Seza Büyükçulha, Baki Aydöner, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal "şüpheli" olarak yer aldı.

İddianamede, 2 ayrı eyleme yer verilirken, ilk eyleme ilişkin yapılan değerlendirmede, şüpheli Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner'in "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında sanık olarak yer aldıkları belirtildi.

Bu davada Aydöner'in üzerine atılı suçlara ve şüphelinin karıştığı eylemlere bakıldığında, İBB'de görevi bulunmamasına rağmen İmamoğlu'na olan yakınlığını kullanarak sahip olduğu gücü haksız kazanç sağlama noktasında kullandığı aktarılan iddianamede, müteahhitlerle görüşüp belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği, karşılığında maddi menfaat elde ettiği ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin Aziz İhsan Aktaş'ın firması adına kayıtlı bir aracı bila bedel kullandığı, Aktaş'ın şüpheliyle tanıştıktan sonra kendisine 100 bin dolar para verdiği, bir nevi jest yaptığı kaydedilen iddianamede, "Şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın da CHP'de, İBB'de etkili olan kişilerle temas sağladıktan sonra bu kişilere maddi jestler yaparak ilişkisini kuvvetlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisine girerek işlerini çözmeye, yeni ihaleler almaya çalıştığı gerek kendisinin yargılandığı davada gerekse de 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün yargılandığı davada ortaya konulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Aktaş'ın, Baki Aydöner ve Ertan Yıldız isimli kişilerle Burak Korzay üzerinden tanıştığı kaydedilen iddianamede, bu kişilerin maddi taleplerini karşılayarak işlerini, sorunlarını çözmeyi amaçladığı belirtildi.

İddianamede, şüpheli Aydöner'in savunmasında aracı kiraladığını, ancak fatura vs. verilmediği için aracı iade ettiğini belirtmişse de kendisinin CHP'li siyasi kimliği dışında aileden gelen esnaf kimliğinin de bulunduğu, herkes gibi araç kiralamanın prosedürlerini bilebilecek konumda olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş'tan elde ettiği haksız menfaatler konusundaki beyanlarına itibar edilmemiş, şüphelinin CHP'li belediyelerde iş çözme, belediyeden talebi bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiği, şüpheli Seza Büyükçulha'nın da İmamoğlu ile olan yakın arkadaşlığını kullanarak nüfuz elde ettiği, CHP'li belediyelerden talepte bulunan kişilerin taleplerini karşılamaya, işlerini çözmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her ne kadar şüpheliler Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın kazı izni, iş yeri açma ruhsatı verme konusunda doğrudan yetkileri olmasa da bu izinleri alabilecek etkiye sahip oldukları görülmüştür."

Rüşvet iddiaları

"Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "rüşvet verme", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "suçtan kaynaklanan mal varlıkları değerlerini aklama", "vergi usul kanuna muhalefet" suçlarından yargılanan şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek samimi beyanlarda bulunduğu bilgisine yer verilen iddianamede, kendisinden para talep eden belediye başkanları ve bu kişilerle irtibatlı kişiler hakkında bildiklerini başsavcılıkla paylaştığı, para verme eylemlerini dekont ve tarihleri ile somutlaştırmaya çalıştığı, bu kapsamda alınan beyanının tespit edilen hususlarla uyumlu olduğunun görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Aktaş'ın ortağı olduğu ticari işletmenin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden aldığı kazı izniyle İBB'den aldığı iş yeri açma ve çalışma ruhsatının alım süreçleri ile ilgili kendini ve ortağı şüpheli Gürkan Dölekli'yi suçlamasının olağan olmadığı belirtilerek, "Her iki iznin verildiği tarihlerle öncesindeki iletişim ve baz kayıtları dikkate alındığında, şüpheliler Aziz İhsan Aktaş ve Gürkan Dölekli'nin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nde Bedaş'ın kendi adlarına yaptığı, bekletilen kazı izni ile İBB'de bekletilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı için şüpheliler Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner aracılığıyla, şüpheliler Hakan Bahçetepe 200 bin dolar verdikleri, şüpheliler Baki Aydöner ile Hakan Bahçetepe kazı iznini verildiği tarihten 1 gün önce, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa ilçesinde baz verdikleri" değerlendirmesi yapıldı.

