Türkiye dünyanın dilinde
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ikinci tura kalmadan yeniden seçilmesi Avrupa basınında geniş yer buldu. Devlet sisteminin değiştiğine dikkat çeken gazeteler, Erdoğan'ın yeni yetkilerini öne çıkardı
25.06.2018 00:00:00
Batı basını Türkiye'deki seçimlere geniş yer ayırdı. Devlet sisteminin değiştiğine dikkat çeken gazeteler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni yetkilerini yorumladı. Roma'da yayımlanan İtalyan La Repubblica gazetesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yetkilerle donandığına dikkat çektiği bir yoruma yer verdi. Yorumda, "Erdoğan artık mümkün olan en büyük gücü ele geçirdi.
Bölünmüş olmasına rağmen artık gelecek beş yıl için mutlak bir güce sahip. Artık Başbakan yok. Meclis doğrudan kontrolü altında. Hakimler doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Cumhurbaşkanı Merkez Bankası'nı da kontrolünde tutacak. Onun sınavı Türk Lirası'nın düştüğü ekonomik kriz olacak. Ne var ki, Erdoğan istediği şekilde hareket edebilecek."
Rakiplerinin zayıflığından yararlandı
Londra'da yayımlanan İngiliz The Times gazetesi ise Erdoğan'ın zaferle çıkmış olmasına karşın, "Evet" cephesinde kayıplar olduğunu belirttiği bir yoruma yer vererek, "Erdoğan seçimleri 17 ay öne çekerek, rakiplerinin zayıflığından yararlandı. Erdoğan, dinle çok bağlantısı olmayan Türklerin deniz tatili için oy verme haklarından feragat edeceklerini düşünmek istemiş olmalı. Ancak seçime katılım oranı çok yüksek oldu ve birçok kişinin beklediği gibi kıl payı kazanılmış bir sonuca yol açtı.
Rakamlar, Erdoğan'ın birçok Türkü gücendirdiğini gösteriyor. Önceden kendisine yakın olanlar bunun sebebinin büyük ölçüde Erdoğan'ın danışmanlarından kaynaklandığını ve Erdoğan'ın, 'evet' cephesi içindeki çok yönlü, eğitimli ve ılımlı kitlesinde azalma olduğunu belirtiyor. Bu güç sahibi kişiye gerçeği söyleyecek neredeyse kimse kalmadı" diye yazdı.
Madrid merkezli İspanyol El Mundo gazetesi ise Erdoğan'ın, Putin'in yönetim tarzının izinden gittiği görüşünde. Gazete, şunları yazdı: "Türkiye'de Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferiyle, ağır seçim hileleri iddiaları altında yeni bir dönem başladı. Çoğunluğu başbakanlık koltuğunda olmak üzere 16 yıllık bir iktidarın ardından yapılan oylama Erdoğan'ın şahsına yönelikti.
Otoriterliğe kayılması karşısında ve Erdoğan'ın İslamlaşmaya yönelik çabaları nedeniyle birçok kişi, dünyanın jeostaratejik açıdan kilit ulusu konumundaki ülkede liberal demokrasinin ölümcül darbe alacağı endişesinde. Erdoğan, Rusya'da Vladimir Putin'in tarzıyla güvenlik ve milliyetçiliği gururla kendisi için seçimin en önemli konuları haline getirdi ve bu sayede etkili olan 'ben ya da kaos' fikrini hayata geçirdi."
DIŞ HABERLER
Bölünmüş olmasına rağmen artık gelecek beş yıl için mutlak bir güce sahip. Artık Başbakan yok. Meclis doğrudan kontrolü altında. Hakimler doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Cumhurbaşkanı Merkez Bankası'nı da kontrolünde tutacak. Onun sınavı Türk Lirası'nın düştüğü ekonomik kriz olacak. Ne var ki, Erdoğan istediği şekilde hareket edebilecek."
Rakiplerinin zayıflığından yararlandı
Londra'da yayımlanan İngiliz The Times gazetesi ise Erdoğan'ın zaferle çıkmış olmasına karşın, "Evet" cephesinde kayıplar olduğunu belirttiği bir yoruma yer vererek, "Erdoğan seçimleri 17 ay öne çekerek, rakiplerinin zayıflığından yararlandı. Erdoğan, dinle çok bağlantısı olmayan Türklerin deniz tatili için oy verme haklarından feragat edeceklerini düşünmek istemiş olmalı. Ancak seçime katılım oranı çok yüksek oldu ve birçok kişinin beklediği gibi kıl payı kazanılmış bir sonuca yol açtı.
Rakamlar, Erdoğan'ın birçok Türkü gücendirdiğini gösteriyor. Önceden kendisine yakın olanlar bunun sebebinin büyük ölçüde Erdoğan'ın danışmanlarından kaynaklandığını ve Erdoğan'ın, 'evet' cephesi içindeki çok yönlü, eğitimli ve ılımlı kitlesinde azalma olduğunu belirtiyor. Bu güç sahibi kişiye gerçeği söyleyecek neredeyse kimse kalmadı" diye yazdı.
Madrid merkezli İspanyol El Mundo gazetesi ise Erdoğan'ın, Putin'in yönetim tarzının izinden gittiği görüşünde. Gazete, şunları yazdı: "Türkiye'de Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferiyle, ağır seçim hileleri iddiaları altında yeni bir dönem başladı. Çoğunluğu başbakanlık koltuğunda olmak üzere 16 yıllık bir iktidarın ardından yapılan oylama Erdoğan'ın şahsına yönelikti.
Otoriterliğe kayılması karşısında ve Erdoğan'ın İslamlaşmaya yönelik çabaları nedeniyle birçok kişi, dünyanın jeostaratejik açıdan kilit ulusu konumundaki ülkede liberal demokrasinin ölümcül darbe alacağı endişesinde. Erdoğan, Rusya'da Vladimir Putin'in tarzıyla güvenlik ve milliyetçiliği gururla kendisi için seçimin en önemli konuları haline getirdi ve bu sayede etkili olan 'ben ya da kaos' fikrini hayata geçirdi."
DIŞ HABERLER
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































