logo
24 HAZİRAN 2026

Türkiye’de bilinen madenlerin isimleri

Kaya gazı: Tortul kayaların içerisinde biriken gaza verilen isimdir. Yatay sondaj ve hidrolik kırma yöntemi ile birlikte yer yüzeyine çıkartılır

12.05.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Türkiye’de bilinen madenlerin isimleri
Türkiye’de bilinen madenlerin isimleri
Kaya gazı: Tortul kayaların içerisinde biriken gaza verilen isimdir. Yatay sondaj ve hidrolik kırma yöntemi ile birlikte yer yüzeyine çıkartılır.

ABD' de son 20 yılda kaya gazı sayesinde gaz fiyatı dünya fiyatlarının çok altına düştü.

Ülkemizde Trakya ve Güneydoğu'da 7 ayrı noktada çok önemli kaya gazı yatağının olduğu bilinmektedir.

Transatlantik petrolleri, Valleria firması, Shell firması ülkemizde kaya gazı ile ilgili ruhsat alıp aramaya başlayan yabancı firmalardan bazılarıdır.

Şu anda ilk belirlemelere göre ülkemizde 1.8 trilyon metreküp kaya gazı olduğu tahmin edilmekte olup, bu da ülkenin enerji ihtiyacını 40 sene karşılayacak düzeydedir.

Ülkemizde 2.5 trilyon dolarlık kaya gazı olduğu tahmin edilirken, gerçek rakamların bunun çok daha üzerinde olduğu ifade edilmektedir.







TORYUM

Asrın enerji kaynağı toryum'dur. Ülkemizde 880.000 ton toryum rezervi bulunmaktadır. Bu miktar ile Hindistan'dan sonra dünya ikincisiyiz. Yeni rezervler ile bu rakamın 3-4 kat artacağı tahmin edilmektedir.

1 gigavatlık enerji için 3,5 milyon ton kömüre veya 200 ton uranyuma veyahut 1 ton toryuma ihtiyaç vardır.

Bu manada tahmini olarak 120 trilyon dolarlık toryum madenimiz vardır.

Ülkemizin elektrik ihtiyacı açısından Isparta'da bulunan 20 bin tonluk rezerv ülkemizin elektrik ihtiyacını 100 yıl karşılamaya yeterlidir.

Ülkemizde en çok toryum rezervi Sivrihisar'da bulunmaktadır.

Toryum en güvenli nükleer yakıttır. Esasında kendi tek başına nükleer yakıt değildir. Proton hızlandırıcısı teknolojisi ile radyoaktif hale getirilir.

Nortonla bombardıman edilir ve uranyum 233'e dönüşür. Bu proton hızlandırma teknolojisinde dünyada sayılı isimlerden olan Prof. Dr. Engin Arık hocamız maalesef bir uçak kazasında ölmüştür.







Bilinen madenlerimizin isimleri

* ENERJİ HAMMADDELERİ
* Taşkömürü
* Linyit
* Bitümlü şişt
* DEMİRÇELİK HAMMADDELERİ
* Demir cevheri
* Manganez
* GÜBRE HAMMADELERİ
* Fosfat
* Pirit S
* Bor
* Krom
* Manyezit
* DEMİR DIŞI METAL HAMMADDELER
* Bakır
* Kurşun
* Boksit
* Çinko







* SOY METALLER VE NADİR TOPRAK  HAMMADDELERİ
* Altın
* Gümüş
* Nadir Toprak
* ENDÜSTRİYEL HAMMADDELER
* Kaolen
* Kil
* Bentonit
* Feldspat
* Talk ve Pirofillit* Kuvars,Kuvarsit
* Silis kumu
* Selestit
* Pomza
* Perlit
* Barit
* Zeolit
* Trona
* Tuz
* Sodyum Sülfat
* Kireç Taşı
* Dolomit
* Alçı Taşı







Mermer ve yapı taşları

Milli devlet anlayışında her konuda olduğu gibi madenlerimiz noktasında da millet menfaatleri dikkate alınacaktır. Öncelikle yabancıların madenlerimiz üzerindeki hakimiyetine son verilecektir. Çünkü milli devlet tezinde madenler ve diğer yeraltı zenginlikleri millete aittir.

Bu kaynaklar devlet millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılmalı ve işlenmelidir.

Yabancıların elindeki ruhsatlar, ederinin 3-4 misli paralar karşılığında geri alınacaktır. Gerekli paranın bulunması ise milli ekonomi modeli anlayışındaki devletin gelir kaynakları dikkate alındığında hiç de zor olmayacaktır. Böylece vatan topraklarının tamamı yine millete ait hale gelecektir.

Madenler yerli sanayinin gelişmesinde kullanılacak, ham madde olarak ihracına müsaade edilmeyecek, işlendikten sonra çok daha fazla bir tarla satılması sağlanacaktır.

Kendi topraklarında dilenci olmak yerine mutluluk içerisinde refah bir yaşam sürmek elimizde. Yeter ki ayağımızın altındaki 3 katrilyon dolar değerindeki servete sahip çıkalım. Bu zenginlik, sadece bize değil bütün insanlığa ikram etsek dahi bitmeyecek büyüklüktedir. Yeter ki talan edilmesine müsaade etmeyelim.







Ülkemiz maden potansiyelinin kullanımına dayalı sektörlerin geliştirilmesi, Türkiye'de gelişen sanayi kollarının ihtiyaç duyduğu hammaddelerin dünya piyasaları ile rekabet edebilecek fiyatlarla bu sektörlere verilmesi ve bu kuruluşlar arasında organik bağların geliştirilmesi uluslararası rekabet koşulları dikkate alındığında ülkemizin dış ticareti açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu konuda ülkemizde var olan ve üretimi yapılan hammaddelerin uzantısında yer alan sanayi kollarının belirlenmesi ve işbirliği olanaklarının oluşturulmasıyla şüphesiz büyük yararlar sağlanacaktır.

Ülkemizde farklı sektörlerin ihtiyaç duyduğu hammaddelerin aramalarının yapılarak rezervlerinin belirlenmesi, kalite iyileştirilmesi gereken ürünler için gerekli teknolojik araştırmalar yapılarak bu tesislerin kurulmasına öncelik verilmesi ve ihtiyaçları doğrultusunda üretim hedeflerinin belirlenmesi gerekmektedir.

Ve her şeyden önemlisi bu kaynaklar devlet-millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılmalı ve işlenmelidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.