Şüpheliler Bahçetepe ve Özer Ayık'ın 1 Mayıs 2024 ve 3 Mayıs 2024 tarihlerinde ortak baz bilgilerinin bulunduğu aktarılan iddianamede, kazı izninin verildiği tarihte yakın mesafede baz bilgilerinin bulunduğu belirtildi.

İddianamede, Erdal Celal Aksoy'a 300 bin dolar rüşvet verdikleri, şüpheli Bahçetepe'ye parayı teslim eden kişinin şüpheli Özer Ayık olduğu ifade edildi.

Aksoy ile rüşvet anlaşmasının şüpheli Büyükçulha aracılığıyla yapıldığı kaydedilen iddianamede, Aksoy'un, Büyükçulha'yla 3 Eylül 2024'te, Dölekli'yle ise 7 Eylül 2024'te ortak baz verdiği aktarıldı.

İddianamede, şüpheli Dölekli'nin baz kayıtlarına bakıldığında, şüpheli Erdal Celal Aksoy'la ruhsat izninden kısa süre önce ve kısa süre sonra bir araya geldikleri, yine şüpheli Dölekli'nin diğer şüpheliler Bahçetepe, Aydöner ve Büyükçulha ile irtibatının bulunduğu dikkate alındığında, şüpheli Aktaş'ın beyanlarının tutarlı olduğu, diğer şüphelilerin savunmalarının suçlamalardan kaçmaya yönelik olduğu belirtildi.

Eylem 2'de ise iddianamede, Hakan Bahçetepe'nin 2024 yerel seçimlerinde Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı seçildikten sonra görevini kötüye kullanarak haksız kazanç elde ettiği, bu kapsamda bir aracı 28 Haziran 2024'te, belediye başkanı olduktan yaklaşık 2 ay sonra 3 milyon 70 bin liraya satın aldığı ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin kamu görevlisi olması, mal bildiriminde bulunma zorunluluğunun bulunması ve suç konusu eşyanın sicile tabi tutulmasının tespiti mümkün olması nedeniyle, eşinin babası şüpheli Aziz Lal adına aldığının anlaşıldığı belirtildi.

Şüpheli Aziz Lal'in aracın parasını evde bulundurduğu dolarla ödediğini belirtmişse de, yaklaşık 100 bin dolar civarındaki parayı evde bulundurmasının olağan olmadığı kaydedilen iddianamede, "Şahsın mali verileri, Hakan Bahçetepe'nin belediye başkanı olmadan evvel kullandığı araçların çok eski model, ucuz araçlar olması, konumu ve yaptığı iş sebebiyle döviz cinsinden parayı evinde saklamasının olağan olmaması, aracı şüpheliler Hakan ve Gözde Bahçetepe'nin kullanması dikkate alındığında, Hakan Bahçetepe'nin elde ettiği haksız gelirle eşi Gözde'ye aldığı suç konusu araç arasındaki illiyet bağını kesmek için aracı şüpheli Aziz Lal adına tescil ettirdiği, bu haliyle şüphelilerin iştirak halinde, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerleri aklama suçunu işledikleri" ifadelerine yer verildi.

İddianamede, Bahçetepe'nin belediye başkanı olduktan sonra 3 milyon 70 bin lira değerindeki aracı edindiği, şüphelinin MASAK verileri incelendiğine belediye başkanı olmadan önce hesabında çok düşük tutarlarda para hareketlerinin olduğu, söz konusu araç için ödenen paranın kendi çalışma ve emeği karşılığında elde edilmiş kazançla alınmadığı, "rüşvet" ya da "irtikap" kapsamında elde edinildiğine dair tespit olmadığından eyleminin "haksız mal edinme" suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Ceza istemleri

İddianamede, Hakan Bahçetepe'nin "haksız mal edinme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "rüşvet alma" suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Diğer şüpheliler Gürkan Dölekli, Baki Ayöner, Özer Ayık, Seza Büyükçulha, Erdal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in ise "rüşvet almak", "rüşvet vermek", "rüşvete aracılık etmek", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" gibi suçlardan 3 yıldan 24 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede ayrıca, "Gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a rüşvet verilmesi eylemlerini soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığımıza şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi ve haberdar etmesi nedeniyle, şüpheli Aziz İhsan Aktaş hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasına, şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep olunur." denildi.

