logo
17 ŞUBAT 2026


Türkiye'nin petrolü kime saklanıyor?

80 yılda Türkiye'de petrol aramaları için 4 bin 400 kuyu açıldığı halde ABD'nin sadece Teksas eyaletinde açılan kuyu sayısı 1.5 milyon. Siyasiler Türkiye'deki petrol varlığını inkâr ederken uzmanlar petrol denizi üstünde oturduğumuzu söylüyor

08.10.2014 00:00:00
YENİ MESAJ / ARAŞTIRMAÜç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin dört bir tarafı petrolle çevrili. 2013 yılı itibariyle 93 milyar ton petrol rezervi açısından dünyada 8'inci durumundaki Rusya, yaptığı yeni çalışmalarla Batı Sibirya bölgesinde 40 milyar ton civarında yeni petrol rezervleri buldu. Bu son keşifle birlikte Rusya, bu sıralamadaki yerini daha da yükseltti. Dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın, Ocak 2013 itibariyle kanıtlanmış ham petrol rezervi 14 milyar varil. Güneydoğu komşumuz Irak'ın, 150 milyar ton civarlarında petrol rezervi var ve uluslararası verilere göre bu petrolün dörtte biri Kuzey Irak'ta. İran ise 157 milyar varillik petrol rezervi ile en çok petrole sahip ülkelerden biri. Suriye'nin petrol rezervi ise 2.5 milyar varil. Akdeniz'de İsrail'le işbirliği yapan Rumlar Türkiye'nin tüm tepkilerine rağmen Kıbrıs karasularında petrol arama çalışmaları başlatmış durumda. Rum basınında çıkan haberlere göre Kıbrıs karasularında 1.4 trilyon varillik bir petrol rezervi olduğu tahmin ediliyor.Karadeniz bir petrol deniziKaradeniz ise Amerikan Uzay Ajansı NASA'nın tespitlerine göre tam bir petrol denizi. Uzmanlara göre ABD'nin önce Gürcistan, şimdilerde de Ukrayna'ya olan ilgisinin en önemli nedeni de Karadeniz'deki büyük petrol rezervi. Karadeniz'e sınırı olan ülkelerden Romanya, 2013 yılında Karadeniz'den günlük 78 bin varil ham petrol çıkartıyor.Komşularımız petrol zenginiTürkiye'nin komşularının tamamı petrol zengini iken resmi verilere göre Ocak 2014 itibariyle ülkemiz ise bilinen 295 milyon varil petrol rezervine sahip.  Ülkemizin dört tarafı adeta petrol kaynarken ve özellikle Güneydoğu komşularımız petrol zengini iken Türkiye'nin petrol fakiri olduğunun iddia edilmesi kimse için inandırıcı değil.Siyasiler petrolü neden inkâr ediyor?Yıllardan beri her vatandaşımızın merak ettiği ve sorduğu bir soru var; "Türkiye'de petrol var mı? Tüm komşularımızda var bizde neden yok?" Bu sorular cevapsız kalmaya devam ediyor. Teknoloji çağında yaşadığımız, maden rezervlerinin artık uzaydan bile tespit edilebildiği bir dönemde yeterli araştırma yapmadan Türkiye'nin petrol fakiri olduğunu iddia etmek, acaba Türkiye'nin petrol varlığı gizlenmek mi isteniyor sorusunu akla getiriyor.Türkiye'de petrol var ama!Aması şu: Son 5 yılda petrole 61.2 milyar dolar, son 18 yılda ise 450 milyar dolar ödeyen Türkiye, sahip olduğu zenginlikleri kullanamıyor. Daha doğrusu Türkiye'nin güçlenmesini, milli kaynaklarını devreye koymasını birileri istemiyor ve maalesef iktidara gelenler bu küresel güçlerin isteklerini yerine getiriyor.Türkiye petrol aramıyorÜlkemizdeki mevcut petrol alanlarının sadece 5'te 1'inde arama çalışmaları yapılırken, son 80 yılda petrol aramak için Türkiye'de toplam 4 bin 400 kuyu açıldı. Denizlerimizde açılan kuyu sayısı ise sadece 30 tane. ABD'nin ise Türkiye'den daha küçük bir yüzölçümüne sahip Teksas eyaletinde açtığı kuyu sayısı ise 1.5 milyon. ABD'nin Teksas'ta gerçekleştirdiği petrol aramaları ortaya koyan kuyu sayısını göz önünde bulundurursak Türkiye'nin henüz petrol aramaya bile başlamadığını söylersek yanlış yapmış olmayız. Uzmanlar petrol konusunda Türkiye'yi hala "az arama yapılmış" ya da "henüz arama yapılmamış bölge" olarak tanımlıyorlar. Türkiye'deki kara arazilerinin yüzde 20'si, deniz arazilerinin ise sadece yüzde 1'i arandı.Türkiye petrol aramada yetersizÜç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin tek bir sismik arama gemisi var. Bu gemi kırk yaşını geçmiş vaziyette. Ülkemizde 50 kadar petrol ve doğalgaz arayan şirket bulunuyor ve bu şirketlerin çoğu yabancı şirket. Anadolu'da özellikle ABD'li mühendislerin çalışmalarıyla 1950-1970 yılları arasında çok sayıda petrol kuyusu açıldığı, bu kuyularda petrol bulunduğu ama petrol yok denilerek daha sonra betonla kapatıldığı iddialarını Petrol İşleri Genel Müdürlüğü verileri doğruluyor. Bu verilere göre 2011 yılında Türkiye'de 170 kuyu açıldı. Açılan her üç kuyudan birinde petrol ya da doğalgaz bulundu.

