logo
09 MAYIS 2026

Türkiye ile İran'dan çok kritik ortak açıklama

Türkiye-İran Sekizinci Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Ortak Bildirisi'nde iki ülkenin, başta Karma Ekonomik Komisyon, güvenlik, ulaştırma, gümrük, sınır ve tarım alanlarında işbirliği anlaşmaları ve komiteleri dahil yürürlükte bulunan ikili mekanizmalardan ve anlaşmalardan, anlaşmaların hükümlerini tam olarak ifa etmek suretiyle eksiksiz şekilde yararlanmayı ve ihtiyaç duyulan alanlarda sayılarını daha da artırmayı kararlaştırdığı belirtildi.

26.01.2024 20:37:00
Anadolu Ajansı
Türkiye ile İran'dan çok kritik ortak açıklama
Türkiye ile İran'dan çok kritik ortak açıklama

Türkiye-İran Sekizinci Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Ortak Bildirisi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca paylaşıldı.

Bildiride, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle 24 Ocak'ta Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdiği, ziyaret vesilesiyle iki ülke arasında Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Sekizinci Toplantısının yapıldığı anımsatıldı.

Bildiride tarafların, karşılıklı saygı, ortak çıkarlar, dostluk ve köklü kültürel ve tarihsel bağlara dayanan geleneksel ilişkileri ile güncel bölgesel ve küresel gelişmeler ışığında, 2014'te ihdas edilen Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantılarının, ilişkilerin daha da geliştirilmesi için faydalı bir kurumsal yapıya dönüştüğünü memnuniyetle not ettiği belirtildi.

Tarafların karşılıklı üst düzey ziyaretler ve halklar arası temasların güçlendirilmesi yoluyla ikili işbirliğinin her alanda geliştirilmesi yönündeki güçlü siyasi iradelerini bir kez daha tekrarladığı aktarılan bildiride, iki ülke arasında sürdürülmekte olan üst düzey diyaloğun ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler bakımından sağladığı yararların altı çizildi.

İki ülkenin mevcut potansiyelleri itibarıyla siyasi, ekonomik, kültürel, bilimsel ve güvenlik işbirliğinin yanı sıra, bölgesel konulardaki işbirliğini güçlendirmeleri bakımından geniş imkanları bulunduğunun teyit edildiği belirtilen bildiride, Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, EİT, D-8, Asya İşbirliği Diyaloğu (AİD) ve Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) gibi uluslararası örgütler ve platformlardaki işbirliğinin önemi vurgulandı.

Bildiride, küresel ve bölgesel ihtilafların barışçı çözümü için küresel ve bölgesel işbirliğinin önemini ve mevcut uluslararası düzenin daha adil bir uluslararası düzene dönüşmesini teminen adaletli, ayırım gözetmeyen ve insani temelli yaklaşımların gerekliliği vurgulandı.

"Ortak mücadele kararlılığı yinelendi"

Tarafların, çağın en büyük sorunlarından birisi haline gelen ve iki ülkenin bulunduğu bölgeye de büyük zararlar getiren terörizmin her türlü somut çeşidi ve tezahürleriyle ortak mücadele kararlılıklarını yineledikleri belirtilen bildiride, şunlara yer verildi:

"Taraflar, başta Karma Ekonomik Komisyon, güvenlik, ulaştırma, gümrük, sınır ve tarım alanlarında işbirliği anlaşmaları ve komiteleri dahil yürürlükte bulunan ikili mekanizmalardan ve anlaşmalardan, anlaşmaların hükümlerini tam olarak ifa etmek suretiyle eksiksiz şekilde yararlanmayı ve ihtiyaç duyulan alanlarda sayılarını daha da artırmayı kararlaştırdı. Ekonomik ve ticari işbirliği alanlarındaki kayda değer potansiyelleri ışığında, 30 milyar ABD doları tutarında ticaret hacmine ulaşmak ve istikrarlı ve uzun vadeli ekonomik ve ticari işbirliğini sağlamak konusundaki kararlılıklarını yineledi. Taraflar, karşılıklı yatırımları teşvik etmek suretiyle ülkelerindeki yatırım alanlarını etkin bir şekilde kullanmak ve genişletmek, karşılıklı yatırımlar için iş dostu bir ortam meydana getirmek, mevcut yatırımcıların muhtelif sorunlarını çözmek ve iki ülkenin özel sektörlerine teşvikler sağlamak üzere birlikte çalışma konusunda mutabık kaldı."