İddianame üzerinde İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin incelemesi sürüyor. 

Müfredatta birçok kavram değişti

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat kapsamında tarih ve coğrafya terimlerini yeniledi. Ders kitaplarında "Mavi Vatan", "Türkistan" ve "Sömürgeciliğin Başlangıcı" gibi milli şuur odaklı yerli ifadeler resmi olarak kullanılmaya başlandı

14.05.2026 22:00:00
Haber Merkezi
Müfredatta birçok kavram değişti
Müfredatta birçok kavram değişti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişimine giderek "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında tarih, coğrafya ve sosyal bilgiler ders kitaplarındaki temel terminolojiyi tamamen güncelledi. "Milli şuur" ve "yerli bakış açısı" odaklı bu adım, yıllardır kanıksanmış batı merkezli veya dayatılmış coğrafi ve tarihi terimleri, Türk medeniyet hafızasına ve ulusal güvenlik vizyonuna uygun kelimelerle değiştirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapılan düzenlemelerin çok masum görünen ancak millet olma bilincini doğrudan etkileyen dayatmaları ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını belirtti.

Yeni müfredat doğrultusunda ders kitaplarında resmi olarak değiştirilen ve öğrencilere yeni haliyle aktarılacak olan kavramların şöyle listelendi:

Ormanlarımız - Yeşil Vatan: Türkiye'nin orman varlığı ve yeşil alanları, jeopolitik birer güç ve korunması gereken birer vatan toprağı olarak "Yeşil Vatan" konseptiyle işlenecek.

Türkiye'nin Deniz Yetki Alanı - Mavi Vatan: Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki uluslararası hukuktan doğan deniz sınırları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hakları "Mavi Vatan" öğretisiyle kalıcı hale getirilecek.

Türkiye'nin Hava Sahası - Gök Vatan: Ülkenin hava sahası üzerindeki tam egemenlik hakları, savunma doktriniyle entegre edilerek "Gök Vatan" terimiyle genç kuşaklara aktarılacak.

Ege Denizi - Adalar Denizi: Tarihi arka planı Lozan Anlaşması dönemine dayanan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında literatüre yerleşen Ege ismi yerine, coğrafyanın asıl tarihi adı olan "Adalar Denizi" ifadesi kullanılacak.

Orta Asya - Türkistan: İki kutuplu dünya düzeninin ve Sovyetler Birliği döneminin dayattığı coğrafi sınırlandırmayı kırmak amacıyla, bölge bilimsel literatürdeki asıl tarihi adı olan "Türkistan" olarak adlandırılacak.

Haçlı Seferleri - Haçlı Saldırıları: "Sefer" kelimesinin Türk literatüründeki makul ve meşru algısının aksine, bu olayların İslam dünyasına yönelik doğrudan birer istila ve saldırı olduğu gerçeği "Haçlı Saldırıları" ifadesiyle vurgulanacak.

Coğrafi Keşifler - Sömürgeciliğin Başlangıcı: Batı merkezli tarih anlayışının "keşif" olarak sunduğu dönemin, aslında küresel çapta insan ve kaynak yağmacılığına dayanan "Sömürgeciliğin Başlangıcı" olduğu öğretilecek.

Bizans - Doğu Roma: Tarihsel olarak modern dönem tarihçilerinin ürettiği yapay bir terim olan Bizans yerine, devletin kendi dönemindeki gerçek adı olan "Doğu Roma" kavramı esas alınacak.

Ermeni Meselesi - Asılsız Ermeni İddiaları: Tarih kitaplarında konunun ele alınış biçimi netleştirilerek, Türkiye'ye yönelik uluslararası tezlerin dayanaksız olduğunu vurgulamak adına terim "Asılsız Ermeni iddiaları" şeklinde güncellendi.