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.

Yasa dışı bahis operasyonunda 2,6 milyar TL işlem hacmi

Samsun merkezli 10 ilde düzenlenen 24 kişinin gözaltına alınıp 14 kişinin tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunda 2 milyar 598 milyon TL işlem hacmi tespit edildiği ortaya çıktı

17.02.2026 10:51:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis operasyonunda 2,6 milyar TL işlem hacmi
Yasa dışı bahis operasyonunda 2,6 milyar TL işlem hacmi
Samsun merkezli 10 ilde düzenlenen 24 kişinin gözaltına alınıp 14 kişinin tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunda 2 milyar 598 milyon TL işlem hacmi tespit edildiği ortaya çıktı.

Yasa dışı bahis suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince geniş çaplı çalışma yürütüldü.

Cuma sabahı Samsun merkezli olmak üzere Ordu, İstanbul, Mersin, Düzce, Trabzon, Çanakkale, Balıkesir, Kars ve İzmir illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yapılan teknik ve mali incelemelerde şüphelilere ait hesaplarda toplam 2 milyar 598 milyon TL işlem hacmi bulunduğu belirlendi. Operasyon kapsamında 24 şüpheli gözaltına alındı.

Dün Samsun Adliyesi'ne sevk edilen 24 şüpheliden 1'i mahkemece serbest bırakılırken, 9'u adli kontrol şartıyla salıverildi, 14 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...

İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

17.02.2026 10:44:00 / Güncelleme: 17.02.2026 10:51:14
İhlas Haber Ajansı
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

İstanbul Bakırköy'de 11 Şubat'ta bir sitenin otoparkında, iki otomobilin bagajından 30 milyon dolar çalındığı iddiası üzerine soruşturma sürüyor. Otoparkta çalınan 30 milyon doların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç döviz isimli iş yeri sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu Bilal Durmaz'a ait olduğu, Bilal Durmaz'ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki otomobilin bagajında beklettiği iddia edilmişti.

11 şüpheli gözaltına alındı

Soruşturma kapsamında 1'i kadın 11 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen şüphelilerin buradaki işlemleri bitti. Şüpheliler, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde 19 Kasım 2023 tarihinde yaşanan şiddetli fırtınada askeri mendireğe çarparak batan "Kafkametler" adlı kuru yük gemisiyle ilgili davanın görülmesine devam edildi. Facia sonrası 3 gemi sahibinin yargılanmasına devam edildi. Gemi kaptanının kızı babasına yönelik suçlamalara sert tepki gösterdi

17.02.2026 02:37:00 / Güncelleme: 17.02.2026 07:41:49
İHA
Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi
Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi
Kdz. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, haklarında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen gemi sahipleri S.Ö., G.Ö. ve K.Ö. katılmazken, mağdur aileleri ve sanık avukatları hazır bulundu.



Duruşmada söz alan gemi kaptanı Cemal Turan'ın kızı Meltem Turan, hazırlanan bilirkişi raporunda babasının kusurlu gösterilmesine isyan etti. Turan, gemideki teknik yetersizliklere dikkat çekerek, "Geminin elektrik sisteminin çöktüğü ve ciddi eksiklikler olduğu biliniyor. Babam yardım çağrısında bulunmuştur. Ancak bilirkişi raporu babamı suçlu gibi gösteriyor. Bu bize yönelik ağır bir iftiradır ve haksız bir ithamdır. Biz bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.