Doğal gaz ve elektrik gibi mevcut enerji işbirliğinin öneminin vurgulandığı bildiride, "Taraflar, iki ülkenin birbirlerinin Avrupa ve Asya'ya açılan kapıları olarak yük ve yolcu taşımacılığında sahip oldukları stratejik konumlarını ve merkezi rollerini göz önünde bulundurarak, bölgesel iletişimi güçlendirme ve destekleme, ulaştırma koridorlarının kara yolu, demir yolu ve çoklu transit geçişini kolaylaştırma, sınır ticaretini güçlendirme, yeni sınır bağlantıları kurma ve bunların altyapılarına ortak yatırım yapılması yönünde özel sektörleri teşvik konusundaki iradelerini vurguladı. İki ülke arasında giderek artan toplumlar arası ilişkiler ışığında, konsolosluk alanındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve mevcut ikili anlaşmalar bağlamında vatandaşların hukuki ve adli sorunlarını görüşmek üzere düzenli komite toplantıları yapılması yönünde mutabık kalındı." ifadeleri yer aldı.

"İki ülkenin de menfaatine"

Bildiride, ortak sınır boyunca ve diğer bölgelerdeki tüm terörist gruplara ve her türlü uzantılarına karşı mevcut işbirliği mekanizmalarından azami ölçüde istifade edilmesinin ve terörizm, mal ve silah kaçakçılığı, yasa dışı uyuşturucu ticareti ve organize suçlarla mücadelede sonuç odaklı işbirliği yapılmasının her iki ülkenin de menfaatine olduğunun teyit edildiği aktarıldı.

Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde tüm ülkelerin nükleer enerjiden barışçıl şekilde yararlanma hakkını vurgularken, KOEP taahhütlerinin tüm taraflarca tam anlamıyla uygulanmasına devam edilmesi için konuyla ilgili tüm aktörlerin iyi niyete dayalı yapıcı bir tutum sergilemesinin gerekliliği aktarılan bildiride, KOEP sürecinin başarıyla neticelenmesinin, anlaşmazlıkların çok taraflı diplomasi yoluyla çözümü için iyi bir emsal teşkil edebileceği ve bunun taraflar arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da artmasına katkıda bulunacağı vurgulandı.

Sürdürülebilir kalkınma hedefiyle "sıfır atık", biyolojik çeşitliliğin korunması, su ve toprak kaynaklarının sürdürülebilir etkin kullanımı da dahil olmak ve bunlarla sınırlı olmamak üzere çevre alanındaki ikili işbirliğinin devam ettirilmesinin önemine değinilen bildiride, iki ülke arasında imzalanan 1959 tarihli Kültür Anlaşması doğrultusunda, kültür, arşiv, eğitim, bilim, gençlik ve spor alanlarında ikili ilişkilerin ve işbirliğinin ve bu alanlarda sürdürülmekte olan karşılıklı üst düzey heyet ziyaretlerinin öneminin altı çizildi.

Yükseköğretim alanındaki işbirliklerini daha da geliştirme, ikili bilimsel ve eğitim işbirliğini genişletmek üzere ortak uzman komitesi kurma kararlılıkların yinelendiği aktarılan bildiride, şunlar kaydedildi:

"İki ülke, medya alanında Ortak Komite'den istifade etme ve mevcut anlaşmaları uygulamak suretiyle yapıcı işbirliğini geliştirme iradelerini beyan etti. Taraflar, müteaddit Kur'an-ı Kerim Mushafları yakma hadiselerini, İslam'a karşı artan nefreti ve dini inanca karşı istismar ve saldırganlığı körükleyen popülist söylemi şiddetle kınadıklarını vurguladı. Taraflar, Birleşmiş Milletler tarafından kutsal kitaplara yönelik saldırıları dini nefret ve uluslararası hukukun ihlali olarak tanımlayan kararlar kabul edilmesini memnuniyetle karşılarken, İslam'a karşı nefret de dahil olmak üzere her türlü nefret söylemini tümüyle reddettiklerini tekrar teyit etti ve Birleşmiş Milletler ve İİT de dahil olmak üzere, uluslararası kuruluşlar bünyesinde yakın işbirliğini sürdürme konusunda mutabık kaldı."

 Saldırıların acilen durdurulması çağrısı

Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bugüne ve işgal altındaki Filistin topraklarının geri kalanında durumun kötüleşmesinden duyulan derin endişenin ifade edildiği ve Filistinli sivilleri hedef alan acımasız saldırıların şiddetle kınandığı belirtilen bildiride, "Taraflar, İsrail güçlerinin Gazze'ye yönelik saldırılarının acilen durdurulması çağrısında bulunurken, sorumlu tüm tarafları, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukuku da dahil olmak üzere, özellikle sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine derhal ve tam olarak uymaya davet etti. Gazze Şeridi'ne yönelik baskıcı ablukanın derhal ve koşulsuz olarak kaldırılmasını ve Gazze Şeridi boyunca sivillere temel mal ve hizmetlerin derhal, yeterli ve engelsiz bir şekilde sağlanmasını talep etti." ifadeleri yer aldı.