Pontus Meselesi - Asılsız Pontus İddiaları: Karadeniz bölgesine yönelik tarihi ve siyasi dezenformasyon faaliyetlerine karşı, iddiaların asılsızlığı doğrudan terminolojiye yansıtıldı.

Tehcir Kanunu - Sevk ve İskan Kanunu: 1915 olayları sürecindeki yasal düzenleme, dönemin arşiv belgelerindeki ve hukuk metinlerindeki orijinal adı olan "Sevk ve İskan Kanunu" olarak öğrencilere öğretilecek.

Yeni müfredat kapsamındaki bu kavramlar, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren basılacak tüm ders kitaplarında zorunlu olarak yer alacaktır.

Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok" dedi

14.05.2026 20:30:00
AA
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle Kovid-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.

Toplumdan spekülasyonlara değil, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına itibar etmelerini isteyen Memişoğlu, "Kovid-19 salgını sürecinde bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden biri olduysak, şu anda sağlık sistemimiz her türlü salgın da olsa, sağlıkla ilgili tehdit de olsa bunları önlemeye, takip etmeye muktedir bir sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Memişoğlu, hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütünün 2 Mayıs'ta bir gemide görülen ağır solunum hastalığı olduğuna dair önlem alınması gerektiğine ilişkin alarm verdiğini ve Türkiye'nin de süreci ilk andan itibaren takip ettiğini anlattı.

Uluslararası bir seyahat gemisinde 147 yolcunun bulunduğunu anımsatan Memişoğlu, yolcuların temaslı olarak değerlendirildiğini, 8 yolcuda pulmoner hastalık görüldüğünü ve bunlardan 6'sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.

Memişoğlu, Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirterek, temaslı yolcuların ülkelerine gönderilip karantinaya alınmaları için organizasyon yapıldığını, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının da tedbir amacıyla karantinaya alındığını ifade etti.

Gemideki 3 Türk vatandaşın da Türkiye'ye ait uçakla izole şekilde getirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı. 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız" bilgisini verdi.

Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Şu anda böyle bir salgın riski yok" dedi.

Hantavirüsün kemirgenlerden sıvı ile dışkılardan bulaşan bir hastalık türü olduğunun bilgisini veren Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının yalnızca hantavirüsü değil, gribal enfeksiyonlara neden olan virüsler başta olmak üzere tüm hastalıkları yakından takip ettiğini bildirdi.

"Son 1 yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldı"

Sağlıkta üretim vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, Türkiye'nin son yıllarda sağlık teknolojileri üretiminde önemli adımlar attığını söyledi.

Bakan Memişoğlu son dönemdeki yerli aşı çalışmalarına ilişkin, "Hepatit aşısını sahaya verdik. Türkiye kendi aşısını yapacak, kendi ilacını da yapacak. Sadece onları değil kendi cihazını da üretecek. 9 aşıyla ilgili de TÜSEP'te çağrıya çıktık." bilgisini paylaştı.

Memişoğlu, Türkiye'nin artık SMA ilacını da üretmeye başladığını belirterek, klinik çalışmaların sürdüğünü ve ilacın preklinik aşamanın sonuna geldiğini söyledi.

Koruyan Sağlık Vizyonu kapsamında aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belirli yaş grubuna ücretsiz kanser taramaları yapıldığını vurgulayan Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını bildirdi.

"Türkiye'de sezaryen doğum oranı yüzde 59,7"

Memişoğlu, sezaryen doğumlarla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 59,7, ilk doğumlarda ise bu oranın yüzde 30,4 seviyesinde olduğunu belirterek, anne adayları ve hekimlerle bu oranları daha sağlıklı seviyelere çekmek istediklerini söyledi.

Geçen yıl Türkiye'de ilk kez sezaryen oranlarında düşüş eğilimi görüldüğünü ifade eden Memişoğlu, bu düşüşün sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.

Memişoğlu, bütün il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ilk bebeğini bekleyen ve gebeliğinin son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini bildirdi.

Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü

Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. Meteorolojik ölçümlere göre ilçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü

14.05.2026 20:00:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Samsun'un Çarşamba ilçesinde öğle saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak yağış ve fırtına, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son uyarıların ardından başlayan gök gürültülü sağanak, kısa sürede şiddetini artırarak cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden oldu. Öte yandan yoğun yağışlar, bölgedeki su kaynaklarına da olumlu yansıdı.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesindeki Çakmak Barajı'nda doluluk oranı kısa sürede önemli ölçüde yükseldi. 2026 yılı başında yüzde 52 seviyesinde olan baraj doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yüzde 99,92 seviyesine ulaştı. Barajda halihazırda yaklaşık 71 milyon metreküp içme suyu bulunduğu bildirildi.

Meteorolojinin ölçümlerine göre Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. İlçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü.

Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 263 yıla kadar hapis cezası istenen 178 sayfalık iddianameye, "Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok, hodri meydan!" sözleriyle tepki gösterdi

14.05.2026 16:31:00 / Güncelleme: 14.05.2026 18:36:15
Haber Merkezi
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında hazırlanan iddianamede 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmesinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden ilk açıklamayı yaptı.

Özcan, "Sonunda davam açılmış. Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama iddianamede şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok. Hodri meydan!" diyerek iddiaları reddetti.

İddianamenin detayları ve istenen cezalar

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "irtikap" ve "rüşvet" soruşturması kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı "müşteki kurum" sıfatıyla yer alıyor.

Savcılık, Tanju Özcan'ın şu suçlardan 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti:

6 kez "icbar suretiyle irtikap"

3 kez "irtikaba teşebbüs"

34 kez "nitelikli dolandırıcılık"

1 kez "rüşvet"

Aynı dosyada yargılanan tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 64 yıla, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede yer alan 5 ağır suçlama

Soruşturmanın en önemli delillerinden birini, BolSev Vakfı Başkanı Ali Sarıyıldız'ın cezaevindeki itirafları oluşturdu. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Marketler Olayı: Zincir marketlere belediye iştiraki olan Bolu Bel A.Ş. ile reklam sözleşmesi yapmaları için baskı uygulandığı, kabul etmeyen marketlere rutin dışı ve yoğun zabıta denetimleri yapıldığı öne sürüldü.

Ruhsat Olayı: Kentte faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep edildiği, paranın bir kısmının nakit, bir kısmının ise vakıf hesabına aktarıldığı iddia edildi.

Kurban Bağışı Dolandırıcılığı: 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde BolSev Vakfı aracılığıyla toplanan 845 bin liralık kurban bağışına rağmen kesim yapılmayarak "nitelikli dolandırıcılık" işlendiği belirtildi.

Hak Ediş Olayı: Bir şirket yetkilisinin belediyeden hak edişlerini zamanında alabilmesi için vakfa 10 milyon liralık yardım yapmaya zorlandığı iddialar arasında yer aldı.

Beton Olayı: Özcan'ın, belediye şirketinden beton almayı reddeden bir firmanın yetkilisine "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek baskı yaptığı iddia edildi.

"Kimin için yolsuzluk yapmışım?"

Hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Tanju Özcan, cezaevinden SEGBİS sistemiyle katıldığı süreçte ve avukatları aracılığıyla paylaştığı mesajda şunları kaydetti:

"Madem benim veya yakınlarımın kasasına giren tek kuruş yok, o zaman bu kadar yolsuzluğu kimin için yapmışım? Ortada bir rüşvet veya irtikap varsa menfaat nerede? Bu dava tamamen siyasi bir kumpastır ve amaç belediye çalışanlarını korkutarak iş göremez hale getirmektir."

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianame üzerindeki inceleme süreci devam ediyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu

14.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu.
MHP Genel Başkanı Yardımcısı Semih Yalçın, Malatya il teşkilatının da feshedildiğini açıkladı.
Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
"Milliyetçi Hareket Partisi Malatya il teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Malatya İl Başkanlığı görevine Turgay Şengönül atanmıştır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.