logo
24 HAZİRAN 2026

Türkiye’de deflasyon ve talep daralması

“Ülkemiz için de durum bundan farklı değildir. Bir taraftan yüksek girdi maliyetlerinden dolayı maliyetler artarken bir taraftan da gerek maliye gerekse faiz politikaları ile piyasadan para çekildiği için talepte daralma yaşanıyor

10.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Türkiye’de deflasyon ve talep daralması
Türkiye’de deflasyon ve talep daralması
"Ülkemiz için de durum bundan farklı değildir. Bir taraftan yüksek girdi maliyetlerinden dolayı maliyetler artarken bir taraftan da gerek maliye gerekse faiz politikaları ile piyasadan para çekildiği için talepte daralma yaşanıyor.

Türkiye şartlarında TEFE ve ÜFE hesaplamalarında uygulanan teknik eksik kalmaktadır.

Yapılması gereken; (+) olan ürünler ayrı bir kategoride toplanmalı ve ortalama artış hesaplanmalı; (–) olan ürünler ayrı bir kategoride toplanmalı ve ortalama artış hesaplanmalıdır.







Elektrikli ev eşyası modeli çok hızlı değiştiği için eğer piyasada yeterli talep yoksa üretici mecburen üretim maliyetleri artsa dahi fiyatları düşürerek elindeki stokları satma yoluna gidecektir.

Böyle bir ekonomide, yani hem vergi, enerji, hammadde, istihdam vergileri vb. leri artmasından dolayı maliyetlerin arttığı, hem de yetersiz talepten dolayı stokların yükseldiği bir ortamda TEFE ve ÜFE sonuçları bizi yanıltıcı neticelere ulaştıracaktır.

İki farklı hastalık, yani maliyet enflasyonu ve talep daralması (+)'nın (–)'yi yok etmesi gibi birbirini götürmekte; sanki ekonomide bu hastalıkların hiç bir yokmuş ve ekonomi dengede imiş gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır.







Örneğin buğday ektiğinizi düşünelim.

Buğdayın fiyatı talep azlığından veya arz çokluğundan dolayı %30 düşsün. Ama bu buğdayı elde ederken kullandığınız gübre ve mazot yani maliyetleriniz %35 artsın.

Bu şartlarda bu günkü TEFE hesaplama tekniğine göre eğer enflasyon buğday, mazot ve gübre dikkate alınarak hesaplanmış olsaydı sonuç %2.5 çıkacaktı. + %35 – %30 = %5 bölün ikiye; = enflasyon %2.5 çıkacaktır. (buğday ve mazot + gübrenin ağırlıklı ortalamalarını eşit kabul ediyoruz).

Halbuki köylü için enflasyon %65'tir. Zira üreticinin satın alma gücü %65 daralmıştır.

%30 sattığı üründen, %35'te üretimden bir önceki yıla göre zarar etmiştir. Zaten enflasyon hane halklarının gelirindeki daralmayı gösterir.

Gerçekten ülkemiz şartlarında bir çözüm aranıyorsa; bu gün yapılanın aksine maliyetleri aşağıya çekecek bir maliye politikası ve tüketimi tetikleyecek bir para politikasının aynı anda devreye konması gerekir.







Burada maliyetleri aşağıya çekecek bir maliye politikasından kastımız şudur: Bu kadar yüksek vergi alınmasının sebebi hazinenin bu kadar yüksek oranda borçlanma ihtiyacıdır.

Bu ihtiyacın sebebi de kendi parası yerine maliyetli yabancı para karşılığı emisyonunu genişletme isteğidir.

Dolayısı ile doğru para politikaları uygulanmadan bu borçların, buna bağlı olarak bu kadar yüksek vergilerin de aşağıya düşürülmesi mümkün değildir. Öyleyse sağlam mali politikalar için öncelikle doğru para politikalarının uygulanması gerekir.







Peki, gelir dağılımında bu boyutta bir dengesizlik neden meydana gelmektedir?

Bu gün Dünya'da hakim olan anlayış, üretim ile para kazanma yerine para ile para kazanma anlayışıdır. Günümüzde FX piyasalarında günde ortalama 5,1 trilyon Dolar işlem görmektedir. Bunun yaklaşık 4.48  trilyon Dolar'lık kısmı (yüzde 88) USD doları cinsindendir.

Dünyadaki toplam faiz getirili senetlerin toplam tutarı daha 2010 yılında 200 trilyon doları aşmışken,  2016 yılı itibari ile dünya ekonomisinin toplam büyüklüğü sadece (World GDP) 75.845.109 bin dolardır.

Faizin varlığı ve spekülatif para anlayışı paranın belli ellerde toplanmasını sağladı. Toplumun ciddi bir kısmı geçim derdi yaşarken azınlık bir kesim de milyar Dolarlara sahip oldu.

Sonuçta paranın belli ellerde stoklanması toplumda istenilen talebin ortaya çıkmasına da engel oldu. Bu sebeple bugünkü kapitalist anlayışların deflasyonun sebeplerinden biri olan gelir dağılımındaki dengesizliği çözmesi mümkün değildir. Çünkü uyguladıkları bütün politikaların temeli faize dayanmaktadır.

Deflasyondan kurtulmak için sadece bir tek düzenleme yeterli değildir. Aynı anda hem para politikası, hem maliye politikası, hem bunlara uygun dış ticaret modeli, hem de sosyal devlet anlayışını hayata geçirmek gerekir.







Bu konuda şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz:

Deflasyon kapitalist anlayışın çocuğudur. Bu sistemin kendisi bu hastalığı üretmektedir. Ve bu hastalık kendisini ortaya çıkaran bir modelle çözülemez. O yüzden ortaya koyduğumuz bu Milli Ekonomi Modeli'ni ülkeler hayatlarına geçirip kapitalist anlayışı terk etmeden bu hastalıktan kurtulamazlar. Biz bu görüşümüzü 90'lı yılların başından beri ifade ediyoruz.

Bir dönem ABD'nin faizleri adeta sıfırlama gayreti, kapitalist anlayışın dışında yıllardır ifade ettiğimiz bu modeli kısmen hayatına geçirme gayreti idi.







Ancak ABD faizleri sıfırladığında kendi toprakları dışında bulunan karşılıksız parasının kendisine geri geleceğinden korktuğu için bunu uzun süre devam ettiremedi.

ABD için her iki yol da çıkmaz sokak görünüyor. Şu ana kadar kapitalist anlayışın göremediği ve göremeyeceği ve bu derece batmış bir ekonomiyi dahi kurtaracak bir yol mevcuttur. Ancak buradaki analizimizin dışında kalmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.