Türkiye kurban seçildi
Suriyeli sığınmacı akınının şokunu üzerinden atamayan Avrupa, bu kez Afganistan’dan gelen göçmen dalgasını nasıl önleyeceğini kara kara düşünüyor. Avrupa’da bu göç dalgasının komşu ülkelerde, özellikle de Türkiye'de durdurulması konusunda tam bir görüş birliği var
22.08.2021 16:51:00





Afganistan'da Taliban'ın ülkeyi çok hızlı bir şekilde ele geçirmesinin tetikleyebileceği göçmen akını Türkiye ve Avrupa ülkelerinin kâbusu haline geldi. Suriye'deki iç savaştan kaçan göçmen dalgasının şokunu üzerinden atamayan Avrupa, bu kez Afganistan'dan gelebilecek yeni bir dalgayı nasıl önleyeceğini kara kara düşünüyor. Afganistan'da 20 yıl süren savaş sırasında uluslararası koalisyon güçlerine yardım edenler dışında diğer Afganları istemeyen Avrupalılar, bu göç dalgasının komşu ülkelerde, özellikle de Türkiye'de durdurulmasını amaçlıyor. Associated Press'in ele geçirdiği gizli bir Alman diplomatik yazışmasına göre bu hafta Avrupa Birliği İçişleri Bakanları toplantısında konuşan bazı yetkililer, Afganların kendi hallerine bırakılmaması gerektiği ve komşu ülkelere acil insani yardımlar yapılarak bu göç hareketinin tetiklenmesinin önüne geçilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Avusturya İçişleri Bakanı Karl Nehammer, diğer Avrupalı liderlerin de kendisiyle aynı görüşte olduklarını ifade ederek, "hedefimiz bu insanların çoğunu Avrupa'dan uzakta tutmak olmalı" diye konuştu.
Avrupa'da sınır dışı merkezleri olmayacak
Afganistan'daki Kabil havaalanında insanların çaresizce kalkışa hazırlanan uçaklara tırmandığı görüntüleri, potansiyel göçmen akınının çok büyük olacağının göstergelerinden biri kabul ediliyor. ABD ve NATO müttefikleri, uluslararası koalisyona yardım ettikleri için Taliban tarafından cezalandırılabileceği düşünülen on binlerce Afgan'ı ülkeden çıkarmaya çalışıyor. Ancak ABD ve NATO ülkelerine yardım eden bu Afganların hangi ülkeye gideceği daha belli değil. İngiltere ise kendileri için çalışan tüm Afganları kabul etmeyeceklerini açıkladı. Ancak Afganistan'dan ayrılmayı düşünen göçmenler ABD ve NATO ülkelere yardım eden on binlerce Afganlarla sınırlı değil, birkaç milyonu bulabileceği ifade ediliyor. ABD ve Avusturya başta olmak üzere Batılı ülkeler ülkelerine kabul edecekleri Afganların barınacakları sınır dışı kabul merkezlerinin bile ülkelerinde olmasını istemiyor. Zira ABD ve Avrupa ülkelerine gitmek için başvuracak Afganların çoğunun kabul edilmeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bu şekilde ABD ve Avrupa ülkelerinin sığınma başvurularını reddettiği kişiler ülkelerine geri gönderilemezse, bu merkezlerin bulunduğu ülkelerde tutulabilecek. Bu bağlamda maalesef Türkiye'nin de adı geçiyor.
Avrupa Türkiye'yi kurban seçti
Afganistan'da gelen göçmen akınında Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye'yi bir nevi kalkan olarak kullanmaya hevesli görünüyor. Altı yıldır yüz binlerce Suriyeli, Iraklı ve Afgan göçmeni ağırlayan Yunanistan'ın Göç Bakanı Notis Mitaraçi, kısa süre önce yaptığı açıklamada Afgan göçmenler için güvenli ülkenin Türkiye olduğunu söylemişti. ABD'den üst düzey isimlerin açıklamalarında da Afgan göçmenlere Türkiye'ye gidebileceklerine dair mesajlar verilmişti. Almanya Başbakanı Angela Merkel, bu hafta yaptığı bir açıklamada, Afgan göçü konusunda "Türkiye ile yakın bir şekilde çalışılması gerektiğini" söyledi. Afganistan'daki duruma ilişkin, Avrupa'nın bu ülkeden kaynaklanacak düzensiz göç dalgasından kendisini koruması gerektiğini söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da "Düzensiz göçle mücadelemiz Pakistan, Türkiye ve İran gibi transit veya ev sahibi ülkelerle işbirliğinin kurulmasını da kapsıyor" diye konuşmuştu. Bütün bu ve benzeri açıklamalar Batılı ülkelerin Suriyeli sığınmacılar konusunda olduğu gibi birkaç milyar euro ödeme yaparak Afgan göçmenlerle mücadeleyi Türkiye topraklarında yapmayı tercih ettiklerini gösteriyor.