Filistin halkının özellikle meşru müdafaa dahil meşru ve vazgeçilmez haklarının iki ülke tarafından tanındığı belirtilen bildiride, Filistin halkının temel ve bilinen hakları vurgulanarak, çatışmaya adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmek üzere başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasının desteklendiği kaydedildi.

Bildiride tarafların, İsrail siyasi ve askeri liderliğinin suçlarının cezasız kalmasını engellemek amacıyla İsrailli yetkililerin Gazze'de işledikleri savaş suçlarından ve tüm diğer mezalim türlerinden ötürü yetkili mahkemelerde hesap vermelerini sağlamak için ikili ve çok taraflı işbirliği yapacakları ifade edildi.

Ayrıca, iki ülkenin, Güney Afrika hükümetinin 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ndeki yükümlülükleri çerçevesinde Uluslararası Adalet Divanında İsrail'e karşı davasını memnuniyetle karşıladığı belirtildi.

"Taraflar, Suriye'nin toprak bütünlüğüne bağlılıklarını yeniden teyit etti"

Tarafların, Astana ortakları olarak sahadaki sükuneti muhafaza etmek için ortak iradelerinin altını çizdiği, Suriye'nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliğine bağlılıklarını yeniden teyit ettikleri aktarılan bildiride, şu değerlendirmeler yer aldı:

"İki ülke, Suriye'deki krize kalıcı ve sürdürebilir bir çözüm için tek yolun, 2254 sayılı olan da dahil olmak üzere BM Güvenlik Konseyinin ilgili kararlarıyla uyumlu bir siyasi süreçten geçtiğini yineledi. Taraflar, Irak'ın toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine ve egemenliğine verdikleri önemin yanı sıra ülkede göreceli bir istikrar sağlayan mevcut hükümete ve hükümetin hesap verebilirliği geliştirme, yeniden inşa ve kalkınma çabalarına yönelik memnuniyetlerini bir kez daha teyit etti."

İki ülkenin, terörle mücadelede işbirliğini güçlendirme yönündeki Irak'tan ortak beklentilerini ve bu konudaki iradelerini vurguladığı kaydedilen bildiride, üye ülkeler arasında bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne saygı temelinde yapıcı diyalog, istişare ve işbirliği için uygun bir forum işlevi bulunan 3+3 Bölgesel Platformunun öneminin altı çizildi, taraflar bölgesel sahiplenme ve işbirliğini teşvik eden bu tür girişimlere desteklerini yineledi.

Bildiride, tarafların Afganistan kaynaklı sorunların ele alınabilmesi için Afganistan'daki mevcut yetkililerle Afganistan'da tüm Afganistan halkını temsil eden ve etnik köken ve mezhep ayrımı olmadan herkesin güvenliğini sağlayan kapsayıcı, sorumlu ve hesap verebilir nitelikte bir hükümetin kurulması dahil, pratik ve yapıcı bir angajmana ihtiyaç duyulduğunu not ettiği aktarıldı.

Afganistan'da, sürdürülebilir bir sosyal ve ekonomik kalkınma için vazgeçilmez olan kadınların hayatın her alanına anlamlı bir şekilde katılımının ve dahil edilmelerinin öneminin vurgulandığı aktarılan bildiride, Afganistan'daki tüm terörist gruplara karşı bütüncül bir mücadelenin önemi, uyuşturucu kaçakçılığına karşı sürdürülebilir bir mücadelenin, uyuşturucu üretiminin yerine alternatif tarım ürünlerinin bulunmasının, insan kaçakçılığı ve Afgan vatandaşların komşu ülkelere, bölge ülkelerine ve ötesine yasa dışı göçleriyle mücadele edilmesinin gerekliliği, tüm düzensiz Afgan göçmenlerin güvenli, gönüllü ve onurlu şekilde geri dönüşlerinin sağlanmasının, ortak kaynaklardan iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak yararlanılmasının gerekliliği vurgulandı.