Ayrıca, geminin 3. kaptanı Berke Çamurtaş'ın babası Güngör Çamurtaş da mahkemeden, olay günü izinli olan diğer personelin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Karadeniz Ereğli ve Karasu limanlarından gelen ses ile görüntü kayıtlarının dökümlerinin yapılmasına, dosyadaki eksik noktaların tamamlanmasına karar verdi. Sanıkların adli kontrol şartlarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay



Rusya'dan yüklediği yükü İzmir'e götürmek üzere yola çıkan Türk bayraklı "Kafkametler" gemisi, fırtına nedeniyle sığındığı Ereğli Limanı'ndan ayrıldığı sırada kontrolden çıkarak mendireğe çarpmış ve kısa sürede batmıştı. Olayda 12 kişilik mürettebattan bugüne kadar sadece 5 işçinin naaşına ulaşılabildi; aralarında Kaptan Cemal Turan'ın da bulunduğu 7 denizciyi arama çalışmaları ise sonuçsuz kaldı.

Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural


 
 
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

17.02.2026 00:05:00
MURAT ÇORBACI
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural

Ramazan'da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor. Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan'da en sık görülen sorunları oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan'da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; "İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak" olarak sıralıyor. Prof. Dr. Murat Saruç, kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor.

İşte dikkat edilmesi gerekenler

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sahura mutlaka kalkın: Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor.

2. İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın. İftarda orucumuzu 'çorba, su ve hurma' gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10-15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır.

3. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının.

4. Tuzlu besinleri sınırlayın. Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durum tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanabilir. Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir.

5. Bir anda fazla su içmeyin. Su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. Çay ve kahve ise su yerine geçmez, aksine sıvı kaybını artırabilir.

6. İftardan sonra en az 1.5-2 saat kuralına dikkat! İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olabiliyor. Yemekten sonra en az 1.5-2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir.

7. İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin.

8. Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin. Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1-2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. 

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü

Alanya'da etkili olan aşırı yağışların ardından toprak kayması ve yol çökmesi meydana geldi. Toprak kayması ve yol çökmesi havadan görüntülenirken mahalle sakinleri Devlet Su İşleri ve belediyeye dilekçe verdiklerini, ancak istinat duvarı yapılmadığını söyledi. Olayda şans eseri yaralanan olmadı

16.02.2026 13:36:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:39:00
İHA
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Olay, Çıplaklı Mahallesi 70111. Sokak'ta çay kenarında bulunan yolda yaşandı. Bölgede etkisini artıran sağanak yağış sonrası dere kenarındaki toprak suya doyarak yumuşadı. Zeminin taşıma gücünü kaybetmesi sonucu yolun çay tarafında kayma meydana geldi. Kısa sürede asfalt kaplama çökerken, yolda derin yarıklar oluştu.



Dron görüntülendi

Meydana gelen toprak kayması ve yol çökmesi dron ile görüntülendi. Görüntülerde, yolun çay tarafındaki bölümünün tamamen çöktüğü, toprağın aşağı doğru kaydığı ve asfaltın askıda kaldığı net şekilde görüldü. Çökme nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, çevrede güvenlik önlemleri alındı.



"Bina sakinleri korku içinde"

Bina yönetiminde olan Mehmet Altınışık, "Yolumuzda aşırı yağışlardan dolayı kayma meydana geldi. Daha öncede kaymıştı. DSİ ve belediyeye dilekçelerimizi verdik. Ama mağduruz. Buraya bir istinat duvarı yapılmadı. Aşırı yağışlardan dolayı bu duruma geldik. Binada 46 dairemiz var. Herkes mağdur durumda halen burası trafiğe açık. Bir önlem alınmadı. Bina sakinleri korku içinde evimiz kayacak mı diye. Trafiğe kapatılıp gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz" dedi.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu

İstanbul'da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt'ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy'de de inşattan tuğlalar düştü

16.02.2026 00:35:00 / Güncelleme: 16.02.2026 07:39:56
İHA
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi'nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı.



Arnavutköy'de bir inşaattan tuğlalar düştü



Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi'nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy'de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.



Beylikdüzü'nde bir evin dış kaplaması söküldü



Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.