Açık kapı politikasının sonucu
Bugün ülkemizin Avrupa ve ABD'ye gitmek isteyen göçmenler için popüler hale gelmesinin nedenlerinden biri Türkiye'nin 2010 yılında uygulama kararı aldığı açık kapı politikası. Türkiye, Suriyelilere yönelik açık kapı politikası kararı aldığı 2010 yılından sonra artık mülteciler açısından hedef ülkeye dönüşmüş durumda. Geçmişte Türkiye coğrafyası itibarıyla Avrupa'ya ulaşmak isteyen göçmenler için bir transit ülke noktasındaydı. Gelen insanlar Türkiye üzerinde Avrupa'ya gitmeye çalışırlardı. Ama özellikle 2010 yılından sonra bu durum değişti. Avrupa sınırları tamamen kapatılmış durumda. Öyle olunca da göçmenlerin büyük çoğunluğu Türkiye'ye geldikten kısa süre sonra bir deneme yapıyorlar ama olmayınca Türkiye'de kalmak zorunda kalıyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta Türkiye'nin Avrupa'nın 'mülteci ambarı' olmayacağını söylemişti. Ancak gerçek 'mülteci ambarı' olduk bile...
Ülkeye mülteci sokulmamalı
Türkiye'nin milyonlarca Suriyeli sığınmacıya barınak olmasına kamuoyundaki tepkiler artarken şimdi de Afgan göçmenlerin buna eklenmesi hükümeti tedbir almaya mecbur bıraktı. Bu kapsamda hükümet, İran sınırında güvenliği arttırmaya ve inşasına 2017'de başlanan sınır duvarını tamamlamaya karar verdi. Ancak uzmanlar mevcut veya yeni inşa edilecek duvarların göçmen akışını tamamen durdurması gibi bir beklenti içerisine girilmesinin doğru olmayacağı görüşünde. Zira Duvarın şu ana kadar yapılan kısmı 540 kilometre uzunluğundaki sınırın ancak üçte birini örtebilecek durumda. Duvar hedeflenen 240 kilometrelik sınıra ulaşsa bile bu, göçmenlerin geceleri farklı güzergâhlardan Türkiye'ye girmesine engel olmayabilir. Duvarın daha çok psikolojik bir etkisi olduğuna dikkatleri çeken uzmanlara göre duvarın hiçbir etkisi olmadığını söylemek mümkün değil. Ancak tamamen göçü engelleyeceğine dair beklenti doğru değil. Duvarın etkisi nihayetinde iki merdiven boyu. Bir çıkış, bir inişe iki merdiven yerleştirildiği takdirde, göçmenler sınırı geçebiliyor. Göçmenler duvar inşa edilmeyen alanlara doğru yöneliyor, yeni rotalar da belirliyor. Bu gerçek İran sınırın tamamına duvar örmenin bile yıllar alabileceği Türkiye'nin Afgan göçmen akınında bu şekilde kurtulamayacağını gösteriyor. Aslında yapılması gereken belli, ABD ve Avrupa ülkeleri gibi hiçbir göçmen ya da sığınmacıyı Türkiye'ye sokulmaması gerekiyor. Sınırlardan kaçak girenlerin de hemen yakalanarak sınırdışı edilmesi ve ülkemizin göçmenler için cazip bir ülke olduğu izleniminin ortadan kaldırılması gerekiyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