İki ülkenin Afganistan konusunda teknik düzeyde istişarelerini artırmayı kabul ettiği kaydedilen bildiride, "Taraflar, Yemen'in toprak bütünlüğüne ve Birleşmiş Milletlerin bir yol haritasına ulaşmak için sergilediği çabalar dahil olmak üzere Yemen krizine kalıcı bir siyasi çözüm bulunmasına yardımcı olmaya yönelik çabalara desteklerini yineledi. İki ülke, Yemenli tarafların bir an önce anlaşmaya ulaşmaları ve bunu etkili şekilde uygulamak suretiyle Yemen'e kalıcı barış ve istikrar getirmeleri ümidini dile getirdi. Taraflar, Yemen halkına gıda, ilaç ve diğer temel ihtiyaçlar da dahil olmak üzere uluslararası toplum tarafından acil yardım gönderilmesini vurguladı." denildi.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Taraflar, Kızıldeniz dahil olmak üzere bölgesel ve uluslararası sularda gemi taşımacılığının güvenliğinin sağlanmasının önemini vurgularken, bölgesel gerilimlerin yoğunlaşmasını ve Kızıldeniz'deki mevcut durumu İsrail'in Gazze halkına yönelik zalim saldırısının bir sonucu olarak değerlendirmiş, bölgede normal şartlara dönülmesi için İsrail'in suçlarını önleyecek kararlı tedbirlerin alınması gerektiğine işaret etmişlerdir. Ukrayna'da müzakereler neticesinde varılacak adil ve uygulanabilir bir barışın sağlanmasına ve savaş uzadıkça artan çatışmanın küresel ve bölgesel olumsuz etkilerinin giderilmesine yönelik çabalara duyulan acil ihtiyacı beyan etmişlerdir."

Bildiride belirtilenler ışığında ve Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin Sekizinci Toplantısı vesilesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin huzurunda imzalanan 10 anlaşmaya yer verildi. 

Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor


 
İstanbul Planlama Ajansı, İstanbulluların ekmek tüketim alışkanlıklarındaki değişimi araştırdı. Araştırmaya göre sağlıklı beslenme bilinciyle beyaz ekmek tüketimi azalırken, tam buğday ekmeği daha çok tercih edilmeye başlandı. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 67’den yüzde 49’a gerilerken, tam buğday ekmek tüketimi yüzde 19’dan yüzde 34’e yükseldi. 

09.05.2026 01:31:00
Haber Merkezi
Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor
Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor

İstanbul Planlama Ajansı, İstanbulluların ekmek tüketim alışkanlıklarındaki değişimi araştırdı. Araştırmaya göre sağlıklı beslenme bilinciyle beyaz ekmek tüketimi azalırken, tam buğday ekmeği daha çok tercih edilmeye başlandı. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 67'den yüzde 49'a gerilerken, tam buğday ekmek tüketimi yüzde 19'dan yüzde 34'e yükseldi.

Tam buğday, kepekli, çavdar ve glütensiz gibi sağlıklı ekmek türlerini tercih edenlerin oranı yüzde 37.1 iken, bu ürünleri tercih etmeyenlerin oranı da yüzde 36.9 oldu. Sağlıklı ekmek türlerini tercih etmemenin başlıca nedeni sorulduğunda katılımcıların yüzde 36.8'i alışkın olmadığını söyledi.

Araştırmaya göre İstanbulluların ekmek tüketiminin en yüksek olduğu öğün yüzde 45.4 ile kahvaltı oldu. Kahvaltıyı yüzde 37.4 ile akşam yemeği takip etti. Öğle yemeğinde ekmek tüketme oranı ise sadece yüzde 4.6 oldu.

BTP lideri Hüseyin Baş’tan tarihi vurgu: ‘Küresel güç mücadelesinin en kritik dönemindeyiz’

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, küresel siyasette yaşanan son gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu

09.05.2026 00:10:00 / Güncelleme: 09.05.2026 01:00:15
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş’tan tarihi vurgu: ‘Küresel güç mücadelesinin en kritik dönemindeyiz’
BTP lideri Hüseyin Baş’tan tarihi vurgu: ‘Küresel güç mücadelesinin en kritik dönemindeyiz’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, küresel siyasette yaşanan son gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Baş, ABD ile İran arasındaki gerilimin arka planında yeni bir dünya düzeni mücadelesinin yattığını belirterek, Türkiye'nin bu süreçte "Milli Ekonomi Modeli" ile kendi yolunu çizmesi gerektiğini vurguladı.







"Küresel Güç Mücadelesinin En Kritik Dönemindeyiz"

Dünyanın bölgesel krizlerin ötesinde, sert bir küresel hakimiyet mücadelesine sahne olduğunu ifade eden Hüseyin Baş, ABD-İran gerilimini şu sözlerle değerlendirdi:

"Mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir. Uzun yıllardır dünyayı dolar üzerinden kontrol eden Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor."

Çin'in ekonomik yükselişi, Rusya'nın etkisi ve BRICS ülkelerinin genişlemesiyle ABD merkezli düzenin zayıfladığını savunan Baş, İran'ın bu yeni denklemde Çin ve Rusya ile kurduğu ilişkiler nedeniyle kritik bir noktada durduğunu belirtti.







"Liberal Ekonomi Modeli Refah Üretmiyor"

Türkiye'nin içindeki bulunduğu ekonomik duruma da değinen BTP lideri, mevcut tablonun bir "sistem krizi" olduğunu söyledi. Liberal ekonomi modelinin artık insanlığa refah sağlamadığını ifade eden Baş, şu tespitte bulundu:

"Türkiye'de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksullaşıyor, üretim düşüyor, gelir adaletsizliği büyüyor. Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir."







"Kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir"

Hüseyin Baş, Türkiye'nin başkalarının projelerine eklemlenmek yerine kendi medeniyet perspektifini ortaya koyması gerektiğini belirterek, çözümün Milli Ekonomi Modeli olduğunu vurguladı. Devletin ekonomide güçlü olduğu, milli kaynakların halk yararına kullanıldığı ve alım gücünün artırıldığı bir sistemin sadece Türkiye değil, dünya için de bir çıkış yolu olduğunu ifade etti.

Baş, açıklamasını "İnanıyoruz ki bu kritik süreçte ülkemizin geleceğini emperyal baskılar değil, milletimizin bu gerçekleri görüp tavır alması belirleyecektir" sözleriyle noktaladı.







BTP Lideri Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamanın tam metni:

Bugün dünya, yalnızca bölgesel krizlerin değil, küresel güç mücadelesinin de en sert, en kritik dönemlerinden birini yaşamaktadır.

ABD ile İran arasında yaşanan çatışma ve perde arkasındaki pazarlıklar, aslında yeni dünya düzeninin nasıl şekilleneceğini açıkça göstermektedir. Çünkü mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir.

Uzun yıllardır dünyayı dolar üzerinden kontrol eden Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor. Çin'in ekonomik yükselişi, Rusya'nın artan etkisi, BRICS ülkelerinin genişlemesi ve milli paralarla ticaretin yaygınlaşması ABD merkezli düzeni zayıflatıyor.

Gelinen noktada İran; Çin ve Rusya ile kurduğu ilişkiler nedeniyle bu yeni güç denkleminde çok kritik bir yerde duruyor. Bu nedenle bugün yaşanan süreç sadece bir Ortadoğu gerilimi değil, küresel güç merkezleri arasındaki büyük paylaşım mücadelesidir.

İsrail güdümündeki ABD ise eski gücünü koruyabilmek adına daha sert ve daha saldırgan politikalar izliyor. Çünkü artık dünyanın tek patronu olmadığını görüyor. NATO içindeki çatlaklar, Avrupa'nın yeni arayışları ve doların alternatiflerinin konuşulması bunun en açık göstergeleridir.

Dünya yeni bir güç dengesine doğru ilerlerken Türkiye'nin nasıl bir yol izleyeceği de hayati önem taşımaktadır.

Bugün ülkemiz, ya yıllardır sürdürülen Batı merkezli ekonomik anlayışlara mahkûm olmaya devam edecek ya da kendi milli tezleriyle yeni dönemin güçlü aktörlerinden biri olacaktır.

Çünkü bugün görüyoruz ki liberal ekonomi modeli artık insanlığa refah üretmiyor. Türkiye'de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksullaşıyor, üretim düşüyor, gelir adaletsizliği büyüyor. Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir.

Bu nedenle Milli Ekonomi Modeli bugün her zamankinden daha büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. Devletin ekonomide güçlü ve otorite olduğu, milli kaynakların millet yararına kullanıldığı, milletin alım gücü ve refahının arttığı, milli kalkınmanın esas alındığı bir anlayış, artık yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir çıkış yolu haline gelmiştir.

Türkiye'nin tarihi misyonu başkalarının projelerine eklemlenmek değil; kendi medeniyet perspektifiyle adalet merkezli yeni bir yol ortaya koymaktır.

Ve bu noktada en önemli görev şüphesiz yine yüce Türk milletinin olacaktır.

İnanıyoruz ki bu kritik süreçte ülkemizin geleceğini emperyal baskılar ve oyunlar değil, milletimizin bu gerçekleri görüp buna göre tavır alması belirleyecektir."

Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi

Sakarya'nın Hendek ilçesinde buhar kazanında patlama meydana gelen ve ardından yangın çıkan fabrikada 8 işçi yaralandı. Olay yeri havadan görüntülendi

08.05.2026 18:41:00
İHA
Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi
Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi
Hendek ilçesi Kargalı Hanbaba Organize Sanayi Bölgesi 10. Sokak üzerinde konveyör bant üretimi yapan bir fabrikada henüz bilinmeyen sebeple buhar kazanında patlama yaşandı.






Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, işçiler kısa sürede tahliye edildi. Patlama ve yangın esnasında 1'i ağır toplam 8 işçi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Bölgeye ulaşan ekiplerce çevrede geniş çaplı güvenlik önlemleri aldıktan sonra itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi ile yangın kısa sürede kontrol altına alındı. 






Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından civardaki hastanelere sevk edilirken, ağır yaralanan işçinin Kocaeli'ne sevk edildiği öğrenildi.








