Türkiye'de olabilecek 'en kötü senaryo' yaşandı
İngiliz deprem bilim uzmanı Dr. Stephen Hicks Kahramanmaraş merkezli çifte depremi "olabilecek en kötü senaryo" olarak değerlendirdi. Buna karşın Hicks, meydana gelen yüksek can kaybı ve hasarın Türkiye'deki yapılaşma kurallarının gevşekliğine bağladı





'Güçlü artçı ihtimali var'
Dr. Hicks Kahramanmaraş'ta yaşanan iki depremi birbirine yakın yerlerde, aynı zamanda ve benzer büyüklükte meydana gelmesi sebebiyle "çifte deprem" olarak tanımladı. Çifte depremlerin sıra dışı olduğunu, ancak okyanus altında meydana gelerek daha büyük tsunamilere yol açan bazı örneklerinin görüldüğünü belirten uzman çifte depremin arama kurtarma çalışmalarına olumsuz etkisinin olabileceğinin altını çizdi. Hicks, artçı sarsıntılara da değinerek, "Yüz binlerce olmasa bile, on binlerce artçı şok olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunların çoğunun küçük olmasını ve hasara yol açmamasını umuyoruz, ancak ne yazık ki hala güçlü artçı şokların olma ihtimali var" diye açıkladı. Bu depremlerdeki can kaybı ve hasarın bu kadar yüksek olmasını inşaat kurallarına bağlayan Hicks "Bu deprem daha katı inşaat kurallarının olduğu daha gelişmiş bir ülkede, örneğin Japonya gibi çok sayıda büyük depremin yaşandığı bir yerde meydana gelmiş olsaydı, belki de hasar çok daha az yaygın olurdu" diye konuştu. Hicks bir çok depremde olduğu gibi bu durumda yine bazı binaların yıkılabileceğini, ancak Türkiye'deki kadar çok sayıda ve yaygın yıkımın olmayabileceği yorumunu getirdi.
Böylesi nadir görülüyor
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'na göre 1970'ten bu yana bölgede Richter Ölçeği'ne göre 6.0'ın üzerinde sadece üç deprem kaydedildi. Ancak 1822'de 7.0 şiddetindeki bir depremin bölgeyi vurduğu ve yaklaşık 20 bin kişinin ölümüne neden olduğu tahmin ediliyor. Ölçümlere göre dünya genelinde bir yıl içinde 7.0 büyüklüğün üzerinde ortalama 20'den daha az deprem meydana geliyor, bu da Türkiye'deki depremin oldukça şiddetli sarsıntılar arasında yer aldığını gösteriyor. University College London Risk ve Afet Azaltma Enstitüsü Başkanı Joanna Faure Walker'a göre, 2016 yılında İtalya'nın merkezini vuran ve yaklaşık 300 kişinin ölümüne neden olan 6.2 büyüklüğündeki depremle karşılaştırıldığında, Türkiye depremi 250 kat daha fazla enerji açığa çıkardı.
San Andreas Fayı gibi...
Sismologlar Doğu Anadolu Fay hattını bir "çarpma-kayma" fay hattı olarak tanımlıyor. Yabancı uzmanlara göre bu tür fay hatlarında, katı kaya plakaları dikey bir fay hattı boyunca birbirlerine doğru itilir ve sonunda biri yatay bir hareketle kayarak bir depremi tetikleyebilecek muazzam miktarda enerjiyi serbest bırakana kadar stres oluşturur. ABD Kaliforniya'daki San Andreas Fayı 'dünyanın en meşhur çarpma-kayma fay hattı' olarak nitelendiriliyor ve bilim insanları bu bölgede de yıkıcı bir depremin "çok gecikmiş olduğu konusunda" uyarıda bulunuyor.
'Depremlerden 23 milyon insan etkilenmiş olabilir'
Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kahramanmaraş merkezli iki depremde Türkiye ve Suriye'de toplam 23 milyon insanın etkilenmiş olabileceğini söyledi. DSÖ, önceki gün Türkiye'de 10 ili ve Suriye'yi ağır bir şekilde etkileyen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremden etkilenen toplam 23 milyon insan olabileceğini açıkladı. DSÖ'nün Avrupa'dan sorumlu üst düzey yetkilisi Catherine Smallwood, dün yaptığı açıklamada "Maalesef depremlerde hep aynı şeyi görüyoruz. Ölen ya da yaralanan sayısı önümüzdeki haftalarda önemli ölçüde artabilir" demişti. Kurum, deprem nedeniyle hayatını kaybedenlerin 8 kat artabileceği uyarısında bulundu.















































