Öte yandan, güvenlik kamerasının kasası incelenmek üzere jandarma ekiplerince alınırken, patlamanın yaşandığı fabrika ise havadan görüntülendi.













Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?

Son yıllarda televizyon dizilerinde yaşanan dönüşüm dikkat çekiyor. Mahalle kültürünü, dayanışmayı ve güveni öne çıkaran yapımlardan; mafya, entrika ve şiddet temalı dizilere geçiş yalnızca bir içerik tercihi değil, toplumsal dönüşümün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor

08.05.2026 16:45:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:02:06
Ahmet Turan Yiğit
Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?
Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?
Son yıllarda televizyon dizilerinde yaşanan dönüşüm dikkat çekiyor. Mahalle kültürünü, dayanışmayı ve güveni öne çıkaran yapımlardan; mafya, entrika ve şiddet temalı dizilere geçiş yalnızca bir içerik tercihi değil, toplumsal dönüşümün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu değişim, izleyicinin ilişki algısını ve toplumsal değerlerini doğrudan etkileyebilecek güçlü bir kültürel dönüşümün parçası.






Eski dizilere duyulan özlem, yalnızca nostalji değil; aynı zamanda kolektif hafızanın bir ürünü. Ailece televizyon izleme kültürü, ortak duygular üretir ve gündelik iletişimin bir parçası haline gelirdi. Bugün bu diziler hatırlandığında yalnızca hikâyeler değil, o dönemin aile ortamı ve sosyal ilişkileri de yeniden hatırlanıyor. Bu nedenle insanlar yoğun duygular yaşadıklarında tanıdık anlatılara yönelerek psikolojik bir "güvenli alan" oluşturuyor.






Günümüzde ise dizilerde rekabet, güç mücadelesi ve çatışma temaları öne çıkıyor. Bu durum izleyicide sürekli yüksek gerilim ve duygusal yorgunluk yaratıyor. Özellikle mafya ve entrika temalı diziler, izleyici için bir tür duygusal boşalım alanı sağlarken aynı zamanda rol modeli işlevi görebiliyor. Güç, otorite ve şiddet temalarının sürekli tekrar edilmesi, zamanla normal kabul edilen davranış sınırlarını etkileyebiliyor.






Kuşaklar arasında dizi tercihleri de farklılaşıyor. X ve Y kuşakları daha bütünlüklü hikâyeler ve karakter gelişimine önem verirken, Z kuşağı dijital platformların etkisiyle daha hızlı ilerleyen, görsel açıdan yoğun içerikleri tercih ediyor. Buna rağmen genç kuşakların da eski dizilerdeki doğal ilişkileri ve güçlü sosyal bağları özlediğini ifade etmeleri dikkat çekici.

Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı

ODTÜ bahar şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı

08.05.2026 15:46:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:40:04
İhlas Haber Ajansı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında 6 Mayıs'ta sahne alan İlkay Akkaya konseri sırasında Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Konser sırasında meydana gelen olaylarla ilgili 'Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama', 'Nitelikli Kasten Yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçlarından resen soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4'ünün birden fazla suç kaydı olduğu öğrenildi.

İlhan Kaya'nın 16 suç kaydı var

İlhan Kaya'nın 2 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Terör örgütü Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüte Yardım Etme, 1 adet Kasten Yaralama, 2 adet Görev Yaptırmamak İçin Direnme, 7 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 16 adet suç kaydı bulunduğu öğrenildi.

Celal Elmacı'nın 27 suç kaydı var

Celal Elmacı'nın 3 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Örgüt Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüt Üyesi Olma, 19 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş ve 1 adet Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma olmak üzere toplam 27 Adet Suç Kaydı bulunuyor.

Mehmet Ferit Güneş ve Anıl Baran Dolu'nun 4 suç kaydı var

Muhammed Enis Yıldız ve Oktay Akpınar'ın suç kaydı olmadığı tespit edilirken Anıl Baran Dolu'nun 2 adet Kasten Yaralama ve 2 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 4 adet suç kaydı, Mehmet Ferit Güneş'in ise 1 adet Devletin Kurumlarını Aşağılamak, 3 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere 4 adet suç kaydı mevcut.

İsmi geçen 6 şahsın yakalaması Ankara Başsavcılığı'nın emriyle yapıldı. Diğer şahısların yakalanması hususunda gerekli çalışmalar devam ediyor.

Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişinin Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı. Firarilerin Gürcistan, Almanya, Yunanistan, ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı bildirildi

08.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan 48 kişinin Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Siber, Asayiş ve TEM birimlerinin koordineli çalışmaları sonucu operasyonlar gerçekleştirildi.

27 kişi kırmızı bültenle aranıyordu
Açıklamada, ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği sonucunda kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişi olmak üzere toplam 48 kişinin Türkiye'ye iadesinin sağlandığı belirtildi.

Şüphelilerin Gürcistan'da 31, Almanya'da 7, Yunanistan'da 2 kişi olmak üzere ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı açıklandı.

Çok sayıda suçtan aranıyorlardı
Bakanlığın açıklamasında, Türkiye'ye getirilen kişilerin, "kasten öldürme", "tasarlayarak öldürme", "kasten yaralama", "kasten öldürmeye teşebbüs", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "uyuşturucu madde kullanma ve ticareti", "dolandırıcılık", "hırsızlık", "yağma", "silahla tehdit", "silahlı terör örgütüne üye olma", "çocuğun cinsel istismarı", "resmî belgede sahtecilik", "vergi usul kanununa muhalefet", "kaçakçılık" ve "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçlarından arandığı bildirildi.

İmamoğlu cezaevinden mektup gönderdi: Milletin verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar; onları bu esaretten kurtaracağız

Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, "Hiçbir delil olmadan, iftiralarla oluşturdukları iddianameler duruşma salonlarında her gün çöküyor. Kurdukları kara düzen de işte böyle çökecek. Bunu biliyorlar ve bunun korkusunu yaşıyorlar. Bugün beni, belediye başkanlarımızı ve yol arkadaşlarımızı tutsak etmiş olabilirler; ancak ben hücremde milletimin gücünü arkamda hissediyorum. Aklım, vicdanım ve ruhum özgür. Onlarsa milletin onlara verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar. Onları bu esaretten biz kurtaracağız" dedi. 

08.05.2026 11:46:00
Haber Merkezi
İmamoğlu cezaevinden mektup gönderdi: Milletin verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar; onları bu esaretten kurtaracağız
İmamoğlu cezaevinden mektup gönderdi: Milletin verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar; onları bu esaretten kurtaracağız
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri'deki hücresinden CHP Balıkesir Belediye Başkanları buluşmasına mektup yolladı.

"Biz; her işin bir kişinin ağzına baktığı bir anlayışı asla benimsemedik, benimsemeyeceğiz" ifadelerini kullanan İmamoğlu'nun mektubu şöyle:

"Sayın Genel Başkan Yardımcılarım, Değerli Büyükşehir Belediye Başkanlarım, Çok Kıymetli Yol Arkadaşlarım;

Hepinizi özlemle ve sevgiyle selamlıyorum. Gösterdiğiniz güçlü dayanışma ve mücadele azmi için yürekten teşekkür ediyorum. Marmara Belediyeler Birliği Başkanı seçilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Akın'ı kutluyorum. Ahmet Başkanımız, Balıkesir'de çok başarılı işlerin altına imzasını atıyor. Biliyorsunuz Balıkesir; 1950'den sonra ilk kez yerel seçimlerde "CHP" dedi. Balıkesirliler Ahmet Akın Başkanımızı seçti; o da hizmetleriyle, yönetim anlayışıyla sosyal demokrat ve halkçı belediyeciliği Balıkesir'e çok güzel şekilde yaşatıyor. 74 yıl sonra elde ettiğimiz bu başarının devam edeceğine, CHP belediyeciliğinin Balıkesir'de bir gelenek halini alacağına inancım tamdır.

Bugün Türkiye çok kritik bir kavşaktan geçiyor. Her gün siyasallaşmış yargı eliyle yürütülen operasyonlara uyanıyoruz. Sandıkta kazandığımız başarıyı iftiralar ve kumpaslar eliyle gölgelemeyi; CHP'li belediyeleri mahkemeler yoluyla etkisizleştirmeyi hedefliyorlar. Sadece bizleri değil, bizlere oy veren seçmenleri ve milletin iradesini cezalandırmak istiyorlar. Çünkü başka hiçbir çareleri kalmadı. Milletimiz sosyal demokrat ve halkçı belediyecilik ile tanıştı. Yıllardır "yönetemez" denilen CHP'nin yerel yönetimlerde neler başardığını herkes gördü. Rantçı değil halkçı bir anlayışla kentlerimizi nasıl yücelttiğimize herkes şahit oldu.

Biz; her işin bir kişinin ağzına baktığı bir anlayışı asla benimsemedik, benimsemeyeceğiz. Kentlerimizi her zaman millet için, milletle birlikte yönettik. Ortak akılla, liyakatli kadrolarla ve her şeyden önemlisi herkese eşit yaklaşarak hizmet ürettik. Millet bu yeni anlayışı benimsedi ve bizleri bağrına bastı. İşte bugün yapılan tüm bu baskılar; milletin gönlünde emek emek edindiğimiz yerden bizi söküp atmak içindir. Ama asla başaramayacaklar. Çünkü bu millet; gönlünde yer açtığı kişileri öyle kolay kolay kalbinden çıkarmaz; iftiralara ve yalanlara pabuç bırakmaz. O yüzden, bırakalım onlar ellerinde güç olduğuna, her şeye muktedir olduklarına inansınlar. Bizim arkamızda millet var ve hiçbir güç milletten üstün değildir.

"Makamların ve gücün esiri olmuşlar"
Hiçbir delil olmadan, iftiralarla oluşturdukları iddianameler duruşma salonlarında her gün çöküyor. Kurdukları kara düzen de işte böyle çökecek. Bunu biliyorlar ve bunun korkusunu yaşıyorlar. Bugün beni, belediye başkanlarımızı ve yol arkadaşlarımızı tutsak etmiş olabilirler; ancak ben hücremde milletimin gücünü arkamda hissediyorum. Aklım, vicdanım ve ruhum özgür. Onlarsa milletin onlara verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar. Onları bu esaretten biz kurtaracağız. Halkımızla birlikte her engeli, her pusuyu ve her kumpası aşacağız.

Bu mücadele sadece ne benim, ne yol arkadaşlarımın, ne de partimizin mücadelesidir. Bu mücadele; Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesidir. Bu zorlu yolda yorulsak da durmayacağız; birbirimizden güç alıp yeniden ayağa kalkacağız. Aynı hedefe, aynı kararlılıkla yürüyeceğiz ve mutlaka başaracağız. Başarmak zorundayız. Sizlerle birlikte bu yolda yürümekten büyük bir onur duyuyorum. Bu yolun sonu aydınlık, bu yolun sonu hürriyet, bu yolun sonu adalet!

Yolumuz açık olsun! Sevgilerimle…"

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor. Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın eleştirilerde bulunduğu ve Yılmaz Özdil'in istifa ettiği süreç, bugün yayımlanan manşetle yeni bir evreye girdi. Gazete, Özgür Özel ile yapılacak olan özel röportajı duyurdu

08.05.2026 11:33:00
Haber Merkezi
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP yönetimi ile Sözcü Medya Grubu arasında bir süredir devam eden gerilim, yerini barışma adımlarına bırakıyor. 1 Nisan tarihinde CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dönemin Sözcü Medya Grubu Başkanı Yılmaz Özdil'e yönelik sert eleştirilerde bulunmuş, kanalın yayın çizgisini eleştirerek, "A Haber kafasıyla devam edebilirsiniz. Ama herhalde izleyici ve dinleyici bunların notunu veriyordur" ifadelerini kullanmıştı.

Bu çıkışın ardından 6 Nisan'da Yılmaz Özdil, hem gruptaki görevinden hem de köşe yazarlığından istifa ettiğini duyurmuştu. Ayrılığın ardından gazetenin manşetlerinde Özgür Özel'in İsrail açıklamaları yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ifadelerine yer verilmesi, dikkatlerden de kaçmamıştı.

Sözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyorSözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyor

CHP ile yaşadığı gerilim nedeniyle son dönemde izleyici ve okuyucu kaybı yaşadığına dair yorumlarla gündeme gelen Sözcü grubu, bugün dikkat çeken bir hamle yaptı. Gazete, bugünkü manşetinden "Siyasetin gündemi Sözcü TV'de belirlenecek" başlığıyla Özgür Özel'in canlı yayın konuğu olacağı özel röportajı duyurdu.

"Özgür Özel ile özel röportaj bu akşam saat 20.00'de kaçırmayın" notuyla paylaşılan bu gelişme, parti-televizyon arasındaki buzların eridiğine dair bir işaret olarak yorumlandı.

ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi

 

08.05.2026 10:27:00 / Güncelleme: 08.05.2026 10:33:11
Anadolu Ajansı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yazılı ve görsel basın ile sosyal medyaya yansıyan görüntülerin incelenmesi sonucu olaylara iştirak ettiği belirlenen 6 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakarlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D. yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır." 

İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında 29 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında, Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla 29 zanlı gözaltına alındı

08.05.2026 09:07:00 / Güncelleme: 08.05.2026 09:13:15
AA
İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında 29 şüpheli gözaltına alındı
İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında 29 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Ekrem İmamoğlu'nun elebaşılığında kurulan suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen eylemlere yönelik olarak soruşturmalar yapıldığı" belirtildi.

Örgütün Ağaç ve Peyzaj AŞ iştirak şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırdığı iddialarına yönelik olarak operasyon gerçekleştirildiği ifade edilen açıklamada, gözaltı kararı verilen 30 şüpheliden 29'unun yakalandığı kaydedildi.

Açıklamada, şüphelilerden 1'inin ise yurt dışında bulunması nedeniyle yakalama çalışmalarına devam edildiği aktarıldı.
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.